bugün
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi9
- hünkar beğendi vs alinazik9
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması9
- parkta oturan adam3
- kova burcu erkeği akrep kadını5
- sözlükte aile kurmak3
- ortadoğu3
- karton toplarken kafaya yıldırım düşmesi6
- vurdurmaya giden kız sevinci2
- en lezzetli balık21
- 24 eylül 20263
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın9
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog3
- birikim yapmak5
- ganyan bayisine cilt bakımı yaptırıp giren erkek3
- aşk kitabı2
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız3
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin13
- queen ravenna'nın arabasını çalmak2
- ellerim bos gonlum hos5
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız9
- karton toplarken tırın altında kalmak3
- sifonun sızdırıyorsa kaçenzinyo2
- fransa'nın türkiye'ye atacağı gol sayısı2
- padişaha ay saçmalama hünkarım diyen harem kadını2
- can holding'in 33 şirketini geri alması5
- acı gerçekler2
- yapay zeka mod entryde mala mal deyince siliyor2
- o kişi sözlüğe girince ne yapmalı3
- ne bakıyorsunuz yazsanıza3
- karınızı oto yıkamada yıkar mısınız3
- true nickli yazar24
- arkadaşlar bi bakar mısınız6
- ayakkabının ayağa vurmasının oluşturduğu durum11
- lost vs prison break2
- yabancı bir ülkede yabancı birinin evinde uyumak2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- nejat uygur2
- karşı cinsteki en itici özellik12
- ben geldim naneler13
- deprem2
- sözlüğün kalitesinin bu aralar biraz düzelmesi3
- sabahları nefret edilen şeyler10
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması3
- gocu33
- kabul görmüş fikirlere itiraz etmek7
- israil10
- dünyanın en çok ziyaret edilen şehirleri2
- anın görüntüsü25
- mansur yavaş14
Tiyatro sahnesine çıkan ilk Müslüman-Türk kadın sanatçımız.
1902 yılında istanbul'da dünyaya gelen Afife Jale, Dr. Sait Paşa'nın torunudur. Tiyatro sevgisiyle 1918'de, Türk ve müslüman kadınlarının sahneye çıkmaları yasak olan bir dönemde Darülbedai'ye (Şehir Tiyatroları) alınmak üzere açılan sınava girer. Prof. Metin And, Türk Tiyatrosu Tarihi kitabında o dönemi "1920 yılında Darülbedayi, Hüseyin Suat'ın "Yamalar" adlı oyununu Kadıköy'deki Apollon Tiyatrosu'nda (şimdiki Reks Sineması) sahneye koyuyordu. Bu oyunda Emel adlı kızı oynayan Eliza Benemenciyan topluluktan ayrılıp yurt dışına gittiği için bu rolü yüklenecek bir bayan aranıyordu. bu rol için seçilen Afife, "Jale" takma ismiyle Kadıköy'de Apollon Tiyatrosu'nda sahneye çıkar. O tarihi geceyi, altı yıl sonra Refik Ahmet Sevengil'e anlatırken "Hayatımda mesut olduğum ilk gece..." diyordu; "Sanatın, ruhuma verdiği güzel sarhoşluk içinde idim. Opiyekte güzel bir sen (scene:sahne) vardır; ağlama sahnesi...Orada taşkın bir saadetle ağladım. Sahiden ağladın...Alkış,alkış, alkış...Perde kapandı; açıldı, bana çiçekler getirdiler. Muharrir Hüseyin Suat bey, kuliste bekliyormuş; ben çıkarken durdurdu; alnımdan öptü: "Bizim sahnemize bir sanat fedaisi lazımdı; sen işte o fedaisin." dedi.
Daha sonra "Tatlı Sır" ve "Odalık" oyunlarında da polis baskını ile karşılaşır. içişleri Bakanlığı'nın gönderdiği bir genelgeyle müslüman kadınların sahneye çıkmaları yasaklandı. Ancak bu işin bir de geçmişi vardı. 10 Kasım 1918'de, Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife stajyer kadrosuna alınmışlar, ötekiler işi bırakmışlardı. ikisi de sahneye çıkarılmamışlardı. Refika suflör olarak çalışıyordu. Tüm baskılara karşın bundan sonra Burhanettin Topluluğunda Seniye, Yeni Sahne'de Şaziye (Moral), Münir (Neyire Neyyir), Bedia (Muvahhit) Milli Sahne'de Huriye ve Hikmet, Ruhat gibi Müslüman Türk kadınları Afife'yi izlediler" diye anlatır.
Neziha Araz'ın kaleminden Afife şöyle sesleniyor. "Beni acıyarak değil, düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım" inancı ve aşkıyla yaşıyordu Afife, "Olmak ya da olmamak" işte gerçek buydu onun için. "Olmak"la sanatını icra etmek eşanlamlıydı, bu eşanlam da tiyatroydu. Toplum hayatında ilk olmak; yani onun deyimle "ilk ateşi yakmak"," ilk türküyü söylemek"," ilk aşkı ya da direnişi başlatmak" bir olaydı ve bunun her zaman bir bedeli vardı. ilkler yol boyu bu bedeli ödediler."
Bu zaptiye baskının ilkinde Afife arkadaşlarınca kaçırılmışsa da daha sonra sokakta polisce yakalanarak karakola götürülür. "Dinini, milliyetini unutan sen misin?" diye hırpalanır. Aile içinde babası da onun tiyatrocu olmasına karşıdır. Babasının gözünde Afife artık fahişedir. Evden de ayrı yaşamak zorundadır. Bu arada Darülbedai'deki ücretli görevine de son verilir. Güvencesiz ve parasızdır. Önüne gecilmeyen şiddetli başağrıları başlar. Hekimi morfinle tedavi yoluna giderek büyük bir yanlışlık yapar. Bunun sonucu Afife artık bir morfinmandır. Bu nedenle yaşamının son yıllarını Bakırköy Akıl ve Sinir Hastanesinde geçirir. 24 Temmuz 1941 günü 39 yaşındayken ölür.
Daha sonra "Tatlı Sır" ve "Odalık" oyunlarında da polis baskını ile karşılaşır. içişleri Bakanlığı'nın gönderdiği bir genelgeyle müslüman kadınların sahneye çıkmaları yasaklandı. Ancak bu işin bir de geçmişi vardı. 10 Kasım 1918'de, Behire, Memduha, Beyza, Refika ve Afife stajyer kadrosuna alınmışlar, ötekiler işi bırakmışlardı. ikisi de sahneye çıkarılmamışlardı. Refika suflör olarak çalışıyordu. Tüm baskılara karşın bundan sonra Burhanettin Topluluğunda Seniye, Yeni Sahne'de Şaziye (Moral), Münir (Neyire Neyyir), Bedia (Muvahhit) Milli Sahne'de Huriye ve Hikmet, Ruhat gibi Müslüman Türk kadınları Afife'yi izlediler" diye anlatır.
Neziha Araz'ın kaleminden Afife şöyle sesleniyor. "Beni acıyarak değil, düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın. Tiyatro varsa ben varım" inancı ve aşkıyla yaşıyordu Afife, "Olmak ya da olmamak" işte gerçek buydu onun için. "Olmak"la sanatını icra etmek eşanlamlıydı, bu eşanlam da tiyatroydu. Toplum hayatında ilk olmak; yani onun deyimle "ilk ateşi yakmak"," ilk türküyü söylemek"," ilk aşkı ya da direnişi başlatmak" bir olaydı ve bunun her zaman bir bedeli vardı. ilkler yol boyu bu bedeli ödediler."
Bu zaptiye baskının ilkinde Afife arkadaşlarınca kaçırılmışsa da daha sonra sokakta polisce yakalanarak karakola götürülür. "Dinini, milliyetini unutan sen misin?" diye hırpalanır. Aile içinde babası da onun tiyatrocu olmasına karşıdır. Babasının gözünde Afife artık fahişedir. Evden de ayrı yaşamak zorundadır. Bu arada Darülbedai'deki ücretli görevine de son verilir. Güvencesiz ve parasızdır. Önüne gecilmeyen şiddetli başağrıları başlar. Hekimi morfinle tedavi yoluna giderek büyük bir yanlışlık yapar. Bunun sonucu Afife artık bir morfinmandır. Bu nedenle yaşamının son yıllarını Bakırköy Akıl ve Sinir Hastanesinde geçirir. 24 Temmuz 1941 günü 39 yaşındayken ölür.
adına afife tiyatro ödülleri verilen önemli şahıs.
Ünlü bestekâr Selahattin Pınar ile evli kalmıştır bir süre. Rivayet edilir ki Üstad " bir bahar akşamı rastladım size" şarkısını afife jale için bestelemiştir.
Yönetmen Şahin Kaygun un filmi. Afife Jale nin yaşam öyküsü anlatılır.
Yönetmen : Şahin Kaygun
Senaryo : Nezihe Araz, Selim ileri
Görüntü Yönetmeni : Erdoğan Engin, Mahmut Yumuşak
Müzik : Atilla Özdemiroğlu
Oyuncular : Müjde Ar, Tarık Tarcan, ilkay Saran, Macit Koper, Güler Ökten, Alev Sezer, Şahika Tekand, Güzin Çorağan, ismet Ay, Reşit Gürzap, Toron Karacaoğlu, Münir Özkul, Gülsen Tuncer
Yapımevi (şirket) : Olgun Film (Olgun Eltan)
Yönetmen : Şahin Kaygun
Senaryo : Nezihe Araz, Selim ileri
Görüntü Yönetmeni : Erdoğan Engin, Mahmut Yumuşak
Müzik : Atilla Özdemiroğlu
Oyuncular : Müjde Ar, Tarık Tarcan, ilkay Saran, Macit Koper, Güler Ökten, Alev Sezer, Şahika Tekand, Güzin Çorağan, ismet Ay, Reşit Gürzap, Toron Karacaoğlu, Münir Özkul, Gülsen Tuncer
Yapımevi (şirket) : Olgun Film (Olgun Eltan)
kokain kullanması ve sahneye türk kadınlarının çıkmasının yasak olması nedeniyle defalarca gözaltına alınmış hatta hapis bile yatmış. ölümü de 1941 yılında kokain nedeniyle olmuş.
(bkz: ask ile anilan kadinlar)
kokaine suriyeli bir eczacı tarafından alıştırılan kişi.
(bkz: afife anjelik) *
Film. 1992 yılı sonunda yitirdiğimiz fotoğraf sanatçısı Şahin Kaygun'un "Dolunay" la birlikte iki sinema yapıtının ilki olan "Afife Jale" de, Müslüman kadınların sahneye çıkışının yasak olduğu Osmanlı imparatorluğu'nun son döneminde, tiyatro tutkusu uğruna savaşım veren, aşağılanıp horlanan, dövülen ve o günlerin koşullarına yenik düşen güçsüz ama onurlu bir kadının 39 yıla sığan trajik öyküsü anlatılır. Nezihe Araz ve Selim ileri'nin senaryosundan uyarlanan 1987 tarihli "Afife Jale"de , bu yürekli sanatçını yaşam öyküsüyle birlikte, dönemin toplumsal çalkantılarını, din sömürüsünü, yobazlığa karşı direnişi ve Türk tiyatrosu'nun belli bir döneminden ilginç bir kesit izlenebilir.
Döneminin özgün, bilinçli, düzeyli örneklerinden biri olan film, yalın anlatımı, sanatçılarının seçkin oyunları, fotoğraf açısından ustalıklı görüntüleri, başarılı mekan ve kostümleri, sağlam kurgusuyla, dış ülkelere de övünçle sunabileceğimiz yüzde yüz bizden, amacına ulaşmış bir girişimdir.
Sahneye ilk çıkan Müslüman kadını Afife Jale (Müjde Ar), 1902 yılında istanbul'da doğdu. Küçük yaşta tiyatroya karşı büyük ilgi duymaya başladı. Ancak sadece yabancı kökenli sanatçıların "gayri müslimlerin" tiyatro yaptıkları Osmanlı'nın son döneminde, Türk kızlarının sahneye çıkması yasaktı. Tiyatro sevgisigiderek tutkuya dönüşen Afife, her şeyi göze alarak Behire, Memduha, Beyza ve refika adlı kızlarla 1918'de Darülbedayi (Şehir Tiyatrosu) sınavına girdi ve kazandı. Tutucu bir aileden gelen babası (Macit Koper), Afife'nin artist olmasına şiddetle karşı çıktı ama engel olamadı. Annesiyle evden ayrılan Afife, 500 kuruş aylıkla sahne yaşamına başladı. ilk kez "Rakibe" oyununda Jale takma adıyla rol alan Afife, sağladığı başarıya karşın, yobazların boy hedefi oldu.
1920'de kadıköy Apollon Tiyatrosu'nda Hüseyin Suat Yalçın'ın "Yamalar" oyununda sahneye çıkan Afife, "Tatlı Sır" ve "Odalık" oyunlarında zaptiye baskınıyla karşılaştı. Tiyatroyu basan kolluk kuvvetleri, oyunun ilk perdesinde Müslüman kızının sahneye çıkamayacağı gerekçesiyle Afife'yi nezarete atıp tokatladılar. Hakkında soruşturma açtılar, ama onu yolundan döndüremediler. Baskılar sonunda Darüledayi'den çıkarılan Afife, Bu kuz Burhanettin Tepsi, Yeni Tiyatr, Milli Sahne, Türk Tiyatrosu gibi özel kuruluşlarda çalıştı. Afife'nin tıp öğrencisi olan çocukluk aşkı akrabası Ziya (Tarık Tarcan) ile gönül ilişkisi vardı. Ziya'nın onu terkedip askere gitmesinden sonra yalnız kalan Afife, bir süre sonra, 1960'ta yitirdiğimiz Türk Müziği bestecisi Selahattin Pınar'la (Alev Sezer) kısa süren bir evlilik yaptı. Yaşaığı olaylardan sinirleri bozulup yatağa düşen Afife, Suat adlı bir doktor tarafından morfine alıştırıldı. Her gün biraz daha gömüldüğü morfin batağında 24 Temmuz 1941'de Bakırköy Akıl ve Sinir hastalıkları hastanesi'nde 39 yaşında çırpınarak öldü. Bugün mezarı bile bilinmiyor.
Yönetmen : Şahin KAygun
Senaryo : Nezihe Araz, Selim ileri
Görüntü Yönetmeni : erdoğan engin, Mahmut Yumuşak
Müzik : Atilla Özdemiroğlu
Oyuncular : Müjde Ar, Tarık Tarcan, Macit Koper, Alev Sezer, Şahika Tekand, Münir Özkul, ismet Ay, Güler Ökten, Serra Yılmaz, ilkay Saran, Toron Karacaoğlu, Reşit Gürzap, Gülsen Tuncer, nezihe Becerikli, Güzin Çorağan, Berrin Koper, Erol Durak, Tunca Yönder, Bülent Erbaşar
1987, Olgun Film Yapımı.
Döneminin özgün, bilinçli, düzeyli örneklerinden biri olan film, yalın anlatımı, sanatçılarının seçkin oyunları, fotoğraf açısından ustalıklı görüntüleri, başarılı mekan ve kostümleri, sağlam kurgusuyla, dış ülkelere de övünçle sunabileceğimiz yüzde yüz bizden, amacına ulaşmış bir girişimdir.
Sahneye ilk çıkan Müslüman kadını Afife Jale (Müjde Ar), 1902 yılında istanbul'da doğdu. Küçük yaşta tiyatroya karşı büyük ilgi duymaya başladı. Ancak sadece yabancı kökenli sanatçıların "gayri müslimlerin" tiyatro yaptıkları Osmanlı'nın son döneminde, Türk kızlarının sahneye çıkması yasaktı. Tiyatro sevgisigiderek tutkuya dönüşen Afife, her şeyi göze alarak Behire, Memduha, Beyza ve refika adlı kızlarla 1918'de Darülbedayi (Şehir Tiyatrosu) sınavına girdi ve kazandı. Tutucu bir aileden gelen babası (Macit Koper), Afife'nin artist olmasına şiddetle karşı çıktı ama engel olamadı. Annesiyle evden ayrılan Afife, 500 kuruş aylıkla sahne yaşamına başladı. ilk kez "Rakibe" oyununda Jale takma adıyla rol alan Afife, sağladığı başarıya karşın, yobazların boy hedefi oldu.
1920'de kadıköy Apollon Tiyatrosu'nda Hüseyin Suat Yalçın'ın "Yamalar" oyununda sahneye çıkan Afife, "Tatlı Sır" ve "Odalık" oyunlarında zaptiye baskınıyla karşılaştı. Tiyatroyu basan kolluk kuvvetleri, oyunun ilk perdesinde Müslüman kızının sahneye çıkamayacağı gerekçesiyle Afife'yi nezarete atıp tokatladılar. Hakkında soruşturma açtılar, ama onu yolundan döndüremediler. Baskılar sonunda Darüledayi'den çıkarılan Afife, Bu kuz Burhanettin Tepsi, Yeni Tiyatr, Milli Sahne, Türk Tiyatrosu gibi özel kuruluşlarda çalıştı. Afife'nin tıp öğrencisi olan çocukluk aşkı akrabası Ziya (Tarık Tarcan) ile gönül ilişkisi vardı. Ziya'nın onu terkedip askere gitmesinden sonra yalnız kalan Afife, bir süre sonra, 1960'ta yitirdiğimiz Türk Müziği bestecisi Selahattin Pınar'la (Alev Sezer) kısa süren bir evlilik yaptı. Yaşaığı olaylardan sinirleri bozulup yatağa düşen Afife, Suat adlı bir doktor tarafından morfine alıştırıldı. Her gün biraz daha gömüldüğü morfin batağında 24 Temmuz 1941'de Bakırköy Akıl ve Sinir hastalıkları hastanesi'nde 39 yaşında çırpınarak öldü. Bugün mezarı bile bilinmiyor.
Yönetmen : Şahin KAygun
Senaryo : Nezihe Araz, Selim ileri
Görüntü Yönetmeni : erdoğan engin, Mahmut Yumuşak
Müzik : Atilla Özdemiroğlu
Oyuncular : Müjde Ar, Tarık Tarcan, Macit Koper, Alev Sezer, Şahika Tekand, Münir Özkul, ismet Ay, Güler Ökten, Serra Yılmaz, ilkay Saran, Toron Karacaoğlu, Reşit Gürzap, Gülsen Tuncer, nezihe Becerikli, Güzin Çorağan, Berrin Koper, Erol Durak, Tunca Yönder, Bülent Erbaşar
1987, Olgun Film Yapımı.
(bkz: afife anjelik)
kokain bağımlılığı meşhur tiyatrocu, adına ödül verilen ilk türk kadın tiyatrocu.
tiyatro sanatçısıdır.
ilkokula giderken öğretmenimiz bir sanatçıyla ilgili ödev hazırlamamızı istemişti.
bende afife jale ile ilgili bir ödev hazırlamıştım.
şimdi, bir ilkokul bebesine göre fazla havalı bir tip olduğumu düşündüm.
hala öyleyim. (gülücük)
ilkokula giderken öğretmenimiz bir sanatçıyla ilgili ödev hazırlamamızı istemişti.
bende afife jale ile ilgili bir ödev hazırlamıştım.
şimdi, bir ilkokul bebesine göre fazla havalı bir tip olduğumu düşündüm.
hala öyleyim. (gülücük)
ilk türk kadın tiyatro oyuncusudur.
yaşam tarzı yüzünden baskı gören kadın sanatçılarımızdan biridir.
zamanımızın sanat cahili medeniyetsiz ama bakımlı kadınlarıyla karşılaştırılamayacak kadar çağdaş bir kadındır.
zamanımızın sanat cahili medeniyetsiz ama bakımlı kadınlarıyla karşılaştırılamayacak kadar çağdaş bir kadındır.
Afife JALE öldükten sonra, sanki bir şekilde vicdan rahatlatmak isteyenler Ortaköyde bir tiyatro sahnesine onun adını verdi ve 2010- 2011 sezonundan bu yana Yapı Kredi Bankası tarafından Afife Tiyatro Ödülleri organize edilmektedir. Ödüller için adaylar her sene, genellikle Nisan ayının başında açıklanır, ödül töreni ise, genellikle Nisan ayının sonunda düzenlenir.
Afife JALE Türkiyede kadının yerinin hiç değişmediğinin ilk somut örneğidir. Kadınların karşılaştığı kendilerine sadece edilgen bir meta olarak bakan zihniyet o günlerde de aynıymış. Can Dündarın yüzyılın aşkları belgeselinde Selim ilerinin açıklamalarına göre Afifenin mezarını çok aramışlar fakat bulamamışlar bugün Ortaköyde Afife JALE sahnesini gördükçe hep aklıma Sean Paul Sartrenin, Oscar Ödülünü reddederken söylediği söz gelir aklıma: benim gibi eski bir devrimciye bu ödülü vermek, kapitalizmin öç alma duygusundan ibarettir...
Afife JALE Türkiyede kadının yerinin hiç değişmediğinin ilk somut örneğidir. Kadınların karşılaştığı kendilerine sadece edilgen bir meta olarak bakan zihniyet o günlerde de aynıymış. Can Dündarın yüzyılın aşkları belgeselinde Selim ilerinin açıklamalarına göre Afifenin mezarını çok aramışlar fakat bulamamışlar bugün Ortaköyde Afife JALE sahnesini gördükçe hep aklıma Sean Paul Sartrenin, Oscar Ödülünü reddederken söylediği söz gelir aklıma: benim gibi eski bir devrimciye bu ödülü vermek, kapitalizmin öç alma duygusundan ibarettir...
çağdaş türkiye'nin temelleri atılırken tiyatroyla meşgul olmuş kadın sanatçımızdır. çocukluğumdan beri kendisine garip bir hayranlık beslerim.
Sahneye cikan ilk müslüman Türk kadini.
22 nisan 1919, Yamalar oyunu.
22 nisan 1919, Yamalar oyunu.
2016 lisans kpss ye soru olmuştur.
Türk tiyatrosunda sahneye çıkan ilk müslüman türk kadın tiyatro oyuncusudur.
Darülbedayi temsillerinde Ermeni kadın tiyatrocu Eliza binemeciyan'ın yerine sahne almış ve cok da beğenilmiştir. Fakat ilk sahne alışından bir hafta sonra polis oyun sırasında tiyatroyu basmış ve kendisini tevkif etmek istemişlerdir.
Daha sonra refik halit karay'ın da devreye girmesiyle sadece Beyoğlu'nda sahneye çıkmasına izin verilmiş ve sadece bu mücadelesi ile sadece edebiyat değil sosyal dünyamızda da bir devrim gerçekleştirmiştir.
Darülbedayi temsillerinde Ermeni kadın tiyatrocu Eliza binemeciyan'ın yerine sahne almış ve cok da beğenilmiştir. Fakat ilk sahne alışından bir hafta sonra polis oyun sırasında tiyatroyu basmış ve kendisini tevkif etmek istemişlerdir.
Daha sonra refik halit karay'ın da devreye girmesiyle sadece Beyoğlu'nda sahneye çıkmasına izin verilmiş ve sadece bu mücadelesi ile sadece edebiyat değil sosyal dünyamızda da bir devrim gerçekleştirmiştir.
Afife’den geriye Selahattin Pınar’ın duygu yüklü notalarını, Mustafa Nâfiz Irmak'ın dizelerine nakış nakış işlediği, her dinlediğinde aşkın kulaklarından içeri süzüldüğü o şarkı kaldı…
Anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek
Hasta gönlüm yine hicrânını yalnız çekecek
Bil ki rûhum seni çılgınca severken ölecek
Yine sensin beni bir lâhza şifâyâb edecek
Anladım sevmeyeceksin beni sen nazlı çiçek
Hasta gönlüm yine hicrânını yalnız çekecek
Bil ki rûhum seni çılgınca severken ölecek
Yine sensin beni bir lâhza şifâyâb edecek
acıların kadını...
babası evden kovmuş, gözaltına alınmış, kocasından ayrılmış, morfin bağımlısı olmuş, tek başına ölmüş...
https://www.azcok.net/biy...in-tiyatrocumuz-h207.html
babası evden kovmuş, gözaltına alınmış, kocasından ayrılmış, morfin bağımlısı olmuş, tek başına ölmüş...
https://www.azcok.net/biy...in-tiyatrocumuz-h207.html
Sahneye çıkan ilk Türk kadın oyuncudur.13 Nisan 1919 tarihinde, Hüseyin Suat’ın “Yamalar” adlı oyununda, Emel rolü ile ilk kez sahneye çıktı. Asıl ismi Afife olan sanatçı, bu oyunda “Jale” takma ismini kullanmıştır.
afife jale denince ilkokul müsamerem geliyor aklıma.
5. sınıf bitirilip ilkokulun sonuna geldiğimizde ortaköy afife jale sahnesinde yapmıştık müsamereyi. o zamanlar biraz çekik gözlüydüm beni japon yapmıştı hocamız.
şimdi ise çökük gözlü oldum ulan hayat.
5. sınıf bitirilip ilkokulun sonuna geldiğimizde ortaköy afife jale sahnesinde yapmıştık müsamereyi. o zamanlar biraz çekik gözlüydüm beni japon yapmıştı hocamız.
şimdi ise çökük gözlü oldum ulan hayat.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar