bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması29
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz9
- israil'in 1915 olaylarını soykırım tanıması8
- ustalara kek yapmak4
- her evde bulunan efes pilsen bardağı10
- sözlük kızlarını koruma ve yaşatma derneği5
- artemis5
- cumhuriyetin intikamı2
- velvet45
- sadece erkeklerin olduğu ortamda espri yapmak2
- yazarlara gelen son mesaj8
- yaşadığın şehrin turistik yerlerini gezmek4
- rockçılara satanist diyen mallar2
- kolonya şişesi görünce içme isteği gelmesi6
- günlerce konuşulacak bir başlık açmak2
- çapkınlık dersleri2
- herkesin panik olduğu durumda cool takılan insan2
- roman düğünleri 353
- gizli oylayan melek3
- hiçbir şey bilmeyip üst kademede çalışmak3
- deniz göktaş9
- tai lung3
- meme verin lan2
- yaz sıcağında ayakkabıya sakız yapışması4
- kadın yazarların daha fazla oylanıp takip edilmesi3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle23
- konuşan karga2
- türklerin her ırkı türk sanması10
- anın görüntüsü26
- türklerin medeniyet kuramama nedeni9
- kader adamım3
- eksi oy alınca ağlayarak günlüğüne yazmak2
- evde cilt beyazlatma yöntemleri2
- sabahın köründe siyaseti düşünen insan3
- başlığı açıklamak yerine açanı cevaplamak2
- evde makarna yapmanın maliyeti4
- sabah sabah kavga edecek enerjiyi bulmak2
- kürtlerin muhteşem ve harika derecede ezik olması10
- umursamaz insan2
- son 1 ayın en başarılı gammazları3
- sözlüğün aptal kaynaması13
- 2026 dünya kupası35
- sözlükte tribünlere oynamak3
- sözlük draması2
- futbol32
- bugün aradığım aşkı bulacağım gün2
- eski evini rüyada görmek2
- atatürkçülük ile 2026 da ülke yönetilmez16
- afrodit2
- sözlükte yokluğu hissedilen yazarlar10
şimdi yazacağım dizilerden bazıları herkese hitap etmeyebilir. benim dizi sıralamam şöyle ki:
1) The Walking Dead: böyle bir dizi olamaz. ilk 2 sezon psikolojikmen gerebilir ama sonrasını izleyin yaşayın derim. Kan man dalak bağırsak iğrençlikler bolca ama alışıyorsunuz zamanla. Rüyalarınızda zombi salgını yaşatıyor insana o derece etkileyici. Bir de sahip olduklarınızın değerini anlıyorsunuz tabi. ilk sezonu bildiğin üşüyerek izledim yeminle. Daryl Dixon diye bir karakter var sırf onun için izliyorsunuz zaten bi zaman sonra.
2) Friends: böyle bir dizi de olamaz efenim. Amerikanlardan beklenmeyecek bir mizah şaheseridir. Hangi karakteri daha çok sevsem karar veremedim. ilk iki sezon biraz zorluyorsunuz sonuçta 94 yapımı dizi ama 10 sezon olduğu için hem değişen modayı hem geçen yılları teknolojinin vs. nasıl değiştiğine diziyle şahit oluyorsunuz. ince espriler ve sempatik karakterler. Phoebe Buffay'le kendimi hep özdeşleştirmişimdir. Eminim siz de biriyle özdeşleştireceksinizdir. Kimin eli kimin cebinde olayı timsali diğer arkadaşlık dizilerindeki kadar yok. 20 dakikalık bölümler olduğu için su gibi gidiyor.
3) House MD: Bu House denen adamın üzerinden giden diziyi izlerken böyle bir adam olamaz diyorsunuz. Dahi bir doktorun kişilik problemleri, profesyonelliği ve dehası birleşince ortaya çevresindeki insanların bazen ağzını açık bırakan, bazen sinir eden, bazen kendilerini çok aptal hissetmelerine sebep olan hikayeler ortaya çıkıyor. Kim ne derse desin bir psikolog olarak iddia ediyorum, house bir narsist değildir.
4) Game of Thrones: Savaş aksiyon macera tarih entrika efenim. Muhteşem Yüzyıl la karşılaştırmayın bile tarih dedim diye. Bu çığır açan bir yapım. Gavur işi diye değil. Adamlar yapmış işte onun için. Buradaki karakter tahlillerine hiç girmeyeyim en iyisi çıkamayabilirim. Ana karakterleri çok sevip umut bağlamayın derim.* Bol sexli bir film yalnız yaşınız küçükse izlemeyin adabınız bozulmasın.*
5) Breaking Bad: Yo! Yo biatch! Hey bitch.. vs. Her kelimesinin sonunu bitch ile bitiren serseri görünümlü duygusal genç Jesse Pinkman ile eski lise kimya hocası dahi Walter White'ın macerasını sunan dizi. Olaylar hakkında çok spoiler a girmeyelim ama bu dizinin karakterlerini tam olarak anlamak bütün sezonları aldı. Uyuşturucu olayına hak mı vermeye başladım ula diye kendimden şüpheye düşürttüler bi ara ama sonunda başladığım noktaya döndüm. izlerken sürekli şunu yapacaksınız; aslında bu adam iyi bi adammış. öbür bölümde: aaa... şeytan bu şeytan. öbüründe: piç pinkman! diğerinde: zavallı pinkman. Ama tek bir şeyi hep söylüyorsunuz: Skyler derdin ne bacım!?
6) How i Met Your Mother: Bu zaten bir gereklilik öyle değil mi? Yabancı dizi yoluna başladığımız dizilerden biri çoğumuzun. Kimi zaman duygusal kimi zaman komedi. Bence 8. sezonda zirvesini yaptı. Değerli emektar bir antika gibi benim gözümde dizi. Marshall Eriksen dizinin kilit ince noktasıdır bence her ne kadar öyle gösterilmese de.
7) The IT Crowd: ingiliz yapımı bol ingiliz aksanlı dizidir kendisi. 3 tane şapşal bilgi işlem çalışanının başlarından geçen şeyleri anlatan durumsal komedidir. Çok popüler bir dizi değildir fakat 2. sezonun 1. bölümünde hayatımda hiç bir diziye vs. gülmediğim kadar beni güldürdüğü için listeme girmiştir. sadece 1 bölümle beni benden almıştır. Roy'un tekerlekli sandalye macerası, bilen bilir.
8) Gossip Girl: Amaan kızmış bu ya diye teşhisi koydunuz biliyorum, ki doğru da ama zeka ve para seviyesi ters orantılı karakterler olmasına rağmen dizi sizi çekiyor. Boş boş izliyorsunuz. Entrikalar olaylar olaylar. Ben daha çok moda eleştirisi yapıyordum izlerken. Çok şey de katmıştır bu anlamda. Tabi benim o kadar param yok o ayrı. Gençken heves ediyorduk izleyip işte *
9) Teen Wolf: ilk iki sezonunu sırf zaman geçirmek için öylesine izlerken 3. sezonunda vay anasını dedirtmiştir. Teen olmaktan çıkıp Adult kategorisine geçmiştir. Kurt murt hikayesi gibi görünse de adından aslında doğaüstü bir çok varlıktan ve daha çok uzakdoğu efsanelerinden kaynak alınmış.
Ekleme yapma amaçlı edit:
10) Prison Break: Yayınlanmasının ve final yapmasının üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen eşimin ısrarı ile izlemeye başladım. Yıllar önce izlemediğim için pişmanım. Sonradan eklediğim için 10. sırada yazsam da beğeni olarak 3. sıraya alıyorum kendisini bu listede. Micheal Scofield maşallah evladım o ne zeka. Gerçekçi bir dizi değil ama gerçekçi olması kimin umurunda dizinin heyecanından sonra.
11) Fringe: Olivia Dunham, Peter Bishop, Walter Bishop ve Astro* ile aklınızın sınırlarını zorlayacak bir bilim kurgu dünyasına yolculuk ediyorsunuz. ilk sezonun bir kaç bölümü ve 4. sezonun ilk bölümleri biraz sıkıyor ama devam ettiğinizde buna değiyor. Çok beğenerek izlediğim bir dizi. Ayrıca Olivia Dunham a çok büyük bir hayranlık besliyorum.
12) Da Vinci's Demons: Leonardo Da Vinci'nin hayatından yola çıkarak daha çok kurgusal bir hikaye üzerinden seyreden ve 1400'lü yılların sonlarını ele alan muhteşem bir dizi. Dizide bol bol, türkçe konuşamayan türklere rastlayacaksınız *. Çünkü Osmanlı ile Haçlı savaşlarını da ele alıyor dizi ve oyuncu kastındaki türkleri oynayanlar genellikle türk değil, amerikan. Leonardo yu oynayan adam ayrı bir tat veriyor diziye. Aynı zamanda oldukça gizemli ve bir sonraki bölümü izlemek için sabredemeyeceğiniz bir dizi. Çok erken bitirildi. Yani nasıl saçma, adını duymadığımız diziler 6.7. sezonu yaparken şu dizinin 3. sezonda bitirilmesi iş mi!
13) LOST: sonradan izlemiş olsam ve listeme sonradan eklemiş olsam da bugüne kadar izlediğim en güzel, en sürükleyici dizilerden biri Lost. Ki ben dizilerimin bendeki oluşturdukları yerine sadık bir insanımdır ama bugüne kadar izlediğim bütün dizilerin üstünden atlamış ilk 2'ye taht kurmuştur benim için. Lost izlemek hiç bir diziyi izlemeye benzemez. O an çok eğlendiğiniz bir işiniz bile olsa, işinizi gücünüzü bırakıp bir an önce lost izlemek için eve gelip bilgisayarı elinize almak istersiniz. Bir sonraki bölüme duyduğunuz meraktan dolayı gününüzün dolu veya boş olduğunu dinlemeden ard arda bir sürü bölüm izlersiniz, bu nedenle hemen biter zaten. Sonunu anlamayan insanlar olabilir, size de bu konuda sonuyla ilgili hayal kırıklıklarını aktarabilirler ancak anlaşılmayacak bir yanı yok. Ben yıllarca etrafımdakilerin bu konudaki hayal kırıklıklarını anlatıp durmalarına kanarak çok şey kaçırmışım, siz kaçırmayın.
1) The Walking Dead: böyle bir dizi olamaz. ilk 2 sezon psikolojikmen gerebilir ama sonrasını izleyin yaşayın derim. Kan man dalak bağırsak iğrençlikler bolca ama alışıyorsunuz zamanla. Rüyalarınızda zombi salgını yaşatıyor insana o derece etkileyici. Bir de sahip olduklarınızın değerini anlıyorsunuz tabi. ilk sezonu bildiğin üşüyerek izledim yeminle. Daryl Dixon diye bir karakter var sırf onun için izliyorsunuz zaten bi zaman sonra.
2) Friends: böyle bir dizi de olamaz efenim. Amerikanlardan beklenmeyecek bir mizah şaheseridir. Hangi karakteri daha çok sevsem karar veremedim. ilk iki sezon biraz zorluyorsunuz sonuçta 94 yapımı dizi ama 10 sezon olduğu için hem değişen modayı hem geçen yılları teknolojinin vs. nasıl değiştiğine diziyle şahit oluyorsunuz. ince espriler ve sempatik karakterler. Phoebe Buffay'le kendimi hep özdeşleştirmişimdir. Eminim siz de biriyle özdeşleştireceksinizdir. Kimin eli kimin cebinde olayı timsali diğer arkadaşlık dizilerindeki kadar yok. 20 dakikalık bölümler olduğu için su gibi gidiyor.
3) House MD: Bu House denen adamın üzerinden giden diziyi izlerken böyle bir adam olamaz diyorsunuz. Dahi bir doktorun kişilik problemleri, profesyonelliği ve dehası birleşince ortaya çevresindeki insanların bazen ağzını açık bırakan, bazen sinir eden, bazen kendilerini çok aptal hissetmelerine sebep olan hikayeler ortaya çıkıyor. Kim ne derse desin bir psikolog olarak iddia ediyorum, house bir narsist değildir.
4) Game of Thrones: Savaş aksiyon macera tarih entrika efenim. Muhteşem Yüzyıl la karşılaştırmayın bile tarih dedim diye. Bu çığır açan bir yapım. Gavur işi diye değil. Adamlar yapmış işte onun için. Buradaki karakter tahlillerine hiç girmeyeyim en iyisi çıkamayabilirim. Ana karakterleri çok sevip umut bağlamayın derim.* Bol sexli bir film yalnız yaşınız küçükse izlemeyin adabınız bozulmasın.*
5) Breaking Bad: Yo! Yo biatch! Hey bitch.. vs. Her kelimesinin sonunu bitch ile bitiren serseri görünümlü duygusal genç Jesse Pinkman ile eski lise kimya hocası dahi Walter White'ın macerasını sunan dizi. Olaylar hakkında çok spoiler a girmeyelim ama bu dizinin karakterlerini tam olarak anlamak bütün sezonları aldı. Uyuşturucu olayına hak mı vermeye başladım ula diye kendimden şüpheye düşürttüler bi ara ama sonunda başladığım noktaya döndüm. izlerken sürekli şunu yapacaksınız; aslında bu adam iyi bi adammış. öbür bölümde: aaa... şeytan bu şeytan. öbüründe: piç pinkman! diğerinde: zavallı pinkman. Ama tek bir şeyi hep söylüyorsunuz: Skyler derdin ne bacım!?
6) How i Met Your Mother: Bu zaten bir gereklilik öyle değil mi? Yabancı dizi yoluna başladığımız dizilerden biri çoğumuzun. Kimi zaman duygusal kimi zaman komedi. Bence 8. sezonda zirvesini yaptı. Değerli emektar bir antika gibi benim gözümde dizi. Marshall Eriksen dizinin kilit ince noktasıdır bence her ne kadar öyle gösterilmese de.
7) The IT Crowd: ingiliz yapımı bol ingiliz aksanlı dizidir kendisi. 3 tane şapşal bilgi işlem çalışanının başlarından geçen şeyleri anlatan durumsal komedidir. Çok popüler bir dizi değildir fakat 2. sezonun 1. bölümünde hayatımda hiç bir diziye vs. gülmediğim kadar beni güldürdüğü için listeme girmiştir. sadece 1 bölümle beni benden almıştır. Roy'un tekerlekli sandalye macerası, bilen bilir.
8) Gossip Girl: Amaan kızmış bu ya diye teşhisi koydunuz biliyorum, ki doğru da ama zeka ve para seviyesi ters orantılı karakterler olmasına rağmen dizi sizi çekiyor. Boş boş izliyorsunuz. Entrikalar olaylar olaylar. Ben daha çok moda eleştirisi yapıyordum izlerken. Çok şey de katmıştır bu anlamda. Tabi benim o kadar param yok o ayrı. Gençken heves ediyorduk izleyip işte *
9) Teen Wolf: ilk iki sezonunu sırf zaman geçirmek için öylesine izlerken 3. sezonunda vay anasını dedirtmiştir. Teen olmaktan çıkıp Adult kategorisine geçmiştir. Kurt murt hikayesi gibi görünse de adından aslında doğaüstü bir çok varlıktan ve daha çok uzakdoğu efsanelerinden kaynak alınmış.
Ekleme yapma amaçlı edit:
10) Prison Break: Yayınlanmasının ve final yapmasının üstünden yıllar geçmiş olmasına rağmen eşimin ısrarı ile izlemeye başladım. Yıllar önce izlemediğim için pişmanım. Sonradan eklediğim için 10. sırada yazsam da beğeni olarak 3. sıraya alıyorum kendisini bu listede. Micheal Scofield maşallah evladım o ne zeka. Gerçekçi bir dizi değil ama gerçekçi olması kimin umurunda dizinin heyecanından sonra.
11) Fringe: Olivia Dunham, Peter Bishop, Walter Bishop ve Astro* ile aklınızın sınırlarını zorlayacak bir bilim kurgu dünyasına yolculuk ediyorsunuz. ilk sezonun bir kaç bölümü ve 4. sezonun ilk bölümleri biraz sıkıyor ama devam ettiğinizde buna değiyor. Çok beğenerek izlediğim bir dizi. Ayrıca Olivia Dunham a çok büyük bir hayranlık besliyorum.
12) Da Vinci's Demons: Leonardo Da Vinci'nin hayatından yola çıkarak daha çok kurgusal bir hikaye üzerinden seyreden ve 1400'lü yılların sonlarını ele alan muhteşem bir dizi. Dizide bol bol, türkçe konuşamayan türklere rastlayacaksınız *. Çünkü Osmanlı ile Haçlı savaşlarını da ele alıyor dizi ve oyuncu kastındaki türkleri oynayanlar genellikle türk değil, amerikan. Leonardo yu oynayan adam ayrı bir tat veriyor diziye. Aynı zamanda oldukça gizemli ve bir sonraki bölümü izlemek için sabredemeyeceğiniz bir dizi. Çok erken bitirildi. Yani nasıl saçma, adını duymadığımız diziler 6.7. sezonu yaparken şu dizinin 3. sezonda bitirilmesi iş mi!
13) LOST: sonradan izlemiş olsam ve listeme sonradan eklemiş olsam da bugüne kadar izlediğim en güzel, en sürükleyici dizilerden biri Lost. Ki ben dizilerimin bendeki oluşturdukları yerine sadık bir insanımdır ama bugüne kadar izlediğim bütün dizilerin üstünden atlamış ilk 2'ye taht kurmuştur benim için. Lost izlemek hiç bir diziyi izlemeye benzemez. O an çok eğlendiğiniz bir işiniz bile olsa, işinizi gücünüzü bırakıp bir an önce lost izlemek için eve gelip bilgisayarı elinize almak istersiniz. Bir sonraki bölüme duyduğunuz meraktan dolayı gününüzün dolu veya boş olduğunu dinlemeden ard arda bir sürü bölüm izlersiniz, bu nedenle hemen biter zaten. Sonunu anlamayan insanlar olabilir, size de bu konuda sonuyla ilgili hayal kırıklıklarını aktarabilirler ancak anlaşılmayacak bir yanı yok. Ben yıllarca etrafımdakilerin bu konudaki hayal kırıklıklarını anlatıp durmalarına kanarak çok şey kaçırmışım, siz kaçırmayın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar