bugün

/400
az evvel anayasa hocasının pencereden bakarken "-aboooo kar yağıyo ya laaan." cümlesini kurduran şehir.
kar yağmaya başlamıştır, ankara şimdi güzel.
karın çoşmasıyla birlikte altyapının çökeceği, trafiğin sıkışacağı, toplu taşıma araçlarının çalışmayacağı; özellikle yukarı ayrancı ve dikmen taraflarında yaşayan insanların kalabalık bir şekilde evlerine yürüyeceği şehirdir.
an itibari ile kar yağışı görülmemesinin sebebi malum hocanın sözünden sonra pencereden bakan bizlerin "-lan durdu ya" dememizle aynıdır.
çankaya yıldızdan sesleniyorum memedalibeeey burada kar yağıyor.
bilkentten seslenen birileri olsaydı eğer

-burada kar yağıyor memedali beey
-kar durdu memedali beeey
-yağıyor yağıyooor
-amınıskii yağmıyor.
*valla yağıyor
-lan karar ver
-üşüdüm lan.

şeklinde seslenmesine gerekçe olabilecek şehirdir şu an.
tunalı'da deli gibi kar yağmaya başlamıştır.
nereye gidersem gideyim hep peşimden gelen ve gelecek olan kent.
bugünlerde kafası çok karışık olan şehir. on dakika önce ufak ufak kar atarken 10 dakika sonra güneş görünüyor. sinemaya girerken soğuktan diz kapaklarınız titriyor ama çıktığınızda gayet yumuşak güzel bir havayla karşılaşıyorsunuz.
dünyayı bilmem ama türkiyede karın en çok yakıştığı şehir. kar yağarken oluşan güzelliği istanbul ile kapışır. özelikle anıtkabirin üstünde oluşan kırmızı gökyüzü oturup izlenmeye değerdir. lisede az yapmadık.
(bkz: 16 kasım 2011 ankara kar yağışı)
yalnızlığımın başkentidir.
ayazının benzeri acaba nerede vardır diye merak ettiren şehir. herhalde eskişehir ya da sivas.
Ankaralı bir dostumun yazısıdır. izniyle paylaşıyorum.

--spoiler--
Ankara Çocuğu; Gerekirse aç gezer ama şık gezer. Kenar mahallede berduş, Bahçeli de Cankuş olur. izmir e gitti mi, istanbullular gibi yerleşmez. Bir an önce dönmek ister. Zarif adamdır, sinemaya tek gitmez gitse de tek çıkmaz. Benjamin Button gibidir yaşlandıkça gençleşir, Yediği balıktan, tuttuğu takımdan, sevdiği kadından vazgeçmez. Geliyorum dedi mi gelir, Gidiyorum dedi mi gider. Nereye giderse gitsin ankara yı över ve elbet bir gün yine ankara ya döner.
--spoiler--
ensesi kalınların bulunduğu memur şehri. kışları soğuk, yazları kavurucudur.* ** *
ekmek mushaf çarpsın, yalansa iki gözüm önüme aksın, yemin billah olsun ki, vallahi de billahi de bu şehirde deniz yok arkadaş! gittim, gezdim, gördüm, araştırdım, aradım, taradım bulamadım. ııh yok valla!
kendini her daim özlettiren şehir.
acayip sikko bir şehir. bırakalım bu her şeye rağmen seviyorum triplerini.

yozgat'tan hallice ama.
Türkiye Cumhuriyeti'nin sıkıcı ve boğucu başkenti.

Ankara'da doğdum ve büyüdüm. Açıkçası sakinliği, Başkent oluşu ve Ata'mıza ev sahipliği yapıyor oluşundan başka hiç bir espirisi yok. Zaten belli bir yerden sonra o sakinliği adamı hasta ediyor. Ya gerçekten bu şehirde öyle gidilecek aman aman yerler yok. Kimse Behzat Ç, Pilli Bebek şarkıları yada Aşk tesadüfleri sever gibi zorlama güzelliklere kanmasın. Bu şehir 55 yaşından sonra güzel gelir bünyeye.

Şöyle açıklayayım; canın sıkıldı, dolaşmak istiyorsun ya işte öyle bir yer yok. Ha güzel restoranlar yok değil var ama herşey yemek yemek değil. Alışveriş yapacak güzel AVM'ler de yok değil ama insan her gün alışveriş yapacak değil ya? Zaten hepsi ışıklı, süslemeli beton yığınları. Tamam coğrafyası müsait değil,şöyle mavi bir deniz yada insanı ferahlatan bir yeşillik yok. Olabilir. Ama bozkırın güzelliği de yok işin ilginci. Estetikten ve karakterden uzak binalar, plansız büyümüş bir şehir.

Yine de Karanfil Sokağın hareketliliğini, Tunalı Hilmiyi, Arjantin, Filistin, Park Caddelerinin ve Minesera bölgesinin hakkını vermeden geçmeyelim.

Bir Ankaralı olarak son zamanlarda medyada bu kadar Ankara'yı konu alan dizi film çekilmesi felan bir garibime gidiyor. Belki gerçekten güzel şehir de, ben görmüyorum.
4 mevsimin bir günde yaşanabildiği şehir.

(bkz: sonbahar) havasıyla uyanırsın hafif serin, yapraklar dökülmüş filan,

sonra otobüsle filan ümitköy taraflarına gidiyorsan eğer gözlerini kısarsın güneş gelmeye başlar gözlerine.. al sana (bkz: ilkbahar)!

sonra saat 12:00 civarı niye kazak giydik lan!? bu ne sıcak bugün hava güzel haa gibisinden sözcükler duyulur,, (bkz: yaz mevsimi)cicim pek sevdiğim için modu. *

akşam k.çın donar! (bkz: kış)
Memleket meselesi isimli filmde Antalya dan Ankaraya derdini anlatmak için gidecek olan öğretmenle, okulun hademesi arasında geçen konuşma şöyledir:
-Ankaraya gidip çözelim meseleyi
-Ankara da dayın varsa, yol 600 km dir. Ankara'da dayın yoksa Ankara, kaf dağının ardındadır.
nüfus başına 20.334,3-Tl'yle ortalama mevduatta birinci sıradadır.
ankaralı anneler çocuklarını bir yere yolcu ederken ; kendine iyi bak demezler..

kimseye bulaşma derler.
istanbul'dan daha fazla sevdiğimi fark ettiğim şehir. hayatımın doğumdan itibaren 18 yılını geçirdiğim istanbul artık bir yabancıdır, ankara benim evim olmuştur. demek ki önemli olan nerede değil, nasıl yaşadığınmış.
donduran, hasta eden , bir türlü ısınamadığınız kenttir. üşüyoruz sözlük.
© copyright 2005 - 2026