bugün
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi4
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı4
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- coskuyla sabunlanan pipi5
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- nervio18
- ücretsiz kargo sınırı için sepet şişirme2
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği10
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- bik bik 219
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı8
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu2
- 1800 ler sibirya da kış gecesi3
- anın görüntüsü18
- nick istemeyen adam ile engineer283
- reyon görevlisi2
- ne bikbikmiş beee4
- ayak gurmesi3
- kol saati8
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- teomancalmasur23
- yazılımcıların flört edememesi10
- siyasi hasım iftirası ile idam2
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- heyt bea4
- idiocracy3
- herzevekil13
- türk solu16
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- eşek2
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
her canlının sonudur. Sonrası iman ve inançla aşılıyor olsa da. Aklımda manyak sorular duruyor.
gerimde bırakacağım insanlar ne yapacak?
türkiye dünya kupasını kaldıracak mı?
ülkemiz 100-200 yıl sonra ne olacak?
Dünya bundan binlerce yıl sonra nasıl olacak?
Binlerce soru kurcalıyor aklımı sadece...
gerimde bırakacağım insanlar ne yapacak?
türkiye dünya kupasını kaldıracak mı?
ülkemiz 100-200 yıl sonra ne olacak?
Dünya bundan binlerce yıl sonra nasıl olacak?
Binlerce soru kurcalıyor aklımı sadece...
hayatın sorunudur. #error
ölüm laiktir, siyasetten ve dinden ayrıdır.
suyun içinde de, tenzillside aynıdır.
ama işte geride bırakılanların esmaları ayrıdır.
maddidir, manevidir.
ölüm laiktir, siyasetten ve dinden ayrıdır.
suyun içinde de, tenzillside aynıdır.
ama işte geride bırakılanların esmaları ayrıdır.
maddidir, manevidir.
bugün bana ve bütün insanlara ne kadar yakın olduğunu anladığım hadise.
bugün ilkokul arkadaşımın trafik kazasında vefat ettiğimi öğrendim.
ve kendime içimden şunları söyledim.
"onun yerinde ben de olabilirdim."
bugün ilkokul arkadaşımın trafik kazasında vefat ettiğimi öğrendim.
ve kendime içimden şunları söyledim.
"onun yerinde ben de olabilirdim."
sabırsızlıkla beklediğim son. gelsede gitsek. işi riske atmamak için (intihar=cehennem)onun gelmesini bekliyorum.
ruhun bedeni terk edip asıl mekanına dönmesi durumudur.
not: ruh bunu kendi kendine yapmaz.
(bkz: azrail)
not: ruh bunu kendi kendine yapmaz.
(bkz: azrail)
Akıldan çıkmayan son. Her selah okunuşunda korkutandır.
hayatta varlığı tamamiyle unutulan kavram.
her gün hatırlayın bununla yaşayın demiyorum ama insanlar en azından bu kavrama göre hareketlerini şekillendirseler içlerinde hiçbir zaman ukte kalmayacak işler başarırlar.
ölüm geldiğinde "keşke" dememiş olacaklar.
her gün hatırlayın bununla yaşayın demiyorum ama insanlar en azından bu kavrama göre hareketlerini şekillendirseler içlerinde hiçbir zaman ukte kalmayacak işler başarırlar.
ölüm geldiğinde "keşke" dememiş olacaklar.
kimisi varlığını tamamen unuturken, bende her gün kendini düşündüren olgu. kaçınılmaz sonu insan bu kadar düşünürken hayatı yaşamayı unutuyor. bakınca düşün(e)memek en iyisi.
geri dönülemez uyku.
ne kadar sıkıcı...
artık bir daha asla sigara içemeyeceksin, sonra ayaklarını uzatıp günün yorgunluğunu atamayacaksın bir kez daha. üşümeyeceksin, bilmeyecekssin bile üşümenin ne olduğunu. ölümün kötü yanı o kadar çok ki. belki de o sevdiğin kadın ve ya adam bundan haberdar bile olamayacak.
her insan bir evrendir ya, ayrı bir alemdir her bir insan.
şu senin göremediği ufukları bile yüreğine sığdıran yüreğini kurtlar kemiriyor olacak ne acı...
her ölü, bir şeyleri yarıda bırakıp gitmiştir dünyadan. işte en acı olanı da bu...
ne kadar sıkıcı...
artık bir daha asla sigara içemeyeceksin, sonra ayaklarını uzatıp günün yorgunluğunu atamayacaksın bir kez daha. üşümeyeceksin, bilmeyecekssin bile üşümenin ne olduğunu. ölümün kötü yanı o kadar çok ki. belki de o sevdiğin kadın ve ya adam bundan haberdar bile olamayacak.
her insan bir evrendir ya, ayrı bir alemdir her bir insan.
şu senin göremediği ufukları bile yüreğine sığdıran yüreğini kurtlar kemiriyor olacak ne acı...
her ölü, bir şeyleri yarıda bırakıp gitmiştir dünyadan. işte en acı olanı da bu...
soğuk ve gizemlidir.
Hayal gücünün bir ürünü mü yoksa gerçek mi olduğundan emin olamadığı bir gürültü duydu arkasında. Yavaşça arkasına döndü ve kendisini çok şaşırtan bir şey gördü. Yıllardır duyduğu bir ismi karşısında görmek onu çok şaşırtmıştı. Ama ordaydı işte , Şeytan tam karşısında duruyordu. Merak etme sana engel olmayacağım sadece konuşmak istemiştim dedi şeytan. Bu konuşma şekli ile ev ev dolaşan, her gittiği ev sahibi ile aynı memleketten olduğunu söyleyen, takım elbise giymiş ama ne idüğü belirsiz bir şirketten gelen, yaptığı iş satmaktan çok dolandırmak olan pazarlamacıları andırıyordu. Tabi şeytan olduğunu belli eden detaylar vardı üzerinde. Gözleri kırmızıydı ve yılan gözleri gibiydi. Gözbebeğinin içinde oynaşan görüntüler vardı ;çığlık atan bir adam, sevişen bir çift, bir tane dilenci, ne olduğunu anlamadığı iki kişi. Takım elbise giymişti , dik ve kendine güvenli bir duruşu vardı. Gülüşü Melih Gökçeğin gülüşünden birazcık daha az sinsiydi. Lütfen o tabureden in seninle biraz konuşalım dedi. Kendini asmak üzere olan bir adam için bayağı sıra dışı gelmişti bu cümle. Gerçi kendini asmayan bir adama da Şeytanın bizzat kendisini görmek garip gelirdi diye düşündü. Yavaşça indi tabureden.
Şeytan ona bakarak:Fark ettin mi bilmiyorum ama ben şeytanım. Tam on iki saniye önce kendini asarak öldürdün. En başta boynun kırıldı ama ilginç bir şekilde o an ölmedin. Sonra nefes alamadığın için çırpınmaya başladın ve ellerinle kendini ilmekten kurtarmaya çalıştın ama bu çaba seni kurtarmaya yetmedi. Eğer bana inanmıyorsan arkana bakabilirsin. dedi. Bunu söylerken gülümsüyordu. Korkuyla arkasını döndü ve şeytanın haklı olduğunu gördü. Kendi bedeni tavana asılmış bir şekilde duruyordu. Boynu korkunç bir şekilde kızarmıştı, ağzından salyası akmıştı, tırnak aralarında küçük iplik parçaları vardı. Halattan olmuştu muhtemelen. On iki saniye önce ölmüş bir adama göre baya sakin olduğunu fark etti. Kendi bedenini tavana asılı gören bir insan bu kadar sakin olmaz herhalde diye düşündü. Gerçi bunun iki sebebi olabilirdi ; birincisi ölü olduğu ve bir ruhtan ibaret olduğu için duyguları olmaması (öbür taraf hakkında kimsenin pek bir bilgisi olmadığı için bunu mantıklı bulmuştu ,hormonları falan da yoktu zaten), ikincisi ölümü kendisinin seçmiş olması. Gerçi ikincisine pek ihtimal vermiyordu çünkü kendini kurtarmak için elleriyle boynundaki ipi sökmeye çalışmıştı yani bu iç güdüsel de olsa fikrini değiştirdiği anlamına geliyordu. Şimdilik bir önemi yoktu zaten ölmüştü artık.Neden buradasın, intihar ettiğim için beni almaya mı geldin? diye sordu.
Şeytan gülümsüyordu.Hayır seni almaya gelmedim toplayıcılık Azrailin işi dedi küçümseyerek. Ama konumuz bu değil. Siz insanların ölümden sonrası hakkında kesin bir bilginiz yok . Şimdi sana prosedürü biraz anlatayım
insanlar öldüklerinde onlardan saklı tutulan bilgileri öğrenme hakkını kazanırlar. Bu bilgi her hangi bir şey olabilir. Evren ne kadar büyük veya evrende yalnız mıyız, lisede bir türlü açılamadığın kız senden hoşlanıyor muydu, Naciye halanın kocası gerçekten iktidarsız mı (bunu söylerken biraz kıkırdadı) reklamdaki kızın babası öyle pasta yapmayı nereden öğrendi, aklına gelen her şeyi sorabilirsin. Merakın tatmin olduktan sonra seni gideceğin yere yollarlar. Tanrı, bunları iyi ya da kötü tüm insanların bilmesi gerektiğini düşünüyor. Hayatlarında merak etmek için harcadıkları süre için küçük bir ödül. Bana kalsa hiçbirinize irade vermezdim ve sorularınız cevaplamak için vakit harcamazdım ama işleri ben yürütmüyorum. Evet sormak istediğin şeyler nedir?
O an için en çok merak ettiği şeyi sordu tabi ki.Cehenneme mi gideceğim?.Evet cehenneme gideceksin. Tahmin ettiğin gibi hoş bir yer değil ve bol bol soru sormanı ve oraya gitmeni mümkün olduğu kadar geciktirmeni öneririm. insanlarla konuşmayı pek sevmem ama uzun zamandır intihar eden biriyle karşılaşmamıştım. O sefil hayatlarınıza sülük gibi yapışıyorsunuz. Seninle sohbet etmek keyifli olacak
Aklına gelebilecek her şeyi sordu şeytana. Ne kadar sürdü bilmiyordu ama muhtemelen zaman kavramı ölümden sonrasında yoktu. Hayatına dair merak ettiği her şeyi öğrenmişti ama birkaç sorusu daha vardı. Yıllardır tüm dünyanın merak ettiği ve herkesin en az bir kez sorduğu soruyu sordu.
Neden yaratıldık? Şeytanın sesi karanlıktı bu sorudan hoşlanmamış gibiydi. Bu sorunun cevabı seni tatmin etmeyecek maalesef. Tanrı bir çocuk ve siz de oyuncaklarısınız. Ne yazık ki ben de öyleyim. Sizi izlemek için yarattı ve yarattığı günden beri de izliyor. Tıpkı sizin şu televizyon izlemeniz gibi. Sizin hayatlarınız biraz daha sıkıcı tabi onun için. Senaryoyu o yazdı çünkü. Vaatlere ve cezalara karşı ne tepki vereceksiniz diye görmek için de cennet ve cehennemi yarattı. Cehennem konusunda benim çok daha yaratıcı fikirlerim vardı tabi. Öldükten sonra sizleri bütün hayatınız boyunca iyi bir insan olduğunuza inandıracaktım. Sonra da cehenneme yollayacaktım. Bütün hayatınız boyu iyi bir insan olduğunuz halde hiç hak etmediğiniz bir yere geldiğinize inanacaktınız. Size yapılan haksızlığa karşı nefretle dolacaktınız ancak elinizden gelen hiçbir şey olmayacaktı. Çünkü tanrıya karşı acizsiniz. Bana karşı da. Bu fikri o sizi yarattığı andan itibaren kafamda şekillendirmiştim. Hiç biriniz ama hiç biriniz kendisine karşı haksızlık yapılmasına tahammül edemiyordu. Sizi bununla cezalandırmak güzel olabilir diye düşünmüştüm.
Neden tanrıya karşı geldin?. insanları sevmiyorum. O sizin benden üstün olduğunuzu düşünüyor. Anlaşamadığımız nokta burası. insanlar tanrıyı görmedikleri ya da ölümden sonrası hakkında hiçbir fikri olmadığı halde ondan korkuyorlar. Ben ise onu gördüm. Neler yapabildiğini ve bana neler yapabileceğini bildiğim halde ona karşı çıkmaya cesaret ettim. Ve sana söyleyebilirim ki aranızdaki en günahkar bile cehennemi bir dakika için görseydi tanışabileceğin en iyi insan olurdu. Onu haksız çıkarmak için ona karşı çıktım ve sizin ne kadar kötü olabileceğinizin potansiyelini tekrar tekrar kanıtlamaya çalışıyorum. Sana garip gelebilir ama Tanrıyla birbirimize karşı saygılıyız. Sizleri manipüle etmek çok kolay pek sorgulamıyorsunuz. Düşünmemek kolay geliyor. itiraz etmek de öyle. Tanrı size peygamberleri yolladığında yanlarında kutsal kitaplar da geldi sizin bildiklerinize göre. Bu kısım doğru ama ufak bir detay sizden saklı. O kitapların içinde yanlışlar var. Sizin ahlak değerlerinize ters düşüp düşmeyeceğini ve doğruyu bulup bulamayacağınızı test etmek için. Sizler için düşünmemenin kolay olduğunu söylemiştim. Körü körüne inanmayı seviyorsunuz ve ne yazıyorsa onlara uyuyorsunuz. Yanlış ihtimalini hiç düşünmüyorsunuz. Bir kutsal kitabın sizin dünyanızda o kadar uzun süre yer edebilmesi çok zor. Hayat tarzınız teknoloji ile birlikte değişiyor. Siz düşünüp doğru olanı bulmaya çalışmak yerine o kitaplarda yazanlara kafanıza göre anlam yüklüyorsunuz. Bu da beni Tanrıya karşı biraz daha haklı yapıyor. Kutsal kitaba yanlış bilgiler koyma fikri tamamen bana aitti ama Tanrının da hoşuna gitti.
Artık sormak istediğim bir şey yok dedi şeytana. Bu konuşmanın üstüne şaşırması gerekiyordu ama duyguları yoktu artık. Cehenneme gideceği için bile korkmuyordu.
Artık benim için gitme vakti geldi . dedi şeytan. Ama sana söylediğim şeyler içerisinde bir şey yalandı. Aslında ölmedin. Ceset olayı tamamen bir ilüzyondu.
Peki neden diye sordu şeytana.Neden bu kadar zahmete girdin?Tanrıya karşı büyük oynamak istedim bu sefer. Sana bir çok bilgi verdim ve bunları hayatın boyunca insanlara anlatsan da hiçbir şey değişmeyecek, sana inanıp inanmamaları onların seçimi. Eğer referans olarak Tanrı benimle konuştu dersen birkaç salak seni takip eder ve onlar da söylediklerini çarpıtıp yanlış anlarlar. Gerçeği söyleyip benimle konuştuğunu söylersen de olabilecekleri hayal gücüne bırakıyorum. Kumar kısmına gelirsek bu kadar bilgiden sonra senin hayatında neler değişecek onu öğrenmek istiyorum. Acaba daha iyi bir insan olacak mısın yoksa kaldığın yerden devam edip gerçekten ölecek misin?Aynı hatayı iki kere yaptığınızı çok gördüm ve bu bana büyük bir keyif veriyor. Seninle sohbet etmek güzeldi ancak seni burada intihar etmiş bir halde bulursam çok sevineceğim. Seçim tamamen sana ait.
Entrydeki bakış açıları yazarın şahsi fikirleridir.
Şeytan ona bakarak:Fark ettin mi bilmiyorum ama ben şeytanım. Tam on iki saniye önce kendini asarak öldürdün. En başta boynun kırıldı ama ilginç bir şekilde o an ölmedin. Sonra nefes alamadığın için çırpınmaya başladın ve ellerinle kendini ilmekten kurtarmaya çalıştın ama bu çaba seni kurtarmaya yetmedi. Eğer bana inanmıyorsan arkana bakabilirsin. dedi. Bunu söylerken gülümsüyordu. Korkuyla arkasını döndü ve şeytanın haklı olduğunu gördü. Kendi bedeni tavana asılmış bir şekilde duruyordu. Boynu korkunç bir şekilde kızarmıştı, ağzından salyası akmıştı, tırnak aralarında küçük iplik parçaları vardı. Halattan olmuştu muhtemelen. On iki saniye önce ölmüş bir adama göre baya sakin olduğunu fark etti. Kendi bedenini tavana asılı gören bir insan bu kadar sakin olmaz herhalde diye düşündü. Gerçi bunun iki sebebi olabilirdi ; birincisi ölü olduğu ve bir ruhtan ibaret olduğu için duyguları olmaması (öbür taraf hakkında kimsenin pek bir bilgisi olmadığı için bunu mantıklı bulmuştu ,hormonları falan da yoktu zaten), ikincisi ölümü kendisinin seçmiş olması. Gerçi ikincisine pek ihtimal vermiyordu çünkü kendini kurtarmak için elleriyle boynundaki ipi sökmeye çalışmıştı yani bu iç güdüsel de olsa fikrini değiştirdiği anlamına geliyordu. Şimdilik bir önemi yoktu zaten ölmüştü artık.Neden buradasın, intihar ettiğim için beni almaya mı geldin? diye sordu.
Şeytan gülümsüyordu.Hayır seni almaya gelmedim toplayıcılık Azrailin işi dedi küçümseyerek. Ama konumuz bu değil. Siz insanların ölümden sonrası hakkında kesin bir bilginiz yok . Şimdi sana prosedürü biraz anlatayım
insanlar öldüklerinde onlardan saklı tutulan bilgileri öğrenme hakkını kazanırlar. Bu bilgi her hangi bir şey olabilir. Evren ne kadar büyük veya evrende yalnız mıyız, lisede bir türlü açılamadığın kız senden hoşlanıyor muydu, Naciye halanın kocası gerçekten iktidarsız mı (bunu söylerken biraz kıkırdadı) reklamdaki kızın babası öyle pasta yapmayı nereden öğrendi, aklına gelen her şeyi sorabilirsin. Merakın tatmin olduktan sonra seni gideceğin yere yollarlar. Tanrı, bunları iyi ya da kötü tüm insanların bilmesi gerektiğini düşünüyor. Hayatlarında merak etmek için harcadıkları süre için küçük bir ödül. Bana kalsa hiçbirinize irade vermezdim ve sorularınız cevaplamak için vakit harcamazdım ama işleri ben yürütmüyorum. Evet sormak istediğin şeyler nedir?
O an için en çok merak ettiği şeyi sordu tabi ki.Cehenneme mi gideceğim?.Evet cehenneme gideceksin. Tahmin ettiğin gibi hoş bir yer değil ve bol bol soru sormanı ve oraya gitmeni mümkün olduğu kadar geciktirmeni öneririm. insanlarla konuşmayı pek sevmem ama uzun zamandır intihar eden biriyle karşılaşmamıştım. O sefil hayatlarınıza sülük gibi yapışıyorsunuz. Seninle sohbet etmek keyifli olacak
Aklına gelebilecek her şeyi sordu şeytana. Ne kadar sürdü bilmiyordu ama muhtemelen zaman kavramı ölümden sonrasında yoktu. Hayatına dair merak ettiği her şeyi öğrenmişti ama birkaç sorusu daha vardı. Yıllardır tüm dünyanın merak ettiği ve herkesin en az bir kez sorduğu soruyu sordu.
Neden yaratıldık? Şeytanın sesi karanlıktı bu sorudan hoşlanmamış gibiydi. Bu sorunun cevabı seni tatmin etmeyecek maalesef. Tanrı bir çocuk ve siz de oyuncaklarısınız. Ne yazık ki ben de öyleyim. Sizi izlemek için yarattı ve yarattığı günden beri de izliyor. Tıpkı sizin şu televizyon izlemeniz gibi. Sizin hayatlarınız biraz daha sıkıcı tabi onun için. Senaryoyu o yazdı çünkü. Vaatlere ve cezalara karşı ne tepki vereceksiniz diye görmek için de cennet ve cehennemi yarattı. Cehennem konusunda benim çok daha yaratıcı fikirlerim vardı tabi. Öldükten sonra sizleri bütün hayatınız boyunca iyi bir insan olduğunuza inandıracaktım. Sonra da cehenneme yollayacaktım. Bütün hayatınız boyu iyi bir insan olduğunuz halde hiç hak etmediğiniz bir yere geldiğinize inanacaktınız. Size yapılan haksızlığa karşı nefretle dolacaktınız ancak elinizden gelen hiçbir şey olmayacaktı. Çünkü tanrıya karşı acizsiniz. Bana karşı da. Bu fikri o sizi yarattığı andan itibaren kafamda şekillendirmiştim. Hiç biriniz ama hiç biriniz kendisine karşı haksızlık yapılmasına tahammül edemiyordu. Sizi bununla cezalandırmak güzel olabilir diye düşünmüştüm.
Neden tanrıya karşı geldin?. insanları sevmiyorum. O sizin benden üstün olduğunuzu düşünüyor. Anlaşamadığımız nokta burası. insanlar tanrıyı görmedikleri ya da ölümden sonrası hakkında hiçbir fikri olmadığı halde ondan korkuyorlar. Ben ise onu gördüm. Neler yapabildiğini ve bana neler yapabileceğini bildiğim halde ona karşı çıkmaya cesaret ettim. Ve sana söyleyebilirim ki aranızdaki en günahkar bile cehennemi bir dakika için görseydi tanışabileceğin en iyi insan olurdu. Onu haksız çıkarmak için ona karşı çıktım ve sizin ne kadar kötü olabileceğinizin potansiyelini tekrar tekrar kanıtlamaya çalışıyorum. Sana garip gelebilir ama Tanrıyla birbirimize karşı saygılıyız. Sizleri manipüle etmek çok kolay pek sorgulamıyorsunuz. Düşünmemek kolay geliyor. itiraz etmek de öyle. Tanrı size peygamberleri yolladığında yanlarında kutsal kitaplar da geldi sizin bildiklerinize göre. Bu kısım doğru ama ufak bir detay sizden saklı. O kitapların içinde yanlışlar var. Sizin ahlak değerlerinize ters düşüp düşmeyeceğini ve doğruyu bulup bulamayacağınızı test etmek için. Sizler için düşünmemenin kolay olduğunu söylemiştim. Körü körüne inanmayı seviyorsunuz ve ne yazıyorsa onlara uyuyorsunuz. Yanlış ihtimalini hiç düşünmüyorsunuz. Bir kutsal kitabın sizin dünyanızda o kadar uzun süre yer edebilmesi çok zor. Hayat tarzınız teknoloji ile birlikte değişiyor. Siz düşünüp doğru olanı bulmaya çalışmak yerine o kitaplarda yazanlara kafanıza göre anlam yüklüyorsunuz. Bu da beni Tanrıya karşı biraz daha haklı yapıyor. Kutsal kitaba yanlış bilgiler koyma fikri tamamen bana aitti ama Tanrının da hoşuna gitti.
Artık sormak istediğim bir şey yok dedi şeytana. Bu konuşmanın üstüne şaşırması gerekiyordu ama duyguları yoktu artık. Cehenneme gideceği için bile korkmuyordu.
Artık benim için gitme vakti geldi . dedi şeytan. Ama sana söylediğim şeyler içerisinde bir şey yalandı. Aslında ölmedin. Ceset olayı tamamen bir ilüzyondu.
Peki neden diye sordu şeytana.Neden bu kadar zahmete girdin?Tanrıya karşı büyük oynamak istedim bu sefer. Sana bir çok bilgi verdim ve bunları hayatın boyunca insanlara anlatsan da hiçbir şey değişmeyecek, sana inanıp inanmamaları onların seçimi. Eğer referans olarak Tanrı benimle konuştu dersen birkaç salak seni takip eder ve onlar da söylediklerini çarpıtıp yanlış anlarlar. Gerçeği söyleyip benimle konuştuğunu söylersen de olabilecekleri hayal gücüne bırakıyorum. Kumar kısmına gelirsek bu kadar bilgiden sonra senin hayatında neler değişecek onu öğrenmek istiyorum. Acaba daha iyi bir insan olacak mısın yoksa kaldığın yerden devam edip gerçekten ölecek misin?Aynı hatayı iki kere yaptığınızı çok gördüm ve bu bana büyük bir keyif veriyor. Seninle sohbet etmek güzeldi ancak seni burada intihar etmiş bir halde bulursam çok sevineceğim. Seçim tamamen sana ait.
Entrydeki bakış açıları yazarın şahsi fikirleridir.
keşke hiç doğmayıp hiç ölmeseydim dediğim şey. ölmeden önce bişey yoktu. mis .
hüseyin avni mutlu' ya "ölüm, yuvaya dönüş gibi. yerin göğün ve ruhun derinliklerine cesurca bakabilen ve sevgiyle yaşayabilene neden korku versin. seviyorum seni ölüm dizelerini yazdıran yuvaya dönüş olayıdır.
Ölüm sonun başlangıcıdır. Bu başlangıça hazırlanmak insanoğlu için muhimdir.
Hayat ne garip;
Yasarken elimizden tutan yok,
Olurken omuzunda tasiyan cok...
Yasarken elimizden tutan yok,
Olurken omuzunda tasiyan cok...
Geçecek, güleceğim.
Geçecek, bastıra bastıra.
Geçecek, bastıra bastıra.
insan bastığı toprağı hor görmemeli
Kimbilir hangi güzeldi hangi sevgili
Şu duvara koyduğun kerpiç var ya kerpiç
Ya şah kafasıydı ya da bir vezir eli.
Kimbilir hangi güzeldi hangi sevgili
Şu duvara koyduğun kerpiç var ya kerpiç
Ya şah kafasıydı ya da bir vezir eli.
yaşamsal faaliyetlerin tamamen sonra ermesi ile gerçekleşen ve çaresi olmayan hazin son.
Canlılar için her an beklenen, dünya hayatının sonudur.
Bugün de ölmedik, yarın ne olur bilinmez.
Bugün de ölmedik, yarın ne olur bilinmez.
son değil başlangıçtır.
(bkz: kapanış)
uçurumun kenarında bile olsan sırf hayata gıcıklık olsun diye gülümse.
Sırf sonunu biliyorum diye izlemek istemediğim bir film yaşamak.
özgürlüktür. ebedi özgürlüğümüz. hiçliğimizin bileti.
Dünyadaki tüm insanların farklı konum, zaman ve nedenden dolayı yaşayacağı gerçek .
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar