bugün
- true neden sevilmiyor sorunsalı23
- mazotun 100 lira olacağı tarih11
- kürtaj dede5
- ılık su içen erkek8
- tanrı olsaydi dünyadaki kötülüklere ayar verirdi6
- viski kola10
- mal gelecek dükkanın önüne park etme9
- pipet kullanan erkek8
- g i l d e d l i l y12
- hava soğudu ulan2
- eski bölümleri izlenilebilen spor programı5
- sözlükte 15488 gammaz olması5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay16
- 13 aralık 2026 fenerbahçe trabzonspor maçı2
- saraca092
- mazotun litresi 96 lira13
- ekonomi çok iyi7
- sözlük erkeklerinin 80 ler de çekildiği fotoğraf7
- her seçim öncesi bulunan zengin petrol yatakları2
- spor yapmayan erkek7
- duman avcıları4
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz24
- hamas18
- gokyuzunun silinen rengi16
- dram filmi seven erkek5
- soğuk su içme mevsiminin sonuna gelmek4
- şakirt mizahı2
- tora'ya göre rab yeryüzüne indi konuştu3
- türkiye'nin en kuzeybatısının edirne olması2
- burcunu açıklamayan insan18
- internette tanışılan kızın gerçekte maymun çıkması6
- ölmeden önce kimlerle beraberseniz3
- çocukken yapılan ahlaksızlıklar4
- bu saatte hamburger yenir mi10
- ferrariye lpg taktıran barzo3
- düğünde kılıç kemeri isteyen kadın6
- true ve süperego3
- kürdü sevmek ruha iyi gelir11
- naruto dayi4
- seninle böyle olabilirdik7
- palamut3
- fenerbahçe yi kurtarma planı6
- sizi görünce saçıyla oynamaya başlayan kız3
- banka faizi5
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı27
- teomancalmasur5
- ezgi yen2
- aşk7
- mansur yavaş'ın cumhurbaşkanı adayı olma ihtimali5
- 150 boyuyla kavvam erkek arayan türbanlı3
özledigim tek insan..herseyim..
halı sallama isteği reddedilemeyecek tek insan. bana annem dışında kimse halı sallatamaz. hışnıyorum lan.
yerini kimsenin asla dolduramayacağı insan
geçenlerde çekim için elmax kanalının kadınlarla ilgili anne ve annelik temaları üzerinde duran bir televizyon programına gittim. şimdiye kadar hayatımızdan yitip giden bir çok kutsal düşüncelerin veya olguların arasından, belki de dimdik ayakta kalabilmiş tek şey "anne" ve "annelik" kavramlarıydı. ama ne yazık ki artık bunu da ayaklar altına alıyor şerefsizler. birbirinden şırfıntı onlarca orospu kılıklı karıyı bir araya toplamış anne temalı bir programda sex üzerine muhabbet ettiriyorlar. evet medya insanları bu hale getirdi. herkesin maneviyatında yatan kutsal düşünce ve varlıklara saldırıyorlar, ve bunun adı bu günlerde basın özgürlüğü olarak lanse ediliyor. öbür tarafta yatacak yerleriniz yok lan..
usta güdümlü terlik kullanıcılarıdır..
ciddi anlamda düşünüldüğünde bu başlık altına girilen bütün entryleri birleştirdiğinizde bile bir çok şeyin eksik kalacağı,onu anlatabilecek kelimelerin hiç bir zaman icat edilmediği ve edilemeyeceği kutsallık abideleridir..
ciddi anlamda düşünüldüğünde bu başlık altına girilen bütün entryleri birleştirdiğinizde bile bir çok şeyin eksik kalacağı,onu anlatabilecek kelimelerin hiç bir zaman icat edilmediği ve edilemeyeceği kutsallık abideleridir..
yokluğunu,varlığını ondan uzak düşünce daha iyi anladım..bir bağ vardı beni ona bağlayan görünmeyen...belki kesilmişti göbek bağım ama yinede görünmez bir şekilde bağlıydım ona...canım sıkılınca,güzel bişey olunca ,kötü bi şey olunca bi hevesle telefona sarıldığım we aradığım kişi..aynı zamanda ilişkimde en çok yalan söylemek zorunda olduğum kutsal insan..mezuniyetimde (sahtede olsa)sarılarak bana ağlayan ,beni ne kadar çok sevdiğini anladığım ,asla kopamayacağım kişi...
yokluğu en çok yakandır...
müjde hanfendi bir oğlunuz oldu
müjde anne müjde
bir unutanın oldu
artık rüyalarıma girmez oldu yüzün
seni her özlediğimde
dört bir yanımı kapladı
sensizlik sessizlik
ve bir o kadar da hüznün
ben unuttum anne unuttum seni
duyamaz oldum
rüzgarın kemanını her tıngırdetişinde
bana geceleri masal anlatan
şiir okuyan sesini
anne sen gideli hatırlamıyorum
kabussuz ve üşümediğim bir gece
unuttum
yüzünü
sesini
ve beni bastığın bağrını soğuk gecelerde
unuttum belki
ama ben bir şeyi unutmadım
unutamadım anne
seni sevmeyi
sen benden çok uzaklarda olsan bile
ben şimdi sana geliyorum
bütün unutmaların
ve unutamamaların acılarını
çürüterek yüreğimde
on yıl kilometre öteye
bekle beni geliyorum
geliyorum anne
sen beni sonbaharda bıraktın anne
sen yokken hiç ağladım ben
kitap okudum
şiir yazdım
ve sensizliğe inat
geceleri uyumadım
anne inan bana
ben seni kokladım
her gül bahçelerinin önünden geçtiğimde
yıldızlara baktığımda
mehtabı ve denizi her seyredişimde
sevdiğim kızları değil
anne
ben seni düşündüm sadece
anne söyle bana
ben doğarken hiç ağladım mı
anne ağlar mıydım hiç uzun uzun
tahta beşiğimde
şimdiler özlediğim
o ılık gecelerde
belli ki ağlamazdım
ben gülerek doğdum anne
ben sana geliyorum
ve bak ben şimdi ağlıyorum işte
anne ben sana geliyorum
kahvaltısız sabahlarım
okuduğum kitaplarım
sensizliğe inat yazdığım şiirlerim
boyasız ayakkabılarım
on sekiz yaşım
sensiz ve soğuk gecelerde
akıtamadığım göz yaşlarımla birlikte
ben
sana geliyorum anne
sen gittin ve giderken benden
çok şeyi götürdün anne
sen gideli hiç bahar gelmedi
sen gideli kartopu oynamadım
yazın sıcaklığı ısıtmadı
senin sıcaklığın kadar beni
sen beni
sonbaharda bıraktın anne
ve ben
hala seni arıyorum
önce yeşeren sonra solan
ve ardından çürümeye yüz tutan
tutturan
seni ve çocukluğumu kaybettiğim
her sonbaharda
yeryüzünü bir pösteki gibi kaplayan
yapraklar arasında
anne ben sana geliyorum
senin beni bırakıp gittiğin
o puslu havada
ve yine
o kahrolası
mahpusluk sonbaharda
anne ben sana geliyorum
ben
sana
geliyorum
.ANNE
erdal akçaoğlu
müjde hanfendi bir oğlunuz oldu
müjde anne müjde
bir unutanın oldu
artık rüyalarıma girmez oldu yüzün
seni her özlediğimde
dört bir yanımı kapladı
sensizlik sessizlik
ve bir o kadar da hüznün
ben unuttum anne unuttum seni
duyamaz oldum
rüzgarın kemanını her tıngırdetişinde
bana geceleri masal anlatan
şiir okuyan sesini
anne sen gideli hatırlamıyorum
kabussuz ve üşümediğim bir gece
unuttum
yüzünü
sesini
ve beni bastığın bağrını soğuk gecelerde
unuttum belki
ama ben bir şeyi unutmadım
unutamadım anne
seni sevmeyi
sen benden çok uzaklarda olsan bile
ben şimdi sana geliyorum
bütün unutmaların
ve unutamamaların acılarını
çürüterek yüreğimde
on yıl kilometre öteye
bekle beni geliyorum
geliyorum anne
sen beni sonbaharda bıraktın anne
sen yokken hiç ağladım ben
kitap okudum
şiir yazdım
ve sensizliğe inat
geceleri uyumadım
anne inan bana
ben seni kokladım
her gül bahçelerinin önünden geçtiğimde
yıldızlara baktığımda
mehtabı ve denizi her seyredişimde
sevdiğim kızları değil
anne
ben seni düşündüm sadece
anne söyle bana
ben doğarken hiç ağladım mı
anne ağlar mıydım hiç uzun uzun
tahta beşiğimde
şimdiler özlediğim
o ılık gecelerde
belli ki ağlamazdım
ben gülerek doğdum anne
ben sana geliyorum
ve bak ben şimdi ağlıyorum işte
anne ben sana geliyorum
kahvaltısız sabahlarım
okuduğum kitaplarım
sensizliğe inat yazdığım şiirlerim
boyasız ayakkabılarım
on sekiz yaşım
sensiz ve soğuk gecelerde
akıtamadığım göz yaşlarımla birlikte
ben
sana geliyorum anne
sen gittin ve giderken benden
çok şeyi götürdün anne
sen gideli hiç bahar gelmedi
sen gideli kartopu oynamadım
yazın sıcaklığı ısıtmadı
senin sıcaklığın kadar beni
sen beni
sonbaharda bıraktın anne
ve ben
hala seni arıyorum
önce yeşeren sonra solan
ve ardından çürümeye yüz tutan
tutturan
seni ve çocukluğumu kaybettiğim
her sonbaharda
yeryüzünü bir pösteki gibi kaplayan
yapraklar arasında
anne ben sana geliyorum
senin beni bırakıp gittiğin
o puslu havada
ve yine
o kahrolası
mahpusluk sonbaharda
anne ben sana geliyorum
ben
sana
geliyorum
.ANNE
erdal akçaoğlu
Herşeyden daha değerli olan 2 insandan biri ... Meleklerin en güzeli...UĞruna ölünecek biri.
Dünyaya gelmeye hazırlanan bir ruh Tann'ya sormuş:
- Tannm beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüz olacağım ki, orada nasıl yaşayacağım?
- Melekler arasından birini senin için seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Sana her gün şarkılar söyleyecek, besleyip büyütecek.
- Peki,insanlar bana bir şey söylediklerinde dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?
- Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel, en tatlı sözcükleri söyleyecek, sana dikkatle ve sevgiyle konuşmayı öğretecek.
- Peki ben seninle konuşmak, seni yardıma çağırmak istesem ne yapacağım?
- Meleğin sana ellerini açarak dua etmeyi öğretecek.
- Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak?
- Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa koruyacak.
Tam bu konuşma sırasında cennetin sesleri kesilip dünyanın sesleri işitilmeye başlanınca ruh artık gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
- Tanrım, gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, meleğimin ismi ne?
- isminin önemi yok yavrum; ona ANNE diyeceksin."
not:alıntıdır
- Tannm beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüz olacağım ki, orada nasıl yaşayacağım?
- Melekler arasından birini senin için seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Sana her gün şarkılar söyleyecek, besleyip büyütecek.
- Peki,insanlar bana bir şey söylediklerinde dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?
- Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel, en tatlı sözcükleri söyleyecek, sana dikkatle ve sevgiyle konuşmayı öğretecek.
- Peki ben seninle konuşmak, seni yardıma çağırmak istesem ne yapacağım?
- Meleğin sana ellerini açarak dua etmeyi öğretecek.
- Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak?
- Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa koruyacak.
Tam bu konuşma sırasında cennetin sesleri kesilip dünyanın sesleri işitilmeye başlanınca ruh artık gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
- Tanrım, gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, meleğimin ismi ne?
- isminin önemi yok yavrum; ona ANNE diyeceksin."
not:alıntıdır
mario puzo'nun bir romanı.
ayrıca, hayatta hiçbirşey beklemeden bizi seven iki kişiden biri.
ayrıca, hayatta hiçbirşey beklemeden bizi seven iki kişiden biri.
ibrahim sadrinin insanın içine işlediği şiiri...
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
işte geldim, işte bu sana ilk gelişim
Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
Gelecek oğul, sen uyu şimdi
Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla
Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken
Ben uyur, düşümde
Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde
Sen, babam, ben ve melekler
Ve melekler anne
Anne melekler
Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi
Ben de çekip gittiğimde
Yani oğulcuğun yani yürek yarın
içinden geçen şarkın gittiğinde
Sen nasıl yaşadın anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Vakit yok artık
istersen kalayım böylece
Ama bir kere öpseydim elinden
Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
işte geldim, işte bu sana son gelişim
Üzülme, kapanıyor diye gözlerim
işte gidiyorum vakit doldu
işte kapanıyor gözlerim kapının önünde
Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne
Ve eğip başımı önüme dua ediyorum
Üzülme anne, vakit doldu
işte şimdi bir oğlun oldu
Bir oğlun oldu anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde heryanım
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
işte geldim, işte bu sana ilk gelişim
Hep senin için gökyüzünde bir evimiz olsun isterdim
Hep senin için bulutları isterdim
Ellerimi açtırıp dua ettirirken
O küçük evimizde sokulurken göğsüne her gece
Hani her gece sorduğumda
Anne babam nerde
Nerde kuşların dilinden anlayan adam
Ve menekşelerle konuşan adam
Nerde anne
Ve sen bastırıp bağrının kızılca kıyametine acını
Gelecek oğul, sen uyu şimdi
Baban gelecek bir yağmur gibi yağmurla
Rahmete boğacak yoksulluğumuzu derken
Ben uyur, düşümde
Senin için bir ev görürdüm gökyüzünde
Sen, babam, ben ve melekler
Ve melekler anne
Anne melekler
Önce babam sonra onlar terkettiler gecelerimizi
Ben de çekip gittiğimde
Yani oğulcuğun yani yürek yarın
içinden geçen şarkın gittiğinde
Sen nasıl yaşadın anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde her yanım
Her yanım bu gece vurgun içinde
Kurşun yemişim, sürgün yemişim
Bu sana ilk gelişim
Vur emriyle düşmüşüm kapına
Düşmüşüm kucağına, bu yara sıcak ana
Vakit yok artık
istersen kalayım böylece
Ama bir kere öpseydim elinden
Ama bir kere sürseydim gözlerimi gözlerine yeniden
Yok elimde bir demet menekşe
Yok elimde sevdiğin gül şekeri
Yok işte sana bir şey
Bilmem ki ne demeli
Bir tek ağır yaralı özlemim
Ve birtek gözlerine sürdüğün gözlerim
Anne benim, aç kapıyı
Oğulcuğun, küçük tavşanın, körolmayasıcağın
Ölmeyesin, bitmeyesin
Yürekyarısı gitmeyesin dediğin
Anne benim, aç kapıyı
işte geldim, işte bu sana son gelişim
Üzülme, kapanıyor diye gözlerim
işte gidiyorum vakit doldu
işte kapanıyor gözlerim kapının önünde
Öğrettiğin gibi ellerimi kaldırıp gökyüzüne
Ve eğip başımı önüme dua ediyorum
Üzülme anne, vakit doldu
işte şimdi bir oğlun oldu
Bir oğlun oldu anne
Kan ter içinde gece
Kan ter içinde heryanım
anne.... dünyada yeri doldurulamıyan varlık,kaybedince kıymeti anlaşılır ama ne yazık ki çok geç.....
eksik şiir
"çorbasını büyüleyen biridir anneler
hasta yatağımızda
elleri yüzleri hoş kokar"
(bkz: Gülten akın)
(bkz: sessiz arka bahçeler)
"çorbasını büyüleyen biridir anneler
hasta yatağımızda
elleri yüzleri hoş kokar"
(bkz: Gülten akın)
(bkz: sessiz arka bahçeler)
bir insanın en dönemli varlığı hakkı asla ödenemiyecek kişi.
gerçek sevgiyi uzaklarda arayanlara verilebilecek en yalın cevap. dünya bir yana o bir yana..
bir bayan ismi *
HAYATIM BOYUNCA HEP OLMAK ISTEDIGIM AMA KENDI ANNEMI TANIDIKCA BU ISTEGIMDEN YAVASCA SOGUDUGUM KIMLIKTIR...
ANNEM ANNEM SEN UZULME SOZLERIN HEP YUREGIMDE
ANNEM ANNEM SEN UZULME SOZLERIN HEP YUREGIMDE
(bkz: ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar)
(bkz: uçan kuşlarım sahte dostlarıma serbest ama annem ne olur ağlamasın)
(bkz: ana gibi yar olmaz bağdat gibi diyar olmaz)
(bkz: uçan kuşlarım sahte dostlarıma serbest ama annem ne olur ağlamasın)
(bkz: ana gibi yar olmaz bağdat gibi diyar olmaz)
kutsal varlık.karşılıksız seven tek canlı.
hayatta bizim için gerçekten üzülen yada sevinen insan,gerisi yalan.
başımda iki saattir "kapat artık bilgisayarı iki laf edelim. hem bilgisayar birazdan alev alacak dinlensin biraz" diyerek beni uyaran, karşılığında, "tamam anne kapatıcam" cevabını alan, fakat yine de bana serzenişte bulunmaktan vazgeçmeyen sabırsız varlık.
gözümü kırpmadan kalbimi ellerine verecek kadar değer verdiğim, masallardan fırlamış masumlukta, cennetten gelme saflıktaki insan.
kaybı telafi edilemeyecek tek insan.tartışabilir,kavga edebilirsiniz.ama yine de birşeyi bilirsiniz.o yaşadığı her an size destek olacaktır.hem de karşılık beklemeden.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar