bugün
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- en son ne aldınız13
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama6
- uludağ sözlük te yazar olabilme kriterleri4
- instagram da artan erotizm sebebi10
- ayak sevecek kadar abaza olmak11
- kars ardahan ığdır4
- sinemada yiyişen sevgililer9
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar15
- nervio abla13
- eti canga3
- insan olmaya ceyrek kala5
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- başlayabilmek5
- sözlük ayağa düştü4
- kuru amlı10
- mine koşan3
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler8
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı8
- ayağa boşmalmak10
- galatasaray'ın fenere koyması normalleşmesi6
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- ibrahim tatlıses3
- ümit kocasakal20
- 30 ilde daltonlar operasyonu 85 gözaltı3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- vajinaya dil atmak10
- ayakçı ve patici yazarlar derneği7
- nervio tarzı entry girmek24
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması19
- nişanlının annesine anne diyememe sorunsalı5
- yazarların akşama dair planları2
- insan olmaya çeyrek kola2
- gabriel sara2
- hoppidi hoppidi zıplayan ayak gifleri veritabanı4
- ismail kartal21
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı6
- belediyeler2
- sözlük kızlarının çorapları2
- fb'nin rams park ta kendini çok geliştirmesi2
- son buluşmada hesabı kim öder5
- güney kore34
- pforzheim şu an güneşli 16 derece2
- french kiss yapamayan erkek5
- kars 36 spor2
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır6
- vazallı sözlük yazarları3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- barış manço cem karaca erkin koray2
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
atatürk tarafından getirilen musevi bilim adamları
Avrupa'daki nazi zulmünden kurtarılarak Türkiye'ye getirilen ve Türk Üniversitelerinde yıllarca ders verip modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kilometre taşlarından biri olan bilim adamlarıdır.
Atatürk'ün bilime verdiği değerin en önemli göstergelerinden biri de bu bilim adamlarına verilen maaştır.
Türkiye'de bir profesör 150 lira aylık alırken, yabancı profesöre 500-800 lira aylık verildi. bu miktar, milletvekili maaşlarının üç katıydı.yoksul bütçeye karşın bu denli yüksek ücret ödenmesi, o günkü yöneticilerin bilime ve aydınlanmaya verdikleri önemin bir göstergesiydi.
işte o dönem nazilerden çekindikleri için Medeni Avrupa tarafından kabul edilmeyen, ingiltere ve Fransa'nın "vizeleri yok" bahanesiyle geri çevirdiği, Abd'nin kabul etmediği, lakin Atatürk'ün talimatıyla kahraman Türk bürokratları tarafından her birinin ayrı birer filmi çekilecek hikayelerle Türkiye'ye getirilen, Türk Milleti'nin eğitimi için Türk üniversitelerinde, müzelerinde, hastanelerinde, laboratuarlarında çalışan bilim adamlarımız;
Andreas Schwarz: hukuk profesörü.
Karl Strupp: hukuk profesörü.
Wilhelm Röpke: ekonomist.
Dankwart Rüstow: iktisat profesörü.
Gerhard Kessler: ekonomist.
Umberto Ricci: iktisatçı.
Fritz Neumark: hesap, vergi uzmanı.
Fritz Arndt: kimya profesörü.
Erich Frank: insülini bulan profesör.
Hans Reichenbach: mantık-felsefe profesörü.
Curt Kosswig: zoolog.
Wilhelm Liepman: dünyaca ünlü jinekolog.
Benno Landsberger: asurolog, sümerolog-tarihçi.
Georg Rohde: filoloji profesörü.
Alfred Heilbronn: botanikçi.
Richard Von Mises: matematik profesörü.
Clemens Holzmeister: mimar.(tbmm binası)
Bruno Taut: mimar.
Ernst Hirsch: hukuk profesörü.
Rudolf Belling: heykeltraş.
Alfred isaac: iktisat profesörü.
Herbert Louis: coğrafya profesörü.
Erich Auerbach: filolog.
Traugott Fuchs: filolog.
Karl Steuerwald: filolog.
Karl Menges: filolog.
Clemens Möller: filolog.
Felix Haurowitz: kimya profesörü.
Hubert Melzig: filolog.
Philip Schwartz: tıp profesörü.
Rudolf Nissen: tıp profesörü.
Wilhelm Salomon-calvi: jeolog
Harry Dember: fizik profesörü.
Paul Hindemith: besteci-müzisyen.
Eduard Zuckmayer: müzisyen.
Gustov Oelsner: şehir plancısı, mimar.
Alfred Marchionin: ankara üniversitesi tıp fakültesi'nin kurucusu.
Joseph Igersheimer: profesör, göz mütehassısı.
Carl Ebert: opera sanatçısı. profesör.
Kurt Bittel: arkeolog.
Hans Güstav: arkeolog.
Alfred Kantorowicz: istanbul dişçilik fakültesi'nin kurucusu profesör.
Leo Spitzer: edebiyat profesörü.
Erwin Freundlich: astronomi profesörü.
Ernst Von Aster: felsefe tarihçisi profesör.
Wilhelm Peters: psikolog profesör.
Gustov Güterbock: hititoloji profesörü.
Ernst Rudolf Reuter: şehir plancısı-mimar.(daha sonra batı berlin'in ilk belediye başkanı)
Walter Ruben: arkeolog-tarihçi.
Wolfram Eberhard: sinolog.
Annemarie von Gabain: sinolog.
Ne yazık ki bu bilim insanlarının pek çoğu 1950'li yıllarda Demokrat Parti'nin sağladığı fevkalade demokratik ortamdan ötürü Türkiye'yi terk etmişler, yine Almanya başta olmak üzre başka memleketlerde faaliyetlerine devam etmek zorunda kalmışlardır.
işte çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin yaratıcısı Atatürk'ün her ayrıntısını en ince noktasına kadar düşünerek bina ettiği Türkiye Cumhuriyeti, ve günümüzde Marmaray kazılarında çıkan tarihi eserlere "çanak çömlek" diyenlerin yönettiği Türkiye Cumhuriyeti...
ne acı...
Son olarak T.C Başbakanlık arşivinde bulunan Atatürk'ün Prof. Albert Einstein nezdinde Musevi bilim adamlarını Türkiye'ye davet edişinin ardından, Albert Einstein'in cevabı olan mektupların görselleri ile yazıyı fazla uzatmadan noktalayalım ve birkaç dakika da olsa sizleri dün'ün Türkiyesi ile bugün'ün Türkiyesi'ni mukayese etmeyle başbaşa bırakalım...
Albert Einstein'in Başvekil ismet inönü'ye mektubu;(Mektup Başbakan ismet Paşa ve devlet kanalıyla Atatürk'e gönderilmişti.)
görsel
--alıntı--
Ben sadık hizmetkarınız Prof. Albert Einstein! Almanya'dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarını Türkiye'de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum.
--alıntı--
mektubun tercüme edilmiş hali;
görsel
Buna benzer bir hamleyi 19. yüzyılda ikinci Abdülhamid Han yapmış, Pastour'ü Türkiye'ye davet etmişti.
işte ikinci abdülhamid han ile Atatürk arasında geçen süreçte üç kıtaya yayılmış Osmanlı imparatorluğu parçalanmış, Abdülhamid Han'ın izinden giden Mustafa Kemal ise Anadolu'nun küllerinden yeni bir millet yaratmayı başarmıştır...
http://tarihturklerdebasl...gi-musevi-bilim-adamlari/
Avrupa'daki nazi zulmünden kurtarılarak Türkiye'ye getirilen ve Türk Üniversitelerinde yıllarca ders verip modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kilometre taşlarından biri olan bilim adamlarıdır.
Atatürk'ün bilime verdiği değerin en önemli göstergelerinden biri de bu bilim adamlarına verilen maaştır.
Türkiye'de bir profesör 150 lira aylık alırken, yabancı profesöre 500-800 lira aylık verildi. bu miktar, milletvekili maaşlarının üç katıydı.yoksul bütçeye karşın bu denli yüksek ücret ödenmesi, o günkü yöneticilerin bilime ve aydınlanmaya verdikleri önemin bir göstergesiydi.
işte o dönem nazilerden çekindikleri için Medeni Avrupa tarafından kabul edilmeyen, ingiltere ve Fransa'nın "vizeleri yok" bahanesiyle geri çevirdiği, Abd'nin kabul etmediği, lakin Atatürk'ün talimatıyla kahraman Türk bürokratları tarafından her birinin ayrı birer filmi çekilecek hikayelerle Türkiye'ye getirilen, Türk Milleti'nin eğitimi için Türk üniversitelerinde, müzelerinde, hastanelerinde, laboratuarlarında çalışan bilim adamlarımız;
Andreas Schwarz: hukuk profesörü.
Karl Strupp: hukuk profesörü.
Wilhelm Röpke: ekonomist.
Dankwart Rüstow: iktisat profesörü.
Gerhard Kessler: ekonomist.
Umberto Ricci: iktisatçı.
Fritz Neumark: hesap, vergi uzmanı.
Fritz Arndt: kimya profesörü.
Erich Frank: insülini bulan profesör.
Hans Reichenbach: mantık-felsefe profesörü.
Curt Kosswig: zoolog.
Wilhelm Liepman: dünyaca ünlü jinekolog.
Benno Landsberger: asurolog, sümerolog-tarihçi.
Georg Rohde: filoloji profesörü.
Alfred Heilbronn: botanikçi.
Richard Von Mises: matematik profesörü.
Clemens Holzmeister: mimar.(tbmm binası)
Bruno Taut: mimar.
Ernst Hirsch: hukuk profesörü.
Rudolf Belling: heykeltraş.
Alfred isaac: iktisat profesörü.
Herbert Louis: coğrafya profesörü.
Erich Auerbach: filolog.
Traugott Fuchs: filolog.
Karl Steuerwald: filolog.
Karl Menges: filolog.
Clemens Möller: filolog.
Felix Haurowitz: kimya profesörü.
Hubert Melzig: filolog.
Philip Schwartz: tıp profesörü.
Rudolf Nissen: tıp profesörü.
Wilhelm Salomon-calvi: jeolog
Harry Dember: fizik profesörü.
Paul Hindemith: besteci-müzisyen.
Eduard Zuckmayer: müzisyen.
Gustov Oelsner: şehir plancısı, mimar.
Alfred Marchionin: ankara üniversitesi tıp fakültesi'nin kurucusu.
Joseph Igersheimer: profesör, göz mütehassısı.
Carl Ebert: opera sanatçısı. profesör.
Kurt Bittel: arkeolog.
Hans Güstav: arkeolog.
Alfred Kantorowicz: istanbul dişçilik fakültesi'nin kurucusu profesör.
Leo Spitzer: edebiyat profesörü.
Erwin Freundlich: astronomi profesörü.
Ernst Von Aster: felsefe tarihçisi profesör.
Wilhelm Peters: psikolog profesör.
Gustov Güterbock: hititoloji profesörü.
Ernst Rudolf Reuter: şehir plancısı-mimar.(daha sonra batı berlin'in ilk belediye başkanı)
Walter Ruben: arkeolog-tarihçi.
Wolfram Eberhard: sinolog.
Annemarie von Gabain: sinolog.
Ne yazık ki bu bilim insanlarının pek çoğu 1950'li yıllarda Demokrat Parti'nin sağladığı fevkalade demokratik ortamdan ötürü Türkiye'yi terk etmişler, yine Almanya başta olmak üzre başka memleketlerde faaliyetlerine devam etmek zorunda kalmışlardır.
işte çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin yaratıcısı Atatürk'ün her ayrıntısını en ince noktasına kadar düşünerek bina ettiği Türkiye Cumhuriyeti, ve günümüzde Marmaray kazılarında çıkan tarihi eserlere "çanak çömlek" diyenlerin yönettiği Türkiye Cumhuriyeti...
ne acı...
Son olarak T.C Başbakanlık arşivinde bulunan Atatürk'ün Prof. Albert Einstein nezdinde Musevi bilim adamlarını Türkiye'ye davet edişinin ardından, Albert Einstein'in cevabı olan mektupların görselleri ile yazıyı fazla uzatmadan noktalayalım ve birkaç dakika da olsa sizleri dün'ün Türkiyesi ile bugün'ün Türkiyesi'ni mukayese etmeyle başbaşa bırakalım...
Albert Einstein'in Başvekil ismet inönü'ye mektubu;(Mektup Başbakan ismet Paşa ve devlet kanalıyla Atatürk'e gönderilmişti.)
görsel
--alıntı--
Ben sadık hizmetkarınız Prof. Albert Einstein! Almanya'dan 40 profesörle doktorun bilimsel ve tıbbi çalışmalarını Türkiye'de devam etmelerine müsaade vermeniz için başvuruda bulunmayı ekselanslarından rica ediyorum.
--alıntı--
mektubun tercüme edilmiş hali;
görsel
Buna benzer bir hamleyi 19. yüzyılda ikinci Abdülhamid Han yapmış, Pastour'ü Türkiye'ye davet etmişti.
işte ikinci abdülhamid han ile Atatürk arasında geçen süreçte üç kıtaya yayılmış Osmanlı imparatorluğu parçalanmış, Abdülhamid Han'ın izinden giden Mustafa Kemal ise Anadolu'nun küllerinden yeni bir millet yaratmayı başarmıştır...
http://tarihturklerdebasl...gi-musevi-bilim-adamlari/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar