bugün
- osuruktan şiirler59
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- abdullah öcalan13
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- migros'a sorulacak tek soru3
- her şeyi hatırlayan insan9
- yılmaz güney büyüklüğü4
- yılmaz güney filmleri6
- tarhana çorbası7
- avanosun nevşehirde olması5
- bik bik kız kaçırdı9
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- çay içen erkeklerden iğreniyorum ıyy diyen kız5
- sözlüğün boktanlaşması4
- düşmanın üzerine işemek2
- babo dünyayı düzdün doymadın3
- farah zeynep abdullah'ın yılmaz güney tweetleri3
- astral seyahate çıkış harcı4
- türk kızı3
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği3
- sabah alarmı yapılacak şarkı4
- alparslan kuytul13
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- yasakçı zihniyet15
- şah hatayi'nin hataylı olmaması4
- fenerbahçe biraz sert biraz katı9
- ekşi sözlük21
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- muslettin amca6
- gammazın gammazlanması4
- reels izleme bağımlılığı6
- yoruldum beni kucağına al diyen 75 kiloluk kız2
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek2
- türkiyenin tüm derdinin kürtler olması2
- koala hesabını silmesin kampanyası2
- ismail kartal16
- etimek tatlısı4
- kavga yok mu ya6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- müsavat dervişoğlu8
- sevri imzalayanların vatan haini ilan edilmesi3
- 21 yaşında erkek 31 yaşında kadın ilişkisi4
- sözlükte kavga oluyor hissi5
- gazisini zulüm eden savaşta asker bulamaz5
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- sigarayı azaltmak3
- fashion tv izleyip 31 çeken tip3
- bugün ne yapsam9
(bkz: bokunu yiyim)
boşuna yapılan bir eylemdir.
dilenmek. çaresizliğine çare ararken biçare olmanın ne demek olduğunu algılayıp, etraftan destek ve çare dilemek..
yalvarması da yalvartılması da insan onuruna yakışmayacak eylem. yalvaralıcaksa allah'a yalvarılmalıdır. ama yalvarmak nasıl bişeydir diye sorulursa bana vereceğim tek cevap bir mevlana şiiridir:
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun. etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun. etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun. etme
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun. etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun. etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun. etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun. etme
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun. etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun. etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun. etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun. etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun. etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun. etme
isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun. etme
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun. etme
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun. etme
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun. etme
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun. etme
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun. etme
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun. etme
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun. etme
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun. etme
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun. etme
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun. etme
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun. etme
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun. etme
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun. etme
isyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun. etme
neden yalvarcağına başlı bir durumdur. genellikle sonuç ne kadar yalvarırsan yalvar verilen karar verilmiştir. terk edilmişsindir yalvarsanda yakınsanda yalnızsındır. çare aramaktır belki belki belki... diye belki yalvarsam acaba geri dönermi diye düşünürsün ama sonuç? verilen karar verilmiştir. şansın varsa sevgi varsa geri dönüş olabilir belki lerle kangren de insana huzur verebilir. her zaman kangren olan yer kesilip atılmamalı. tedavisi sonuna kadar yapılmalıdır. denenmelidir. yalvarılmalıdır şu dünyada tek parça kalayım diye. sonuçlar belki diye belkii....
çaresizlik belirtisidir.
yapılan bir hatanın ardından af dilemek için yapılıyorsa normal karşılanabilir.
yapılan bir hatanın ardından af dilemek için yapılıyorsa normal karşılanabilir.
gurur kavramını, kavram olmaktan çıkarmış, özümsemiş, yaşam tarzı haline getirmiş bünyeler için, işkenceden de öte bir durum..
26 yaşındayım ve hayatımda yalnızca bir kez yalvardım.. ama ne yalvarmak, köpek oldum bildiğin.. yıl 2006. kardeşimi, sırf ben istediğim okula gidemedim o gitsin, diyerek istediği okula yolladım. borç harç bir ton para döktük. masrafları, kitapları da cabası.. zaten her istediğini yapmışım, söz konusu eğitimse önümde kimse duramaz. kaldı ki kardeşime hayır diyemem. bu konuyla ilgili şuradan #14600072 bilgi edinebilirsiniz. edinmeye de bilirsiniz, siz bilirsiniz. ama edinirseniz bir bu kadar daha entry okumak zorunda kalabilirsiniz. neyse, keyif meselesi..
işte kardeşimi o şekil bu şekil istediği okula kaydettirmişiz. okuldaki herkes zengin. zengin değilse de yoksul değiller anasını satayım bizim gibi. yeşilçam filmleri misali, kardeşceğizim ezik olmasın diye, ordan oraya koşturuyorum. çok şımartmışım zamanında, geri dönüşü de yok. hiç para yok dememişim, bir de ergenlik dönemi. zor yani.. neyse efendim bir borcun altına daha girip bilgisayar almışım. bütün arkadaşları msn'de takılıyormuş çünkü. ben nerden bileyim biir boklar yiyeceğini..
günlerden bir gün, iş yerime telefon geldi. komşumuz arıyor. " kadrolu cikarci kardeşin burda, seni istiyor ama ağlamaktan konuşamıyor.." ne oluyor ulan? 15 saniyelik arada bin bir türlü senaryomu yazdım tabi.. bir zaman sonra kardeşim aldı telefonu, salya sümük ağlıyor. salyayı sümüğü görmüyorum ama biliyorum, öyle ağlıyor. ağlarken güzel olanlardandır kardeşim üstelik. " okuldan atıldım" diyor. yazarken kolay evet ama ne o bu kadar kolay söyleyebildi ne de ben bu kadar kolay duyabildim. tutuldum.. bırakın konuşmayı, nefes alamıyorum. öyle bir şey oldum.. neden diyemedim, önemi yoktu.. onu o okula kayıt ettirmek için yaşadığım süreci saniyesi saniyesine hatırladım o sürede.. "eve git, anneme de bir şey söyleme" dedim kapattım.. ağlardı çünkü annem. yüreciği kaldırmazdı. hala öyledir. üzülünce ağlar.
günün geri kalanını zor bitirdim. eve gittim kardeşimin gözleri kan çanağı. annemden kaçamamış, ama anlatmamışta.. annemin bütün umudu benim. biliyorum bin bir türlü şey kurdu kafasında.. ne desem de hem inandırıcı olsa hem de annem üzülmese, bilemedim.. "sonra" dedim.." önce ben bir öğreneyim.."
detayları aldım kardeşimden.. önceki gece msn'den orta okul arkadaşlarını örgütlemiş. okulda buna ters giden bir çocuk varmış. onu dövdürtecek. çocuklar okulu basmış.. diğer öğrenciler karışmış mevzuya. bıçaklar, çakılar.. bir kısmını polis almış götürmüş.. kardeşimin payına da okuldan atılmak düşmüş.. sinirden deliye döndüm lakin olan olmuştu.. ertesi sabah okuluna gittim.. hocayı hiç unutmam, muhsin hoca.. gittim adama dedim ben buyum.. kardeşim şöyle böyle.. adam olayı anlatıyor.. deli gibi de haklı.. " on üç yıllık okul bu. bu zamana kadar en ufak bir olay yaşanmadı burda. polis gelmesi ne demek? ben bu öğrenciye ceza vermezsem ötekileri nasıl durduracağım? okulumun adına leke getirtemem.." falan diyor. haklı yani. ben bir yandan kardeşimi savunuyorum, savunmak değil de, ergen işte diyorum. bu kadarını hesap edememiş.. okuldan atarsanız olmaz bilmem ne.. sonra adam bana bilgisayarından bir fotoğraf gösteriyor. evin içinde ergen liseliler toplanmış. o onun kucağında, sigaralar biralar.. kızlı erkekli bir ortam. kardeşim içlerinde yok, ama "kanka"sı rezalet bir şekilde duruyor fotoğraf karesinde.." işte" diyor muhsin hoca.." seçtiği arkadaşlar bunlar.. msn kullanmak ne demek hem?" diyor.." bu okulda 600 öğrenci var. hepsi birbirine yeter. msn'den arkadaş bulmaya, ya da arkadaşlarla msn'den konuşmaya telefonla mesajlaşmaya gerek yok. saatlerce görüyorlar birbirlerini" vs diyor. bir sürü toplumsal yaradan bahsediyor ama sonuç olarak kardeşimin okulla ilişiğinin kesildiğini anlıyorum ben..
yerimden kalkıyorum, gözlerim dolmuş. ruhumdan yaşlar boşanacak biraz sonra.. "yapmayın" diyorum. sesim alabildiğine çatal.. "atmamalısınız" diyorum..
masasının önünde diz çöküp, ne olur kardeşimi okuldan atmayın diye haykırarak, gözyaşları eşliğinde yalvarmak eylemini gerçekleştiriyorum..
26 yaşındayım ve hayatımda yalnızca bir kez yalvardım.. ama ne yalvarmak, köpek oldum bildiğin.. yıl 2006. kardeşimi, sırf ben istediğim okula gidemedim o gitsin, diyerek istediği okula yolladım. borç harç bir ton para döktük. masrafları, kitapları da cabası.. zaten her istediğini yapmışım, söz konusu eğitimse önümde kimse duramaz. kaldı ki kardeşime hayır diyemem. bu konuyla ilgili şuradan #14600072 bilgi edinebilirsiniz. edinmeye de bilirsiniz, siz bilirsiniz. ama edinirseniz bir bu kadar daha entry okumak zorunda kalabilirsiniz. neyse, keyif meselesi..
işte kardeşimi o şekil bu şekil istediği okula kaydettirmişiz. okuldaki herkes zengin. zengin değilse de yoksul değiller anasını satayım bizim gibi. yeşilçam filmleri misali, kardeşceğizim ezik olmasın diye, ordan oraya koşturuyorum. çok şımartmışım zamanında, geri dönüşü de yok. hiç para yok dememişim, bir de ergenlik dönemi. zor yani.. neyse efendim bir borcun altına daha girip bilgisayar almışım. bütün arkadaşları msn'de takılıyormuş çünkü. ben nerden bileyim biir boklar yiyeceğini..
günlerden bir gün, iş yerime telefon geldi. komşumuz arıyor. " kadrolu cikarci kardeşin burda, seni istiyor ama ağlamaktan konuşamıyor.." ne oluyor ulan? 15 saniyelik arada bin bir türlü senaryomu yazdım tabi.. bir zaman sonra kardeşim aldı telefonu, salya sümük ağlıyor. salyayı sümüğü görmüyorum ama biliyorum, öyle ağlıyor. ağlarken güzel olanlardandır kardeşim üstelik. " okuldan atıldım" diyor. yazarken kolay evet ama ne o bu kadar kolay söyleyebildi ne de ben bu kadar kolay duyabildim. tutuldum.. bırakın konuşmayı, nefes alamıyorum. öyle bir şey oldum.. neden diyemedim, önemi yoktu.. onu o okula kayıt ettirmek için yaşadığım süreci saniyesi saniyesine hatırladım o sürede.. "eve git, anneme de bir şey söyleme" dedim kapattım.. ağlardı çünkü annem. yüreciği kaldırmazdı. hala öyledir. üzülünce ağlar.
günün geri kalanını zor bitirdim. eve gittim kardeşimin gözleri kan çanağı. annemden kaçamamış, ama anlatmamışta.. annemin bütün umudu benim. biliyorum bin bir türlü şey kurdu kafasında.. ne desem de hem inandırıcı olsa hem de annem üzülmese, bilemedim.. "sonra" dedim.." önce ben bir öğreneyim.."
detayları aldım kardeşimden.. önceki gece msn'den orta okul arkadaşlarını örgütlemiş. okulda buna ters giden bir çocuk varmış. onu dövdürtecek. çocuklar okulu basmış.. diğer öğrenciler karışmış mevzuya. bıçaklar, çakılar.. bir kısmını polis almış götürmüş.. kardeşimin payına da okuldan atılmak düşmüş.. sinirden deliye döndüm lakin olan olmuştu.. ertesi sabah okuluna gittim.. hocayı hiç unutmam, muhsin hoca.. gittim adama dedim ben buyum.. kardeşim şöyle böyle.. adam olayı anlatıyor.. deli gibi de haklı.. " on üç yıllık okul bu. bu zamana kadar en ufak bir olay yaşanmadı burda. polis gelmesi ne demek? ben bu öğrenciye ceza vermezsem ötekileri nasıl durduracağım? okulumun adına leke getirtemem.." falan diyor. haklı yani. ben bir yandan kardeşimi savunuyorum, savunmak değil de, ergen işte diyorum. bu kadarını hesap edememiş.. okuldan atarsanız olmaz bilmem ne.. sonra adam bana bilgisayarından bir fotoğraf gösteriyor. evin içinde ergen liseliler toplanmış. o onun kucağında, sigaralar biralar.. kızlı erkekli bir ortam. kardeşim içlerinde yok, ama "kanka"sı rezalet bir şekilde duruyor fotoğraf karesinde.." işte" diyor muhsin hoca.." seçtiği arkadaşlar bunlar.. msn kullanmak ne demek hem?" diyor.." bu okulda 600 öğrenci var. hepsi birbirine yeter. msn'den arkadaş bulmaya, ya da arkadaşlarla msn'den konuşmaya telefonla mesajlaşmaya gerek yok. saatlerce görüyorlar birbirlerini" vs diyor. bir sürü toplumsal yaradan bahsediyor ama sonuç olarak kardeşimin okulla ilişiğinin kesildiğini anlıyorum ben..
yerimden kalkıyorum, gözlerim dolmuş. ruhumdan yaşlar boşanacak biraz sonra.. "yapmayın" diyorum. sesim alabildiğine çatal.. "atmamalısınız" diyorum..
masasının önünde diz çöküp, ne olur kardeşimi okuldan atmayın diye haykırarak, gözyaşları eşliğinde yalvarmak eylemini gerçekleştiriyorum..
En çaresiz anlarda yapılan, acizliğin büyük göstergesi.
Bu sabah yine ter içinde uyandım bir kabustan. Mahşeri gördüm. insanlar ayetlerde anlatıldığı gibi bölük bölük olmuşlardı. Son birkaç dakika verilmiş bize kurtarmamız için kendimizi. Elimizdeki o son birkaç dakikaya bir ömrün özetini koymak zorundayız. Herkes bir biri ardına yürüyor. Her yer insan. Her yer. Ve birbirlerine tebessüm ediyor iyi insanlar. Ama yüzleri karanlık milyarlarca insan da var..Fakat kimin hangi bölüğün peşinden gideceği henüz belli olmamış.
Son namaz kılınıyor. Dünyadaki tüm insanlar saf saf durmuş secdeye varıyor. Benim ise abdest almam lazım. Koşuyorum çeşmeye. Abdesti alıyorum ama namaza yetişemiyorum. "Bitti" diyorlar. "Zaman doldu". Orda ağlayarak "ne olur bir dakika verin ben de namazımı kılayım ben de secdeye varayım" diyorum. Bir taraftan da insanlar yürümeye başlıyor. Kimin hangi tarafa gideceği belli olmuş. Ve ben hala ortada kalmış yalvarıyorum..
Bu sabah yine ter içinde uyandım bir kabustan. Mahşeri gördüm. insanlar ayetlerde anlatıldığı gibi bölük bölük olmuşlardı. Son birkaç dakika verilmiş bize kurtarmamız için kendimizi. Elimizdeki o son birkaç dakikaya bir ömrün özetini koymak zorundayız. Herkes bir biri ardına yürüyor. Her yer insan. Her yer. Ve birbirlerine tebessüm ediyor iyi insanlar. Ama yüzleri karanlık milyarlarca insan da var..Fakat kimin hangi bölüğün peşinden gideceği henüz belli olmamış.
Son namaz kılınıyor. Dünyadaki tüm insanlar saf saf durmuş secdeye varıyor. Benim ise abdest almam lazım. Koşuyorum çeşmeye. Abdesti alıyorum ama namaza yetişemiyorum. "Bitti" diyorlar. "Zaman doldu". Orda ağlayarak "ne olur bir dakika verin ben de namazımı kılayım ben de secdeye varayım" diyorum. Bir taraftan da insanlar yürümeye başlıyor. Kimin hangi tarafa gideceği belli olmuş. Ve ben hala ortada kalmış yalvarıyorum..
işe yarayacağından emin olunduğu taktirde yapılmasında bir beis görülmeyen hede.
Son çare olarak denenir.
Çaresiz olmanın neticesidir.
acizlik olarak tanımladığımız bir olgu.
bugüne kadar kimseye yalvarmadim.
fakat yalvartan tavşanlara da uyuz olurum.
bugüne kadar kimseye yalvarmadim.
fakat yalvartan tavşanlara da uyuz olurum.
zordur zor. ♫
Dilenci eylemi. Her ne için olursa olsun, yalvaran insan en yakın camdan kendisini atmalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar