bugün
- sözlükte ki türk düşmanları9
- ecevit denince akla gelen şeyler8
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması12
- kafayı bir yere çarpıp sonra gülmek6
- bir diktatörü diktatör yapan şeyler4
- fon dolandırıcılığı haberlerine kısıtlama4
- yabancı bir şirkette mühendislik işi bulma yolları3
- türkiye'deki koyun sayısı 49 milyona yükseldi3
- husiler ve mekke ittifakı'nın ilk sınavı6
- google gemini'nin güvenlik testini aşması2
- gürcü hamsisi3
- platon un mağara alegorisi2
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- karpuzcu libos panda2
- rte denince akla gelen seyler4
- 1939 erzincan depreminde gönüllü olan mahkumlar2
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı8
- istanbul finans merkezi2
- devletin bekası4
- 0 0 716
- paradox interactive4
- zorunlu nöbetin felsefi temelsizliği3
- acı gerçekler16
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- nabersiniz geçler2
- demagoji yaparak üste çıktığını sanan mallar2
- güne başlarken3
- kale3112'deki kale hangi kale10
- yaşamak üzerine2
- arda güler7
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi5
- buz gibi bira8
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- en lezzetli balık24
- en iyi pizza içeriği10
- demir çelik5
- sözlükte flört etmemek9
- 24 eylül 2026 norveç danimarka maçı2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- sabah alarm çaldığı anda hissedilenler2
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- karşı cinsteki en itici özellik16
- bursa6
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- sıcak şarap4
- köy9
- anın görüntüsü22
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
özlediğim, daha da çok özleyeceğim şehir.
şair arkadaş,
bir derdin mi var
bir şeyler mi çıkarmak istiyorsun derdinden
ankara'ya gelmelisin.
*
şair arkadaş,
bir derdin mi var
bir şeyler mi çıkarmak istiyorsun derdinden
ankara'ya gelmelisin.
*
bazen bir şarkıyı anımsatır insana derinden ... yıllar geçse de üstünden bu kalp seni unutur mu?
çok resmi, gri tonda ve hatta çok sıkıcı olmasına rağmen ayrılıkların hep hüzün getirdiği garip bir şehir... *
evet kısa süre ankarada bulundum. sadece ziyaret... sevemedim bu şehri. ama içindeki bazı insanlar bazı yönlerini sevdirdi bana. belki de ankara nın kendisini değil de içindeki bu insanları sevdim ben...
kızılay da yer altındaki labirenti andıran geçitte defalarca kaybolmayı, güven park yerine sakarya caddesine çıkmayı, buraya bakarlar panolarına bakmayı, anıtkabirde yüzlerce insanla tek bir amaç için toplanmayı, ankamall denen alışveriş merkezinde yorgunluktan bitene kadar dolaşmayı, bu şehirde sadece bürokratların yaşadığını düşünmeyi (ankarada eryaman veya batıkent gibi memur semtleri yok sanki), simitçinin yol sorduğumda beni azarlamasını...
evet evet ben bunları sevdim ankarada... en azından bir dahaki gelişime kadar.
evet kısa süre ankarada bulundum. sadece ziyaret... sevemedim bu şehri. ama içindeki bazı insanlar bazı yönlerini sevdirdi bana. belki de ankara nın kendisini değil de içindeki bu insanları sevdim ben...
kızılay da yer altındaki labirenti andıran geçitte defalarca kaybolmayı, güven park yerine sakarya caddesine çıkmayı, buraya bakarlar panolarına bakmayı, anıtkabirde yüzlerce insanla tek bir amaç için toplanmayı, ankamall denen alışveriş merkezinde yorgunluktan bitene kadar dolaşmayı, bu şehirde sadece bürokratların yaşadığını düşünmeyi (ankarada eryaman veya batıkent gibi memur semtleri yok sanki), simitçinin yol sorduğumda beni azarlamasını...
evet evet ben bunları sevdim ankarada... en azından bir dahaki gelişime kadar.
gerçi çok fazla şehirde bulunmadım ama insanların sağa döneceklerse kırmızı ışığı yok saydıkları, benim gezdiklerim arasından, tek şehir. sorduğunuzda sağa dönüşe kırmızı olmaz diyorlar. söz birliği etmişcesine.
bir zamanlar kardeşim kadar yakın arkadaşımın bana gezdirdiği ve çok güzel anılarla ayrıldığım yer ikinci gidişimde yalnızlığı ve onsuzluğu yaşadığım bana soğuk gelen ve orda olmak istemediğimi anlatan yer. meğerse orası onunla güzelmiş onsuz o kadar boşmuş ki beni boşlukta bırakışına üzüldüğüm şehir. keşke böyle olmasaydı keşke hep güzel kalsaydı.
en sevdiğim şehir, başkent... belki burda doğup büyüdüğüm için deniz eksikliğini hiç hissettirmeyen, gittiğim her yerde aradığım, özlediğim, hayatımı geçirmek istediğim anılarla dolu kent...
(bkz: ankaralı olmak)
(bkz: ankaralı olmak)
o soğuk ve resmi havasında; hayatımı değiştiren güzel hadiselerin olduğu belkide bu yüzden bana çok sıcak gelen sehir.
düzenli ve temiz bir şehirdir. trafik lambası da fazla miktarda bulunmaz. trafik gün içinde akmaktadır. ilerleyen şerit sağdır. köprülere ve alt geçitlere dikkat edilmelidir. yoksa yanlış istikametlere yol alma ihtimali yüksektir.
başkent olmasa sıradan bir anadolu kenti olarak kalmaya devam edecek olan, istanbul'un yanında esamesi okunmayan şehir.
gecenin bir yarısında yarı mutlu yarı hüzünlü, yıllar süren özlem giderilerek bakıldığında gözleri dolduran şehir... kar beyazı giysisi olsa da olmasa da , değerli şehir, anıları, çocukluk aşklarını, geride bırakılanları, avuçtan kayıp gidenleri barındıran şehir.. yavaş yavaş azalan ışıklarıyla ne de güzel olan şehir...
zorunlu tanim: karin yagisinin bile bambaska oldugu sehir.
ey ankara sevgi sana
butun dertler hep bir yana
kostum geldim kucagina
hititlerden ta bu yana
gulen gozler toprak ana
sari yildiz selam yolla
yurdumun her bir bucagina
sevgiler artikca artsin
sen kalbim ankara'msin
her dertli duskun
care diye diye gelir ankara'm
sevgi umut dunyasisin sen
guzel baskent ankara'm
ankara kocatepe mimar kemal lisesi'nde okurken bir muzik ogretmenimizin yazip besteledigi bir sarkiydi bu. sozleri sadece bu kadar degildi ancak devami aklima gelmiyor.
ey ankara sevgi sana
butun dertler hep bir yana
kostum geldim kucagina
hititlerden ta bu yana
gulen gozler toprak ana
sari yildiz selam yolla
yurdumun her bir bucagina
sevgiler artikca artsin
sen kalbim ankara'msin
her dertli duskun
care diye diye gelir ankara'm
sevgi umut dunyasisin sen
guzel baskent ankara'm
ankara kocatepe mimar kemal lisesi'nde okurken bir muzik ogretmenimizin yazip besteledigi bir sarkiydi bu. sozleri sadece bu kadar degildi ancak devami aklima gelmiyor.
vega'nın güzel bir şarkısı ankara. ayrıca bu sarkıyı akla getiren şehir. çok istedim gitmeyi gidemedim. umarım en yakın zamanda giderim.
ah yagmur dönerken kara
sarkılar var falım da
hepsi sana, hepsi sana
bu gece, ankara.
ah yagmur dönerken kara
sarkılar var falım da
hepsi sana, hepsi sana
bu gece, ankara.
bahar kavramının olmadığı şehirdir. birden havalar ısınıp birden soğumaya başlar geçiş dönemini bir türlü yaşayamazsınız. bir de kışın aşırı soğuk olduğu gibi yazın da ayrı bir bunaltıcı sıcaklığı vardır.
tamamiyle memur, asker ve öğrenci şehridir. kışın neredeyse akşamları açık dükkkan bulmak imkansızlaşmaktadır.
tamamiyle memur, asker ve öğrenci şehridir. kışın neredeyse akşamları açık dükkkan bulmak imkansızlaşmaktadır.
bugünlerde bana daha da bir kalabalık gelen şehir. hayır cumartesi öğlen vakti trafik felç ve kızılay meydanında kitleler bir oraya bir buraya akın ediyor. bayram değil seyran değil bu kadar fazla insan ne yapıyor diye merak eder dururum bazen.
"Öyle deme Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür,bu kadar insanın neden Ankara'yı bu kadar çok sevdiğini anlamadan Ankara'da yaşamak" cümle ötesiyle yılmaz erdoğanın hakkında söylenecek söz bırakmadığı gri şehir.
büyük şehir olmasına rağmen bir ucundan bir ucuna en fazla bir saatte gidilebilecek bir şehirdir. trafik sorunu yok denecek kadar azdır. ulaşım birçok yere göre daha ucuzdur. metro ulaşımı büyük ölçüde rahatlatır , mesafeyi kısaltır. deniz insanının sevmediği, yaşayamadığı bir şehirdir. ama yaşadığım yerde illa deniz olacak takıntısında bir insan değilseniz, hem büyük şehirin nimetlerinden faydalanabileceğiniz hem de çok zorlanmayacağınız, düzenli bir şehirdir. gerçekten bir memur şehridir. her yerde elinde bond çantalı, takım elbiseli insanlar görebilirsiniz. bir haftada bütün şehri ayrıntılı olarak gezip dolaşabilirsiniz. çoğu semtte geceleri tek başınıza, kız olsanız bile, rahatlıkla yürüyebilirsiniz. neden sevdiğinizi bilmezsiniz ama bağımlılık yapan bir şehirdir. hayatınızın en güzel günlerini orda geçirdiyseniz, ayrıldığınızda deli gibi özlersiniz.
başka şehirlerden geleni bilmem ama istanbullu bünyenin 2 gün zor katlanacağı bir yerdir. * öyle gezecek yer falan da bulmazsınız. anıtkabir ve atakule dışında gezecek güzel bir yeri yoktur. gölbaşı gibi sayfiye yerlerine hiç gitmeyin daha iyi.. sazlığa dönmüş, istanbuldaki ıslahı yapılmamış dereden farkı yoktur. başkent olmasaymış, onca devlet binaları, müdürlükler olmaz, buna bağlı olarak da onca memur nüfusu ve yine bu nüfusa bağlı olarak açılan üniversiteler.. taşıma suyla dönen değirmen gibidir gözümde.. ite kaka bir metropol yaratılmıştır. hele bir de soğuğu vardır ki, trakya soğuğu falan hiç kalır yanında..
(bkz: ankara soğuğu)
(bkz: ankara soğuğu)
gökyüzünde tek bir martı bile göremeyeceginiz denizden yoksun kravatlı adamların boy gösterdigi kızılay adında baş miting arenasına sahip buz gibi bir şehir.
Baskent.
Baskent.
yağmur yağmayınca suların kesildiği, yağınca ise elektriklerin kesildiği bir türkiye gerçeği başkentimiz. cemil meriç'in de dediği gibi, bu lanet çemberinden nasıl kurtulacağız? sözlerimi sona erdirirken aziz yıldırım'ı istifaya çağırmayı da ihmal etmiyorum.
kavimler göçünden sonra bir dönem Keltler'in (şimdiki iskoçlar,gallerliler vs.) bir boyunu ağarlayan başkentimiz.
Ankara'da doğup büyümeyenler için alışması çok uzun süren,denize kıyısı olan bir şehirde yaşayanların ankara'da çok bunalacakları,kışları çetin yazları kuru olan, her tarafı binalarla çevrili bir şehirdir ankara...
yalnızlıga yalnızlık katan...
türkiye nin en gri şehri. karamsarlığın en acı yüzüdür ankara. yaşadığın acıları çektiğin çileleri daha da acı hale getirir. 17 senedir hiçbir canlılığını göremediğim, soğuk insanların şehridir ankara.
yıldızları seyredebileceğiniz en son yerdir ankara...
yıldızları seyredebileceğiniz en son yerdir ankara...
hayatımın geri kalanını yaşamak istediğim şehirlerden biri.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar