bugün
- salçalı makarna9
- sinek as'ın sözlüğe vedası14
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek11
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler9
- devletin galatasaray a stad yapması5
- ismail kartal vs okan buruk4
- yuzırların yumrukları3
- karısını aldatmayan tırcı2
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq5
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek4
- uludede ile kafayı çekmek3
- kol saati12
- kramp3
- kainat neyin içerisinde büyüyor3
- filistin3
- balık yanına en yakışan çorba9
- mekan sınırsız mıdır2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- istanbul havalimanı2
- ulus3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- ürdün2
- şaka maka bir ayda kilo vermek3
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz5
- açlık kan şekeri2
- arkadaşlar öldünüz mü10
- mutfakta eldiven takmak2
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- çin3
- süleyman soylu3
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- nasreddinhoca2
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum7
- nemlendirici krem20
- nakliyat2
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- askerde özlenen şeyler11
- nev19
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak3
- kim jong'un bir türlü ölmemesi5
- kaçak çay19
- kedi eti3
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- arkadaşlar ben tekele gidiyorum bir şey lazım mı2
gurur kavramını, kavram olmaktan çıkarmış, özümsemiş, yaşam tarzı haline getirmiş bünyeler için, işkenceden de öte bir durum..
26 yaşındayım ve hayatımda yalnızca bir kez yalvardım.. ama ne yalvarmak, köpek oldum bildiğin.. yıl 2006. kardeşimi, sırf ben istediğim okula gidemedim o gitsin, diyerek istediği okula yolladım. borç harç bir ton para döktük. masrafları, kitapları da cabası.. zaten her istediğini yapmışım, söz konusu eğitimse önümde kimse duramaz. kaldı ki kardeşime hayır diyemem. bu konuyla ilgili şuradan #14600072 bilgi edinebilirsiniz. edinmeye de bilirsiniz, siz bilirsiniz. ama edinirseniz bir bu kadar daha entry okumak zorunda kalabilirsiniz. neyse, keyif meselesi..
işte kardeşimi o şekil bu şekil istediği okula kaydettirmişiz. okuldaki herkes zengin. zengin değilse de yoksul değiller anasını satayım bizim gibi. yeşilçam filmleri misali, kardeşceğizim ezik olmasın diye, ordan oraya koşturuyorum. çok şımartmışım zamanında, geri dönüşü de yok. hiç para yok dememişim, bir de ergenlik dönemi. zor yani.. neyse efendim bir borcun altına daha girip bilgisayar almışım. bütün arkadaşları msn'de takılıyormuş çünkü. ben nerden bileyim biir boklar yiyeceğini..
günlerden bir gün, iş yerime telefon geldi. komşumuz arıyor. " kadrolu cikarci kardeşin burda, seni istiyor ama ağlamaktan konuşamıyor.." ne oluyor ulan? 15 saniyelik arada bin bir türlü senaryomu yazdım tabi.. bir zaman sonra kardeşim aldı telefonu, salya sümük ağlıyor. salyayı sümüğü görmüyorum ama biliyorum, öyle ağlıyor. ağlarken güzel olanlardandır kardeşim üstelik. " okuldan atıldım" diyor. yazarken kolay evet ama ne o bu kadar kolay söyleyebildi ne de ben bu kadar kolay duyabildim. tutuldum.. bırakın konuşmayı, nefes alamıyorum. öyle bir şey oldum.. neden diyemedim, önemi yoktu.. onu o okula kayıt ettirmek için yaşadığım süreci saniyesi saniyesine hatırladım o sürede.. "eve git, anneme de bir şey söyleme" dedim kapattım.. ağlardı çünkü annem. yüreciği kaldırmazdı. hala öyledir. üzülünce ağlar.
günün geri kalanını zor bitirdim. eve gittim kardeşimin gözleri kan çanağı. annemden kaçamamış, ama anlatmamışta.. annemin bütün umudu benim. biliyorum bin bir türlü şey kurdu kafasında.. ne desem de hem inandırıcı olsa hem de annem üzülmese, bilemedim.. "sonra" dedim.." önce ben bir öğreneyim.."
detayları aldım kardeşimden.. önceki gece msn'den orta okul arkadaşlarını örgütlemiş. okulda buna ters giden bir çocuk varmış. onu dövdürtecek. çocuklar okulu basmış.. diğer öğrenciler karışmış mevzuya. bıçaklar, çakılar.. bir kısmını polis almış götürmüş.. kardeşimin payına da okuldan atılmak düşmüş.. sinirden deliye döndüm lakin olan olmuştu.. ertesi sabah okuluna gittim.. hocayı hiç unutmam, muhsin hoca.. gittim adama dedim ben buyum.. kardeşim şöyle böyle.. adam olayı anlatıyor.. deli gibi de haklı.. " on üç yıllık okul bu. bu zamana kadar en ufak bir olay yaşanmadı burda. polis gelmesi ne demek? ben bu öğrenciye ceza vermezsem ötekileri nasıl durduracağım? okulumun adına leke getirtemem.." falan diyor. haklı yani. ben bir yandan kardeşimi savunuyorum, savunmak değil de, ergen işte diyorum. bu kadarını hesap edememiş.. okuldan atarsanız olmaz bilmem ne.. sonra adam bana bilgisayarından bir fotoğraf gösteriyor. evin içinde ergen liseliler toplanmış. o onun kucağında, sigaralar biralar.. kızlı erkekli bir ortam. kardeşim içlerinde yok, ama "kanka"sı rezalet bir şekilde duruyor fotoğraf karesinde.." işte" diyor muhsin hoca.." seçtiği arkadaşlar bunlar.. msn kullanmak ne demek hem?" diyor.." bu okulda 600 öğrenci var. hepsi birbirine yeter. msn'den arkadaş bulmaya, ya da arkadaşlarla msn'den konuşmaya telefonla mesajlaşmaya gerek yok. saatlerce görüyorlar birbirlerini" vs diyor. bir sürü toplumsal yaradan bahsediyor ama sonuç olarak kardeşimin okulla ilişiğinin kesildiğini anlıyorum ben..
yerimden kalkıyorum, gözlerim dolmuş. ruhumdan yaşlar boşanacak biraz sonra.. "yapmayın" diyorum. sesim alabildiğine çatal.. "atmamalısınız" diyorum..
masasının önünde diz çöküp, ne olur kardeşimi okuldan atmayın diye haykırarak, gözyaşları eşliğinde yalvarmak eylemini gerçekleştiriyorum..
26 yaşındayım ve hayatımda yalnızca bir kez yalvardım.. ama ne yalvarmak, köpek oldum bildiğin.. yıl 2006. kardeşimi, sırf ben istediğim okula gidemedim o gitsin, diyerek istediği okula yolladım. borç harç bir ton para döktük. masrafları, kitapları da cabası.. zaten her istediğini yapmışım, söz konusu eğitimse önümde kimse duramaz. kaldı ki kardeşime hayır diyemem. bu konuyla ilgili şuradan #14600072 bilgi edinebilirsiniz. edinmeye de bilirsiniz, siz bilirsiniz. ama edinirseniz bir bu kadar daha entry okumak zorunda kalabilirsiniz. neyse, keyif meselesi..
işte kardeşimi o şekil bu şekil istediği okula kaydettirmişiz. okuldaki herkes zengin. zengin değilse de yoksul değiller anasını satayım bizim gibi. yeşilçam filmleri misali, kardeşceğizim ezik olmasın diye, ordan oraya koşturuyorum. çok şımartmışım zamanında, geri dönüşü de yok. hiç para yok dememişim, bir de ergenlik dönemi. zor yani.. neyse efendim bir borcun altına daha girip bilgisayar almışım. bütün arkadaşları msn'de takılıyormuş çünkü. ben nerden bileyim biir boklar yiyeceğini..
günlerden bir gün, iş yerime telefon geldi. komşumuz arıyor. " kadrolu cikarci kardeşin burda, seni istiyor ama ağlamaktan konuşamıyor.." ne oluyor ulan? 15 saniyelik arada bin bir türlü senaryomu yazdım tabi.. bir zaman sonra kardeşim aldı telefonu, salya sümük ağlıyor. salyayı sümüğü görmüyorum ama biliyorum, öyle ağlıyor. ağlarken güzel olanlardandır kardeşim üstelik. " okuldan atıldım" diyor. yazarken kolay evet ama ne o bu kadar kolay söyleyebildi ne de ben bu kadar kolay duyabildim. tutuldum.. bırakın konuşmayı, nefes alamıyorum. öyle bir şey oldum.. neden diyemedim, önemi yoktu.. onu o okula kayıt ettirmek için yaşadığım süreci saniyesi saniyesine hatırladım o sürede.. "eve git, anneme de bir şey söyleme" dedim kapattım.. ağlardı çünkü annem. yüreciği kaldırmazdı. hala öyledir. üzülünce ağlar.
günün geri kalanını zor bitirdim. eve gittim kardeşimin gözleri kan çanağı. annemden kaçamamış, ama anlatmamışta.. annemin bütün umudu benim. biliyorum bin bir türlü şey kurdu kafasında.. ne desem de hem inandırıcı olsa hem de annem üzülmese, bilemedim.. "sonra" dedim.." önce ben bir öğreneyim.."
detayları aldım kardeşimden.. önceki gece msn'den orta okul arkadaşlarını örgütlemiş. okulda buna ters giden bir çocuk varmış. onu dövdürtecek. çocuklar okulu basmış.. diğer öğrenciler karışmış mevzuya. bıçaklar, çakılar.. bir kısmını polis almış götürmüş.. kardeşimin payına da okuldan atılmak düşmüş.. sinirden deliye döndüm lakin olan olmuştu.. ertesi sabah okuluna gittim.. hocayı hiç unutmam, muhsin hoca.. gittim adama dedim ben buyum.. kardeşim şöyle böyle.. adam olayı anlatıyor.. deli gibi de haklı.. " on üç yıllık okul bu. bu zamana kadar en ufak bir olay yaşanmadı burda. polis gelmesi ne demek? ben bu öğrenciye ceza vermezsem ötekileri nasıl durduracağım? okulumun adına leke getirtemem.." falan diyor. haklı yani. ben bir yandan kardeşimi savunuyorum, savunmak değil de, ergen işte diyorum. bu kadarını hesap edememiş.. okuldan atarsanız olmaz bilmem ne.. sonra adam bana bilgisayarından bir fotoğraf gösteriyor. evin içinde ergen liseliler toplanmış. o onun kucağında, sigaralar biralar.. kızlı erkekli bir ortam. kardeşim içlerinde yok, ama "kanka"sı rezalet bir şekilde duruyor fotoğraf karesinde.." işte" diyor muhsin hoca.." seçtiği arkadaşlar bunlar.. msn kullanmak ne demek hem?" diyor.." bu okulda 600 öğrenci var. hepsi birbirine yeter. msn'den arkadaş bulmaya, ya da arkadaşlarla msn'den konuşmaya telefonla mesajlaşmaya gerek yok. saatlerce görüyorlar birbirlerini" vs diyor. bir sürü toplumsal yaradan bahsediyor ama sonuç olarak kardeşimin okulla ilişiğinin kesildiğini anlıyorum ben..
yerimden kalkıyorum, gözlerim dolmuş. ruhumdan yaşlar boşanacak biraz sonra.. "yapmayın" diyorum. sesim alabildiğine çatal.. "atmamalısınız" diyorum..
masasının önünde diz çöküp, ne olur kardeşimi okuldan atmayın diye haykırarak, gözyaşları eşliğinde yalvarmak eylemini gerçekleştiriyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar