bugün
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- gocu nerede7
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak8
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- gocu'nun heykeli4
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- dünyanın en güzel tatlısı12
- true namussuzdur2
- allah varsa beni milli yapsın4
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- barış yarkadaş2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- true'nun maaşı2
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- maruf güneş4
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- balık ekmek2
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- allah neden cinselliği yarattı2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- regl dönemi dengesizlikleri4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- oğuzhan uğur7
- türklerin ileri olduğu konular21
- ruhi çenet2
- memecoin2
- deniz göktaş2
- tron coin2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- ezgi dalgıç2
tam adıyla "lemony snitcket's a series of unfortunate events" olan film. dehşet - ül muazzam bir holivuud prodakşını.
baş komedyeni ise (bkz: jim carrey)olan bu film aynı ismin altında ezilip gitmekte; zira aktörün maske gibi bir yapımla patlayarak kendini tekrar eden komedi karakterleriyle devam etmiş olması, arasına eternal sunshine of the spotless mind ve 23 gibi yapımlar ile bünyelerde 3 ila 667 skovillik etkiler bırakan sosları da serpiştirerek enteresan bir kariyer takip etmiş olması filme gerçekten "derin anlamlar" yüklemekte. özellikle lemoy snicket mahlasını herhangi bir, hayatında harry potter okumamış ve dahi bilmeye çekinmiş bir kimse kadar yakından duyan izleyici kitlesi için...
--spoiler kaçağı olabilir--
jim carrey'in kendisini aştığı bu filmi de doğal iki alternatiften birisiyle izledik. yalnız başımıza değildik doğal seleksiyondan dolayı şirinler edasıyla diskimize yerleştirdiğimiz dvd'mizi bir de kedi bularak oturduk merak içinde izlemeye.. ne yalan diyeyim, 15. dk'ya kadar hamletvari bir order of the phoenix tekrarı izliyorduk ve maalesef jim carrey'den kesin bir şey patlayacak inancımız yüzünden filmin iç boğucu atmosferine girememiştik. ta ki kendisine kont olaf diyen bu karakter midir isim anagramı mıdır belirsiz, çakma kont dracula'nın hermione granger'dan üstün bir zeka sergileyerek tüm testere serisi filmlere taş çıkartacak bir performansla "ölmek üzereyim öyleyse hayatta kalmak için insanlığım ne gerektiriyorsa yapmalıyım" tarzı bir evrim geçiren üç kardeşi cidden öldürmek istediğini anladığımız ana gelene değin. vayanasss..bi dk ya diye iyice dikkat kesiliyor insan.
filmin bir diğer hadisesi de, arnold civardagezer'li ilk conan filminden bu yana yılan sembolünün böylesine etkili bir senaryo dahilinde kullanılmış olması. insanın aklı gidiyor sebepsiz; kitaplarını da dürtmek istiyor; özellikle harry potter'a ilk quidditch izleyerek saygı duymuşsanız kendi nefsinizde.
neyse conan bu tabi boru değil, beni öldürmeyen şey güçlü kılar felsefesi; böyle lemony snicket'in ki gibi son derece bu gerçekliğe sıkışmış üç kardeşseniz eğer bir yılanın yanında sakin kalabilmeyi öğrenmelisiniz. çocuklara anlatılan da yaklaşık olarak böyle birşey olmalı. sürüngen bilinç bile kendi huzurunda sakindir (sürüngen bilinç ile ilgili daha geniş kurgusal bilgi için naçizane kanımca lütfen (bkz: parfümün dansı)*).
gelgelelim; kont olaf psikopatlığından taviz vermez biçimde takip ediyor üç kardeşimizi ve yaradanın işine gel ki olaylar hakikaten talihsiz gelişiyor. ancak bu sefer jim carrey diyoruz; sen ne yaptın??? kalıyoruz.
filmin başından beri sus pus oturan kedi o anda dile geliyor; keşke gary oldman oynasaymış diyor mutsuzluğunu dile getiriyor. sirius'un aslında dracula'yı canlandırdığını buraya jim carrey'in film resmen para yapsın diye seçilmiş olduğunu anlatmaya çalışıyoruz kendisine lakin "miyaw" diyor geçiyor..
--spoiler biter--
kötü adamın hakkının verilerek oynandığı bu film tek başına koskoca bir hp serisine resmen taş çıkartıyor. hem de bir dvd süresinde. jim carrey'in ismindendir o efendim; kim olduğunu biliyodur o diye de düşünmeden edemiyor bünyecan. en başarılı kitap uyarlamaları klasmanında "bram stoker's dracula'nın" yanına koyulup tozu silinesi bu gerilim harikası ilginç de bir tespit sunuyor: "tanrı daima çocukların yanındadır".*
(bkz: scoville)
baş komedyeni ise (bkz: jim carrey)olan bu film aynı ismin altında ezilip gitmekte; zira aktörün maske gibi bir yapımla patlayarak kendini tekrar eden komedi karakterleriyle devam etmiş olması, arasına eternal sunshine of the spotless mind ve 23 gibi yapımlar ile bünyelerde 3 ila 667 skovillik etkiler bırakan sosları da serpiştirerek enteresan bir kariyer takip etmiş olması filme gerçekten "derin anlamlar" yüklemekte. özellikle lemoy snicket mahlasını herhangi bir, hayatında harry potter okumamış ve dahi bilmeye çekinmiş bir kimse kadar yakından duyan izleyici kitlesi için...
--spoiler kaçağı olabilir--
jim carrey'in kendisini aştığı bu filmi de doğal iki alternatiften birisiyle izledik. yalnız başımıza değildik doğal seleksiyondan dolayı şirinler edasıyla diskimize yerleştirdiğimiz dvd'mizi bir de kedi bularak oturduk merak içinde izlemeye.. ne yalan diyeyim, 15. dk'ya kadar hamletvari bir order of the phoenix tekrarı izliyorduk ve maalesef jim carrey'den kesin bir şey patlayacak inancımız yüzünden filmin iç boğucu atmosferine girememiştik. ta ki kendisine kont olaf diyen bu karakter midir isim anagramı mıdır belirsiz, çakma kont dracula'nın hermione granger'dan üstün bir zeka sergileyerek tüm testere serisi filmlere taş çıkartacak bir performansla "ölmek üzereyim öyleyse hayatta kalmak için insanlığım ne gerektiriyorsa yapmalıyım" tarzı bir evrim geçiren üç kardeşi cidden öldürmek istediğini anladığımız ana gelene değin. vayanasss..bi dk ya diye iyice dikkat kesiliyor insan.
filmin bir diğer hadisesi de, arnold civardagezer'li ilk conan filminden bu yana yılan sembolünün böylesine etkili bir senaryo dahilinde kullanılmış olması. insanın aklı gidiyor sebepsiz; kitaplarını da dürtmek istiyor; özellikle harry potter'a ilk quidditch izleyerek saygı duymuşsanız kendi nefsinizde.
neyse conan bu tabi boru değil, beni öldürmeyen şey güçlü kılar felsefesi; böyle lemony snicket'in ki gibi son derece bu gerçekliğe sıkışmış üç kardeşseniz eğer bir yılanın yanında sakin kalabilmeyi öğrenmelisiniz. çocuklara anlatılan da yaklaşık olarak böyle birşey olmalı. sürüngen bilinç bile kendi huzurunda sakindir (sürüngen bilinç ile ilgili daha geniş kurgusal bilgi için naçizane kanımca lütfen (bkz: parfümün dansı)*).
gelgelelim; kont olaf psikopatlığından taviz vermez biçimde takip ediyor üç kardeşimizi ve yaradanın işine gel ki olaylar hakikaten talihsiz gelişiyor. ancak bu sefer jim carrey diyoruz; sen ne yaptın??? kalıyoruz.
filmin başından beri sus pus oturan kedi o anda dile geliyor; keşke gary oldman oynasaymış diyor mutsuzluğunu dile getiriyor. sirius'un aslında dracula'yı canlandırdığını buraya jim carrey'in film resmen para yapsın diye seçilmiş olduğunu anlatmaya çalışıyoruz kendisine lakin "miyaw" diyor geçiyor..
--spoiler biter--
kötü adamın hakkının verilerek oynandığı bu film tek başına koskoca bir hp serisine resmen taş çıkartıyor. hem de bir dvd süresinde. jim carrey'in ismindendir o efendim; kim olduğunu biliyodur o diye de düşünmeden edemiyor bünyecan. en başarılı kitap uyarlamaları klasmanında "bram stoker's dracula'nın" yanına koyulup tozu silinesi bu gerilim harikası ilginç de bir tespit sunuyor: "tanrı daima çocukların yanındadır".*
(bkz: scoville)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar