bugün

ankara

Türkiye Cumhuriyeti'nin sıkıcı ve boğucu başkenti.

Ankara'da doğdum ve büyüdüm. Açıkçası sakinliği, Başkent oluşu ve Ata'mıza ev sahipliği yapıyor oluşundan başka hiç bir espirisi yok. Zaten belli bir yerden sonra o sakinliği adamı hasta ediyor. Ya gerçekten bu şehirde öyle gidilecek aman aman yerler yok. Kimse Behzat Ç, Pilli Bebek şarkıları yada Aşk tesadüfleri sever gibi zorlama güzelliklere kanmasın. Bu şehir 55 yaşından sonra güzel gelir bünyeye.

Şöyle açıklayayım; canın sıkıldı, dolaşmak istiyorsun ya işte öyle bir yer yok. Ha güzel restoranlar yok değil var ama herşey yemek yemek değil. Alışveriş yapacak güzel AVM'ler de yok değil ama insan her gün alışveriş yapacak değil ya? Zaten hepsi ışıklı, süslemeli beton yığınları. Tamam coğrafyası müsait değil,şöyle mavi bir deniz yada insanı ferahlatan bir yeşillik yok. Olabilir. Ama bozkırın güzelliği de yok işin ilginci. Estetikten ve karakterden uzak binalar, plansız büyümüş bir şehir.

Yine de Karanfil Sokağın hareketliliğini, Tunalı Hilmiyi, Arjantin, Filistin, Park Caddelerinin ve Minesera bölgesinin hakkını vermeden geçmeyelim.

Bir Ankaralı olarak son zamanlarda medyada bu kadar Ankara'yı konu alan dizi film çekilmesi felan bir garibime gidiyor. Belki gerçekten güzel şehir de, ben görmüyorum.
© copyright 2005 - 2026