bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği27
- from gold from dust31
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- queen ravenna ifşası15
- pudra kokusu6
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- kelebek3
- bu saatte uyumama sebebi2
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- tavuklu pilav8
- kolye143
- crystal palace8
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- beşiktaş18
- fırın sütlaç8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- ayaklara fısıldayan adam5
- futbol20
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı3
- ioçk'nın ifşası4
- akepe dönemi15
- true'nun çaylak olması5
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- avrupa11
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri10
- denenecek çok şey var4
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- la loba21
- at9
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması9
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
müzik, kamera bilmem ne iyidir iyi olmasına da, film bu mudur? Bu mu olmalıdır? yani banyo küvetine yatırıp öküzü boynuna pala çalmakla eşdeğer bir irritasyon rahatsız etmemekte midir izleyiciyi? yoksa bu kadar mı şiddete teşne olmuşuzdur?
bu hafta türkiye'de en çok izlenmiş 2. filmdir.
imdb linki için: http://www.imdb.com/title/tt0463854/
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisi.süper müzikler, başarılı bir kamera performansı...çekilebilecek en başarılı devam filmlerindendir...
çok güzel müzikleri olan en az 28 gün sonra kadar başarılı bi film. herşey buraya kadar gayet güzelde, çocukların virüslü babası herkesi ısırıyor ama sıra scarlet e gelince elindeki tüfekle kafasına vura vura öldürüyor. virüslü birinin ayırmadan ısırması lazım halbuki.
soundtrack'i muse-shrinking universe olan film.
ayrıca çekimi,çekim yerleri gayet güzel seçilmiş bir film.
ayrıca çekimi,çekim yerleri gayet güzel seçilmiş bir film.
boş londra sokakları , fonda çalan müzik ve çaresizlik duygusu dışında ilk filmle en ufak bir benzerliği olmayan ama yinede sıkmadan kendini izleten film.
okuma biraderim, bayan gardaşım. çok pis spoylır var; ona göre!
--spoiler--
başroldeki elemanın kendisini kaybedip bol bol milleti ısırıp da, çoluğuna çocuğuna geldi mi, kendine gelmesi, ya da hemen hemen ortalıkta kimselerin kalmamasına rağmen kendisinin çocuklarını takip edercesine bulunamaması ve de veletlerinin arkasından çıkması, karısının bağışıklığı varmış gibi kolpadan bir senaryo geçişine sahip olması gibi fiyaskolarının yanı sıra, ilk filmin aksiyon yavanlığını örtmüş buna mukabil senaryo yönünden zayıf kalmış devam filmi.
--spoiler--
yine de film gerilim filmi olarak, dahil olduğu grubun çizgisini fazlasıyla aşıyor bile. efektleri ile olsun, sürükleyiciliği ile olsun, her ne kadar saçma olsa da, bağlantısıyla olsun, filme gidenleri boş çevirmiyor. ilk filmi bilmeyen birisi olsa, 'bu film iyiydi.' diyebilir. zira, bomboş londra sokakları, keşmekeşten çıkmış, insanların olmadığı ücra yerler, insanın kemiklerine kadar işleyebiliyor. yine de daha o kadar curcunanın içinden yeni çkmaya çalışan bir şehre ya da ülkeye yeniden niye o kadar insan koyarlar, ya da o kadar insan koyacaksan niye adamakıllı şehri temizlemezsin diyesi geliyor insanın.
aslında, bildiğimiz romero tarzı zombi filmlerinden de öteye koymak lazım bu filmi. belki bir alt tür olarak incelenebilir. izlediğimiz bir sürü romero filminde zombiler kendini bilmeyip olabildiğince yavaş halde ilerleyip kurbanlarını besin kaynağı olarak avlarken, bu filmdeki olay bambaşka. virüsü kapan vatandaş 10-15 saniye içinde, Allah'ını kaybedip, ortalığı duman ediyor. bulduğu kişiyi de ısırarak ya da yaralayarak kendisine dahil ediyor. yani, bildiğimiz zombi filminden de daha fazlası var.
sonu itibariyle de, 'sanki biraz daha iyi olabilirdi' dedim ben. bir de, mantıklı düşünüldüğü zaman, 'hade len, o adam ne adammış, hayalet gibiydi kimse bir türlü yakalayamadı; ne görevli adammış karantinaya alınmış bir kadının yanına sorgusuz sualsiz girebiliyor - ki o kadın da karısı oluyor - ve virüsü yeniden ortaya çıkarabiliyor ' demekten insan kendisini alamıyor.
bir de benim nazarımda, evlilik müessesesine kritik bir bakış açısı var. gerçi burada mağdur olanı izleyenler bilirler, dayanamayıp da okuyanlar da anlamışlardır mağdure bacı'yı ama, işte demek ki, evli olduğun ya da eşim dediğin bir insanı kendi uçkurun için anında satabiliyor, sonra da çocuklarına işkembeden sallayabiliyormuşsun...
kısacası, ilk filmin vasatı geçen, senaryosu pek fazla ön planda tutulmadan izlenmesi gereken devam filmi olarak hafızalara kazınabilecek filmdir kendileri.
--spoiler--
başroldeki elemanın kendisini kaybedip bol bol milleti ısırıp da, çoluğuna çocuğuna geldi mi, kendine gelmesi, ya da hemen hemen ortalıkta kimselerin kalmamasına rağmen kendisinin çocuklarını takip edercesine bulunamaması ve de veletlerinin arkasından çıkması, karısının bağışıklığı varmış gibi kolpadan bir senaryo geçişine sahip olması gibi fiyaskolarının yanı sıra, ilk filmin aksiyon yavanlığını örtmüş buna mukabil senaryo yönünden zayıf kalmış devam filmi.
--spoiler--
yine de film gerilim filmi olarak, dahil olduğu grubun çizgisini fazlasıyla aşıyor bile. efektleri ile olsun, sürükleyiciliği ile olsun, her ne kadar saçma olsa da, bağlantısıyla olsun, filme gidenleri boş çevirmiyor. ilk filmi bilmeyen birisi olsa, 'bu film iyiydi.' diyebilir. zira, bomboş londra sokakları, keşmekeşten çıkmış, insanların olmadığı ücra yerler, insanın kemiklerine kadar işleyebiliyor. yine de daha o kadar curcunanın içinden yeni çkmaya çalışan bir şehre ya da ülkeye yeniden niye o kadar insan koyarlar, ya da o kadar insan koyacaksan niye adamakıllı şehri temizlemezsin diyesi geliyor insanın.
aslında, bildiğimiz romero tarzı zombi filmlerinden de öteye koymak lazım bu filmi. belki bir alt tür olarak incelenebilir. izlediğimiz bir sürü romero filminde zombiler kendini bilmeyip olabildiğince yavaş halde ilerleyip kurbanlarını besin kaynağı olarak avlarken, bu filmdeki olay bambaşka. virüsü kapan vatandaş 10-15 saniye içinde, Allah'ını kaybedip, ortalığı duman ediyor. bulduğu kişiyi de ısırarak ya da yaralayarak kendisine dahil ediyor. yani, bildiğimiz zombi filminden de daha fazlası var.
sonu itibariyle de, 'sanki biraz daha iyi olabilirdi' dedim ben. bir de, mantıklı düşünüldüğü zaman, 'hade len, o adam ne adammış, hayalet gibiydi kimse bir türlü yakalayamadı; ne görevli adammış karantinaya alınmış bir kadının yanına sorgusuz sualsiz girebiliyor - ki o kadın da karısı oluyor - ve virüsü yeniden ortaya çıkarabiliyor ' demekten insan kendisini alamıyor.
bir de benim nazarımda, evlilik müessesesine kritik bir bakış açısı var. gerçi burada mağdur olanı izleyenler bilirler, dayanamayıp da okuyanlar da anlamışlardır mağdure bacı'yı ama, işte demek ki, evli olduğun ya da eşim dediğin bir insanı kendi uçkurun için anında satabiliyor, sonra da çocuklarına işkembeden sallayabiliyormuşsun...
kısacası, ilk filmin vasatı geçen, senaryosu pek fazla ön planda tutulmadan izlenmesi gereken devam filmi olarak hafızalara kazınabilecek filmdir kendileri.
seriyi bu filmden izlemeye başlamamın ilk filmden daha az etkilenmemi sağlamamış olması birinci filmin daha başarılı olduğunun bi göstergesi belki de. soundtracklerini muse'un yaptığı ikinci filmin sonu ise serinin devamının geliceğini müjdeler nitelikte. ha 28 yıl asır çağ ne olur onu bilemem.
bir ailenin britanya nın sonunu getirdiği filmdir.
filmin ana teması ise; "insan insanı miker" dir.
filmin ana teması ise; "insan insanı miker" dir.
28 days later ile 28 weeks later arasında neler oldu bitti merak edenlere:
http://beyazperde.mynet.com/vitrinkitap.asp?idk=4127
http://beyazperde.mynet.com/vitrinkitap.asp?idk=4127
28 days later ın yerini tutamayacak bir film. zira izlerken hiç sıkılmamanıza rağmen birşeylerin eksikliğini hissediyorsunuz. bu son derece az yer bulan (kanımca) virüsü kapanların saldırı sahnelerinin kolpalığı ve azlığı veya virüslülerden çok askerlerin aksiyona girmesi olabilir. agziniza bir parmak balı sürüp hadi yavrucum diyen bir filmdir. Sonuc itibariyle de devam edecek gibi durmaktadır.
--spoiler--
adieu paris!
--spoiler--
--spoiler--
adieu paris!
--spoiler--
aslında klişe bir devam filmi olurdu eğer 28 gün sonranın devam filmi olmasaydı.
13 temmuz 2007 de gösterime girecek devam filmi.
merakla ve heyecanla beklenen filmdir kendileri. özellikle başrölde troy da aşık olduğumuz briseis i canlandıran rose bryne in olması heyecan vericidir. Cillian Murphy nin olmaması ise üzücüdür.
en azından 28 days later ın sonundan sonra neler olduğu hakkında bilgi vermesi açısından* * iyi olacağa benziyor.
en azından 28 days later ın sonundan sonra neler olduğu hakkında bilgi vermesi açısından* * iyi olacağa benziyor.
28 days later adlı filmin devamı niteliğindeki yapım. başrolde robert carlyle oynuyor. konusu kısaca; geçti gitti sanılan hastalık tekrardan hortlar ve olanlar olur. merakla bekleniyor. yaz aylarında vizyona girecektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar