bugün
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- osuruktan şiirler25
- velvet'in aylık geliri3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- ben geldim kerkenezler18
- ölüp hayalet olarak geri gelmek3
- kısır9
- uludağ sözlük evreni13
- claudian clouds22
- devletin temeli adalettir2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- normal taklidi yapmak4
- sözlükten soğuma nedenleri14
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- iyi parti17
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- 777 diyen erkolar8
- bir gün uludağda kapanacak2
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- kanal ayarlama 1500 lira2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- akrep burcu kini8
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- simko315
- iyi bir insan olmak3
- gollumun gözü yüzükte6
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- saçını pembeye boyayan erkek6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- mehdi aleyhisselam6
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- tekken tag tournament3
- alttaki yazara motto ver16
- türkü su demirel2
- güne bir şarkı bırak4
- victor osimhen10
- cep telefonu kılıfı3
- çerçeve yasa35
- gün tabağı5
- sözlük ırkçıları8
- aleksey batrakov12
kaybolmak, varlığının sona ermesi, yitirilmek, yokluk içinde olma durumu.
içinde küçüklüğünün kaybolacağı, varlığının özgür olabileceği bir büyüklük yaratmak.. noktalaşmadan.. yok olmak.. en güzel, üç noktalı süreklilik hali..
yok olmak = var olmak!
yok olmak = var olmak!
yaşayarak erimek..
tüm biz ölümlülerin tadacağı yegane eylem.. var olmanın dayanılmaz hafifliği
hiçbir zaman tam olarak ulaşılamayacak şey..
bir kavram olarak tanımlıdır, ancak tanımını dolduracak örneklemeden sonsuza kadar uzak kalacaktır...
zaten kötüsü de budur.
asla tam olarak yok olamazsınız. insanların hafızalarındasınızdır, dünyada bir iz bırakmışsınızdır.. en yok olmaya ihtiyacınız olduğu anda, varolduğunuz gerçeği suratınıza çarpar, ezer.
bazen deli gibi özlem duyulan şeydir. büzülmek, küçülmek.. minicik olmak. yaşamamışcasına silinmek, toprağa karışmak. kabir azabından, geride kalanlardan bağımsız biçimde silikleşmek.
(bkz: #2166321)
bir kavram olarak tanımlıdır, ancak tanımını dolduracak örneklemeden sonsuza kadar uzak kalacaktır...
zaten kötüsü de budur.
asla tam olarak yok olamazsınız. insanların hafızalarındasınızdır, dünyada bir iz bırakmışsınızdır.. en yok olmaya ihtiyacınız olduğu anda, varolduğunuz gerçeği suratınıza çarpar, ezer.
bazen deli gibi özlem duyulan şeydir. büzülmek, küçülmek.. minicik olmak. yaşamamışcasına silinmek, toprağa karışmak. kabir azabından, geride kalanlardan bağımsız biçimde silikleşmek.
(bkz: #2166321)
ARAZi OLMANIN GERÇEK MEALi. BiRGÜN HERKESiN BAŞINA GELECEK HADiSE.
kaybolmak, varlığını yitirmek vb. değildir. ona bakıyorsanız üşenmeden (bkz: yok olmak)
aslında başka bir açıdan bakılınca var olmaktır.yok olmak bir yerlerde kaybolmaktır.kayboldugunuz yerler gerçeklerdir ve gerçekler herzaman varolmuştur.şimdi dogal olarak gerçeklerin içinde yok olmak var olmaya eş deger olmuştur.
(bkz: chp)
olmak için yaşadığımız eylemdir.
sıhhatli bir insan için namümkün olandır.
hafıza ekseninde, her küçük detayın dahi bir yeri var hayatlar üzerinde. ve insanlar, formatlanabilir bir bellek taşımadıklarından her bir izi son nefeslerine kadar taşıma potansiyeline sahipler genel yapı itibari ile...
unutmak mümkün birşeyi belki bir daha hatırlamamak üzere ancak kimin, ne zaman çıkagelip hatırlatacağı herdaim muallakta. hal böyle olunca bizim açımızdan birşeylerin yok olması da olanaksız kılınmış durumda sanki. kaybetmek, kaybolmak dahi mümkün ama bunun da adı tam anlamıyla "yok olmak" olmasa gerek. birşeyleri yok etmek için izlerinden, yaşanmışlıklarından, anılarından arınmalı insan, aksi takdirde nasıl yapılabilir ki?
derin bir uyku dahi değil oysa yok olmak, bu bile yetersiz görüyorum ki... öyle olmasa derin uykusundakileri her fırsatta dürter, yok olunamayacağı gerçeğini yüzümüze çarpar mıydık her sabah aynadaki kendimizin?
hafıza ekseninde, her küçük detayın dahi bir yeri var hayatlar üzerinde. ve insanlar, formatlanabilir bir bellek taşımadıklarından her bir izi son nefeslerine kadar taşıma potansiyeline sahipler genel yapı itibari ile...
unutmak mümkün birşeyi belki bir daha hatırlamamak üzere ancak kimin, ne zaman çıkagelip hatırlatacağı herdaim muallakta. hal böyle olunca bizim açımızdan birşeylerin yok olması da olanaksız kılınmış durumda sanki. kaybetmek, kaybolmak dahi mümkün ama bunun da adı tam anlamıyla "yok olmak" olmasa gerek. birşeyleri yok etmek için izlerinden, yaşanmışlıklarından, anılarından arınmalı insan, aksi takdirde nasıl yapılabilir ki?
derin bir uyku dahi değil oysa yok olmak, bu bile yetersiz görüyorum ki... öyle olmasa derin uykusundakileri her fırsatta dürter, yok olunamayacağı gerçeğini yüzümüze çarpar mıydık her sabah aynadaki kendimizin?
belki de hiç doğmamaktır. Sevginin hiç hissedilemediği, aşk acısının hiç yaşanmadığı ve senin hiç olmadığındır. Ellerimde bir güvercin sürüsünden yakalamaya çalışıp bana kendi elleriye teslim olan bir özgür güvercin var şimdi. korkak ve de çaresiz. Aynı benim gibi. kendini mecburen teslim etmek ne zor şeydir. ben bunu haketmiyorum dediğinde insan bence hakediyordur o yaşadıklarını. An olur gurur duyulan bir insanken, an olur aynı insan nefret edilen insandır artık.
Yenilmek ne zor şey ve yenilmeye alışmaya çalışmak. Yemin ederim, cesaretim olsa bir an bile tereddüt etmeden ölümü seçerdim. Ama sonra arkamdan kaçtı gitti, savaşmadı diyecekler. içimdeki o naiflik aslında ne derece güçlüymüş diye düşünürken ağlayamadığımı hissettim şimdilerde. Nasır tutmuş bir göz yaşına sahip olmak galiba bu. belki bir ölümün sınavındayım ki elimden hiçbir şey gelmiyor artık.
Bir yanım kal derken bir yanım öl diyor şimdilerde. Nefret edilmek, haz alınmamak ne zor bir şeymiş. ömrümün en mutsuz zamanlarını yaşıyorum. belki de bu bir sınavdır. sınavsa çoktan kaldığım bir sınavdır. cevabı belli ve berbat bir kopuk iplik parçası ömrümde yok olmayı bile seçemeyen, o ürkek güvercinin beneninde binlercesinden sadece yok olmaya çalışıp da olamayan.
Yenilmek ne zor şey ve yenilmeye alışmaya çalışmak. Yemin ederim, cesaretim olsa bir an bile tereddüt etmeden ölümü seçerdim. Ama sonra arkamdan kaçtı gitti, savaşmadı diyecekler. içimdeki o naiflik aslında ne derece güçlüymüş diye düşünürken ağlayamadığımı hissettim şimdilerde. Nasır tutmuş bir göz yaşına sahip olmak galiba bu. belki bir ölümün sınavındayım ki elimden hiçbir şey gelmiyor artık.
Bir yanım kal derken bir yanım öl diyor şimdilerde. Nefret edilmek, haz alınmamak ne zor bir şeymiş. ömrümün en mutsuz zamanlarını yaşıyorum. belki de bu bir sınavdır. sınavsa çoktan kaldığım bir sınavdır. cevabı belli ve berbat bir kopuk iplik parçası ömrümde yok olmayı bile seçemeyen, o ürkek güvercinin beneninde binlercesinden sadece yok olmaya çalışıp da olamayan.
Ben dediğimiz varlığın hatasıyla sevabıyla mükemmel olduğuna inanmakla başlayan süreç.
var olmanın zıttıdır.
en vazgeçmiş anlarımda tutuyorsun yakamdan. tövbelerin kaçıncı kez çiğnenebileceğini seninle öğrendim. sonsuz yolları yürüyorum adım adım aklımda bakışlarınla. şarkılar birer birer adını haykırıyor sessizliğinde gecenin. koridorların karanlığından geçerken ismini haykırıyor kulaklarımı çınlatan geceler. bir ayna var yolun sonunda ve gözlerim görünüyor yaşları dökerken. bitmeyecek gibi son verişler, yok oluşlar. tozlanıp kuru bir öksürüğe yar olacak sayfalara yazıyorsun adımı sensizliğin alışkanlığa dönüşmesini beklediğin günler dahilinde.
bir anahtar var elimde, sana uzatıyorum. kalbimin kilidini açtığında sana akıyor bütün yıldızlar. bütün bulutlar sana siper oluyor ve güneş her doğduğunda gölgende kalıyor güzelliğinle. zirvelere yağan kar, yokluğundan çok titretiyor zayıf düşmüş bedenimi. teninin kokusu canlanıyor anılarımda gelemem dediğin anda. sarsılıyorum, saçmalayamıyorum bile...
bir anahtar var elimde, sana uzatıyorum. kalbimin kilidini açtığında sana akıyor bütün yıldızlar. bütün bulutlar sana siper oluyor ve güneş her doğduğunda gölgende kalıyor güzelliğinle. zirvelere yağan kar, yokluğundan çok titretiyor zayıf düşmüş bedenimi. teninin kokusu canlanıyor anılarımda gelemem dediğin anda. sarsılıyorum, saçmalayamıyorum bile...
bir de tehdit vari, gözüm görmesin manasında emir kipi ile kullanılır.
(bkz: yok ol)
(bkz: yok ol)
tercih etmesi en zor, uygulaması en kolay olan.
bir parmak şıklatması uzunluğunda, metro geçerken önünüzden, bir adım yakınlığında. direksiyonu çevirmekten vazgeçmek o an için. sadece bir an. sadece bir adımla, yarın çekilecek bir fotoğraf karesinde bulunmamak.
yok olmak, ne kadar anlatılamaz ve içi doldurulamaz bir şey olsa da, var olmak farklı mı sanırsınız? o bir adımı atmayı düşünürken, yok olmayı düşünürken, ne kadar zorlanıyorsak ve o adımı atmıyorsak, bu da var olmak tercihidir.
bazen var olmak, yok olmak kadar zor bir tercih olur. çok mu farklıyız sanıyorsunuz? çok mu artistim sanıyorsunuz? bu kararları her gün herkes binlerce kez veriyor ve ben bunun farkındayım. saklanamazsınız. oradasınız biliyorum. yüzünüz yok ama sesiniz benimle.
bir parmak şıklatması uzunluğunda, metro geçerken önünüzden, bir adım yakınlığında. direksiyonu çevirmekten vazgeçmek o an için. sadece bir an. sadece bir adımla, yarın çekilecek bir fotoğraf karesinde bulunmamak.
yok olmak, ne kadar anlatılamaz ve içi doldurulamaz bir şey olsa da, var olmak farklı mı sanırsınız? o bir adımı atmayı düşünürken, yok olmayı düşünürken, ne kadar zorlanıyorsak ve o adımı atmıyorsak, bu da var olmak tercihidir.
bazen var olmak, yok olmak kadar zor bir tercih olur. çok mu farklıyız sanıyorsunuz? çok mu artistim sanıyorsunuz? bu kararları her gün herkes binlerce kez veriyor ve ben bunun farkındayım. saklanamazsınız. oradasınız biliyorum. yüzünüz yok ama sesiniz benimle.
görecelidir; birileri için var olmak bir diğeri için yok olmaktır. her şey herkes için aynı vakitte var değildir.
ateistlerin bu psikolojiyle nasıl yaşadıklarını her daim merak ettiğim konudur.
tekrar tekrar tanımlanması zorunlu olan şey. hiçbir şeyin yok olamayacağı, yani bilim insanlarının, enerjinin yaratılmayıp, yok edilemeyeceğini gösterdikten bu yana, yok olmak diye bir şey yoktur. dönüşmek vardır. bunu en iyi, tarihi en az 2500 yıl öncesine giden, en yetkin örneği de marksizm olan diyalektik felsefe anlatır bize. her şey akar, her şey değişir. hiçbir şey yok olmaz.
kısaca yok olmak, olmayan bir şeydir.
kısaca yok olmak, olmayan bir şeydir.
argodaki karşılığı, 'arazi olmak', aslında var olup da 'göze görünmemek', 'kamufle olmak' anlamındadır.
"var" olma durumundan beraat etmek! Olmak nedir? meydana gelmek, vuku bulmak anlamlarına gelir. Yok olmak bu haliyle, yokluğu meydana getirmek ya da yoklukta "varlık kazanmak" anlamına geliyor. Yani bir eylemi - veya- bir süreci imliyor; zaman-mekân ikileminin o ebedi döngüsü! Ya yok bir oluş değilse? Ya "yok" olunmuyor da doğuluyorsa? Özellikle ikinci soru kelime anlamı düşünüldüğünde "olmak" halini de anlamlandırıyor. Kısacası "yok olmak" yokun kendisi olmanın başka bir sıfatı...
bok olmaktan iyidir.
mükemmel bir talihsizliktir. ve tesellisi yoktur.
düşün ki insan sın. ve ölüm seni bu dünyadan alıyor. yok oluyorsun. yaşadığın onca şey;
sona eriyor ve artık bir anlamı kalmıyor.
şükür ki ahirete inanıyoruz. tesellimiz büyük. mükafatımız da öyle olur inşallah.
düşün ki insan sın. ve ölüm seni bu dünyadan alıyor. yok oluyorsun. yaşadığın onca şey;
sona eriyor ve artık bir anlamı kalmıyor.
şükür ki ahirete inanıyoruz. tesellimiz büyük. mükafatımız da öyle olur inşallah.
doğmadan önceki gibi , uyurken olduğu gibi. yoktun işte. o kadar da mantığı zorlayan bir durum yok. bak gene yok yok yook.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar