bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur2
- dansöz izleme keyfi12
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- aziz yıldırım12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- kumral erkek2
- hangi renksiniz17
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- yeğen4
- saraca finch house2
- online listesinden manita beğenmek7
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- kerem aktürkoğlu8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- fusya semsiyeli yabanci8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- gocu50
- uzak durulası insan modelleri5
- tai lung42
- sözlükteki şer çetesi12
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- öylesine bir şeyler yaz3
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- anın görüntüsü24
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- milan skriniar5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- ragnarın memeleri5
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
yokluğu en çok yakandır...
müjde hanfendi bir oğlunuz oldu
müjde anne müjde
bir unutanın oldu
artık rüyalarıma girmez oldu yüzün
seni her özlediğimde
dört bir yanımı kapladı
sensizlik sessizlik
ve bir o kadar da hüznün
ben unuttum anne unuttum seni
duyamaz oldum
rüzgarın kemanını her tıngırdetişinde
bana geceleri masal anlatan
şiir okuyan sesini
anne sen gideli hatırlamıyorum
kabussuz ve üşümediğim bir gece
unuttum
yüzünü
sesini
ve beni bastığın bağrını soğuk gecelerde
unuttum belki
ama ben bir şeyi unutmadım
unutamadım anne
seni sevmeyi
sen benden çok uzaklarda olsan bile
ben şimdi sana geliyorum
bütün unutmaların
ve unutamamaların acılarını
çürüterek yüreğimde
on yıl kilometre öteye
bekle beni geliyorum
geliyorum anne
sen beni sonbaharda bıraktın anne
sen yokken hiç ağladım ben
kitap okudum
şiir yazdım
ve sensizliğe inat
geceleri uyumadım
anne inan bana
ben seni kokladım
her gül bahçelerinin önünden geçtiğimde
yıldızlara baktığımda
mehtabı ve denizi her seyredişimde
sevdiğim kızları değil
anne
ben seni düşündüm sadece
anne söyle bana
ben doğarken hiç ağladım mı
anne ağlar mıydım hiç uzun uzun
tahta beşiğimde
şimdiler özlediğim
o ılık gecelerde
belli ki ağlamazdım
ben gülerek doğdum anne
ben sana geliyorum
ve bak ben şimdi ağlıyorum işte
anne ben sana geliyorum
kahvaltısız sabahlarım
okuduğum kitaplarım
sensizliğe inat yazdığım şiirlerim
boyasız ayakkabılarım
on sekiz yaşım
sensiz ve soğuk gecelerde
akıtamadığım göz yaşlarımla birlikte
ben
sana geliyorum anne
sen gittin ve giderken benden
çok şeyi götürdün anne
sen gideli hiç bahar gelmedi
sen gideli kartopu oynamadım
yazın sıcaklığı ısıtmadı
senin sıcaklığın kadar beni
sen beni
sonbaharda bıraktın anne
ve ben
hala seni arıyorum
önce yeşeren sonra solan
ve ardından çürümeye yüz tutan
tutturan
seni ve çocukluğumu kaybettiğim
her sonbaharda
yeryüzünü bir pösteki gibi kaplayan
yapraklar arasında
anne ben sana geliyorum
senin beni bırakıp gittiğin
o puslu havada
ve yine
o kahrolası
mahpusluk sonbaharda
anne ben sana geliyorum
ben
sana
geliyorum
.ANNE
erdal akçaoğlu
müjde hanfendi bir oğlunuz oldu
müjde anne müjde
bir unutanın oldu
artık rüyalarıma girmez oldu yüzün
seni her özlediğimde
dört bir yanımı kapladı
sensizlik sessizlik
ve bir o kadar da hüznün
ben unuttum anne unuttum seni
duyamaz oldum
rüzgarın kemanını her tıngırdetişinde
bana geceleri masal anlatan
şiir okuyan sesini
anne sen gideli hatırlamıyorum
kabussuz ve üşümediğim bir gece
unuttum
yüzünü
sesini
ve beni bastığın bağrını soğuk gecelerde
unuttum belki
ama ben bir şeyi unutmadım
unutamadım anne
seni sevmeyi
sen benden çok uzaklarda olsan bile
ben şimdi sana geliyorum
bütün unutmaların
ve unutamamaların acılarını
çürüterek yüreğimde
on yıl kilometre öteye
bekle beni geliyorum
geliyorum anne
sen beni sonbaharda bıraktın anne
sen yokken hiç ağladım ben
kitap okudum
şiir yazdım
ve sensizliğe inat
geceleri uyumadım
anne inan bana
ben seni kokladım
her gül bahçelerinin önünden geçtiğimde
yıldızlara baktığımda
mehtabı ve denizi her seyredişimde
sevdiğim kızları değil
anne
ben seni düşündüm sadece
anne söyle bana
ben doğarken hiç ağladım mı
anne ağlar mıydım hiç uzun uzun
tahta beşiğimde
şimdiler özlediğim
o ılık gecelerde
belli ki ağlamazdım
ben gülerek doğdum anne
ben sana geliyorum
ve bak ben şimdi ağlıyorum işte
anne ben sana geliyorum
kahvaltısız sabahlarım
okuduğum kitaplarım
sensizliğe inat yazdığım şiirlerim
boyasız ayakkabılarım
on sekiz yaşım
sensiz ve soğuk gecelerde
akıtamadığım göz yaşlarımla birlikte
ben
sana geliyorum anne
sen gittin ve giderken benden
çok şeyi götürdün anne
sen gideli hiç bahar gelmedi
sen gideli kartopu oynamadım
yazın sıcaklığı ısıtmadı
senin sıcaklığın kadar beni
sen beni
sonbaharda bıraktın anne
ve ben
hala seni arıyorum
önce yeşeren sonra solan
ve ardından çürümeye yüz tutan
tutturan
seni ve çocukluğumu kaybettiğim
her sonbaharda
yeryüzünü bir pösteki gibi kaplayan
yapraklar arasında
anne ben sana geliyorum
senin beni bırakıp gittiğin
o puslu havada
ve yine
o kahrolası
mahpusluk sonbaharda
anne ben sana geliyorum
ben
sana
geliyorum
.ANNE
erdal akçaoğlu
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar