bugün
- silver ile evlenecek erkek36
- true ve s'i l v'e r m'i s t birlikteliği9
- fenerbahçe nin transferi kapaması16
- parayla saadet olması18
- sözlük yazarlarının kombinleri11
- sarapci koala63
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı5
- iran düşmanlığı13
- küpe takan erkek5
- wfp gazze de nüfusun 3 te 2 si açlık3
- korintliler3
- mauro icardi8
- ismet biradere koşarken çelme takmak6
- köfteci yusuf3
- gammazların sözlüğü bitirmiş olması8
- amedspor19
- kot ceketin havalı olduğu yıllar9
- s'i l v'e r m'i s t15
- kürt sorunu12
- zengin olunca yapılacak ilk görgüsüzlük9
- ışıktan altın elde etmek4
- evlenme masrafını balayında kullanmak8
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir5
- 1 eylül 20262
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması25
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı4
- sabah kahvaltısını gevrekle yapmak3
- karizmatik soyadları6
- gammaz gammazı neresinden tanır4
- crimson desert2
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı27
- ama yeni parti tüzüğü11
- sinem dedetaş4
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz8
- evlilikle saadet olması3
- hepinizi karim yapacam olum2
- evlenecek kız kalmaması13
- 2026 ağustos ayı nasıl geçti2
- silvermist vs zendaya2
- bostanlı da kahve içip kitap okumak7
- sözlükten hatun götürmek3
- era7capone4
- çekirdek yiyen erkek3
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- altındaki 12 tl 74 kuruşluk zararımı kim ödeyecek6
- çin halk cumhuriyeti4
- trafikte sinirlenip bağırmak10
- diamond basphorus2
- flört yapay zekası5
- ibrahim mbaye2
yaz bitti, yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti, yaz bitti
hiçbir şey, hiçbir şey
hiçbir şey
yalnızca üşüyorum şimdi
insanın, anlamsız efkârına sebep olan durum. yaprakların dökülüşüne, ağaçların çıplaklık protestosuna tahammül edememek durumu... bir şiir belki fotoklip eşliğinde upload ettiğimiz vakti zamanında zihnimize. ama gerçek, gözle görülür, elle tutulur gerçek: yaz bitti...
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti, yaz bitti
hiçbir şey, hiçbir şey
hiçbir şey
yalnızca üşüyorum şimdi
insanın, anlamsız efkârına sebep olan durum. yaprakların dökülüşüne, ağaçların çıplaklık protestosuna tahammül edememek durumu... bir şiir belki fotoklip eşliğinde upload ettiğimiz vakti zamanında zihnimize. ama gerçek, gözle görülür, elle tutulur gerçek: yaz bitti...
algın bir kırlangıçtı annem
uçmayı öğretmedi bize
yaz bitti;
yaz bitti;Kendine dönük bir bıçağı
bileyerek bitti yaz;Usulca soldu iskele
üşüyen sulara bıraktım bedenimi
dedim ki aşk, bir kez daha
fırlatıp kıyıya attı dudağımdaki tuzu emerek
sessizce yalvararak içine çekti sonra.
Ah! Bir deniz kızı olsam
bir mercan ada
mavi bir yelkenli
kimseler anlayamıyacak bu ilişkinin
bende çoğalttığı kederi
Her sabah nar ağacından öten bülbülü anlattım ona
sözcüklerimi sorgulayan kül rengi kuşunu akşamüstlerinin
asmanın bu yıl üzüm vermediğini anlattım
dalgaları dinlediğim geceleri, herkesten gizli.
Kumsalı avuçlayıp okyanusu tanıdığımı anlattım
bir denizatıyla yaşadığım düşünsel serüveni
güneşin tenimde nasıl dolaştığını ve unutturduğunu yalnızlığımı
dağların ucuna konup konup kalkan bulutu anlattım
O bana ne ölüm oruçlarında kalan ömrümü sordu, ne kirli savaşı
ne de askere alınan oğluma getirdi sözü
erken inen bir yaz gibisin dedi yalnızca
sıcak saçlarındaki siyahı solduracak
ve tuttuğun yas yakışacak yüzüne;
Yaz bitti, dedi, oturduğu taştan hafifçe doğrularak
günlerdir bize yol gösteren ezgi
göçmen bir kuşun kanadında Kumsal
sensizliği yaşamaya başladı çoktan
Yaz bitti, dedi, incecik dildi domatesleri beyaz tabağa
peynir ve yeşil biber ve mavi bir hüzün
uzakta, çok uzakta ağlarınıatan balıkçılar
ve gözyaşının yalnızlık olduğu dünya.
Yaz bitti, dedi, az önce yaktığı ateşte ısıttı ekmekler
bir çağ kapandı sanki;Ürperen akşam
suskunluk olup kondu dudaklarına
yaz bitti, dedi, kalbim seninle çarparken yaz yaz bitti;
O gece ağlarını onardı balıkçılar
sarı ışığında fenerlerin
teknelerini yıkayıp parlattılar
sandalcılar yakamozlar astı küreklerine
hep birlikte açık denizlere gittiler
silmek için çapalarına dolanan pası.
O gece bir bekleyişti ömrümüz
uzun , sakin, umutla berkitilmiş.
Dağ koyaklarından getirilmiş ,taze
sütleri içtik ve eski ağılların
çıngırak seslerini doldurduk ceplerimize.
Çıkıp geldi Homeros, yorgun
ak bir ihtiyar, dayanmış asasına
aşkı ne yaptınız diye sordu
hangi küle kardınız günlük kokulu aşkı.
Yanıt bile beklemeden yürüyüp gitti.
Baktık ki ayak izlerinde ay
öpüşüp duruyor denizle.
Sen yokken, denizin başladığı yerden doğardı güneş
kumları yıkardı, gümüş oyuncaklar salardı suya.
Dağlara çekilirdi sonra ve rüzgar
susam ve sakız kokularını karıştırırdı birbirine.
Çocuklar uyurdu serin uykularda, lacivert bir dinginlikti akşam
kıyıda ateşler yakmazdım, bir şiir sokulmazdı düşüncelerime
rastgele derdim balıkçılara, sabrınız bol, ağlarınız dolu olsun
yalnızlık kardeşimdi hüzün nehir yatağındaki zakkum.
Şimdi ben, düşlerimde balığa çıkıyorum her gece
her gece bir sardunya sararıp düşüyor, her yolcu
yüreğimi ağrıtıyor biraz. Bir kırlangıç sesimi tırmalıyor durmadan
yaz bitti, diyor, kalbim seninle çarparken bitti yaz;
Günün ilk sesi, gecenin son iç çekişiydi
sevgiden doğmuştu aydınlık, harlı ateşten sıcacık kül.
Dağ gerindi, asfalt anımsadı uzun bir yol olduğunu
usulca sallandı tekneler, gözlerini açtı orman
bir saklı liman usulca çıktı yeryüzüne
Ötede Hadrianus parlak giysilerinden soyunuk
kılıçsız, kalkansız, bir kemerdi herkesin unuttuğu
Yaz bitti, dedi. Tarihte, tanrıların geri çekildiği
insanın tek başına direndiği o benzersiz an;ı yakala
yüreğinle tut zamanın en masum saatini.
Az sonra Roma;ya yerleşecek yoksul isa
ilk mermi fırlayacak kovanından
ilk kan, bir destan gibi sunulacak
ve okşanacak bir altınla barbarlığımız.
Yaz bitti, dedi, kalbim seninle çarparken bitti yaz;
Ötede Hadrianus, kırallığını aşmış bir bilici
barışın titrek ışıklarına bakarak
gözleri açık gitti ölüme ve yaz bitti;
Anladıkve acıdan kır düştü saçlarımıza
denizin üstünde kalkan tülsü bulutu örtündü köy
korsanların kutsal tapınağına çevirdi yüzünü
yıkılan seralardan, bozulan meyve bahçelerinden
yükselen ağıtı duymadı hiç.
yaz bitti; kendine dönük bir bıçağı
bileyerek bitti yaz;usulca soldu iskele
Kıyıdan el salladık beyaz bir gemiye
gemi gülümsedi. Ne top atışı, ne bir bayrak, ne isim
anladık bir dosta veda ettiğimizi..
(bkz: zerrin taşpınar)
uçmayı öğretmedi bize
yaz bitti;
yaz bitti;Kendine dönük bir bıçağı
bileyerek bitti yaz;Usulca soldu iskele
üşüyen sulara bıraktım bedenimi
dedim ki aşk, bir kez daha
fırlatıp kıyıya attı dudağımdaki tuzu emerek
sessizce yalvararak içine çekti sonra.
Ah! Bir deniz kızı olsam
bir mercan ada
mavi bir yelkenli
kimseler anlayamıyacak bu ilişkinin
bende çoğalttığı kederi
Her sabah nar ağacından öten bülbülü anlattım ona
sözcüklerimi sorgulayan kül rengi kuşunu akşamüstlerinin
asmanın bu yıl üzüm vermediğini anlattım
dalgaları dinlediğim geceleri, herkesten gizli.
Kumsalı avuçlayıp okyanusu tanıdığımı anlattım
bir denizatıyla yaşadığım düşünsel serüveni
güneşin tenimde nasıl dolaştığını ve unutturduğunu yalnızlığımı
dağların ucuna konup konup kalkan bulutu anlattım
O bana ne ölüm oruçlarında kalan ömrümü sordu, ne kirli savaşı
ne de askere alınan oğluma getirdi sözü
erken inen bir yaz gibisin dedi yalnızca
sıcak saçlarındaki siyahı solduracak
ve tuttuğun yas yakışacak yüzüne;
Yaz bitti, dedi, oturduğu taştan hafifçe doğrularak
günlerdir bize yol gösteren ezgi
göçmen bir kuşun kanadında Kumsal
sensizliği yaşamaya başladı çoktan
Yaz bitti, dedi, incecik dildi domatesleri beyaz tabağa
peynir ve yeşil biber ve mavi bir hüzün
uzakta, çok uzakta ağlarınıatan balıkçılar
ve gözyaşının yalnızlık olduğu dünya.
Yaz bitti, dedi, az önce yaktığı ateşte ısıttı ekmekler
bir çağ kapandı sanki;Ürperen akşam
suskunluk olup kondu dudaklarına
yaz bitti, dedi, kalbim seninle çarparken yaz yaz bitti;
O gece ağlarını onardı balıkçılar
sarı ışığında fenerlerin
teknelerini yıkayıp parlattılar
sandalcılar yakamozlar astı küreklerine
hep birlikte açık denizlere gittiler
silmek için çapalarına dolanan pası.
O gece bir bekleyişti ömrümüz
uzun , sakin, umutla berkitilmiş.
Dağ koyaklarından getirilmiş ,taze
sütleri içtik ve eski ağılların
çıngırak seslerini doldurduk ceplerimize.
Çıkıp geldi Homeros, yorgun
ak bir ihtiyar, dayanmış asasına
aşkı ne yaptınız diye sordu
hangi küle kardınız günlük kokulu aşkı.
Yanıt bile beklemeden yürüyüp gitti.
Baktık ki ayak izlerinde ay
öpüşüp duruyor denizle.
Sen yokken, denizin başladığı yerden doğardı güneş
kumları yıkardı, gümüş oyuncaklar salardı suya.
Dağlara çekilirdi sonra ve rüzgar
susam ve sakız kokularını karıştırırdı birbirine.
Çocuklar uyurdu serin uykularda, lacivert bir dinginlikti akşam
kıyıda ateşler yakmazdım, bir şiir sokulmazdı düşüncelerime
rastgele derdim balıkçılara, sabrınız bol, ağlarınız dolu olsun
yalnızlık kardeşimdi hüzün nehir yatağındaki zakkum.
Şimdi ben, düşlerimde balığa çıkıyorum her gece
her gece bir sardunya sararıp düşüyor, her yolcu
yüreğimi ağrıtıyor biraz. Bir kırlangıç sesimi tırmalıyor durmadan
yaz bitti, diyor, kalbim seninle çarparken bitti yaz;
Günün ilk sesi, gecenin son iç çekişiydi
sevgiden doğmuştu aydınlık, harlı ateşten sıcacık kül.
Dağ gerindi, asfalt anımsadı uzun bir yol olduğunu
usulca sallandı tekneler, gözlerini açtı orman
bir saklı liman usulca çıktı yeryüzüne
Ötede Hadrianus parlak giysilerinden soyunuk
kılıçsız, kalkansız, bir kemerdi herkesin unuttuğu
Yaz bitti, dedi. Tarihte, tanrıların geri çekildiği
insanın tek başına direndiği o benzersiz an;ı yakala
yüreğinle tut zamanın en masum saatini.
Az sonra Roma;ya yerleşecek yoksul isa
ilk mermi fırlayacak kovanından
ilk kan, bir destan gibi sunulacak
ve okşanacak bir altınla barbarlığımız.
Yaz bitti, dedi, kalbim seninle çarparken bitti yaz;
Ötede Hadrianus, kırallığını aşmış bir bilici
barışın titrek ışıklarına bakarak
gözleri açık gitti ölüme ve yaz bitti;
Anladıkve acıdan kır düştü saçlarımıza
denizin üstünde kalkan tülsü bulutu örtündü köy
korsanların kutsal tapınağına çevirdi yüzünü
yıkılan seralardan, bozulan meyve bahçelerinden
yükselen ağıtı duymadı hiç.
yaz bitti; kendine dönük bir bıçağı
bileyerek bitti yaz;usulca soldu iskele
Kıyıdan el salladık beyaz bir gemiye
gemi gülümsedi. Ne top atışı, ne bir bayrak, ne isim
anladık bir dosta veda ettiğimizi..
(bkz: zerrin taşpınar)
zamanında çok popüler olmamış bir yaşar şarkısı. güzel şarkıdır ama, tekerleme gibi söylemesi pek zevklidir.
--spoiler--
ya kalem bitti ne naz
bu yalan gibi biraz
ya istilada kalpler sessiz
yazilmadi postacilar issiz
mevsim biterken boyle asklar da biter
baska biriyle baska, baska sehirler
yaz yaklasinca duser akillir basa
sonra postacilar ise yagmurlar bitince
--spoiler--
--spoiler--
ya kalem bitti ne naz
bu yalan gibi biraz
ya istilada kalpler sessiz
yazilmadi postacilar issiz
mevsim biterken boyle asklar da biter
baska biriyle baska, baska sehirler
yaz yaklasinca duser akillir basa
sonra postacilar ise yagmurlar bitince
--spoiler--
yaz biter, adresler alınır ama o beklenen mektuplar hiç gelmez ve postacılar da işsiz kalır. böyle bir şarkıdır.
bu senenin ilk yaz bitti si benden gelsin. sabah hatta öğlen uyanınca çılgın bir yağmur, hava kurşun gibi ağır, anladım ki yaz bitti, yaz gitsin, yaz bitsin.
bugünün anlam ve önemini anlatır. evet.
Kardeş siz coğrafya dersi görmediniz mi? 21 eylül sonbaharın başladığı gün oluyor. Daha 21 gün var raad olun.
divane albümünden, çokça bilinmese de, mükemmel kalitedeki yaşar parçası. erdem sökmen klasik gitarını konuşturmuştur.
burundan selam çakan yeşil sümüğün beyanıdır.
yaz başlarken dinlemenin ironisini yaşadığım parça.
ne bilim ne eskisi gibi başlıyor artık yaz, nede eskisi gibi bitiyor yaz. çok mu kaybolduk biz ?
ne bilim ne eskisi gibi başlıyor artık yaz, nede eskisi gibi bitiyor yaz. çok mu kaybolduk biz ?
Yapımı : 1985 - Türkiye
Tür : Aile , Romantik
Süre: 88 Dak.
Yönetmen : Zeki Alasya
Oyuncular : Kadir inanır , Tuluğ Çizgen , Melike Zobu , Bülent Bilgiç , Yasemin Koşal
Senaryo : Mehmet Aydın
Yapımcı : Enver Özer
https://www.youtube.com/watch?v=s9tq67QhVdA
Tür : Aile , Romantik
Süre: 88 Dak.
Yönetmen : Zeki Alasya
Oyuncular : Kadir inanır , Tuluğ Çizgen , Melike Zobu , Bülent Bilgiç , Yasemin Koşal
Senaryo : Mehmet Aydın
Yapımcı : Enver Özer
https://www.youtube.com/watch?v=s9tq67QhVdA
Seneye artik.
Deme öyle deme.
Mezun olan ve issiz takilanlar icin sevindirici haber. Disari cikacak arkadas bulma korkusunun bitisi
Allahım çok şükürdür.
"Söyleyin de bitmesin be." dedirten bildiridir.
hazır değilim daha.
dudu peri nerelerdesin?
ah ağliyiciğim.
hazır değilim daha.
dudu peri nerelerdesin?
ah ağliyiciğim.
Ve benim de tüm hayallerim umutlarım her şeyim bitti.
Zaten benim için hiç başlamamıştı.
Bu yıl denize giremeden bitti! Olsun aman havalar serinlesin de bitsin sorun değil. O değil de bu eylül hep bir buruk başlıyor her zaman nedense?
Hele şükür yandık amk.
Bitti bitti.
Okul açılmadan yaz bitmez. Ama az kaldı evet.
yok lan daha var.
Bir bora ayanoğlu bestesi soundtrack.
şimdi camdan dışarı bakıyorum da, yazın son günleri de coğrafyamızdan çıkıp gitti...
aslında yaz bana hep bir ilişki gibi gelmiştir. ilk günleri çok çekici, çok güzel ve tatlıdır. ayaklarını yerden keser, farklı bir dünyada yaşadığını düşünürsün. sonra yavaş yavaş yere doğru iner. hatta bazen aniden bastıran sıcaklarla çakılırsın. gerçeklerle karşılaşırsın.
sanki biri seni sıkıştırıyormuş gibi hissedersin, gidecek hiçbir yerin yoktur, ılık ılık terlersin, sonra bir bıkkınlık ve boğulma hail yaşarsın. yaşadığın an ağır gelmeye başlar, kadınların tabiri ile dondurma, deniz, havuz, serin bir yaz akşamı gezintisi gibi tatlı kaçamaklarla rahatlatsa sonunda döneceğin yeri bilirsin, için sıkılır.
sonra bazı gerçeklerle yüzleşmeye başlarsın, ayrılma kararı alınır ama her şeyde ayrı bir hüzün, bir üzüntü. ama kaçarı yok bitecek yaz. güzel günleri her ne kadar her ne kadar yaşarken pek güzel olduğunu düşünmesen de gülümseyerek hatırlar veda edersin
aslında yaz bana hep bir ilişki gibi gelmiştir. ilk günleri çok çekici, çok güzel ve tatlıdır. ayaklarını yerden keser, farklı bir dünyada yaşadığını düşünürsün. sonra yavaş yavaş yere doğru iner. hatta bazen aniden bastıran sıcaklarla çakılırsın. gerçeklerle karşılaşırsın.
sanki biri seni sıkıştırıyormuş gibi hissedersin, gidecek hiçbir yerin yoktur, ılık ılık terlersin, sonra bir bıkkınlık ve boğulma hail yaşarsın. yaşadığın an ağır gelmeye başlar, kadınların tabiri ile dondurma, deniz, havuz, serin bir yaz akşamı gezintisi gibi tatlı kaçamaklarla rahatlatsa sonunda döneceğin yeri bilirsin, için sıkılır.
sonra bazı gerçeklerle yüzleşmeye başlarsın, ayrılma kararı alınır ama her şeyde ayrı bir hüzün, bir üzüntü. ama kaçarı yok bitecek yaz. güzel günleri her ne kadar her ne kadar yaşarken pek güzel olduğunu düşünmesen de gülümseyerek hatırlar veda edersin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar