bugün
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sevgiliyle yaşamanın normalleştirilmesi4
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez3
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- kalabalık umumi tuvalette penislerin çarpışması5
- sarışın ve mavi gözlü kızla olmak2
- abdülhamit han dönemi çözüm süreci fotoğrafı4
- tutmayan başlık açma rehberi7
- renault austral2
- erecto dos andreas biraderitos3
- fasulyeyi akşamdan suya koyan erkek2
- silver ile evlenecek erkek53
- ilişki yapmaya üşenmek2
- askerlik anıları6
- avokadonun turkçesinin taşak olması4
- hristolojiye göre kıyamet alametleri5
- koreli erkeklerin türk kızlarından güzel olması4
- cabrio araçla takla atmak3
- elinin içine hapşıran insan5
- eylül 2026 şanslı burçları3
- stt geçmiş kondom kullanmak4
- dün eski sevgilimin evinde neyse boşver diyen kız3
- sözlüğe yalan söylemek yalandan sayılır mı4
- dün gece ne oldu12
- sözlükteki linç kültürü12
- titanikteki rose2
- ıoçk katatese elbise dikti mi sorunsalı7
- sözlükteki linç tayfa6
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- dünyanın yuvarlak olması saçmalığı4
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- az veren candan cok veren maldan5
- sarapci koala59
- arap eli öpmek dudak karartmaz4
- üniversite2
- son tüketim tarihi geçmiş ilaç9
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- deccaliyet çağı6
- bizim uygulamamız bu şekilde4
- popüler olanı eleştiren ezik entel3
- götünü yıkamayan bir kızla evlenir misiniz8
- komşunu kendin gibi sev düşmanını da5
- herkesin kendini zeki sanması4
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları4
- arkadaşlar fasfakirim ya6
- usual bay bey biraderdir2
entry'ler (332)
her önüne geleni muhatap almak manasına gelir ki son derece gereksiz bir aktivitedir. hukuk bilmeyen adamların sarf edeceği sözlerin başında gelir.
genellikle uzun olan entrylerdir. zira zevkle yazılmıştır.
çökmekte olan, düşünemeyen, bakış açısı olmayan, ezbere yetişen sürülerdir.
bu toplumun sözlüklerinde türk erkeği vs kürt erkeği gibi başlıklar açılır. bir insanın doğduğu yer, yetiştiği kültür yargılanır, konuşması yargılanır, dili yargılanır, dini yargılanır bu sürülerde.
oysa(güncel olarak) türk, kürt muhabbeti olmadığı sürece hepsi aynı muhabbetleri eder bu insanlar, aynı şeye aynı şiddette gülerler. bu tip toplumlarda illa bir pkk muhabbeti geçer. o zaman kürt olan arkadaş kendini dağdaki adam gibi gösterir. pkk yı savunur. türk olanın kast ettiği şey kürtün kürtlüğü değil dağdakinin oradaki insanları öldürdüğüdür. orospu çocukları derken kürtlere değil, dağdaki teröristedir lafı.. kürt bunu kendine deniyor sanır, sanmayı geçer öyle davranırsa aralarında tartışır ve birbirlerine olan kinleri artar. dağdaki adam insan vurur, vurmasa kimse kimseye bişey demez. neden desin lan? misal ben hayatımda böyle bir tartışmaya girmemişimdir. gereksizdir çünkü. ne tartışıyorsun, neyi tartışıyorsun...
"askerler" derler bunlar, aslında var ama gerek yok askerleri tartışmaya, türkiye'de kimse istediği için gitmiyor askere, bu pkk olmasa gitmek bu kadar dert de olmayacak zaten, ölüm var çünkü işin ucunda, arkada sevdiklerini bırakmak var, mayın var, silah var... bir insanın ölmesine sebep olacak herhangi bir şey var ve sen onunla 5 aydan 16 aya kadar muhatab olacaksın sike sike.. öyle şeyler var. neyi tartışıyorsun sevgili kardeşim...
bu ülke gençliğini 2 defa toptan kaybetti. 1.si kurtuluş savaşında, 2.si 70li yılların sonlarında sağ-sol muhabbetinde. 'darbe' oldu bıçak gibi kesildi ölümler. etrafta her gün silah sesi duyan halk, her gün bir tanıdığının çocuğunun öldüğü haberini alan insanlar darbe "sayesinde" bu ölümleri bir günde, bir günde diyorum bak. (uyudun uyandın, takriben 8 saat yani) önceki gün 100 kişi en az bulunduğun mahallede ölmüş, ülkede binler ölmüş, bir darbe oluyor ertesi gün ölüm yok.. ha ne var bu sefer işkence var. şu anda amerikalıların vietnam sendromu gibi türkiye'de 40-50 yaşlarında olanların darbe sendromu, işkence sendromu var. kenan evren'in darbesi işte o ölümler sayesinde böyle haklı çıktı o dönem.
bu konu daha dağılır gider.. neyse efendim, kürt erkeğinden banane, türk erkeğinden banane lan. erkek adam gibi davrandığı sürece o "erkek" sıfatını hak eder. böyle boktan tartışmalarla erkek olmaz.
nihat genç, bu ülke halkı için "böcek sürüsü" diyor. "bunlardan akp az bile oy aldı" diyor. %47 ye az diyor abi adam. neden diyor bir düşün erkeksen! türk ya da kürt ya da ne erkeğiysen bir düşün en azından. bu ülke halkından %47 oy alıyorsa böyle bir mantaliteye sahip parti yarın senin sırf muhabbetine kuracağın bir parti bile alabilir bunu. (bkz: genç parti) beyninizi kullanın lan. düşünün de yarın öbür gün sizin çocuklarınızı şimdiki gibi fosilleşmiş insanlar kullanmasın, 50 sene öncesinin mantığını yaşatmaya çalışan insanlar yönetmesin. internetin ne olduğunu bilmeyen gerizekalı insanlar kullanmasın.
ekşi sözlük'ün bu ülkeye yaptığı faydaya bakın abi. yüzü olmayan insanlar istediklerini söylüyorlar ya bu platformlarda işte yüzsüz bıraktı bizi yöneten bu 50-60 senelik mantaliteye sahip örümcek beyinliler. hangisinin bir birey olarak savunmak istemezdiniz düşüncelerinizi?
amerika'ya bir gidin bir görün abi. avrupa demiyorum bak amerika. birleşik devletler. USA. orada insanların yürüyüşünü ve tartıştığı şeyleri görün. yaşam standartlarını görün. buraya nasıl baktıklarını bir görün, duyun, hissedin. gidin, bu hale gelmesinde herhangi bir şey yapmadığınızı düşündüğünüz bu ülke yüzünden bir rezil olun. savunmaya çalışın. bazı bok kafalılar "neden savunayım?" der. "ezik miyim ben? ne olduğunu ben biliyorum ya o yeter" der. adamın çocuğu nasıl bir yerde doğuyor, geleceği nasıl şekilleniyor ona bir bakın. karşısına nasıl fırsatlar çıkıyor ve o hangisini tercih ederse etsin, devlet yüzünden yargılanmıyor. bunu görün. ama bunları fark ederken beyninizi kenarda bırakmayın. kimliğinizi kaybetmeyin. oraya gittiğinde birisi size "nerelisin?" diye sorduğunda "i'm from turkey" dendiğinde "orası nerde, ırak gibi bir yer dimi?" dediğinde kimliğinizi kaybetmeden duruşunuzu kaybetmeden konuşun. anlatın demiyorum. anlatamazsınız çünkü tarihinizi bilmiyorsunuz, bakış açınız yok.
haa tarih, tarih dedim. tarihinizi de adam gibi okuyun. okuldaki tarih kitabı sizin gerçek tarihiniz değil bunu fark edin. her tarih kitabı yazan da gerçek tarihçi değil. farklı farklı yazarlardan aynı dönemleri okuyun. beyninizi kullandıkça hepsinin ne kadar farklı olduğunu anlayacaksınız. istediğinize inanmak beyninizi kullandığınız ölçüde size kalmış. siz okuyun da.
"amerika'ya nasıl gitcem lan? ne saçmalıyosun yarraaam" da diyebilirsiniz. deyin. ama bu ülkede adnan kahvecilerin, abdi ipekçilerin, uğur mumcuların popüler kültürün ürünleri olmadığını bilin. size bunları öyleymiş gibi gösterenler ya da öyle düşündürenler bu gerizekalı, örümcek beyinli, karaktersiz medya ve bu medyadan rant elde eden siyasiler. bunların isimlerini zikretsem şimdi bir sürü, yok götümüze girebilir, yok bilmemne sebepten silinir bu entry. ondan yazmıyorum ama her gün hepsinin adı geçiyor medyada. öyle izleyin.
siz şimdi çoğunuz üniversite öğrencisisiniz. anlamadığınız soruya einstein'ın yaptığı gibi yapın basit yaklaşın. yaklaşın yaklaşın, gerizekalı olmazsınız. üniversitede nasıl adamlar derslerden geçiyor ona bakın. hocaya yavşayan karaktersizler bir yanda, hocaya bir şeyler verenler başka bir yanda,... hoca da hoca olsa. bilgisini sorgulatmayan insan dolu üniversiteler. türkiye'deki akademisyenler benim bu hayatta karşılaştığım en beleşçi, en garantici ve en sığ adamlardır. ve emin olun çoğunuzdan daha fazla muhatap oldum bunlarla. bakkal dükkanına koysan zarar ettirirler, hayatı bildiklerini sanırlar bilmezler, hepsi bölüm başkanının masasının altında yükselirler. (bkz: masa altı) bildiğin maldırlar.
peki neden böyledirler? çünkü bu ülke 2 defa gençliğini kaybetti. 1. kurtuluş savaşında 2. de 70li yıllarda "sağ-sol muhabbetinde". sonra darbe geldi. yök falan çıktı. istenmeyen profluktan atıldı, düşürüldü, istenen prof oldu. bu ne lan.. ne kadar aptallık dolu şu ülkenin tarihi ya. düşündükçe sinirlenmemek elde değil.
bu ülkede din hep polemik konusu oldu. kullanıldı. gündem değiştirdi. şimdi arkasında feto'nun olduğunu bilmeyenin olmadığı bir "iktidar"ın yönettiği bir ülkenin çocuklarıyız. bizim çocuklarımız da muhtemelen aynı bokun laciverti tarafından yönetilecek. hacım bir şeyler yapın lan.
düşünün!!!
düşünün. nedir bu ülkedeki insanların amacı? maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde toplum hangi kademede? bir insan kendi inancını bile neden sorgulayamıyor? neden düşünmesine izin verilmiyor? bir düşünün.
şimdi üniversite öğrencisi olan arkadaşların çok azdır sağ-sol muhabbetinden okumasına izin verilmeyen, okuldan atılan arkadaş sayısı... yazık. çünkü düşünen arkadaş sayısı da bir o kadar az. hadi düşündü diyelim bir koyun gibi düşünüyorsa napayım ben o düşünceyi. bırak düşünsün lan. üniversiteyi kazanmış. senin yaptığın soru kadar soru yapmış öss'de bırak düşünsün. izin ver düşünsün, sorgulasın, eleştirsin, düşüncesi için adam gibi kavga edebilsin ama adam öldürmesin, insan öldürmesin. düşüncesine karşı çıkılırsa bunun neden olduğunu da düşünebilsin. o açıdan da bakabilsin. sığlığından kurtulsun.
aptal akademisyenlerin hayatının hiçbir alanında gerektiği gibi ya da sürekli olarak kullanmayacağı bilgi çöplüğüne beynini, zamanını, enerjisini, gecelerini harcamasın. ülke için bir şeyler yapsın, okumayacaksa gitsin girişimci olsun. iş kursun, hayatı kendi öğrensin.
"üniversite bir bakış açısı kazandırır. bilgi vermez." bilgiyi isteyen her türlü bulur, öğrenir. ama bunun için gerekli olan bakış açısını büyük ölçüde üniversitede kazanır. onu da gerizekalı akademisyenlerden ve onların verdiği ödevlerden değil, kendi arkadaşları ile yaşadığı fikir çatışmalarından kazanır. böylece düşünmeyi öğrenir. üniversite ona bu işin maksimum algoritmasını gösterir. onun da doğru olup olmadığını kesin olarak bilmeden. bundan 10-100-1000 sene sonra yapılabilecek yeni bir keşif bütün bildiklerini yanlışlayabileceği halde.
bu toplumun sözlüklerinde türk erkeği vs kürt erkeği gibi başlıklar açılır. bir insanın doğduğu yer, yetiştiği kültür yargılanır, konuşması yargılanır, dili yargılanır, dini yargılanır bu sürülerde.
oysa(güncel olarak) türk, kürt muhabbeti olmadığı sürece hepsi aynı muhabbetleri eder bu insanlar, aynı şeye aynı şiddette gülerler. bu tip toplumlarda illa bir pkk muhabbeti geçer. o zaman kürt olan arkadaş kendini dağdaki adam gibi gösterir. pkk yı savunur. türk olanın kast ettiği şey kürtün kürtlüğü değil dağdakinin oradaki insanları öldürdüğüdür. orospu çocukları derken kürtlere değil, dağdaki teröristedir lafı.. kürt bunu kendine deniyor sanır, sanmayı geçer öyle davranırsa aralarında tartışır ve birbirlerine olan kinleri artar. dağdaki adam insan vurur, vurmasa kimse kimseye bişey demez. neden desin lan? misal ben hayatımda böyle bir tartışmaya girmemişimdir. gereksizdir çünkü. ne tartışıyorsun, neyi tartışıyorsun...
"askerler" derler bunlar, aslında var ama gerek yok askerleri tartışmaya, türkiye'de kimse istediği için gitmiyor askere, bu pkk olmasa gitmek bu kadar dert de olmayacak zaten, ölüm var çünkü işin ucunda, arkada sevdiklerini bırakmak var, mayın var, silah var... bir insanın ölmesine sebep olacak herhangi bir şey var ve sen onunla 5 aydan 16 aya kadar muhatab olacaksın sike sike.. öyle şeyler var. neyi tartışıyorsun sevgili kardeşim...
bu ülke gençliğini 2 defa toptan kaybetti. 1.si kurtuluş savaşında, 2.si 70li yılların sonlarında sağ-sol muhabbetinde. 'darbe' oldu bıçak gibi kesildi ölümler. etrafta her gün silah sesi duyan halk, her gün bir tanıdığının çocuğunun öldüğü haberini alan insanlar darbe "sayesinde" bu ölümleri bir günde, bir günde diyorum bak. (uyudun uyandın, takriben 8 saat yani) önceki gün 100 kişi en az bulunduğun mahallede ölmüş, ülkede binler ölmüş, bir darbe oluyor ertesi gün ölüm yok.. ha ne var bu sefer işkence var. şu anda amerikalıların vietnam sendromu gibi türkiye'de 40-50 yaşlarında olanların darbe sendromu, işkence sendromu var. kenan evren'in darbesi işte o ölümler sayesinde böyle haklı çıktı o dönem.
bu konu daha dağılır gider.. neyse efendim, kürt erkeğinden banane, türk erkeğinden banane lan. erkek adam gibi davrandığı sürece o "erkek" sıfatını hak eder. böyle boktan tartışmalarla erkek olmaz.
nihat genç, bu ülke halkı için "böcek sürüsü" diyor. "bunlardan akp az bile oy aldı" diyor. %47 ye az diyor abi adam. neden diyor bir düşün erkeksen! türk ya da kürt ya da ne erkeğiysen bir düşün en azından. bu ülke halkından %47 oy alıyorsa böyle bir mantaliteye sahip parti yarın senin sırf muhabbetine kuracağın bir parti bile alabilir bunu. (bkz: genç parti) beyninizi kullanın lan. düşünün de yarın öbür gün sizin çocuklarınızı şimdiki gibi fosilleşmiş insanlar kullanmasın, 50 sene öncesinin mantığını yaşatmaya çalışan insanlar yönetmesin. internetin ne olduğunu bilmeyen gerizekalı insanlar kullanmasın.
ekşi sözlük'ün bu ülkeye yaptığı faydaya bakın abi. yüzü olmayan insanlar istediklerini söylüyorlar ya bu platformlarda işte yüzsüz bıraktı bizi yöneten bu 50-60 senelik mantaliteye sahip örümcek beyinliler. hangisinin bir birey olarak savunmak istemezdiniz düşüncelerinizi?
amerika'ya bir gidin bir görün abi. avrupa demiyorum bak amerika. birleşik devletler. USA. orada insanların yürüyüşünü ve tartıştığı şeyleri görün. yaşam standartlarını görün. buraya nasıl baktıklarını bir görün, duyun, hissedin. gidin, bu hale gelmesinde herhangi bir şey yapmadığınızı düşündüğünüz bu ülke yüzünden bir rezil olun. savunmaya çalışın. bazı bok kafalılar "neden savunayım?" der. "ezik miyim ben? ne olduğunu ben biliyorum ya o yeter" der. adamın çocuğu nasıl bir yerde doğuyor, geleceği nasıl şekilleniyor ona bir bakın. karşısına nasıl fırsatlar çıkıyor ve o hangisini tercih ederse etsin, devlet yüzünden yargılanmıyor. bunu görün. ama bunları fark ederken beyninizi kenarda bırakmayın. kimliğinizi kaybetmeyin. oraya gittiğinde birisi size "nerelisin?" diye sorduğunda "i'm from turkey" dendiğinde "orası nerde, ırak gibi bir yer dimi?" dediğinde kimliğinizi kaybetmeden duruşunuzu kaybetmeden konuşun. anlatın demiyorum. anlatamazsınız çünkü tarihinizi bilmiyorsunuz, bakış açınız yok.
haa tarih, tarih dedim. tarihinizi de adam gibi okuyun. okuldaki tarih kitabı sizin gerçek tarihiniz değil bunu fark edin. her tarih kitabı yazan da gerçek tarihçi değil. farklı farklı yazarlardan aynı dönemleri okuyun. beyninizi kullandıkça hepsinin ne kadar farklı olduğunu anlayacaksınız. istediğinize inanmak beyninizi kullandığınız ölçüde size kalmış. siz okuyun da.
"amerika'ya nasıl gitcem lan? ne saçmalıyosun yarraaam" da diyebilirsiniz. deyin. ama bu ülkede adnan kahvecilerin, abdi ipekçilerin, uğur mumcuların popüler kültürün ürünleri olmadığını bilin. size bunları öyleymiş gibi gösterenler ya da öyle düşündürenler bu gerizekalı, örümcek beyinli, karaktersiz medya ve bu medyadan rant elde eden siyasiler. bunların isimlerini zikretsem şimdi bir sürü, yok götümüze girebilir, yok bilmemne sebepten silinir bu entry. ondan yazmıyorum ama her gün hepsinin adı geçiyor medyada. öyle izleyin.
siz şimdi çoğunuz üniversite öğrencisisiniz. anlamadığınız soruya einstein'ın yaptığı gibi yapın basit yaklaşın. yaklaşın yaklaşın, gerizekalı olmazsınız. üniversitede nasıl adamlar derslerden geçiyor ona bakın. hocaya yavşayan karaktersizler bir yanda, hocaya bir şeyler verenler başka bir yanda,... hoca da hoca olsa. bilgisini sorgulatmayan insan dolu üniversiteler. türkiye'deki akademisyenler benim bu hayatta karşılaştığım en beleşçi, en garantici ve en sığ adamlardır. ve emin olun çoğunuzdan daha fazla muhatap oldum bunlarla. bakkal dükkanına koysan zarar ettirirler, hayatı bildiklerini sanırlar bilmezler, hepsi bölüm başkanının masasının altında yükselirler. (bkz: masa altı) bildiğin maldırlar.
peki neden böyledirler? çünkü bu ülke 2 defa gençliğini kaybetti. 1. kurtuluş savaşında 2. de 70li yıllarda "sağ-sol muhabbetinde". sonra darbe geldi. yök falan çıktı. istenmeyen profluktan atıldı, düşürüldü, istenen prof oldu. bu ne lan.. ne kadar aptallık dolu şu ülkenin tarihi ya. düşündükçe sinirlenmemek elde değil.
bu ülkede din hep polemik konusu oldu. kullanıldı. gündem değiştirdi. şimdi arkasında feto'nun olduğunu bilmeyenin olmadığı bir "iktidar"ın yönettiği bir ülkenin çocuklarıyız. bizim çocuklarımız da muhtemelen aynı bokun laciverti tarafından yönetilecek. hacım bir şeyler yapın lan.
düşünün!!!
düşünün. nedir bu ülkedeki insanların amacı? maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde toplum hangi kademede? bir insan kendi inancını bile neden sorgulayamıyor? neden düşünmesine izin verilmiyor? bir düşünün.
şimdi üniversite öğrencisi olan arkadaşların çok azdır sağ-sol muhabbetinden okumasına izin verilmeyen, okuldan atılan arkadaş sayısı... yazık. çünkü düşünen arkadaş sayısı da bir o kadar az. hadi düşündü diyelim bir koyun gibi düşünüyorsa napayım ben o düşünceyi. bırak düşünsün lan. üniversiteyi kazanmış. senin yaptığın soru kadar soru yapmış öss'de bırak düşünsün. izin ver düşünsün, sorgulasın, eleştirsin, düşüncesi için adam gibi kavga edebilsin ama adam öldürmesin, insan öldürmesin. düşüncesine karşı çıkılırsa bunun neden olduğunu da düşünebilsin. o açıdan da bakabilsin. sığlığından kurtulsun.
aptal akademisyenlerin hayatının hiçbir alanında gerektiği gibi ya da sürekli olarak kullanmayacağı bilgi çöplüğüne beynini, zamanını, enerjisini, gecelerini harcamasın. ülke için bir şeyler yapsın, okumayacaksa gitsin girişimci olsun. iş kursun, hayatı kendi öğrensin.
"üniversite bir bakış açısı kazandırır. bilgi vermez." bilgiyi isteyen her türlü bulur, öğrenir. ama bunun için gerekli olan bakış açısını büyük ölçüde üniversitede kazanır. onu da gerizekalı akademisyenlerden ve onların verdiği ödevlerden değil, kendi arkadaşları ile yaşadığı fikir çatışmalarından kazanır. böylece düşünmeyi öğrenir. üniversite ona bu işin maksimum algoritmasını gösterir. onun da doğru olup olmadığını kesin olarak bilmeden. bundan 10-100-1000 sene sonra yapılabilecek yeni bir keşif bütün bildiklerini yanlışlayabileceği halde.
aşkların en gereksizi.
anlık dikkat dağılmasını ve ardından duyulanın/söylenilenin gerçek olup olmadığının beyinde konfirme edilmesini, onaylandıktan sonra sevişmeye ara verilip erkeğin kadınını ne kadar sevdiğini tekrar ispat etmesi gerekliliğini ortaya çıkaran aktivite.
ilki hariç hemen hemen her sevgilide tekrarlanır bu durum.
ilki hariç hemen hemen her sevgilide tekrarlanır bu durum.
çok sıcak lan repliğinin sürekli yankılanmasına sebep olan şehir. gölgede rüzgar esse bir dert esmese başka dert... esince sıcak esiyo, boncuk boncuk terliyor zaten insan...
serbest çağrışım yapılmasına sebebiyet veren başlık. (bkz: blue monday)
duygularına esir olan kişinin esiri olduğu duyguların ilgilisinin hayattan soğurmasına sebep olan aktivite.
Edward's Lullaby - River flows in you
"seksi tabu olarak görmeyen çiftler tarafından yapıldığında dünyanın en unutulmaz anları", seksi tabu olarak gören çiftler tarafından yapıldığında ise gereksiz kasılma sebebidir.
en az sadece 7 nota ile yapılabilecekler kadar sınırlıdır.
her gün mojito içiyorken canın bira çekmesi gibidir.
mısır'da da satılan ayrıca akdeniz'e kıyısı olan çoğu ülkenin duty freelerinden de temin edilebilen rezalet sigara.
burda da gördüğüme göre gitti gidiyorun viral pazarlamasının işe yaradığını gösteren videodur. Daha yapılır bunun muhabbeti, womm da olur. çok yaratıcı değil ama güzel bir düşünce ürünü reklam gibi geliyor bana yoksa bir şüphen mi var?
her erkeğin ergenlik öncesi gerek rüyasında olsun gerek hayalinde olsun aklına gelen olay. erkeğin cinsellikle ilgili iç güdüsel bir düşüncesi olduğunu düşünüyorum. zira spermin ne olduğunu bilmediği bir döenmde bu tarz şeyler düşünmesi üremenin tamamen içgüdüsel bir durum olduğunu gösterebilir. Cinselliğin ne olduğunu bilmediğini sandığı bir dönemde bile bunu düşünebilir.