bugün
- bir ayet reddedince dinden çıkmak14
- kuran da namazın olmaması21
- iş arkadaşlığı9
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- 31 yaşında bakire olan kız9
- sözlük yazarları akıllı olsun5
- mehdiyetin yaklaşıyor olması4
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- cevabı bilinmeyen sorular3
- hiç kimsenin hiçbir şeyi olmamak6
- kalça ellemek5
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir5
- en tehlikeli kadın tipi4
- his kaybi3
- ehli sünnet hocalar10
- evli olup sözlükte erkek arayan kadınlar4
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- rüşvet alırken yakalanmak2
- nişanesi şefkattir aleme merhamettir2
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı2
- huzur islamda9
- kadın sürücüyü dikiz aynasıyla döven maganda2
- karımın ayaklarını yıkarım3
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen12
- arabesk7
- hep sinirli yazarlar7
- yanlışlıkla döl fışkırtmak5
- uff diye üzülen erkek6
- sözlükteki ezik kompleksi3
- metrobüse binecek kızlara tavsiyeler6
- mandacı menderes4
- deniz göktaş'ın gösterisine erişim engeli5
- ayağını çikolata sosuna daldırıp yalatan hatun2
- sözlüğe bedenini atan kadın güzelliği4
- iç güveysi gidecek kadar aşağılık bir erkek olmak5
- kavanoz kapağını açamamak4
- otomatik portakal alex piçi2
- götü güzel olan kız6
- dna sı bozuk olan insan3
- youtube müslümanı3
- otopark girişine araba bırakan kişi3
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- cupra2
- döner3
- iz bırakan kitap cümleleri3
- arda güler2
- ayet indirilen dönem5
- giorgia meloni3
açık açık insan neslini kurutmaya yönelik işler yapan bioteknoloji ve tarım şirketi.
işin görünen yüzü: tohumların genetikleriyle oynayarak daha verimli ve dayanıklı tahıl v.s. üretmek.
perde arkasında yapılan: bu götler dünya tohum üretiminde tekel durumundadırlar. piyasaya verdikleri tohumların tümünde baskın genler bulunmaktadır. bu da tohumların ekili oldukları alanlardan çevreye yayılmasına neden olmaktadır. bu da tarlalarında bunların tohumlarını kullanılan tarlalara komşu tarlalara yayılması anlamına gelmektedir. bunu bahane eden monsanto kendi ürünlerini kullanmayan çiftçileri telif hakkı/patent ihlâli nedeniyle dava etmektedirler. şerefsiz abd yönetiminin telif hakkı ve patent ihlâllerine çok ağır yaptırımları ve genel anglo amerikan hukuk sistemi nedeniyle davalı çiftçiler 100 yıl çalışsalar kazanamayacakları cezaları ödemeye mahkûm edilmektediler. bu da monsanto'nun bu çiftçilerin tarla ve çiftliklerine el koymasına neden olmaktadır.
bunun yanında gdo dediğimiz tohumlar bunlar. yani her birinin insan sağlığına olan zararları doğrudan kanıtlanması 25-30 yıl sürüyor. bu da tohumun güncel kaldığı dönemin çok dışında kalıyor. oysa bunların neredeyse tümünün günümüzdeki kanser salgınına neden olma olasılığı %99.
günümüzde türkiye'de ekimi yapılan sebze ve tahılların tümünün tohumları yurtdışından, özellikle de israil'den gelmektedir. çekirdeksiz karpuzdan tutun da kıpkırmızı ve pasparlak görünen ama kestiğinizde kupkuru, tatsız ve neo'nun pardesüsünden bile kalın derisi olduklarını görüyoruz. pembe domates gibi yerli ve son derece güzel sebze ve tahıllar ülkede bulunmaz oldu ve yakında hepten tükenecekler. o zaman bu orospu çocuklarının kucağına hepten oturacağız.
özellikle mısıra yoğunlaştıklarını, türkiye'de mısır, mısırdan üretilen ya da mısırla beslenen her şeyin bunların tohumlarından geldiğini de ayrıca belirtmek isterim. büyük tavuk şirketlerinden aldığınız tavukların nasıl üretildiğini görmüş biri olarak, aman!
bir de cargill var. onlar doğrudan doğruya türkiye'yi sikmek için çalışıyorlar. bahsetmeden geçmeyeyim. onlar ülker'le ortaklar. ülker ürünleri yiyorsanız bilin ki gdo yiyorsunuz. zaten recep tayyip erdoğan'ın bunlara arka çıkması da ondan. türkiye'de insanlar ürettikleri gıda ürünlerinin üzerine gdo'suz olduğunu bile yazamıyorlar. gdo'lar kontrol edilmiyor.
bu tür şirketler yasaklanmalıdır. açık söylüyorum, sonumuz bu şerefsizlerden olacak. bir yandan kanser, öte yandan obezite falan... açık söylüyorum silah şirketlerinden fazla insanın canına mâl oluyorlar.
burada ilaç sanayine de iki giydirmek gerekti: danışıklı dövüş öyle çirkin oynanıyor ki... biri gdo ile insanları hasta eder, beri ki sağlık havucuyla insanların olmayan paralarını bile alır...
düzen bu işte.
işin görünen yüzü: tohumların genetikleriyle oynayarak daha verimli ve dayanıklı tahıl v.s. üretmek.
perde arkasında yapılan: bu götler dünya tohum üretiminde tekel durumundadırlar. piyasaya verdikleri tohumların tümünde baskın genler bulunmaktadır. bu da tohumların ekili oldukları alanlardan çevreye yayılmasına neden olmaktadır. bu da tarlalarında bunların tohumlarını kullanılan tarlalara komşu tarlalara yayılması anlamına gelmektedir. bunu bahane eden monsanto kendi ürünlerini kullanmayan çiftçileri telif hakkı/patent ihlâli nedeniyle dava etmektedirler. şerefsiz abd yönetiminin telif hakkı ve patent ihlâllerine çok ağır yaptırımları ve genel anglo amerikan hukuk sistemi nedeniyle davalı çiftçiler 100 yıl çalışsalar kazanamayacakları cezaları ödemeye mahkûm edilmektediler. bu da monsanto'nun bu çiftçilerin tarla ve çiftliklerine el koymasına neden olmaktadır.
bunun yanında gdo dediğimiz tohumlar bunlar. yani her birinin insan sağlığına olan zararları doğrudan kanıtlanması 25-30 yıl sürüyor. bu da tohumun güncel kaldığı dönemin çok dışında kalıyor. oysa bunların neredeyse tümünün günümüzdeki kanser salgınına neden olma olasılığı %99.
günümüzde türkiye'de ekimi yapılan sebze ve tahılların tümünün tohumları yurtdışından, özellikle de israil'den gelmektedir. çekirdeksiz karpuzdan tutun da kıpkırmızı ve pasparlak görünen ama kestiğinizde kupkuru, tatsız ve neo'nun pardesüsünden bile kalın derisi olduklarını görüyoruz. pembe domates gibi yerli ve son derece güzel sebze ve tahıllar ülkede bulunmaz oldu ve yakında hepten tükenecekler. o zaman bu orospu çocuklarının kucağına hepten oturacağız.
özellikle mısıra yoğunlaştıklarını, türkiye'de mısır, mısırdan üretilen ya da mısırla beslenen her şeyin bunların tohumlarından geldiğini de ayrıca belirtmek isterim. büyük tavuk şirketlerinden aldığınız tavukların nasıl üretildiğini görmüş biri olarak, aman!
bir de cargill var. onlar doğrudan doğruya türkiye'yi sikmek için çalışıyorlar. bahsetmeden geçmeyeyim. onlar ülker'le ortaklar. ülker ürünleri yiyorsanız bilin ki gdo yiyorsunuz. zaten recep tayyip erdoğan'ın bunlara arka çıkması da ondan. türkiye'de insanlar ürettikleri gıda ürünlerinin üzerine gdo'suz olduğunu bile yazamıyorlar. gdo'lar kontrol edilmiyor.
bu tür şirketler yasaklanmalıdır. açık söylüyorum, sonumuz bu şerefsizlerden olacak. bir yandan kanser, öte yandan obezite falan... açık söylüyorum silah şirketlerinden fazla insanın canına mâl oluyorlar.
burada ilaç sanayine de iki giydirmek gerekti: danışıklı dövüş öyle çirkin oynanıyor ki... biri gdo ile insanları hasta eder, beri ki sağlık havucuyla insanların olmayan paralarını bile alır...
düzen bu işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar