bugün
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı28
- bir sözlük kızıyla şapır şupur öpüşmek12
- hiç bitmeyecekmiş gibi gelen şeyler8
- kapadokya20
- geleceğe bir not bırak4
- sözlüğe fotoğraf atmak6
- sözlüğe veda edecek yazarların son konuşmaları7
- balık3
- cingan kasa transit4
- mason greenwood6
- duştayken gelen varoluşsal sancılar3
- friedrich hegel la bi cay icek12
- islam barış dinidir43
- boş yapasınız gelince ne yapıyorsunuz14
- görgüsüzlük belirtileri2
- yeni partili sözlük yazarları26
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek2
- öbür sözlükte yazmanın ayıp karşılanması3
- güç ellerinde olsa halkın içinden geçecek kitle5
- denizatı2
- karıma seve seve köle olurum3
- türbanlıların beni hiç sevmemesi2
- marcus aurelius3
- rafael leao3
- gemi2
- sarapci koala52
- akp bitince troller nolacak4
- sözlüğün açık ara en sevilmeyen yazarı seçilmek18
- arkadaşlar çok acil bi baksanıza10
- iyilik vs dürüstlük5
- recep tayyip erdoğan25
- gülhane'deki hijyen iddiaları2
- nerede çoluk çocuk var hep uludağ sözlük te olması3
- akchpliler3
- filenin sultanları ndan almanya zaferi2
- bik bik bırakırsa ben de giderim3
- gilded ve diğerleri2
- karısına köle olmak isteyen erkek4
- zeki insanların sevilmemesi5
- sabahlara kadar cips kolayla bilgisayarda oturmak5
- bizimkiler4
- hayırlı bir iş için yarasa yakalamak3
- ne okudunuz3
- dolly parton4
- göz2
- at2
- sarı torba satışının yasaklanması3
- hintli kadınların aslında güzel olması7
- ne kadar yaşlısın22
- balon5
sevdiği entry'ler
insan bir noktada kendine bile yabancı olunca, kalabalığın da bir anlamı kalmıyor. Yalnızlık iliklerine kadar işlemiş oluyor.
Sevgili kalbim!
Neden hâlâ apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinde kuş sesleri beklersin?
-Ali Lidar
Neden hâlâ apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinde kuş sesleri beklersin?
-Ali Lidar
hala çözemediğim ve neden yaptığını anlamadığım bir takım yalanlar.
En asil duyguların insanıdır. Asil kadınlardan hoşlanır.
Bu sebepten kezbanların nefretini kazanır.
Bu sebepten kezbanların nefretini kazanır.
Karşına oturup aptalca bir gururla yaşamanın nasıl bir his oldugunu anlatmak isterdim
Bazı şeyleri ne kabullenebildim, ne de altından kalkarım diye büyüklendim,
Sadece karma seni bana bırakana dek, ben de oluruna bıraktım.
Ne gerek vardı birini mimiklerine kadar sevmeye
Üstelik şu soğuk ülkeyi terk edişime bir bavul uzaklıktayken.
Biliyorum, insan bir kez meyletti mi, zaaf çukuruna düşüyor
şimdi binlerce kilometre uzaktayken bize bakmak daha kolaymış
beni sana getiren her yola minnettarım
Çünkü Sana çıkan her yol kutsal..
Bence biliyorduk ki, bazı anlar ve bazı aşklarda, bir gün bitecek olmanın güzelliği vardı,
Senden önce..
Ama hala öğrenilecek şeyler var,
Elimize yüzümüze bulaştırmadan sevebilirsek eğer,
Bir gün yetinmeyi de öğreniriz elbet
Denizi olmayan iklimleri sevebildiğimiz gibi.
Velhasıl, güzelsin sevgilim..
özlenildiğinde daha da güzelsin.
Bazı şeyleri ne kabullenebildim, ne de altından kalkarım diye büyüklendim,
Sadece karma seni bana bırakana dek, ben de oluruna bıraktım.
Ne gerek vardı birini mimiklerine kadar sevmeye
Üstelik şu soğuk ülkeyi terk edişime bir bavul uzaklıktayken.
Biliyorum, insan bir kez meyletti mi, zaaf çukuruna düşüyor
şimdi binlerce kilometre uzaktayken bize bakmak daha kolaymış
beni sana getiren her yola minnettarım
Çünkü Sana çıkan her yol kutsal..
Bence biliyorduk ki, bazı anlar ve bazı aşklarda, bir gün bitecek olmanın güzelliği vardı,
Senden önce..
Ama hala öğrenilecek şeyler var,
Elimize yüzümüze bulaştırmadan sevebilirsek eğer,
Bir gün yetinmeyi de öğreniriz elbet
Denizi olmayan iklimleri sevebildiğimiz gibi.
Velhasıl, güzelsin sevgilim..
özlenildiğinde daha da güzelsin.
kendisine üzülerek kısa bir hikaye anlatmak istediğim yazar.
hastalıklı mikrop bir gün çük kadarken arkadaşlarıyla inşaat halinde olan izbe mi izbe bir binanın önünde top oynuyorlarmış. bu yazar dostumuz arkadaşları arasında en saf, en temiz ve de en de çüksüz olanı yani korkak olanıymış. gel gör ki inşaata da top kaçtığında bizim gariban gidermiş. diğer arkadaşları da onu cesaretlendirip arkasından da gülerlermiş. ''ahahah enayi enayi! bu salağı da zaten top toplasın diye çağırıyoruz yoksa topta oynayamıyor mala bak ahahha'' diye alay ederlermiş. :((( bunlar yetmezmiş gibi bir gün daha kötü bişi olmuş. bizim saf oğlan yine topu almaya seke seke inşaatın içine doğru giderken karanlıkta bişi görmüş. çok korkmuş, dili tutulmuş birazda altına sıçmış afedersin. çünkü daha önce böyle bir şey hiç görmemiş. gördüğü şey bir palyaçoymuş. ona doğru yaklaşmış ve birazda kısık bir sesle asla bir daha unutamayacağı şu sözcükler dökülmüş dudaklarından : ''tipini skm''.
işte o palyaço benim.
hastalıklı mikrop bir gün çük kadarken arkadaşlarıyla inşaat halinde olan izbe mi izbe bir binanın önünde top oynuyorlarmış. bu yazar dostumuz arkadaşları arasında en saf, en temiz ve de en de çüksüz olanı yani korkak olanıymış. gel gör ki inşaata da top kaçtığında bizim gariban gidermiş. diğer arkadaşları da onu cesaretlendirip arkasından da gülerlermiş. ''ahahah enayi enayi! bu salağı da zaten top toplasın diye çağırıyoruz yoksa topta oynayamıyor mala bak ahahha'' diye alay ederlermiş. :((( bunlar yetmezmiş gibi bir gün daha kötü bişi olmuş. bizim saf oğlan yine topu almaya seke seke inşaatın içine doğru giderken karanlıkta bişi görmüş. çok korkmuş, dili tutulmuş birazda altına sıçmış afedersin. çünkü daha önce böyle bir şey hiç görmemiş. gördüğü şey bir palyaçoymuş. ona doğru yaklaşmış ve birazda kısık bir sesle asla bir daha unutamayacağı şu sözcükler dökülmüş dudaklarından : ''tipini skm''.
işte o palyaço benim.
Eğer zamanında değer verdiğiniz biriyse ve sana yamuk yapmışsa senin vicdanın her şeye rağmen rahatsa ve gene çıkmıyorsa karşı tarafın dövünmesi gerekiyor.Merak etmeyin onun da aklından çıkmıyorsunuz.O sizin kuruntunuz.
Edit: Benim bu, oh be rahatladım.Beni ara sıra huzursuz etse de zaman denen kavramın akışına bıraktım ki benim gibi dostu zor bulur.Zaman ilaçtır olmazsa da ne yapalım gidip yalvaracak değilim.
Edit: Benim bu, oh be rahatladım.Beni ara sıra huzursuz etse de zaman denen kavramın akışına bıraktım ki benim gibi dostu zor bulur.Zaman ilaçtır olmazsa da ne yapalım gidip yalvaracak değilim.
Üzgünüm. Ama sadece üzgünüm demekle yetinebiliyorum, mesela ağlamıyorum senin için, çıldırmıyorum deli gibi veyahut zarar vermiyorum kendime. Bitmiş diyorlar bizim için. Oysaki her zerremle hiçbir şeyin bitmeyeceğine inanmışken her zerremi yaktığımı hiçbir zaman fark etmemiştim. Bugün son bir kez senin için konuştum kendimle. Defalarca küfrettim varlığına, sonra üzülüp özür diledim senin için kendimden. Sahi, nasıl oldu her şey birdenbire çok güzelken? Daha birkaç gün öncesinde birkaç yıl sonramızı düşlemiyor muyduk biz? Yalan mıydı yoksa, ya da aslında bir başkasıyla düşlediklerini benimle diyalog hâline mi getirmiştin? Senden nefret etmemek için seninle yaşadıklarımdan, yaptıklarımdan nefret ettim. Çünkü bilirdim, nefret ettiğin için yaşarsın ve nefret ettiğinle de ölürsün. Başta insanları sevmedim, mavilerden nefret ettim seni hatırlatıyor diye. Uzun saçlarımı kestim, renkten renge soktum. Herkese acıdım senin acımasızlığından nefret edebilmek için, zaten bilirsin bu huyunu da sevmezdim. Sadece sen olduğun için kabullenirdim. Herkesi düşündüm senin düşünmediğin kadar. Neyi sevdiysen nefret edebilmek için hep tam tersini yaptım. Yaptım, yaptım. Sonra bir gün seni yavaş yavaş unuttuğumu fark ettim. ismin soluklaştı hatıramda, kimi unuttum ben dedim. ismin geldi anılarımızla gözümün önüne. Kokun gitti ilk önce, sonra bakışların. Sözlerin, ve yavaş yavaş anılarımız. Unutuyorum seni. ileride gülerek hatırlayacağım bu anılarda ağlıyorum. Vazgeçiyorum artık çünkü uğraştıkça kararıyorsun. Ben de senin gibi olmak istemiyorum. istediğin gibi kal artık, nasıl istiyorsan öyle kal. Ama "herkesin iyi olmasını istediğimi" bilirsin ya, işte sen de güzel kal.
Allahım affet ama bunları kimseye yazmıyorum, şizofrenlik ya işte.
Allahım affet ama bunları kimseye yazmıyorum, şizofrenlik ya işte.
Şey vardır bir de. Geçersin ama o iki kulak arası boş olduğu için çıkarsın. O ihtimali de düşünmek gerek, bu daha acı.
halbuki frank gibi islamı kötüleyip 24 saat akepeyi övseler ne kadar faydalı işler yapmış olurlardı.
Hisler genellikle yanıltmaz. Yanlış verilen kararları hislere yüklemek en büyük yanılgıdır.
Düşünülmesi saçmalıktır. Bakın düşünülmesi diyorum çünkü hayat gerçekten denemeye değer. Yani istediğiniz zaman ben yokum deme şansınız yine olacak ama yaşama şansınız tamamen bitecek. Yaşama değer o kadar çok şey var ki yaşamak denendiği zaman alternatiflerden intihara sıra gelmeyecektir zaten. Anlık kızgınlıkla yapılan girişimler ise hayatta pişman olduğumuz bazı kararlarımızdan sadece biri. Düşünsenize pişman bile olamayacaksınız. Velhasıl kelam intihar çözüm falan değildir. Hem kim hayatın kolay olduğunu söyledi ki? Mücadele zaten bu işin eğlenceli tarafı değil mi? Hayatın zevk alabileceğimiz o kadar çok yönü var ki... Yeter ki umutları yeşertmeyi bilsin insan.