bugün
- evlenecek kız kalmaması9
- savaş çıksa en önden kaçacak ekip19
- kadınınızı çalıştırır mısınız8
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı24
- kocasını seven külotsuz yatar3
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması18
- türk kızı9
- seri eksici ibne4
- sözlükte bir şeylerin eksik olması10
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- sikerim siyasetini deyip aşk konuşmak6
- seri eksici ezik11
- geceye bir kadın yalanı bırak4
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması7
- sarapci koala75
- koşun koşun havadis var7
- öyle bir sevişmek ki yatağın ağlaması3
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak6
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- açık oy5
- gocu31
- zorunlu eğitim21
- çanakkale savaşındaki dervişler4
- isveçin coca cola yerine uludağa geçmesi3
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- karması 2000 den çok olanların biraz şey olması3
- tarık akan4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- akciğer kanseri3
- siyaset konuşmayan yazarlar3
- cin görmüş yazarlar8
- renault 9 broadway6
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı4
- simko38
- türk seküler devrimi11
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- steroidden sonra çüksüz kaldım2
- sırrı süreyya önder7
- anın görüntüsü19
- döner dürümün ardından terk edilmek2
- doğu erkeklerinin oğlancı olması3
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- s'i l v'e r m'i s t13
- gecenin şarkısı6
- eksi karmaya oynasaydım sözlüğün içinden geçerdim2
- dinci mizahı3
- kürt faşisti5
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- sözlüğün eksi karmalı tek yazarı olmak2
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
entry'ler (18)
çay kaşığının kucağına düşecek zeytindir.
kılda keramet olsaydı götünde çıkmazdı. şimdi git o sakalları kes!
bu özlü sözü ilk kez ondan duyduğum için zamanında komik gelmişti tabii.
bu özlü sözü ilk kez ondan duyduğum için zamanında komik gelmişti tabii.
türkiye insanına özgü durumlardandır. sınırları belli olmayan her ne olursa olsun bu ülke insanı onu kendine mal ediyor. sanatın da sınırları yok, haliyle insanlar hemen sanatçı moduna giriyor. psikologların haklarını kapsayan meslek yasasının olmamasından dolayı her önüne gelenin psikolog kesilmesi gibi aynı. zoruna gidiyor ama insan alışıyor bir süre sonra.
sağ ve sol twix diye bir şey olmamasına rağmen fabrikalarının ayrılmış olmasıdır. paketi evirip çevirdiğinde elindeki konuma göre sağ twix diye tarif edilen çikolata sol twix olabilmektedir. aynı şey sol twix için de geçerlidir. *
burundan selam çakan yeşil sümüğün beyanıdır.
insanı ölmüş olabileceği paranoyasına sürükler. yazıyorum yazıyorum kimse duymuyor sesimi, kimse yazdıklarımı okumuyor, bir şeyler yapıyorsun ama beşerileri içindeki görünmeyen bir ruh gibisin. sevmedim bu işi ruhuma beden ver artık zall.
üniversiteden kalma alışkanlıktır diyeceğim olmayacak. kaç topçu üniversite mezunu ki? nedir ne değildir bilmiyorum ama ağız alışkanlığı olduğu aşikar. canına yandığımın üniversitesine başladığımdan beri şehrin bütün simitçileri, dolmuş şoförleri, esnafı "hocam" oldu. babama bile hocam diyorum artık sen düşün durumun ciddiyetini.
son derece anlayışlı ve sanatçı triplerine girmeyen müzik grubudur. yaklaşık bir ay önce çalıştığım mekanda konseri vardı. ezginin günlüğü de diğer sanatçılar gibi konser öncesi ses-kontrol çalışması ve prova yapıyordu. tabii fark şuydu: erkin koray prova yaparken güvenlik şeridi çektiriyordu etrafına ve o şekilde provasını yapıyordu. kimse yaklaşamıyordu ona haliyle. bir başka sanatçı ise prova esnasında mekanda en ufak bir kıpırtı istemiyordu falan fistan. oysa ezginin günlüğü mekanın çalışanlarıyla şakalaşıyordu, merak ettiğimiz tüm soruları samimiyetle cevaplıyordu. bir saat içinde enseye şaplak göte daşşak kıvamına gelmiştik. neyse konser başlamıştı ve millet güzel şarkılarla, biraz da alkolün etkisiyle, kendinden geçmiş durumdaydı. bir kız ise gerçekten kendinden geçmişti, bayılmıştı. hemen ferah bir alana taşındı kız ve benden kolonya bulmamı istediler. o esnada da konsere ara verilmişti ve ezginin günlüğü kulise geçmişti. kolonyayı almak için paldır küldür kulise girdim. bir başka sanatçı olsa azar çekerdi eminim ama eylem abla o telaşlı halime sadece gülümsedi. o gülümsemeden sonra ben bayıldım zaten. hala ayıltamadılar beni, baygın giriyorum bu entryi.
siyahi nba basketbolcuları bu tayfanın içindedir.
ölümü yaşama tercih etmektir. şöyle ki ölüm ve yaşam mefhumları anlamlarını takas etmiştir kişi için. özünde kişi yaşamak peşindedir fakat içinde bulunduğu durum ölümü yaşamak, yaşamı ölüm haline getirmiştir. bu nedenle kişiyi içinde bulunduğu durumdan çıkartmalı ve ölümün ve yaşamın gerçek anlamlarını ona yeniden öğretmelidir.
yaptığı işi serbest meslek olarak nitelendirecek insandır.
üniversiteyi yeni kazanmış körpe dimağları boş hayallere sevk edecek türdendir.
sorunun altında bu gözler bu surata gidecek türden değil ve ben aslında gözlerinin güzelliğini sana yakıştıramıyorum mesajı yatmaktadır.
tahammülü en zor insan yazgısıdır. dünyaya fırlatılmış oluşumuz (başka bir yaşam alanımızın olmayışı), ölecek oluşumuz ve her daim yalnız oluşumuz gibi değiştiremeyeceğimiz bir yazgımız var. bu yazgı haricindeki her şeyi iradesiyle değiştirebilir insan.
bir türlü ısınamadığım dizidir. bilimsel geyiklerin döndüğü dizi olmaktan fazlasını yapamıyorlar, komik değiller. izleyenlere iyi seyirler ne diyelim.
yaramaz bir çocuğu uslandırmak için kullanılan yöntemle aynı mantıktadır.
- volkan bak uslu uslu otur yoksa öcü gelir mmmm tamam mı oğluşum?
+ volkan hatalı davranışlarından arın yoksa kadro dışındasın ve dışındasın.
- volkan bak uslu uslu otur yoksa öcü gelir mmmm tamam mı oğluşum?
+ volkan hatalı davranışlarından arın yoksa kadro dışındasın ve dışındasın.
samimiyetsizdir. "edebiyat" çatısı altında kullanılan her türlü argüman bir yönüyle insan ruhuna hitap eder. fakir edebiyatında ise sarf edilen cümleler ajitasyon temellidir. bir insan ajitasyona neden ihtiyaç duyar? gerçekten zor durumdasındır ve bu yolla durumu iyi olan insanlardan yardım koparmaya çalışırsın. bunu anlarım güzel kardeşim. benim anlamadığım nokta ve sinirlerime dokunan mevzu zenginlerin fakir edebiyatıyla ajitasyon yapmasındaki gaye ne? işte bu bana samimiyetsiz geliyor. polo'dan aldığı 90 tl'lik pijamasıyla, 450 tl'lik rayban gözlüğüyle, mavi'den aldığı 150 tl'lik kot pantolonuyla ve ayfon 5'iyle bir bünye neden fakir edebiyatı yapar?