bugün

ben senin yaşındayken..... gibisinden sözlerle başlayan cümleler kurabilen kurabiye tadında insanoğlunun ölüme en yakın olduğu dönemidir.
açmayın dedeler.
Ben yaslilari cok seviyorum ya bayiliyorum onlara nenem falan gelince sanki eve boyle senlik falan gelmis gibi hissediyorum diger yaslilara da oyle otobuste falan goruyorum cok tatlilar bazilari da yaslilari sevmiyor hic anlamiyorum onlari bizim burda huzur evi yok olsa arada giderdim.
Bizimde ellerimizin uzerinde kahverengi lekeler olacak ve derimizi tutup yukari dogru cekebilecegiz. Tabi vucudumuz o forma girene kadar yasarsak
yeniliğe en dirençli insanlar.
Ay deli olcam
Otobüste yaşam savaşı veriyorum!
Arkadan dayayan teyzeler
Ayağıma basan amcalar
Ensemde hissettiğim nefesleri
iki taraftan tutunup sıkıştırmaları
La havlee
Yani otobüs popülasyonu o kadar yaşlı ki yaşlılar ölmek üzere olan daha yaşlılara yer veriyor.
Zombi gibiler aq
Garip gurup sesler çıkartıp acayip bi şekilde ve yavaş yürüyolar
Artı kokuyorlar.

Allahım 60 ta öleyim ya.
Her üç yaşlıdan birinin yaslanacak kimsesi yok
--spoiler--
Türkiye’de yaşlıların sadece yüzde 68’inin güvenebilecekleri akraba ya da arkadaşı var. OECD ortalaması ise yüzde 87’ye kadar çıkıyor
Yaşlılara sevgi ve saygı göstermenin geleneklerimizin başında gelmesine rağmen, Türkiye'deki 50 yaş üstündeki her üç kişiden birinin kimsesizlik içinde yaşadığı ortaya çıktı. Üstelik, emeklilik çağındaki bu kişilerin ekonomik yoksulluktan en çok etkilenen kesimlerden birini oluşturduğu da kaydedildi.
Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) önceki gün yayımladığı “Bir Bakışta Toplum 2016” raporunda Türkiye, sosyal bütünlüğü en zayıf ülkelerden biri olarak geçti.
Bunun başlıca sebebi olarak, 50 yaş üstündeki vatandaşların yalnızca yüzde 68'inin yaslanabileceği bir akrabası veya yakını bulunması gösterildi. Başka bir deyişle, yarım asırı devirmiş olan kıdemli vatandaşların yüzde 32'si, “Yaslanabileceğiniz bir akrabanız veya arkadaşınız var mı” sorusuna olumsuz yanıt verdi.
Aynı soruya olumlu yanıt verenlerin oranı 15-29 yaş grubundaki gençler arasında yüzde 82'yi bulurken, 30-49 yaş aralığındaki yetişkinlerde yüzde 74'e geriledi.
Raporda, OECD üyesi ülkelerde 50 yaş üstü vatandaşların yüzde 87'sinin sırtını yaslayabileceği bir akrabası veya yakını bulunduğuna dikkat çekilerek, “Türkiye'de sosyal bütünlük özellikle yaşlılar için OECD içindeki en düşük düzeyde” denildi.
YOKSULLUK ONLARI VURUYOR
Türkiye'nin OECD ortalamasının çok gerisine düştüğü, orta yaş ve üstü nüfusun sosyal bağlarının güçlü olduğu ülkelerin başında irlanda gelirken, bu ülkeyi ingiltere, Yeni Zelanda, Kanada, Avustralya ve ABD gibi Anglo-Sakson kültürüne sahip ülkeler ile izlanda ve Danimarka gibi Kuzey Avrupa ülkeleri izledi.
Raporu değerlendiren OECD uzmanları, bir toplumdaki ortalama eşitlenmiş harcanabilir gelirin yüzde 50'sinden daha azıyla geçinmeye çalışanların “yoksul” olarak tanımlandığını kaydetti. Türkiye'de bu kesimin oranının yüzde 17.2'yi bulduğu belirtilen raporda, oranın 65 yaş üstü nüfusta ise yüzde 19'a kadar çıktığı dile getirildi. 18 yaşından küçük her dört çocuktan birinin de bu yoksulluk sınırının altında yaşadığı ifade edildi.
Türkiye bu yoksulluk oranıyla israil ve ABD'nin hemen arkasından OECD ülkeleri arasında 3'üncü sırada yer aldı. Ekonomik krizin vurduğu Yunanistan ve ispanya ile Latin Amerika'nın kronik yoksul ülkesi Şili ise sıralamada Türkiye'yi takip etti.
Güven bunalımı yaşıyoruz
OECD araştırması, Türk toplumunun bir güven bunalımı yaşadığını da gösterdi. Rapora göre; Danimarka, Norveç, Hollanda, isveç ve Finlandiya gibi Kuzey Avrupa ülkelerinde başkalarına güven duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 60'ı geçerken, Türkiye'de yüzde 13'ü bulmuyor. Türkiye, başkalarına güven duymayanların çokluğu bakımından Slovakya'nın ardından OECD ikincisi oldu. 15-29 yaş grubundaki gençler arasında ise başkalarına güven duyanların oranı yüzde 15 olarak ölçüldü.
Raporda ayrıca Türkiye'deki her üç vatandaştan en az birinin işini kaybetme veya iş bulamama kaygısını derinden duyduğu kaydedildi.
--spoiler--
Hayat kokuyorlar. Şefkat merhamet yaşanmışlık kokuyorlar.
En çokta dua kokuyorlar..

o kırış kırış olmuş elleriyle başımızı okşamalari ne bilim çok güzel çok içten .
ilgiye muhtaç insanlardır. Arada bir huzur evine gidip çiçek götürülmesi ve ellerini öpmek gerekir. Unutmayın bizde bir gün yaşlı olacağız.
Ulan dışarıda kar yağıyor saatin 9.50 sinde ne bokunuz var da otobüslere doluşuyorsunuz demek istediğim insan türü!

işe gidicem amk işe! Siz nereye gidiyorsunuz, hastaneye mi? Hepiniz mi? Hassiktir ordan.

Koşa koşa otobüse yetişmeyi biliyorsunuz o zaman yer de istemeyin amk.

Çıldırdım sabah sabah. Cehennemde görüşürüz.
durduramıyoruz. çıkmayın amcacım, ebecim çıkmayın.
görsel
görsel

Siz gidin, benim çocuklar izin vermiyor.

(bkz: swh).
olm gençken kendinize iyi bakın lan sonra ajda pekkan gibi olamayız tanrı korusun.
Sokakta gençlere akıl verenleri, "paran yoksa evde otur" diyenleri, "siz eskileri görmediniz halinize şükür edin" diyenleri çokçadır bu türün. Bir gün bir isyan başlayacak ve gençler sokakta gördüğü her yaşlıyı dövmeye başlayacak, gençleri o isyan noktasına getirdiler sağ olsunlar.
Huysuz insanlardır genelde şüphesiz..
Aralarında aydın ve dinlenecek, yobaz ve dinlenmeyecek bir sürü kişinin bulunduğu kategori.
saygıyı hak etmeyen insan türü.
görsel
bazen dinlemek zorunda kalıyor insan. çoğunun bir şey bildiği de yok denebilir. o anlatılanlar öncedenmiş.
Bazen çok kötü konuşuyoruz ama ileride bizde yaşlanacağız.
© copyright 2005 - 2026