bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir3
- reenkarnasyon2
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- yörük kızı15
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- kız düşürmenin kısa yolu15
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- uludağ sözlük size ne kattı24
- mercimek çorbası içen kadın14
- saraca098
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- ismail kartal12
- pankek mi pişi mi10
- sözlüğün en masum yazarları16
- pum pum çorbası6
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- fusya semsiyeli yabanci26
- sikişirken sigara içen kadın5
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sarımsak yiyen kız6
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- arkadaşlar larissa kim12
- sarapci koala43
- serhat kılıç22
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- s'i l v'e r m'i s t26
- nervio21
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pizza6
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- uyudunuz mu4
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- hamarat kadın5
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- tarihteki en kanlı savaşlar3
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- dinlenme tesisi soğuğu5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- artı oy yalakalığı5
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- tai lung45
murathan mungan'ın 1992 yılında çıkardığı nefis kitabıdır. yalnız bir opera adlı şiir bu kitapta yer almaktadır.. Ayrıca şair kişinin sapıtmadan önce yazdığı sayılı güzel satırlar vardır..
diğer cici satırları:
(bkz: omayra)
(bkz: sahtiyan)
diğer cici satırları:
(bkz: omayra)
(bkz: sahtiyan)
1. Bölüm
yalnız bir opera
bilardo topları
terastaki havlu
2. Bölüm
alabalık ve siyambalığı
kadırga
yedi dalga
kalyon ve köpükler
kamçılar
3. Bölüm
yaz sonu şiirleri
yaz bitti
yukarıdaki şiirlerden oluşan murathan mungan'ın şiir kitabıdır.
yalnız bir opera
bilardo topları
terastaki havlu
2. Bölüm
alabalık ve siyambalığı
kadırga
yedi dalga
kalyon ve köpükler
kamçılar
3. Bölüm
yaz sonu şiirleri
yaz bitti
yukarıdaki şiirlerden oluşan murathan mungan'ın şiir kitabıdır.
her okunduğunda ayrı bişey yakalayacağınız, melankolinin tavan yaptığı, on kere kaybetseniz gene satın alacağınız, ama yine de kaybedeceğiniz, çünkü okuyanın gece kalbinin üstüne koyarak okuma isteğiyle yandığı incecik, yükte hafif pahada ağır şiir kitabıdır. hele o terastaki havluyok mu?
"yaz gecer
yine gelir"
yine gelir"
bana zamandan söz ediyorlar
gelip size zamandan söz ederler
yaralari nasil sardigindan , ya da her seye nasil iyi geldiginden.
zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadigini bildiginiz gibi.
dahasi onlar da bilirler.
ama yine de güç verir bazi sözler, sözcükler,
öyle düsünürler.
bittigine kendini inandirmak, ayriligin gerçegine katlanmak,
sirtinizdaki hançeri çikartmak, yüreginizin unuttugunuz yerleriyle
yeniden karsilasmak kolay degildir elbet.
kolay degildir bunlarla bas etmek, ugruna içinizi öldürmek. zaman alir.
zaman alir sizden bunlarin yükünü.
o bosluk dolar elbet, yaralar kabuk baglar, sizilar diner, acilar dibe
çöker.
hayatta sevinilecek seyler yeniden fark edilir. bir yerlerden bulunup
yeni mutluluklar edinilir.
gün gelir bir gün
baska bir mevsim,
o eski agri
ansizin geri teper.
dilerim geri teper.
yoksa gerçekten
bitmissinizdir
o bosluk doldu sanirsiniz
oysa o boslugu dolduran eksilmenizdir.
gelip size zamandan söz ederler
yaralari nasil sardigindan , ya da her seye nasil iyi geldiginden.
zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.
hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadigini bildiginiz gibi.
dahasi onlar da bilirler.
ama yine de güç verir bazi sözler, sözcükler,
öyle düsünürler.
bittigine kendini inandirmak, ayriligin gerçegine katlanmak,
sirtinizdaki hançeri çikartmak, yüreginizin unuttugunuz yerleriyle
yeniden karsilasmak kolay degildir elbet.
kolay degildir bunlarla bas etmek, ugruna içinizi öldürmek. zaman alir.
zaman alir sizden bunlarin yükünü.
o bosluk dolar elbet, yaralar kabuk baglar, sizilar diner, acilar dibe
çöker.
hayatta sevinilecek seyler yeniden fark edilir. bir yerlerden bulunup
yeni mutluluklar edinilir.
gün gelir bir gün
baska bir mevsim,
o eski agri
ansizin geri teper.
dilerim geri teper.
yoksa gerçekten
bitmissinizdir
o bosluk doldu sanirsiniz
oysa o boslugu dolduran eksilmenizdir.
yaz geçer, yine gelir..
yaz geçer, iyi gelir sözcükler..
okunduğu vakitle paralel tokat gibi kitaptır..nasıl acıtır..
yaz geçer, iyi gelir sözcükler..
okunduğu vakitle paralel tokat gibi kitaptır..nasıl acıtır..
yaz gecti..
güzel bir şiir kitabıdır fakat metis yayınevinin onuncu yıl özel baskısı ile çok güzel bir şiir kitabı olmuştur. Kocaman bir defter gibi yapmışlar kitabı, sade ama etkileyici kapak tasarımı, pembe sayfalar filan... Sanki elinizde tuttuğunuz kadim zamanlardan kalma nadide bir kitap.
iyi gelir sözcükler..
yüzyüzeyken konuşuruz şarkısı. bununla kış geçer.
güneylere inmeden önce bi kaç saat
yapraklarını dökmeye çok hevesli bir ağaç
gibi ağladın, hazır değilsin yaza
sen yalan söyledin bana
düğümlerini çözemedim diye çok üzüldüm
sen de bunu görüp yatağa gömüldün
belki ben yanlış anladım ama
sen yalan söyledin bana
kuşlar göçer günler koşar yaz geçer bir şekilde
az su içip çok konuşan bir kız gibi şehirde
az gişe yapmış o güzel filmde
yan rolleri hep yıktın bana
maç bitmeye yakınken sahaya inen holigan
gibi az şey bilip çok şey hisseden bir insan
olarak çok yanlış yaklaştım sana
ama sen çok yalan söyledin bana
kuşlar uçar günler koşar yaz geçer bir şekilde
çok su içip az konuşan güzel kız gibi şehirde
az gişe yapmış o güzel filmde
yan rolleri hep yıktın bana.
uuuv paun pa pa pau pavn paun pap pa pa paun pavn pavnn mırın mırın.
editto: şimdi tam oldu.ne güzel.bye
güneylere inmeden önce bi kaç saat
yapraklarını dökmeye çok hevesli bir ağaç
gibi ağladın, hazır değilsin yaza
sen yalan söyledin bana
düğümlerini çözemedim diye çok üzüldüm
sen de bunu görüp yatağa gömüldün
belki ben yanlış anladım ama
sen yalan söyledin bana
kuşlar göçer günler koşar yaz geçer bir şekilde
az su içip çok konuşan bir kız gibi şehirde
az gişe yapmış o güzel filmde
yan rolleri hep yıktın bana
maç bitmeye yakınken sahaya inen holigan
gibi az şey bilip çok şey hisseden bir insan
olarak çok yanlış yaklaştım sana
ama sen çok yalan söyledin bana
kuşlar uçar günler koşar yaz geçer bir şekilde
çok su içip az konuşan güzel kız gibi şehirde
az gişe yapmış o güzel filmde
yan rolleri hep yıktın bana.
uuuv paun pa pa pau pavn paun pap pa pa paun pavn pavnn mırın mırın.
editto: şimdi tam oldu.ne güzel.bye
Murathan mungan' ın şiirde zirve yaptığı kitaptır bana göre. Üstüne size hatırlatacak iki üç anı da eklediniz mi her okuyuşta darmaduman olmak demektir.
yaz gelsin de, kuşlar göçsün, günler koşsun, tüm yazı da geçirelim bu şarkıyla. "sen yalan söyledin bana" cümlesi her şeyi özetliyor aslında. bir de üstüne "yan rolleri hep yıktın bana" diyor ki üstüne diyecek bir şey bırakmıyor. dinlemek kalıyor geriye sadece:
https://soundcloud.com/yu...zeykenkonusuruz/yaz-ge-er
https://soundcloud.com/yu...zeykenkonusuruz/yaz-ge-er
içinde yalnız bir operanın da yer aldığı muhteşem kitaptır. her okunuşta ilk kez okunuyormuş hissi verir.
--spoiler--
Belki yalnızca yüzümüze doğru ağır ağır açılan
uyku sonrası bir bakış
iyi gelir bize
Belki o zaman.
--spoiler--
kitap hakkında detaylı alıntılar için; http://aylakmadame.blogsp...ecer-murathan-mungan.html
Belki yalnızca yüzümüze doğru ağır ağır açılan
uyku sonrası bir bakış
iyi gelir bize
Belki o zaman.
--spoiler--
kitap hakkında detaylı alıntılar için; http://aylakmadame.blogsp...ecer-murathan-mungan.html
yüzyüzeyken konuşuruz'un en can alıcı şarkısıdır.
yüzyüzeyken konuşuruz'un çok naif,çok güzel şarkısıdır.
Gün içinde elden düşmeyen murathan mungan şiir kitabı. Girişe uzun soluklu "yalnız bir opera" şiiriyle giriş yapmış, dönüp dolaşıp okunacaklar arasındadır, okumanızı tavsiye ederim. Diğer bir sevdiğim "terastaki havlu" modern şiiri:
"Aynı terasa açılıyordu yan yanaydı kapılarımız kaldığımız pansiyonda. Akşamüzerleri kaşılaşıyorduk, ortak duş, ortak mutfak, çekingen bir selamlaşma. Aynı terasta yan yana kuruyordu çamaşırlarımız, bu ürpertiyordu beni; acemi, tutuk birkaç sözlük eşliğinde beyaz şarap içerek aynı terasta seyrediyorduk günbatımını, bu da ürpertiyordu beni. Işığın azalan şiddetinde yan yanaydı terasa vuran gölgelerimiz ve karışıyordu birbirine.
Elimizde olmadan gülümsemiştik bakışlarımız çarpıştığında, sahildeydik ve aynı kitabı okuyorduk ilk karşılaşmamızda.
Sezon açılmamıştı, seyrekti sahiller, daha erken yaz gülümsüyordu.
Pansiyon önündeki sandalların kıpırtısı, çiçeklerin çekingen dirimi, günbatımıyla gölgelenmiş alanların rengi kalmış aklımda. ikimizde yalnızdık ve birbirimize ilişmemeye çalışıyorduk adını kimselerin bilmediği o uzak sahil kasabasında.
Oysa güneşin batışını izlemek gibi kendiliğinden bir birlikteliğe dönüştü paylaştığımız şeyler.
Birbirinden kamaşmaya başlamıştı tenlerimiz dokunmasan da yanındaki gövdeyi duymanın şiddetine dönüşmüştü aramızdaki çekim.
Tenin çağrısı hazırdı kendine kurulan bütün tuzaklara.
O akşam terastaydık gene. Gün çoktan batmıştı. Çamaşırlar asılıydı uzaktan şarkılar geliyordu ve kekik kokuları. Nedense her zamankinden başka bakıyordun bana.
Sonra usulca dedin ki:
"ilk kez bir erkeğin tenine dokunma isteği duyuyorum içimde."
Benim için yaz başlamıştı.
"Dokun öyleyse" dedim.
Sustun. Uzun uzun baktık birbirimize. Kendine nasıl karşı koyduğun okunuyordu yüzünün derinliklerinde. Sonra hiçbir şey söylemeden usulca kalktın, odana gittin, yavaşça örttün kapını. Saatlerce orada, gecede ve o terasta kaldım.
Sabah uyandığımda odanın kapısı açıktı, eşyalarını toplayıp gitmiştin baktım. Yalnızca terasta unuttuğun havlu çırpınıyordu rüzgârda.
Bir daha hiç rastlamadım sana, hiçbir yerde hiçbir yazda. Düşünüyorum aradan tam on üç yıl geçmiş. On üç yıl önce içinde uyanan isteğin anısı saklı duruyor mu sende?
Birden adını hatırlamadığımı fark ettim bu şiiri yazarken, ama terasta çırpınan havlunun rengi hâlâ gözlerimin
önünde.
On üç yıl sonra şimdi sevgilimden ayrıldığım bu derin, bu kavurucu günlerde neden ansızın aklıma düştüğünü sordum kendi kendime. Sonra anladım:
Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde."
"Aynı terasa açılıyordu yan yanaydı kapılarımız kaldığımız pansiyonda. Akşamüzerleri kaşılaşıyorduk, ortak duş, ortak mutfak, çekingen bir selamlaşma. Aynı terasta yan yana kuruyordu çamaşırlarımız, bu ürpertiyordu beni; acemi, tutuk birkaç sözlük eşliğinde beyaz şarap içerek aynı terasta seyrediyorduk günbatımını, bu da ürpertiyordu beni. Işığın azalan şiddetinde yan yanaydı terasa vuran gölgelerimiz ve karışıyordu birbirine.
Elimizde olmadan gülümsemiştik bakışlarımız çarpıştığında, sahildeydik ve aynı kitabı okuyorduk ilk karşılaşmamızda.
Sezon açılmamıştı, seyrekti sahiller, daha erken yaz gülümsüyordu.
Pansiyon önündeki sandalların kıpırtısı, çiçeklerin çekingen dirimi, günbatımıyla gölgelenmiş alanların rengi kalmış aklımda. ikimizde yalnızdık ve birbirimize ilişmemeye çalışıyorduk adını kimselerin bilmediği o uzak sahil kasabasında.
Oysa güneşin batışını izlemek gibi kendiliğinden bir birlikteliğe dönüştü paylaştığımız şeyler.
Birbirinden kamaşmaya başlamıştı tenlerimiz dokunmasan da yanındaki gövdeyi duymanın şiddetine dönüşmüştü aramızdaki çekim.
Tenin çağrısı hazırdı kendine kurulan bütün tuzaklara.
O akşam terastaydık gene. Gün çoktan batmıştı. Çamaşırlar asılıydı uzaktan şarkılar geliyordu ve kekik kokuları. Nedense her zamankinden başka bakıyordun bana.
Sonra usulca dedin ki:
"ilk kez bir erkeğin tenine dokunma isteği duyuyorum içimde."
Benim için yaz başlamıştı.
"Dokun öyleyse" dedim.
Sustun. Uzun uzun baktık birbirimize. Kendine nasıl karşı koyduğun okunuyordu yüzünün derinliklerinde. Sonra hiçbir şey söylemeden usulca kalktın, odana gittin, yavaşça örttün kapını. Saatlerce orada, gecede ve o terasta kaldım.
Sabah uyandığımda odanın kapısı açıktı, eşyalarını toplayıp gitmiştin baktım. Yalnızca terasta unuttuğun havlu çırpınıyordu rüzgârda.
Bir daha hiç rastlamadım sana, hiçbir yerde hiçbir yazda. Düşünüyorum aradan tam on üç yıl geçmiş. On üç yıl önce içinde uyanan isteğin anısı saklı duruyor mu sende?
Birden adını hatırlamadığımı fark ettim bu şiiri yazarken, ama terasta çırpınan havlunun rengi hâlâ gözlerimin
önünde.
On üç yıl sonra şimdi sevgilimden ayrıldığım bu derin, bu kavurucu günlerde neden ansızın aklıma düştüğünü sordum kendi kendime. Sonra anladım:
Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde."
Yazın takvimsel olarak bitmesine sayılı günler kaldığını düşünmemle birlikte aklıma düşen Murathan mungan kitabı.
Ve tabii ki bu kitabın olmazsa olmaz şiiri yalnız bir opera.
kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.
Ve tabii ki bu kitabın olmazsa olmaz şiiri yalnız bir opera.
kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar