bugün

/400
Değişik bir memlekettir ankara.Anlatılmaz yaşanır diyecekleri türden. Birkaç satır var yetmez anlatmaya ...

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar...
kimse keman çalmaz belki ama
çok keman çalınsın balolarında
diye yapılmış
gri sisli binalar...
alnının ortasında
ciddi bir devlet asabiyeti.
çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar,
bu zulüm bu sevda bitmezmiş sevmek
bir halkı sevmekse aşk o zaman sevmekmiş!
(biz bir şeyi delicesine severiz
ama tanrım neyi?)
kahve önü çatlak mozaik
bel kemiğine tehdit
kürsüler üstünde
çok sigara içen
öğrenciler
bir daha asla yaşayamayacağı
aşkları teğet geçerken
hep onu sevmeyenleri severek
hep onu sevenin gözlerinden
kalabalıklara kaçarak
karışarak toplumcu gerçekçi yalnızlıklara,
yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
bir izmirli güzele dayatmak varken
(hep kardeş olacak değiliz ya,
yaşasın halkların sevgililîğî!)
soyut bir sevdaya
beşik kertilmiş olan
dağda çoban,
şehirde şark çıbanı sayılan,
fırat'ın büyük elleri
ararat'ın kız yelleri
cilo'nun derin nefesleri
hülasa kente hukuk mukuk okun
mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
anadolu çocukları, ankara' ya öyle yakışırdı ki kar
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar
(belki balkona kar seyretmeye çıkar diye
sevdiğimiz kızlar
çok dibimiz donmuştur ve çoğu zaman
bu kar mevzuu
kızlara yeterince ilginç gelmemiştir
hiçbir şey kapalı bir dükkan kadar
hüzünlü gelmez insana
ankara'da,
yoksa bugün bir hayat
yaşanmayacakmı duygusu çöker bütün bozkıra.
Kimse keman çalmaz belki
Belki bu fiim hiçbir zaman
o kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiçbir lahmacunda
o okul yolundaki üçüncü sınıf lokantadakinin
tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde
o kadar aç oturrnadım sofraya
ankara'ya
öyle yakışırdı ki kar
çok yabancı bir soluk duyulur bazı
bilinmez bir dilin ıslığından
anla ki sıkıldı bizim konsolosluktaki konuklar
öyle deme
Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak
yollarına hep sevdiğimiz insanların
adlarını vermediler ama biz her duvara
bilvesile onların adını yazarak yaşadık
kül ve betondan mürekkep
yaşadıkça yaşanılası gelen
o tuhaf bozkır kokusunda.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.
asfaltlar ışıldar...
bir günden bir sürü gün yapan
mesai saatlerinde hiçbir şey yapan
hiçbir şey alıp hiçbir şey sunan
rakıyı bol sulu içen
dokunmasın için deği!
çabuk bitmesin dîye devletimin tekel rakısı,
hep kağıtlara bakarak,
hep kağıtlardan bakarak
hem neşet ertaş' ı hem bülent ersoy' u
aynı anda sevmeyi başararak,
karısının bayat ekmeklerden yaptığı tatlıyı
çok beğenmeyerek ama
yine de bu tasarrufunu takdir ederek
boynu hep kıdemli bir atkının içinde saklıyken
hep bir şeylere birilerine küsmüş gibi
yürüyen...
memurlar.......
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar..
asfaltlar ışıldar,
buz tutardı resmi yalanlar...
biz, şimdi kapalı birr kuruyemişçi
dükkanının -ki bütün plan kar altında
tuzsuz ay çekirdeği çitileyip
yanı sıra bafra içmektir-
kötü ışıklandırılmış vitrininden
umutsuzca içeri bakan,
kimliği gereğinden fazla sorgulanmış,
merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş,
-yani sistem kendi verdiği kimliği
zırt pırt geri istemektedir-
doğduğu yer yüzünden
doğuştan kavgacı zannedilen ama
pek çoğu kavgadan nefret eden
kavgacı esmer cesur korkak
çoğu kürt çoğu türk çocuklardık...
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar....
ha sonra belki ahmed arifin aklına
hiçbir şairin aklına gelmeyecek
-çünkü hiçkimse bir daha ankara' yı
O'nun kadar sevemeyecek -bir şiir islenir:
kar altındadır varoşlar
hasretim,nazlıdır ankara.....
ustam yine sen bilirsin ama
hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o,en netameli aydır bence.
ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
asfaltlar ışıldar...
yalanlar...
şimdi ve sonra ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm, çocukluğum buz tutar.
avmden başka birsey yok.
Eskiden bir köy idi.
Dünyadaki tek ıq turnusolü şehir.
hafif balık etli hanım kızlarımız için harika hava var şuan ankarada. hafif serin ve güneşli
mekanımız atapark manzara
görsel

ayıq olun.
şuan bulunduğum şehir.
Çok görmedim ama çok taşşaklı bir şehirmiş öyle diyorlar.
istanbuldan tek iyi tarafı kocaman evleridir. Boş bir şehirdir. eğlenecek mekan azdir. soğuktur. trafik kuralı diye bir şeyin varlığından habersiz sürücülerle doludur. şerit kavramı yoktur. 24 saat yaşamaz bu şehir, gece 11 gibi ölüm uykusuna yatar. ev kiraları istanbula nazire yaparcasına artmaktadır. yaşanmaz bence.
ankara üzdü bizi be albayım.
angara ayazı ruhumu keser rapın pavyonunda olur suçukla salam .
inşaattan daha çıkamamış, boya badana parası bir türlü denkleştirilmediği için duvarların hala gri betonlarla durup, etraftaki insanların içini karartan, müstakil ev inşaatı havasında olan şehirdir kendisi.
şu an inanılmaz sıcak olan şehirdir. isteriz ki eski yağmurlu günlerine dönsün.
28 derece gösteren ama güneş altında 48 derece gibi hissettiren şehir.

Yanıyoruz efendiler. Daha mayıs gelmedi.
kısa süre içerisinde kuru sıcağı ile tekrardan haşır neşir olacağım başkentimiz. 28 derece demeyeydiniz eyiydi.
bu sene başlamakla beraber, senenin dört ayı ikamet edeceğim şehir.

umarım tutunmayı becerebilirim..
Anlamı hafta ici çektiğin o sikindirik trafiğin aslında hayatı ne kadar zorlastirip insanı stres sahibi yaptığı ile alakalidir.
Hava da bi ayarsiz zaten, usumekle terlemek arasında gidip geliyoruz. Kısacası butun büyük şehirlerin amk.
Herkesin ankara havası oynadığı yerdir.
An itibariyle deli gibi yağmur yağan şehir.
edit:Sel götürdü
venedik olmuş diyorlar.
Bir türlü sevemedim ne havasını ne de insanlarını gittiğimde çok olumluydum ancak kaldığım güne lanet ettim işim biter bitmez kaçtım.
Çölün ortasında sadece başkent olduğu için büyüyen kasvetli denizsiz saçma şehir.Öyle bir şehir düşünün ki melih gökçek 25 yıl başkanlığını yapmış.
denizi olmasa da deniz varmış gibi oturup rakı içtiğim şehirdir. öyle kafası vardır güzel şehrimin...
Yaz günü sele teslim olan yaşamakta olduğum şehir. 27 yıldır Ankara’da yaşayan biri olarak şunu net olarak söyleyebilirim ki yavaş yavaş yaşanır olmaktan çıkıyor.
çomar ve kekoları ile ün yapmış bir köydür.
© copyright 2005 - 2026