bugün

/401
Sevìlecek yanları sonbaharı ve pamuk şekeri kıvamındaki bulutlarıdır.
türkiye cumhuriyetinin başkentidir.

televizyonda her gördüğümde üzüldüğüm şehirdir. üzülüyorum lan.*
ankaranın amına koyayım!
rahatsız olanlarında ...
hayatını bok atmak üzerine kuranların başlıca uğrak noktası, canım şehrim. neymiş efendim, griymiş. denizi yokmuş. sanki bana doğma büyüme las palmas çocuğu pezevenk.
neredeyse her yaz düzenli olarak geldiğim bu yıl itibariyle de yaşamaya başladığım güzel şehir.

herkese kasvetli soğuk gelmesine rağmen oldum olası severim ankara'yı. yalnız geldiğimden beri sinir olduğum bir özelliği var ki hiçbir ankaralı yürüyen merdivenin sol tarafını boş bırakmıyor. uyarıp da geçmek istediğinizde küfür etmişsiniz gibi bir bakışa maruz kalıyorsunuz.

ayrıca otobüste orta yaş abilerin çoğunun telefonu "ankara'nın bağları" çalıyor. bir de gençlik parkı dedikleri yerin adını "apaçi parkı" olarak değiştirseler çok daha iyi olur.

vee bazı otobüs hatlarındaki yaşlı nüfus fazlalığını görüp de nedenini sorduğumda emeklilerin otobüslere ücretsiz bindiğini öğrendim. bu teyzelerin, amcaların da işleri olmadığı halde sırf gezmek için otobüse binmeleri ayrı bir şoktu benim için. *
işte ankara benim gözümde böyle tuhaf bir yer. eğer ki ankaralılar yürüyen merdivenlerin sol tarafını boş bırakmayı öğrenirlerse bir gün, çok daha güzel bir yer olabilir.
Yolda yanlışlıkla çarptığın adamın sen benim kim olduğumu biliyonmu dediği şehirdir.
iyidir hoştur amma aşık olunacak kadar değildir.
--spoiler--
yol götürmeyecekse neden yürüyen yol diye düşünen mantıklı insanlar.

heycana gerek yok, acelemiz yetişecek çok önemli yerlerimiz de yok. *

e trafik yok ki, evden çıksan sikini taşşağını yaya yaya işe gitmen en baba 20 dakika. neden koşmaları yada yürümeleri gerektiğini anlayamayan topluluk. * bu arada yürüyen yol bi aştinin metro çıkışında var diye biliyorum, genel olarak üzerine koli falan koyuyor insanlar, o koliyi taksiye kadar yolun üzerinde götürüyorlar. yani ellerinde kocaman kutularla yürüyen yolda yürümeyip, durdukları için pek de garibime gitmeyenlerdir.
--spoiler--

güzel insanlardır...
insanlari "cok garip" yerine "cogarip" diyen insanlardan daha normaldir.
Çinçin yeni doğan gibi elit mahallelerin yanında or-an tunalı çayyolu gibi yerleride bünyesinde barındıran ülkemizin güzel başkenti.
dönsem mi diye ciddi ciddi düşündüğüm eski yol arkadaşım.
insanları çogarip.
yürüyen yolda duruyorlar lan. çok ilginç. ya istanbul'da bizim hep acelemiz olduğu için yürüyen merdiven yürüyen yol hepsinde yürüyoruz ya da bunlar aşırı rahatlar. bildiğin yürüyen yolda duruyor adamlar. yol götürüyor. çok güldüm lan. çogarip.
dört kişiden birinin arabaya sahip olduğu şehir. Türkiye'nin en yüksek refah düzeyine, avrupa'nın 31. En yüksek Refah düzeyine sahip şehri.
dikmende lapa lapa kar yağmaktadır an itibariyle.
bu akşam sağlam yağmur yemiş başkent.
Dun ve onceki gunler bahar havasi vardi hatta finlandiyada uzun sure yasamis bi arkadas got olmustu anakrada bu mevsimde boyle guzel hava ibretlik diye.
an itibariyle keçiören tarafında kar yağan şehirdir. sabah güneş akşam kar olan ilginç bir şehirdir.
duvarlarını boyadığım şehir.

http://25.media.tumblr.co...wsxjV4xI1qe8bpho1_500.jpg

http://24.media.tumblr.co...wsxjV4xI1qe8bpho2_500.jpg
ıslak çamaşırların asıldıktan sonra en çabuk kuruduğu ilimiz.
Istanbulu seven insanlarin sevemeyecegi sehirdir. Kasvetli, huzun dolu, soguk sokaklari vardir. En mutlu insani bile mutsuz edebilme kabiliyetine sahiptir.
Bi sokağinda yuruyorsunuz mesela, bi tarafinda uzun yapay binalar, bi tarafinda ise ankaranin baglari.

Sari ve kahve karisimi daglari çölü animsatir. Ruzgari bi anda tum hislerinizi kurutabilir. Duz adam olur cikarsiniz. Bu sehirde bir seyler hissetmek zordur.
Insan ne uzulebiliyor ne sevinebiliyor.
Insanlarinin sivesine hasta kalabilirsiniz. Bu sari kente asik insanlardir. Hep bi ovme cabasindadirlar. Oynak havalari vardir. Buraya gelip dilinize bi ankara sarkisi dolandirmadan gidemezsiniz.
Ne demis sair; ankaranin en sevdigim yani istanbula donusudur.
Dogru soze ne hacet..
ankaralılardan çok çorum ve yozgatlıların bulunduğu sıkıcı, soğuk, boğucu, yıpratıcı ve yobaz şehir.
yok bahar havası var yok ağustos ayından kalma gün diyenlere sakın inanmayın. bu şehirde geceleri hava halen soğuk. götüm dondu valla yürürken.
Nasil olduysa alpay erdem in geldiği sehir. If te cikacak yarim saate, gelin olm...
battaniyenin altında otururken kahve sigara ve sinemadır.
artık kar görmek istediğim şehir. Bu hava ne ya nisandayız sanki. Doğru düzgün kış geçiremedik bu sene.
kar yağışının çok yakıştığı ilimiz.
© copyright 2005 - 2026