bugün

/400
bahar gelsin diye gözünün içine baktığım şehirdir.hadi ama artık sabaha kadar üşümeden sokakta sarhoş yürümek istiyorum yine.akşam herhangi bir parkta çimenlere uzanalım istiyorum.moganı bide güneşli göriyim istiyorum.sabaha karşı malum eve döndüğümüzde sigara içmediğimiz halde ağzımızdan duman çıkmasın istiyorum.ben bunları istiyorum ankara'm be hadi sende iste gerçek olsun artık.
türkiye'nin, ilk türk cumhuriyetinin, atatürk'ün, bağımsızlığın, griliğin, yalnızlığın, ilk aşkın, ilk sevgilinin, ilk sevişmenin, en büyük özlemlerin ve anlatılmaz binlerce ifadenin başkenti.
TBMM kurulduğu şehir.
Başkent.
sokakları denize çıkmasada sevilebilinen şehir, doğup büyüdüğüm, yaşayacağım şehir.
hiç birşeye değişmeyeceğim şehir. sakin, huzurlu,sıcak.
bi izmirli ya da istanbullu sevmez belki ama ankaraya alışan orada yaşayan sever ankarayı. sonradan başka bi şehire gitse bile hatta bu şehir izmir ya da istanbul olsa bile ankaranın çoğu yönünü arar, özler insan. ankara düzenlidir. insanlar sıraya girmeyi bilir, bi yerden biyere gitmek kolaydır. evet resmidir, soğuktur, gridir ama sevilir, aranır.
bok varmış gibi kendisinden kaçıp istanbul'a geri geldiğim, gayet sakin ve kıymeti beşiktaş trafiğine girince daha da anlaşılan memleket.
anadolu bu şehre çok şey borçludur. ankara başkent olmasaydı anadolunun gelişmesi imkansızdı.
behzat ç yi izledikçe bana daha hoş gelen şehir.
nesini seviyorsun? bünyelerinin istanbul'a döndükten sonra kıymetini bildikleri başkent.
izmirlilerde depresif etki yaratan, hatta intihara sebep olan renksiz şehir, her gece rüyada deniz görme sebebi.
hayal kırıklıklarımın başkenti.
ülkemizin başkenti. kimilerine göre de hüznün başkenti.
istanbulu görmeyen sefil insanın kulu kölesi olduğu, aslında bir boka benzemeyen, işsiz insanların bir işleri varmış gibi sağa sola koşuşturduğu, adresleri sadece menepoza girmiş kadınların bildiği ulusumun başkentidir.
gittiğime bin pişman olduğum karışık kalabalık çok beton olduğunu düşündüğüm şehir.başkent olmasına rağmen yollar çok karışık minibüsleri otobüsleri çok eski vs. kısacası anıtkabir den başka bir güzelliği olmayan kesinlikle bilmeyen birinin başkent olduğunu tahmin edemeyeceği şehir.
yollarında yön tabelalarının yetersiz olduğu bilmeyen insanı fırıldak gibi gezdirecek şehir.
getirisi olacağı düşünülen, sanatçı diye tabir edilen kişilerin isimlerinin başına eklediği şehir.(ankaralı namık,turgut,abuzer,şekip gibi).
hiçbir şey yok ama içi kapalı aşk dolu.
okul için gittiğim şehir. öyle sağlam bir iğrençliği var ki içinde iki haftanın dolmasına birkaç gün kala mide bulantısı yapar. kendi şehrinin kokusunu içine çekip avunup geldiğin ilk saniye seni çileden çıkarır. hani öyle böyle iğrenç değil.
istanbul ile kıyaslandığında düzenli sayılabilecek bir şehir. ülkenin kalbinin attığı yer. elinizi sallasanız bürokrata, siyasiye çarparsınız. genelkurmay başkanlığı ile cumhurbaşkanlığı köşkü'nün bulunduğu yerde duraklamanız halinde, "burada beklemeyin" şeklinde hemen uyarı alırsınız. anıtkabir görülmeye değer... atakule yüksekliği ve dönerek tüm manzarayı görmeyi sağlayan güzel bir mekan.

bir hafta kalmıştım, pekçok yerini görme imkanım olmuştu. yıllar oldu, şu anda son durum nedir bilemiyorum ama değişse de önemini hiç yitirmedi. bir de deniz olsaymış tadından yenmezmiş.
arkadaşımın telefonundan alın lan size ankara manzarası diye gösterdiği sadece binaların olduğu bir resme baktığımda ne kadar harika bir şehir olduğunu anladım.*
ankara ankara
güzel ankara
seni görmek ister
her bahtı kara.
ankara şiiri

angoraymış eski adı
ağızlarda kabak tadı
kavşaklarıdır meydanı
tükettin beni ankara

etrafında vardır polis
hep biz miyiz sana keriz
köye derler metropolis
yıldırdın beni ankara

sokakların çöp kutusu
caddelerin it sürüsü
taksilerin küf sarısı
inlettin beni ankara

havaların yaz kış kara
sularını içen düşer dara
sual olmaz asfaltına
bitirdin beni ankara

her yanında bir hükümet
memurun da bir zihniyet
soldurdun nice zürriyet
ağlattın beni ankara

kalelerin gecekondu
avm sardı sağı solu
ayazında sular dondu
kahrettin beni ankara

başkanların hep baştadır
maharetin hep taştadır
şehir değil bir taşradır
kandırdın beni ankara

ulaşılmaz hiçbir yana
içimde kanayan yara
trafiği ceza bana
beklettin beni ankara

cihan gezdim diyar diyar
hep ankara hep ankara
tuzlayım mı yersin hıyar
bezdirdin beni ankara

plastikten heykellerin
etrafında köykentlerin
kara taşlı hep bentlerin
mahvettin beni ankara

cahil cesur kırsalların
metro denen mahzenlerin
müsebbibi insanların
yurdusun sen ey ankara

bulut söyler kendi anlar
parklarında güvenlik var
sokakların ruhuma dar
daralttın beni ankara
ankara memurlar şehridir.
not:bir hafta kalıp, bir türlü ısınamadığım şehirdir. Bir hafta yetti.
ankara memurlar şehridir.
not:bir hafta kalıp, bir türlü ısınamadığım şehirdir. Bir hafta yetti.
© copyright 2005 - 2026