bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek29
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması6
- sude sendromu10
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı5
- yagmurcu6
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak8
- kürt kızlarının güzel olması5
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz18
- belçika polisinin öldürdüğü türk3
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı4
- 13 ekim 2026 sabah slavia prag maçı2
- yandaş basını okumak3
- maide 82
- en sevdiğiniz ayı3
- ilk buluşmada ehonomi çoğ eyi diyen kız2
- bugünün yarından güzel olması2
- çıplaklar kampında tarih hocasıyla karşılaşmak5
- kemal kılıçdaroğlu6
- sözlük açsanız ismi ne olurdu9
- melih gökçek13
- ben robot değilim tuzağı2
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- arkadaşlar kavga etmeyin2
- don don bey birader2
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi4
- akrostişli şiir7
- geleceğin hep güzel görünmesi olayının bitmesi2
- ekonomi2
- 30 yaşına girmek6
- özenilen şeyler3
- hristiyanlık8
- tulumba tatlısı7
- silver ile evlenecek erkek52
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor12
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- sırrı süreyya önder28
- bir şeyler söyle2
- ey insan3
- samed agirbas3
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- intihardaki vücut pozisyonunu yatakta taklit etmek3
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek3
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- sarapci koala58
- mauro icardi13
- euro 20163
- göğüs kıllarım çıkmıyor15
Öldürür. Garip ama gerçek.
Bu değil.
Türkiye’de imkânsızdır. Yaşamak farklı, varolmak farklı şeylerdir, karıştırmayalım!
Zor zanaattir.zorluklarla doludur.ben oyunu very hard mode falan açmışta olabilirim bilmiyorum.
Şaka bir kenara hayatınızı geçici zevklerle değil üretmeyi öğrenerek geçirin.fazla tüketim insanı da tüketiyor.
Şaka bir kenara hayatınızı geçici zevklerle değil üretmeyi öğrenerek geçirin.fazla tüketim insanı da tüketiyor.
Güzel mi kötü mü karar vermesi zor. Yaşıyor muyuz belki ?
Zor zanaat.
oruç aruoba'dan küçük bir alıntı bırakıyorum. çünkü bakınız,ne de güzel söylemiş;
yaşaman,yaşamın yükünü yüklenmen olacak.
"Yaşamın, kendi kendine ağırlık haline getirdiğin
şeylerin altında ezilmenin süreci olacak.
Yaşamı 'hafifçe' yaşayabilseydin, yaşamın olayları da
uçup giderler, sana yük olmazlardı — ama o zaman da,
uçucu, boş olurdu yaşamın. Bu yüzden, yaşadığın her olayı
'ağır'laştıracaksın; ki uçup gitmesin, omuzuna çöksün;
sen de onun yükünü taşıyasın.
Yaşaman, yaşamın yükünü yüklenmen olacak.
Yaşam, yükleneceğin yüktür.
Yaşamın, yükündür."
yaşaman,yaşamın yükünü yüklenmen olacak.
"Yaşamın, kendi kendine ağırlık haline getirdiğin
şeylerin altında ezilmenin süreci olacak.
Yaşamı 'hafifçe' yaşayabilseydin, yaşamın olayları da
uçup giderler, sana yük olmazlardı — ama o zaman da,
uçucu, boş olurdu yaşamın. Bu yüzden, yaşadığın her olayı
'ağır'laştıracaksın; ki uçup gitmesin, omuzuna çöksün;
sen de onun yükünü taşıyasın.
Yaşaman, yaşamın yükünü yüklenmen olacak.
Yaşam, yükleneceğin yüktür.
Yaşamın, yükündür."
Varoluşumun beraberinde getirdiği zorunlulukları yerine getiriyorum.
yaşıyor muyum? Tabii ki hayır aşkım sen ilkimsin saçmalama.
yaşıyor muyum? Tabii ki hayır aşkım sen ilkimsin saçmalama.
Uruguay spor takiminin uçağının dağda düşmesi sonucu kurtulanlarin aç kalıp birbirini yemesi gibi biseydi yaşamak.
Yaşıyoruz bitsin diye .
olmak ya da olmamaktan olmak olan.
Güzel yanları da vardır tabi. Bahar dalları, kuş cıvıltıları, deniz dalgaları, gün ışığı, bir tebessüm, birine aşık olmak, şefkatli anne kolları, yeni doğmuş bir bebek falan.
Bunlar yaşamak dediğimiz şeyin yüzde kırkıysa yüzde altmışında da hüzün hakimdir. Birilerinin cenazesini kaldırmak, kendi ölümünü hayal etmek, yalnızlaşmak, anlamsızlaşmak vs.
Mutluluk içinse çoğu zaman salak olmak, fazla felsefe yapmamak, düşünmemek, olduğu gibi yaşayıvermek, başkalarını ciddiye almadan hep kendine yontmak lazımdır. Tekdüze bir insan değilsen yaşamak bir işkence gibi gelir. Çünkü yaşam fazla sorgulamaya müsait değildir.
Bunlar yaşamak dediğimiz şeyin yüzde kırkıysa yüzde altmışında da hüzün hakimdir. Birilerinin cenazesini kaldırmak, kendi ölümünü hayal etmek, yalnızlaşmak, anlamsızlaşmak vs.
Mutluluk içinse çoğu zaman salak olmak, fazla felsefe yapmamak, düşünmemek, olduğu gibi yaşayıvermek, başkalarını ciddiye almadan hep kendine yontmak lazımdır. Tekdüze bir insan değilsen yaşamak bir işkence gibi gelir. Çünkü yaşam fazla sorgulamaya müsait değildir.
Yaşamak, "hayatta kalmak", "var olmak" ile eş anlamlı değildir.
tanpınar, mahur beste adlı eserinde şöyle diyor;
/ıstırap ve ölüm kaçınılmaz. aslolan derin bir şekilde yaşamak ve kendini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsi bir çeşni vermekti./
derin yaşamak ve kendini gerçekleştirmek, işte yaşamaya dair ne varsa bu kelimelerde onu bulabilmek mümkün. bir emeliniz olmalı, Japonların ikigai felsefesi de dahil bütün kadim medeniyetlerde bu vardır. bir uğraş, bir tahayyül, bir hedef olmalı.. yaşamak için!
/ıstırap ve ölüm kaçınılmaz. aslolan derin bir şekilde yaşamak ve kendini gerçekleştirmek, ölümlü hayata şahsi bir çeşni vermekti./
derin yaşamak ve kendini gerçekleştirmek, işte yaşamaya dair ne varsa bu kelimelerde onu bulabilmek mümkün. bir emeliniz olmalı, Japonların ikigai felsefesi de dahil bütün kadim medeniyetlerde bu vardır. bir uğraş, bir tahayyül, bir hedef olmalı.. yaşamak için!
Yaşamak değil,
Beni bu telaş öldürecek.
Beni bu telaş öldürecek.
Biyolojik olarak devam ettirdiğimiz lakin anlam olarak hic icini dolduramadigimiz eylem.
Yasamak sa seni sevmek; ; ben hic ölmedim.
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine.
Sıkıcı gereksiz.
izlenesi bir japon filmi.
insanların en büyük yanılgısı.
yaşadığını zanneden çoğu insan ya geçmişine saplantılı, ya da geleceğin paranoyasında. ama yaşadığını sanan en büyük çoğunluk, çevrelerinde yaşayanların figüranları aslında. bilmeden, farkında olmadan başkalarının hayatlarını yaşayanlar...
işte bizi diğer canlılardan ayıran bu özellik, insan olmanın patolojisi sanırım. anlamsa canı burnunda, hep bir araf hali olsa gerek.
yaşadığını zanneden çoğu insan ya geçmişine saplantılı, ya da geleceğin paranoyasında. ama yaşadığını sanan en büyük çoğunluk, çevrelerinde yaşayanların figüranları aslında. bilmeden, farkında olmadan başkalarının hayatlarını yaşayanlar...
işte bizi diğer canlılardan ayıran bu özellik, insan olmanın patolojisi sanırım. anlamsa canı burnunda, hep bir araf hali olsa gerek.
Fazla ciddiye alınmamalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar