bugün
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz5
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci12
- putin türkmüş11
- giysi fiyatlarının uçması6
- trileçe3
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- en gıcık olunan şoför tipleri5
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin libidosu neden yüksek7
- türkiyeli olmak4
- ince memed4
- true'nin acile kaldırılması9
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- sonsuza kadar yaşamak3
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- patlayan şekerli matcha2
- türk vatandaşları türktür8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- ermeni ünlüler2
- osuruktan şiirler41
- tek adam4
- mahalle kültürünün yok olması4
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- sözlük erkeklerinin şortları2
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- dinci şairler4
- diyanet'in japonya da ne işi var3
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- ilk öpüştüğüm kız6
- babülmendep boğazı2
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- kill bill vol 33
- adana kebap10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı20
- sözlükte kimsenin kalmadığını hissetmek2
- vexillarius the slayer3
- devlet bahçeli3
- 18 ağustos 2026 kuduz paniği2
- almanyada çok insan öldü haklı mıydı4
- gece pencereyi açık unutup yatmak5
- burası instagram değil sözlük4
- rus milfi3
- dünya asla vazgeçme günü4
- mokv öldü mü2
- ben geldim kerkenezler18
- bebek katili4
- claudian clouds22
- gut hastalığı2
tayyip'in baya bozuluğu şehir. karşılık bulamadım falan diyor. gelip küfür edebilir. antalya hazırlıklı olsun.
tekrar chpye dönen şehir. özellikle kıyı kesminde ezici bir üstünlük sağlamıştır akp ye.
(bkz: mustafa akaydın)
akp'nin kaybedebileceği iller sıralamasındaki en riskli il.
atlamayınız, gerçekten bakınız:
(bkz: hadrianus)
(bkz: hadrianus)
menderes türel adlı belediye başkanı'nın "wimbledon'a rakip olacağız" şeklinde bir açıklamayla tenis merkezi kuracağını iddia ettiği şehir.
tamam proje güzel de, adam havalimanının oraya yapacağını iddia ediyor. birisi menderes'e söylesin, wimbledon'da seyircinin öksürmesi yasakken, uçak sesi altında nasıl uluslararası turnuva yaptırtacak?
ayrıca menderes abimizin cadde tramvayını çağdaş ulaşım diye yutturmaya çalıştığı şehir.
o dokuma'nın, çallı'nın, şarampol'ün ahını nerede çekeceksin menderes?
tamam proje güzel de, adam havalimanının oraya yapacağını iddia ediyor. birisi menderes'e söylesin, wimbledon'da seyircinin öksürmesi yasakken, uçak sesi altında nasıl uluslararası turnuva yaptırtacak?
ayrıca menderes abimizin cadde tramvayını çağdaş ulaşım diye yutturmaya çalıştığı şehir.
o dokuma'nın, çallı'nın, şarampol'ün ahını nerede çekeceksin menderes?
yaz aylarında nüfusu neredeyse ikiye katlanan akdeniz bölgesi şehri.
türkiye'de plajına en kolay şemsiye dikilebilen yer. *
bu memleketin en sıcak ve en nemli coğrafyaları arasında başı çekenlerden. yaz oldu muydu dışarda iş yapamaz hale gelirsiniz, %89 gibi bi nem oranıyla eğer solungaçlarınız yoksa muazzam bi çaba sarf etmeniz gerekli. oturduğunuz yerden sıcak çarpar neye uğradığınızı anlamazsınız. antalya'nın tek sorunu sıcak havasıdır. tatile gelenler için söylemiyorum bunu, onlar sıcak havaya geliyor zaten. ama antalya'da yaşayanları düşünün, cırcır böcekleri bile kasım sonuna kadar yaşayabiliyor bu memlekette.
park/bahçe düzenlemesinde en saçma örneklere de sahiptir kanımca. koskoca bir deniz var önünüzde ki biz buna akdeniz diyoruz. yine antalya, şehrin içinde denize girilebilecek kadar temiz denizi olan son 5 veya 6 ilden biri. gelmeyenler ve bilmeyenler için söylüyorum: şehir merkezi ve plaj arasındaki mesafe yürüyerek 45 dakika, tramvayla 10dakika falandır. öyle evden çıkıyosunuz cup denize. böyle bi güzellik yok dünya üstünde.
böyle bi şehrin her yerinde işte... deli gibi havuz var. ağaç yok. havuz var. çıldırası geliyor insanın, koca akdenize kıçını dönüp havuz manzarası izliyorsun. cumhuriyet meydanında ki sulara dans gösterisi yapan havuzu ayrı tutarım. ama her yer... beton ve her yer havuz.
e be güzelim... o havuzlar beni buranın cehennem sıcağından kurtarmıyor ki. ağaç istiyorum, ağaç. betondan mermerden havuzlar değil, büyük yapraklı ağaçlar istiyorum, üç adım attığında gölgesinde durabileceğim ağaçlar istiyorum şehrin içinde. süs ağacı istemiyorum. serinlik versin bana. ne yapayım ben taştan betondan kocaman meydanı, içinde suların oynaştığı altın havuzu?
bi bankaya gidip gelinceye kadar tansiyonum oluyor 50. üstelik beton sıcağı daha çok çekiyor, tek yaprak kımıldamıyor. burası istanbul değil ki ankara değil ki orda ki park bahçe düzenini alıp lönk diye aynı mantıkla koyuyorsun. gölgede 50 derece diyorum babacım duyuyor mu kulağın???
işte gördüğünüz gibi... koskoca üniversitesi, koskoca ziraat fakültesi, bir sürü öğretim görevlisi, öğrencisi olan, yüzde 70 in üstünde nemle, en aşağı 40 derece bir memlekette görünen o ki bunu düşünebilen kimse yok.
yapın yapın o tamamen betona dayalı şehir düzenlemesini...
nolsa öyle bi şehirden hoşlanan ilginç bir guruh var, bazen onların çöp arabasından damlayan suları içtiğinden de süphe ediyorum ben zaten. hastalıklı bi zihniyet çünkü.
park/bahçe düzenlemesinde en saçma örneklere de sahiptir kanımca. koskoca bir deniz var önünüzde ki biz buna akdeniz diyoruz. yine antalya, şehrin içinde denize girilebilecek kadar temiz denizi olan son 5 veya 6 ilden biri. gelmeyenler ve bilmeyenler için söylüyorum: şehir merkezi ve plaj arasındaki mesafe yürüyerek 45 dakika, tramvayla 10dakika falandır. öyle evden çıkıyosunuz cup denize. böyle bi güzellik yok dünya üstünde.
böyle bi şehrin her yerinde işte... deli gibi havuz var. ağaç yok. havuz var. çıldırası geliyor insanın, koca akdenize kıçını dönüp havuz manzarası izliyorsun. cumhuriyet meydanında ki sulara dans gösterisi yapan havuzu ayrı tutarım. ama her yer... beton ve her yer havuz.
e be güzelim... o havuzlar beni buranın cehennem sıcağından kurtarmıyor ki. ağaç istiyorum, ağaç. betondan mermerden havuzlar değil, büyük yapraklı ağaçlar istiyorum, üç adım attığında gölgesinde durabileceğim ağaçlar istiyorum şehrin içinde. süs ağacı istemiyorum. serinlik versin bana. ne yapayım ben taştan betondan kocaman meydanı, içinde suların oynaştığı altın havuzu?
bi bankaya gidip gelinceye kadar tansiyonum oluyor 50. üstelik beton sıcağı daha çok çekiyor, tek yaprak kımıldamıyor. burası istanbul değil ki ankara değil ki orda ki park bahçe düzenini alıp lönk diye aynı mantıkla koyuyorsun. gölgede 50 derece diyorum babacım duyuyor mu kulağın???
işte gördüğünüz gibi... koskoca üniversitesi, koskoca ziraat fakültesi, bir sürü öğretim görevlisi, öğrencisi olan, yüzde 70 in üstünde nemle, en aşağı 40 derece bir memlekette görünen o ki bunu düşünebilen kimse yok.
yapın yapın o tamamen betona dayalı şehir düzenlemesini...
nolsa öyle bi şehirden hoşlanan ilginç bir guruh var, bazen onların çöp arabasından damlayan suları içtiğinden de süphe ediyorum ben zaten. hastalıklı bi zihniyet çünkü.
kavurucu sıcaklarıyla meşhur , bunalım şehri. bunaltıcı sıcakları ağustos ortası başlayıp eylül sonuna kadar devam eder.
an ıtıbarıyle sıddetlı fırtına ve yagmur olan fevkaladenın fevkınde cok sevdıgım sehır.
insanın kopamayacağı şehirlerden biridir. gözde tüter. daha keşfedilmemiş doğa harikası yerleri vardır ve bu yerleri yalnızca oralı olanlar bilir.
körfezi güzel olan yerli ve yabancıya hitap edebilen turizm başkenti sayılabilecek 07 plakalı ilimiz.
adalya eski isimlerindendir.
Palmiyeyle limon çiçeklerinin yüz bin yıllık aşkı...Aspendos'un çığlıklarını iki bin altı yüz yıldır saklayan gizemli bahçe...Zeus'un dağlarında çılgında dolaştığı Akdeniz kokulu büyük düş...Akdeniz'in kendisini deniz olarak duyumsadığı büyülü dünya kenti...Defneyi dünyaya barış simgesi olarak sunan verimli toprak...
Güneşin ve suyun doğurduğu gürbüz çocuk...
Antalya...
Güneşin ve suyun doğurduğu gürbüz çocuk...
Antalya...
türkiye cumhuriyetine bağlı anadolu yarımadasının en güneyinde diyebileceğimiz antik çağlara ait yunan kültüründen izler taşıyan, sadece yunan değil aynı zamanda 1000 yıldır türk devletleri tarafından yönetilen,kısacası tarih boyunca birçok medeniyete beşik olmuş, efsaneleriyle ünlü turizm ve yaşam için iklimi, konumu, yerşekilleri, doğal mucizeleri, olanakları ve bereketli bir ovası bulunan bir liman şehri. aynı zamanda diğer bir yarımın bulunduğu şehir.
ocak ayında ışıklarda, kalekapısında gezerek; gruplar halinde eşortmanlı futbolcu grupları görmeniz pek mümkün olan şehir.
mersin'den antalya' ya gitmek istiyorsanız işiniz baya zordur. yolun durumu cidden çok kötü olmasına ragmen, manzara tek kelimeyle harikadır.göremediginiz tüm doğa harikasıyla birliktesinizdir. yolculuk için geceyi seçmenizde tavsiye var. tabii korku filmi gibi geliyor insana ama en azından dönüşlerde karşıdan gelen farı görüp durabiliyorsunuz. gündüz bu yoldan gitmek heleki antalya'dan mersine dönecekseniz , kesinlikle iyi bir şöför olmanız gerekiyor. ama cidden gece bu yolda araba kullanmak süper bir duygu.
memleketim.aralıkta soba yaktırmayan kar ı 18 yaşımda tanımama vesile olan güzel şehrim.
kar yağdığı gün dersleri iptal eden bir okulu barındırır içinde.sağolsun,varolsun.
kar yağdığı gün dersleri iptal eden bir okulu barındırır içinde.sağolsun,varolsun.
yaşanılası biricik kenttir.
vakt-i zamanında adamın biri bana memleketindeki üst geçştlerin güzelliğinden bahsediyordu. neymiş efendim merdivenler çok güzelmiş, döne döne yormadan çıkarırmış, bilmem neymiş. anlattı anlattı, sonra dedim ki:
-iyi de abi, biz antalya'da yürüyen merdivenle çıkıyoruz?
kalakaldı tabi adamcağız. neylesin.
vakt-i zamanında adamın biri bana memleketindeki üst geçştlerin güzelliğinden bahsediyordu. neymiş efendim merdivenler çok güzelmiş, döne döne yormadan çıkarırmış, bilmem neymiş. anlattı anlattı, sonra dedim ki:
-iyi de abi, biz antalya'da yürüyen merdivenle çıkıyoruz?
kalakaldı tabi adamcağız. neylesin.
özlem duyduğum canım memleketim. çocukluğum, oyunlarım, saklambaçlarım gizlidir orada. deniz, kum, güneş üçlüsünün tadına doyum olmayan altın şehir.
tüketim kenti.
bu ifade tamamen olumsuz anlamda kullanılmamıştır. Ekonomi, tüketim üzerine ( en başta turizm üzerine ) kuruludur ve buna bağlı olarak hizmet sektörü gelişkindir.
Bir de ehl-i keyif olan kenttir. Üst geçide yürüyen merdivenle çıkıyorlar yaw.
bu ifade tamamen olumsuz anlamda kullanılmamıştır. Ekonomi, tüketim üzerine ( en başta turizm üzerine ) kuruludur ve buna bağlı olarak hizmet sektörü gelişkindir.
Bir de ehl-i keyif olan kenttir. Üst geçide yürüyen merdivenle çıkıyorlar yaw.
100.yıl caddesi * travesti cenneti olan, eski günleri aratan, bu yılki turizm potansiyeli pek vahim olan, insanlarımızın gittikçe yozlaştığı, çok göç alan ama ileride çok göç verecek olan gelecekte yaşamayı düşünmediğim şehir.
her tarafı kazılmış memleket. 10 dakikalık yolu 1 saatte alabiliyorsunuz. bundan iki yıl önce de böyleydi, o iki yıldan önceki iki yıl da böyleydi... bir gün böyle olmasın diye bekliyoruz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar