bugün
- gece vakti orman yolunda bisiklet sürmek7
- escort taş mı yesin4
- sarı saçın yakıştığı ünlüler8
- fırında tavuk10
- gecenin şarkısı9
- kedilerle uyumak9
- dolapta iki biram var6
- rafine zevkleri olan erkek12
- tuvalet kağıdını renkli alan insan11
- öyle bir yatmak ki yarınlar olmayacakmışcasına6
- cumhuriyet bayramı8
- yüzüklerin efendisi5
- bir kıza saklama kabı hediye etmek9
- tr de hangi arabalar lüks sayılır sorunsalı8
- salon erkeği10
- acil durumda aranacak kişi5
- sevişmek hüner değil6
- giysi fiyatlarının uçması9
- içten içe üşümek5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı73
- ekşi sözlük9
- lüks araba istemeyen erkek9
- rüyalarınızı ağzından öptüm4
- değerli olduğunu hissettirmek6
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- nasılsın4
- nickiniz fransızca olsaydı ne olurdu10
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak20
- ilker başbuğ7
- nejat işler3
- sözlükte 1 erkeğe düşen kız sayısı7
- trabzonspor17
- ters takılmış tuvalet kağıdı7
- bir kadının bana hükmetmesini istiyorum7
- 2008 ekonomik krizi7
- beyaz pasta7
- ruffles ketçaplı7
- yallah arabistan a diyen tip11
- üniversiteli kızlar6
- insan aklıyla açıklanamayan konular5
- kendinden vazgeçmemek4
- insta da aşırı dekolteli kızları takipten çıkmak4
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- gözlerim dolmuş boşalmış bir kere3
- giresunlu olmanın zorlukları9
- belki güneş bir gün ikimiz için doğar3
- amedspor9
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı8
- sözlükte kız olduğunu sanan mal5
- izlenmiş bir filmi tekrar izlemek6
dream tv'de sunucu bir hanımkızımız deodorant tanıtımı yapmaya çalışıyor. karşısındaki çocukla girdigi diyalog şoyle:
hanımkız: internet üzerinden oyun oynamayı sever misin?
çocuk kişi: severim de genelde sörf yaparım. (çocuk yok yahu ne işim olur diyemiyor herhal)
hanımkız: ha çok iyi ozaman. bilmem ne sitesinde (deodorantın sitesi)snowboard oyunu var sörf yapmayı sevdigine göre onu da oynayabilirsin.
süpersin hanımkız sen çok yaşa e mi...
hanımkız: internet üzerinden oyun oynamayı sever misin?
çocuk kişi: severim de genelde sörf yaparım. (çocuk yok yahu ne işim olur diyemiyor herhal)
hanımkız: ha çok iyi ozaman. bilmem ne sitesinde (deodorantın sitesi)snowboard oyunu var sörf yapmayı sevdigine göre onu da oynayabilirsin.
süpersin hanımkız sen çok yaşa e mi...
- free woman!!
+ where?
+ where?
"kardeşim bahar mısınız?" şeklinde yaklaşan bir adam(b), arkadaşım(a) ve ben(k) arasında geçen diyalog, bu tarz diyaloğun bir örneğidir(1996):
k:buyur abi?
b:kardaş golombo gibap nerde biliyonz mu?
k: ne? he? (arkasını dönüp gözlerinden yaş gelircesine gülmeye başlar)
b: golombo gibap, golombo gibap??
a: kolombo kebap...ya ben hatırlıyorum sanki ama...kelkeshoze sen biliyor muydun nerde? kelke...(güldüğümü görünce dayanamaz, o da kopar)
b: yav burlarda bi yerde diyolardı da siz duymadınız mı? ee...ne oldu?(hala gülmekteyizdir) (gülümser ve gider)
a:abi ne oldu neye gülüyorsun ki? adam da bak ters anladı.
k: oğlum kolombo kebap diye kebapçı mı olur ya? ne salak isim bu? kim bulmuş ki bunu? hadi kebapçısın da kolombo diye isim takılır mı? komiser falandı o ne alaka? hem bana diyorsun sen niye gülüyorsun?
a: ben senin gülmene gülüyorum.
ufak bir detay için (bkz: kolombo kebap)
k:buyur abi?
b:kardaş golombo gibap nerde biliyonz mu?
k: ne? he? (arkasını dönüp gözlerinden yaş gelircesine gülmeye başlar)
b: golombo gibap, golombo gibap??
a: kolombo kebap...ya ben hatırlıyorum sanki ama...kelkeshoze sen biliyor muydun nerde? kelke...(güldüğümü görünce dayanamaz, o da kopar)
b: yav burlarda bi yerde diyolardı da siz duymadınız mı? ee...ne oldu?(hala gülmekteyizdir) (gülümser ve gider)
a:abi ne oldu neye gülüyorsun ki? adam da bak ters anladı.
k: oğlum kolombo kebap diye kebapçı mı olur ya? ne salak isim bu? kim bulmuş ki bunu? hadi kebapçısın da kolombo diye isim takılır mı? komiser falandı o ne alaka? hem bana diyorsun sen niye gülüyorsun?
a: ben senin gülmene gülüyorum.
ufak bir detay için (bkz: kolombo kebap)
yurttaki arkadaştan şarj cihazı alınacaktır. arkadaş dışarıdadır ve cihazı yatağın üstüne bıraktığını söyler. odasına girilir. birisi banyo yapmaktadır. diyonsos arkadaşın banyoda olduğunu zanneder.
banyodaki:- şarj cihazı için geldin sanırım.
diyonsos:- yoo, sevişmeye geldim.
banyodaki error verir. tabi bu sırada diyonsos şaka yaptığının arkadaşı olmadığını anlar.
banyodaki:- şarj cihazı için geldin sanırım.
diyonsos:- yoo, sevişmeye geldim.
banyodaki error verir. tabi bu sırada diyonsos şaka yaptığının arkadaşı olmadığını anlar.
yurttaki odada dahili telefon mevcuttur. telefondan arkadaşın odası aranır.
+abi, gel de bir kahve içelim.
-tamam, nerdesin sen? fakültede mi ? aşağı doğru mu yürüyosun yoksa?
+abi, ben seni neyden arıyorum? elinde tuttuğun cihaza baksana.
-heee, (mavi ekran)
+abi, gel de bir kahve içelim.
-tamam, nerdesin sen? fakültede mi ? aşağı doğru mu yürüyosun yoksa?
+abi, ben seni neyden arıyorum? elinde tuttuğun cihaza baksana.
-heee, (mavi ekran)
(diyonsos):abi, sen kaça kadar okudun?
(hademe): yiğenüüüm, ilkoğulu zor bitürdük.
(hademe): yiğenüüüm, ilkoğulu zor bitürdük.
arkadaşlarla toplanmış yeni türk edebiyatı sınavına çalışıyoruz:
-lan bu orhan veli de çok garip(ilginç) bi adammış. a.q acayip acayip huyları varmış.
+(saf bir surat ifadesi)lan garipçiler akımını başlatan adam değil mi o?
-lan bu orhan veli de çok garip(ilginç) bi adammış. a.q acayip acayip huyları varmış.
+(saf bir surat ifadesi)lan garipçiler akımını başlatan adam değil mi o?
(#1747420)..
bir arkadaşım (a) 5 yıldır birlikte olduğu odun sevgilisyle (o) kavga etmektedir. olaylar gelişir.
a: dayanamıyorum artık o ben ayrılmak istiyorum.
o: (gayet sakin) nereye ayrılıyosun sen ayrılamazsın.
a: sen ne diyosun yaa ayrılıyorum işte senden bitti diyorum anlamıyo musun olmaz artık. rahat bırak beni
o: sen nerden kimden öğreniyosun böyle konuşmayı. başımıza iş çıkartıyosun durduk yere. ne güzel oturuyoduk.
gülsek mi ağlasak mı bilemedik.
a: dayanamıyorum artık o ben ayrılmak istiyorum.
o: (gayet sakin) nereye ayrılıyosun sen ayrılamazsın.
a: sen ne diyosun yaa ayrılıyorum işte senden bitti diyorum anlamıyo musun olmaz artık. rahat bırak beni
o: sen nerden kimden öğreniyosun böyle konuşmayı. başımıza iş çıkartıyosun durduk yere. ne güzel oturuyoduk.
gülsek mi ağlasak mı bilemedik.
birkaç arkadaş bir kafeye gidilmiştir. garson gelir siparişi almaya:
-sizin siparişiniz neydi
+bi kivi
-???!!!??? ne nası yani? kivi derken??
+yani oralet
bunu diyen arkadaş utançtan kızarmıştır ancak garson da pek iyi değildir. öyle ki siparişi getiren kişi farklı bir çalışandı.
-sizin siparişiniz neydi
+bi kivi
-???!!!??? ne nası yani? kivi derken??
+yani oralet
bunu diyen arkadaş utançtan kızarmıştır ancak garson da pek iyi değildir. öyle ki siparişi getiren kişi farklı bir çalışandı.
bir dilek tut yarışmasında tuğba ekinci ve yeşim salkım arasındaki bir diyalog:
TUĞBA EKiNCi: Siz bana geçen hafta Küçük Hülya deyip durdunuz. Ben size hiç Küçük Uzan diyor muyum?
YEŞiM SALKIM: Çok içinize oturmuş bu Hakan Uzan... Siz de bulun bir tane o zaman?
TUĞBA EKiNCi: Siz bana geçen hafta Küçük Hülya deyip durdunuz. Ben size hiç Küçük Uzan diyor muyum?
YEŞiM SALKIM: Çok içinize oturmuş bu Hakan Uzan... Siz de bulun bir tane o zaman?
bir dilek tut yarışmasından bir diyalog:
FERHAT GÜZEL (Şenay Düdek'e): Oturduğun yerden dünyayı götürmüşsün, ahkâm kesiyorsun...
ŞENAY DÜDEK: Alooo! Türkiye Cumhuriyeti'nde beni kimse suçlayamaz. Suçlayanın beynine kurşun sıkarım!..
DENiZ SEKi: Bu akşam burada Melih Kibar'ın kemiklerini sızlattık.
FERHAT GÜZEL: Melih Kibar'a Allah rahmet eylesin ama şarkının aranjesini de biraz arızalı yapmış.
DENiZ SEKi: Haddimizi bilelim. Ölmüş bir bestekârın aranjesi hakkında böyle konuşmak kimsenin haddi değil.
FERHAT GÜZEL (Deniz Seki'ye): Siz önce şu eteğinizi bacağınızın üzerine doğru çeker misiniz?
DENiZ SEKi: Terbiyesizlik yapma!..
(yaran diyaloglar başlığına yazdım ama artık güler misiniz ağlar mısınız bilmem).
FERHAT GÜZEL (Şenay Düdek'e): Oturduğun yerden dünyayı götürmüşsün, ahkâm kesiyorsun...
ŞENAY DÜDEK: Alooo! Türkiye Cumhuriyeti'nde beni kimse suçlayamaz. Suçlayanın beynine kurşun sıkarım!..
DENiZ SEKi: Bu akşam burada Melih Kibar'ın kemiklerini sızlattık.
FERHAT GÜZEL: Melih Kibar'a Allah rahmet eylesin ama şarkının aranjesini de biraz arızalı yapmış.
DENiZ SEKi: Haddimizi bilelim. Ölmüş bir bestekârın aranjesi hakkında böyle konuşmak kimsenin haddi değil.
FERHAT GÜZEL (Deniz Seki'ye): Siz önce şu eteğinizi bacağınızın üzerine doğru çeker misiniz?
DENiZ SEKi: Terbiyesizlik yapma!..
(yaran diyaloglar başlığına yazdım ama artık güler misiniz ağlar mısınız bilmem).
karşıyaka iskelesinde fırtınalı bir gecede:
ondansonra: bir sonraki vapur karşıya gidicek mi hocam?
görevli: gelebilirse gidedebilir.
ondansonra: güzel.
ondansonra: bir sonraki vapur karşıya gidicek mi hocam?
görevli: gelebilirse gidedebilir.
ondansonra: güzel.
pastanede:
a: buyrun çocuklar hoşgeldiniz
b: (heyecanlı genç fiyat sorar hemen)abi şimdi bu kurupastanın yarım kilosu ne kadardır?
a: mmm(bir süre düşünür)... 500 gram kadar.
b: hıı, tamam, almayalım biz o zaman
a: buyrun çocuklar hoşgeldiniz
b: (heyecanlı genç fiyat sorar hemen)abi şimdi bu kurupastanın yarım kilosu ne kadardır?
a: mmm(bir süre düşünür)... 500 gram kadar.
b: hıı, tamam, almayalım biz o zaman
bi aralar hasta oldum bizim okulun medikosuna gittim. Tahlil mahlil... sıçtık bi kaba getirdik. bizim leskote de yanımda hıyar. kadın bi kürdanla karıştırdı falan. * 1 saat sonra gelin sonuçları alın dedi. leskote makaraya aldı dalga falan geçiyo benle. 1 saat sonra gittik laboratuara. kadın beni unutmuş sordu:
- Sizin ne vardı beyfendi?
+ (arkadan leskote) Bok vardı hanımefendi!!!
- Sizin ne vardı beyfendi?
+ (arkadan leskote) Bok vardı hanımefendi!!!
lisede iki arkadaşımsının başına gelmiş bir olay. amele görünümlü iki adam okuldan eve gitmekte olan elemanların yanına yaklaşır:
- gençler!!! bişey soracağız.
+ buyrun abi.
- yav biz duyduk sizin okulda kızlar varmış, dötten veriyolarmış. size şu kadar para versek te siz bize ayarlasanız.
+ ???? (biri diğerine fısıldar) olum bunlar bizi s.ker.
sonrasında topuk..
- gençler!!! bişey soracağız.
+ buyrun abi.
- yav biz duyduk sizin okulda kızlar varmış, dötten veriyolarmış. size şu kadar para versek te siz bize ayarlasanız.
+ ???? (biri diğerine fısıldar) olum bunlar bizi s.ker.
sonrasında topuk..
coca cola nın kutup ayısı verdiği dönemlerde...
-ben kutup ayısı aldım gördün mü?
* görmedim bakayım
olaya şayit olan anneanne: neeee kutup ayısı mı??!! ben bu yastan sonra kutup ayısına falan bakamam!! nerden aldıysan çabuk geri götür onu !!*
-ben kutup ayısı aldım gördün mü?
* görmedim bakayım
olaya şayit olan anneanne: neeee kutup ayısı mı??!! ben bu yastan sonra kutup ayısına falan bakamam!! nerden aldıysan çabuk geri götür onu !!*
olay atm sinemalarında geçmiştir.
+ 3 salonunun 5 seansına iki bilet alabilirmiyiz
- beyfendi filmde on sekiz yaş sınırı var. kimliklerinizi görebilirmiyim.
(oflana poflana kimlikler çıkartılır)
+ buyrun kimliklerimiz. bu arada bişey sorabilir miyim?
- tabi buyrun
+ damsız girebiliyormuyuz?*
ve kopuş anı..
+ 3 salonunun 5 seansına iki bilet alabilirmiyiz
- beyfendi filmde on sekiz yaş sınırı var. kimliklerinizi görebilirmiyim.
(oflana poflana kimlikler çıkartılır)
+ buyrun kimliklerimiz. bu arada bişey sorabilir miyim?
- tabi buyrun
+ damsız girebiliyormuyuz?*
ve kopuş anı..
x: bunun 38 i var mı? sıktı biraz. yada açılır herhalde değil mi biraz?
y: hmm evet yanlardan açılır ama bu ayakkabı boydan açılmaz.
y: hmm evet yanlardan açılır ama bu ayakkabı boydan açılmaz.
*- forrest gump ya da o tür bi film var mı? (klasik ya da ona benzer bişey demeye çalışıyorum) *- onun türü mü var ki sadece koşuyo işte herif.
antistar la çay bahçesinde çay içilir sohbet edilir. Konu sabırsız müşteri modelleridir.
(a:antistar / b: ben)
a: aga bizim zengin p*ç bi müşterimiz var anlatamam.
b: hayırdır
a: ya adam şirkete geliyor çayını söylüyoruz, çayına attığı şeker soğumadan işim bitmedimi diyor.
b: soğumadan ?!?!? *
a: hönk!!! * *
(a:antistar / b: ben)
a: aga bizim zengin p*ç bi müşterimiz var anlatamam.
b: hayırdır
a: ya adam şirkete geliyor çayını söylüyoruz, çayına attığı şeker soğumadan işim bitmedimi diyor.
b: soğumadan ?!?!? *
a: hönk!!! * *
konuşmalar geçer...
aby:
ilginç bir bakış açısı
aby:
:P
aura:
ilginç değil pragmatik bi bakış açısı:P
aby:
rasyonel gördüm seni
aura:
genelde irrasyonel olmama rağmen bu gece böyleyim..
aby:
sürrealist tavırların yerini alan bu rasyonel yaklasımın ve pragmatik felsefen beni bir hayli düşündürdü açıkcası...
aura:
bu düşüncelerim hakkındaki düşüncelerin, jest ve mimiklerin görülmeye değecek ölçüde ilginç olabilirdi ama ne yazık ki düz mantık giden bir insan modeliyle karşı karşıyayım ve oportunist tavırlsrı nedeniyle bu şans elimden alındı
aby:
görmeyi umduğun veya hayal gücünde tasavvur etmelerini sağladığın imajların , beyninde bu zamana kadar üretmiş olduğun fenomenlerinle çakışıp , sana dar bir panoramik bakış açısı kazandırmaması için bu tip fasiltasyonların ekspresyonist tavırlar içinde sergilenmemesinden yana bir bireyim ve burdan elde edeceğin kazanımlarla bir yere varamayacağın kanısındayım bil mukabele...
aura:
romantizmden an be an uzaklaşan düşüncelerim hızını alamayıp realizmin hatta ve hatta natüralizmin kapılarına dayandı.. olaylara farklı aynalar tutup sonsuza uzanan görüntülerini kafamın içinde yargıladım ve vardığım hiç de ütopik olmayan sonuç saçmalalıklar silsilesi içerisinde olduğumuzdur.
aura:
ve mfö der ki.. bu ne biçim hikaye böyle?!
aby:
buna daha fazla dayanamaycağım. bu bilgi sevgisine yani felsefeye devam ederdim lakin platon'un da söylediği gibi ''ayılar kış uykusuna yatsa da asgari ücrete talim ederler...'' konuyla ne gibi bir alakası oldugu halen çözümlenememekle birlikte analitik düşününce işler daha da boka sarmakta... en iyisi bu işin peşini bırakmak...
aura:
olayları yeterince sürrealist olan bir ortamdan analitik boyuta taşımakla pek de doğru bir şey yapmayacağız sanırım.. hayır fizyolojime aykırı gece gece kafamı bu kadar derinlikçi detaylara boğmak.. en iyisi bence de işin peşini bırakmak. postmodern yaklaşımlarınız yeterince konuyu çığırından çıkardı. yine de güzeldi
aby:
postmodernite de gubidite ayrımındaki ırkçı görüşlerinizi detaylarında yatan ayrılıkçı kommensal ve bir o kadar simbiyotik anazarkaların konseptüal fizyonomilerindeki kırıntılarla harmanlanmış panpiniformisleri üzerine ne kadar konuşsak az bu gece... bırakalım da adalet yerini bulsun!!!
yaşasın gluteus maksimuslar!!!
aura:
politik gördüm seni
aura:
yeter bu ayaklar:)
aby:
muhahah
aby:
ilginç bir bakış açısı
aby:
:P
aura:
ilginç değil pragmatik bi bakış açısı:P
aby:
rasyonel gördüm seni
aura:
genelde irrasyonel olmama rağmen bu gece böyleyim..
aby:
sürrealist tavırların yerini alan bu rasyonel yaklasımın ve pragmatik felsefen beni bir hayli düşündürdü açıkcası...
aura:
bu düşüncelerim hakkındaki düşüncelerin, jest ve mimiklerin görülmeye değecek ölçüde ilginç olabilirdi ama ne yazık ki düz mantık giden bir insan modeliyle karşı karşıyayım ve oportunist tavırlsrı nedeniyle bu şans elimden alındı
aby:
görmeyi umduğun veya hayal gücünde tasavvur etmelerini sağladığın imajların , beyninde bu zamana kadar üretmiş olduğun fenomenlerinle çakışıp , sana dar bir panoramik bakış açısı kazandırmaması için bu tip fasiltasyonların ekspresyonist tavırlar içinde sergilenmemesinden yana bir bireyim ve burdan elde edeceğin kazanımlarla bir yere varamayacağın kanısındayım bil mukabele...
aura:
romantizmden an be an uzaklaşan düşüncelerim hızını alamayıp realizmin hatta ve hatta natüralizmin kapılarına dayandı.. olaylara farklı aynalar tutup sonsuza uzanan görüntülerini kafamın içinde yargıladım ve vardığım hiç de ütopik olmayan sonuç saçmalalıklar silsilesi içerisinde olduğumuzdur.
aura:
ve mfö der ki.. bu ne biçim hikaye böyle?!
aby:
buna daha fazla dayanamaycağım. bu bilgi sevgisine yani felsefeye devam ederdim lakin platon'un da söylediği gibi ''ayılar kış uykusuna yatsa da asgari ücrete talim ederler...'' konuyla ne gibi bir alakası oldugu halen çözümlenememekle birlikte analitik düşününce işler daha da boka sarmakta... en iyisi bu işin peşini bırakmak...
aura:
olayları yeterince sürrealist olan bir ortamdan analitik boyuta taşımakla pek de doğru bir şey yapmayacağız sanırım.. hayır fizyolojime aykırı gece gece kafamı bu kadar derinlikçi detaylara boğmak.. en iyisi bence de işin peşini bırakmak. postmodern yaklaşımlarınız yeterince konuyu çığırından çıkardı. yine de güzeldi
aby:
postmodernite de gubidite ayrımındaki ırkçı görüşlerinizi detaylarında yatan ayrılıkçı kommensal ve bir o kadar simbiyotik anazarkaların konseptüal fizyonomilerindeki kırıntılarla harmanlanmış panpiniformisleri üzerine ne kadar konuşsak az bu gece... bırakalım da adalet yerini bulsun!!!
yaşasın gluteus maksimuslar!!!
aura:
politik gördüm seni
aura:
yeter bu ayaklar:)
aby:
muhahah
okulda arada, orta yaşlı tatlı bir bayan hocanın bilgisayarı kullanılır. bir gün şöyle kopartan bi diyalog yaşanır:
h: noktacım, bak bilgisayarı kullanıyorsun ama öyle sitelere girmiyosun di mi?
n: nasıl yani hocam? *
h: yani şey hani bazı sitelere girersin merak edersin filan *
n: yok hocam olur mu öyle şey! hem çok merak etsem evde girerim hocam burda
niye gireyim! *
h: yok noktacım benim girdiğimi sanırlar, ayıp olur ondan diyorum. *
n: ben sadece netten maillerime baktım hocam *
h: neyse noktacım ben sadece söyleyeyim dedim.
n: *
tabiki nokta bu işin peşini bırakmaz, olayın meçhul failini bulur *
h: noktacım, bak bilgisayarı kullanıyorsun ama öyle sitelere girmiyosun di mi?
n: nasıl yani hocam? *
h: yani şey hani bazı sitelere girersin merak edersin filan *
n: yok hocam olur mu öyle şey! hem çok merak etsem evde girerim hocam burda
niye gireyim! *
h: yok noktacım benim girdiğimi sanırlar, ayıp olur ondan diyorum. *
n: ben sadece netten maillerime baktım hocam *
h: neyse noktacım ben sadece söyleyeyim dedim.
n: *
tabiki nokta bu işin peşini bırakmaz, olayın meçhul failini bulur *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar