bugün

/400
sanki hiç orada yaşamamış gibi hissettiğim hiç ama hiç özlenmeyecek günlerle dolu çorak bir arazidir ve öyle kalacaktır benim için. ne bileyim sevmedim ya.
sözlükte hiç gündemden düşmeyen türkiye'nin yaşanabilir 2. kenti.
sevmediğim ama belki de son kez orada mutlu olduğum için özlediğim bende yeri hep ayrı olacak şehir.
artık sanki hiç hayatımda olmamış gibi duran şehir.
kısır tartışmaların odağı olmuş güzel başkentimdir.

(#13175863)
bu şehirle alıp veremeyenlere nacizane tavsiyem önce önyargılarından kurtulmaları sonra yakup kadri'den ankara romanını okumaları.
"trabzon dersin komik konuşan, sivri zeka adam gelir, adana dersin,van dersin, izmir dersin bir şey gelir akla... kimliği vardır bu şehirlerin."

efem tabi ki baskın bir karakteri vardır ankaranın da. "k"leri "ng" gibi telaffuz eden, ankara havası dinleyen, arabayla dağa tepeye gazinoya filan çıkıp içen, eğlenceye ve karı - kıza düşkün, klasik giyinen, traşlı, kalitesiz ve belden aşağı fıkra anlatan, çok çirkin ve yavşakça gülen... evet, canlandı gözünde. evet evet, o.
silik ama güçlü film karakterlerine benzer ankara. misal orada olmayan adam'a. silik derken, çevreyi ve insanların onu sevmesini gerçekten umarsamayacak kadar soğuk ve de güçlü insanlara.
özleyip özlemediğimi bilmediğim şehir. belki ait olmadığımdan yada benimseyemediğimden. bir türlü gelmeyen yazından devamlı yağan yağmurundan belkide. paylaşacağım bir hayatı sunmamasından belki bana.
sevemedim seni ankara. nefes alamadım sen de. dolaşamadığımdan belki sokaklarında özgürce. hep tutsakmışım gibi hissettrdi bana ankara hep bir yalnızlık hep bir özlem.
karakteri yokmuş gibi gelir ankara bana. ne bileyim türkiyenin her bölgesinin insan tipinin bir güzelliği vardır. trabzon dersin komik konuşan, sivri zeka adam gelir, adana dersin,van dersin, izmir dersin bir şey gelir akla... kimliği vardır bu şehirlerin. "ankara" deyince; cansız mankene giydirilmiş elbise gibi... kravat, memur, melih gökçek gelir akla. kendine ait bir kişiliği yok bu şehrin. o yüzden gridir şehir. renksizdir.
gri renkli bir şehirdir. yeterince uzun süre boyunca burada yaşarsanız sizin de renklerinizi alır.
3 aydır bu şehirdeyim ve yaşanacak şehir değil. bir kere deniz yok.*
bugün gerçek bir işgal yaşayacak şehirdir,kırmızı şeytanlar akın akın geliyorlar.

(bkz: 10 eylül 2011 ankaragücü mersin idman yurdu maçı)
anadolunun ilk limanı. bilmeyenler araştırıp öğrensinler.
ay ışığında ormanın karartısını deniz sandığım şehirdir. tam bir (bkz: izmir) vatandaşı.
aşığı olduğum şehirdir. siz siz olun ya bulaşmayın,bulaşırsanız ayrılmak zordur.
"bak sana ankarayı anlatayım; denizi yok ama bazen boğulabiliyorsun işte.....!"
*
bugün yürürken sabah sokaklarında , caddelerinde bi kez daha anladım , bu şehir öyle bir anda , yıldırm aşkıyla öyle görür görmez sevilecek bi şehir değil , zamanla tanıdıkça , farketmeden aşık olunacak bi şehir .
tepesinden durmadan helikopterler geçiyor. bi rahat vermediler, uyuyamadık.
ikinci defa gönlümden çizik haritamdan silik yemiş şehirdir. ilki sudan sebeplerdendi şimdiki daha ayrı bir durum. eskiden zorda kalmasam gitmem derdim şimdi ise uçakla sınırlarından geçmek bile istemiyorum. o derece soğudum sana ankara. git kimin başkenti olursan ol kimin gönlündeki şehir olursan ol. caddelerinle sokaklarınla taşınla toprağınla o anlamsız şehir gürültünle götür kendini uzaklara, kal bencil düşüncelerinle.
kimle bu şehirden konuşsam "öyle deme abi, ayrılınca insan özlüyo." diyor. amk ayrılsam da özlesem artık.
elinizi sallasanız memura çarpacağınız başkent.
itici bir şehir havası vermiştir bana her zaman.
kurak bir şehirdir ankara bu kuraklıktan olsa gerek insanlarıda biraz esmerdir.
özlediğimdir.
tunalı'yı özledim, odtü'yü özledim, kızılay'daki amaçsız insanların dolanmasını özledim.
valla.
© copyright 2005 - 2026