bugün
- coca cola zero gerçekten zararlı mı10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- yazarların 3 dilek hakkı olsa dileyecekleri 3 şey3
- sibel can3
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak4
- yoran insanların ortak özellikleri4
- basit bir insan olmak3
- arkadaşlar uyudunuz mu7
- almanya7
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- gece denize girmek20
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri17
- danimarka5
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- içi ve dışı farklı olan insan7
- zaman baba11
- manifest grubu vs tarkan16
- mehdiye inanıyor musunuz10
- yeni parti51
- luks araba almak6
- bugün farklı bi gün değil aslında4
- bir insanın arkasından konuşmak6
- islam düşmanlarına bir soru9
- hikayeyi devam ettir52
- kızların sürekli laf sokmaya çalışması3
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- eren kaşıkçı6
- trakya'nın çok süper bir yer olması3
- nickten isim tahmini yapmak72
- dolunayı seyretmek4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin7
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- gürcistan2
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- bülent ersoy2
- termosa bira koymak2
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- sözlük kızlarının kekleri11
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- kaş rengini açma2
- gelecek partisi4
- cherry tiggo4
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak9
- fenerbahçe5
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak20
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası39
gurur kavramını, kavram olmaktan çıkarmış, özümsemiş, yaşam tarzı haline getirmiş bünyeler için, işkenceden de öte bir durum..
26 yaşındayım ve hayatımda yalnızca bir kez yalvardım.. ama ne yalvarmak, köpek oldum bildiğin.. yıl 2006. kardeşimi, sırf ben istediğim okula gidemedim o gitsin, diyerek istediği okula yolladım. borç harç bir ton para döktük. masrafları, kitapları da cabası.. zaten her istediğini yapmışım, söz konusu eğitimse önümde kimse duramaz. kaldı ki kardeşime hayır diyemem. bu konuyla ilgili şuradan #14600072 bilgi edinebilirsiniz. edinmeye de bilirsiniz, siz bilirsiniz. ama edinirseniz bir bu kadar daha entry okumak zorunda kalabilirsiniz. neyse, keyif meselesi..
işte kardeşimi o şekil bu şekil istediği okula kaydettirmişiz. okuldaki herkes zengin. zengin değilse de yoksul değiller anasını satayım bizim gibi. yeşilçam filmleri misali, kardeşceğizim ezik olmasın diye, ordan oraya koşturuyorum. çok şımartmışım zamanında, geri dönüşü de yok. hiç para yok dememişim, bir de ergenlik dönemi. zor yani.. neyse efendim bir borcun altına daha girip bilgisayar almışım. bütün arkadaşları msn'de takılıyormuş çünkü. ben nerden bileyim biir boklar yiyeceğini..
günlerden bir gün, iş yerime telefon geldi. komşumuz arıyor. " kadrolu cikarci kardeşin burda, seni istiyor ama ağlamaktan konuşamıyor.." ne oluyor ulan? 15 saniyelik arada bin bir türlü senaryomu yazdım tabi.. bir zaman sonra kardeşim aldı telefonu, salya sümük ağlıyor. salyayı sümüğü görmüyorum ama biliyorum, öyle ağlıyor. ağlarken güzel olanlardandır kardeşim üstelik. " okuldan atıldım" diyor. yazarken kolay evet ama ne o bu kadar kolay söyleyebildi ne de ben bu kadar kolay duyabildim. tutuldum.. bırakın konuşmayı, nefes alamıyorum. öyle bir şey oldum.. neden diyemedim, önemi yoktu.. onu o okula kayıt ettirmek için yaşadığım süreci saniyesi saniyesine hatırladım o sürede.. "eve git, anneme de bir şey söyleme" dedim kapattım.. ağlardı çünkü annem. yüreciği kaldırmazdı. hala öyledir. üzülünce ağlar.
günün geri kalanını zor bitirdim. eve gittim kardeşimin gözleri kan çanağı. annemden kaçamamış, ama anlatmamışta.. annemin bütün umudu benim. biliyorum bin bir türlü şey kurdu kafasında.. ne desem de hem inandırıcı olsa hem de annem üzülmese, bilemedim.. "sonra" dedim.." önce ben bir öğreneyim.."
detayları aldım kardeşimden.. önceki gece msn'den orta okul arkadaşlarını örgütlemiş. okulda buna ters giden bir çocuk varmış. onu dövdürtecek. çocuklar okulu basmış.. diğer öğrenciler karışmış mevzuya. bıçaklar, çakılar.. bir kısmını polis almış götürmüş.. kardeşimin payına da okuldan atılmak düşmüş.. sinirden deliye döndüm lakin olan olmuştu.. ertesi sabah okuluna gittim.. hocayı hiç unutmam, muhsin hoca.. gittim adama dedim ben buyum.. kardeşim şöyle böyle.. adam olayı anlatıyor.. deli gibi de haklı.. " on üç yıllık okul bu. bu zamana kadar en ufak bir olay yaşanmadı burda. polis gelmesi ne demek? ben bu öğrenciye ceza vermezsem ötekileri nasıl durduracağım? okulumun adına leke getirtemem.." falan diyor. haklı yani. ben bir yandan kardeşimi savunuyorum, savunmak değil de, ergen işte diyorum. bu kadarını hesap edememiş.. okuldan atarsanız olmaz bilmem ne.. sonra adam bana bilgisayarından bir fotoğraf gösteriyor. evin içinde ergen liseliler toplanmış. o onun kucağında, sigaralar biralar.. kızlı erkekli bir ortam. kardeşim içlerinde yok, ama "kanka"sı rezalet bir şekilde duruyor fotoğraf karesinde.." işte" diyor muhsin hoca.." seçtiği arkadaşlar bunlar.. msn kullanmak ne demek hem?" diyor.." bu okulda 600 öğrenci var. hepsi birbirine yeter. msn'den arkadaş bulmaya, ya da arkadaşlarla msn'den konuşmaya telefonla mesajlaşmaya gerek yok. saatlerce görüyorlar birbirlerini" vs diyor. bir sürü toplumsal yaradan bahsediyor ama sonuç olarak kardeşimin okulla ilişiğinin kesildiğini anlıyorum ben..
yerimden kalkıyorum, gözlerim dolmuş. ruhumdan yaşlar boşanacak biraz sonra.. "yapmayın" diyorum. sesim alabildiğine çatal.. "atmamalısınız" diyorum..
masasının önünde diz çöküp, ne olur kardeşimi okuldan atmayın diye haykırarak, gözyaşları eşliğinde yalvarmak eylemini gerçekleştiriyorum..
26 yaşındayım ve hayatımda yalnızca bir kez yalvardım.. ama ne yalvarmak, köpek oldum bildiğin.. yıl 2006. kardeşimi, sırf ben istediğim okula gidemedim o gitsin, diyerek istediği okula yolladım. borç harç bir ton para döktük. masrafları, kitapları da cabası.. zaten her istediğini yapmışım, söz konusu eğitimse önümde kimse duramaz. kaldı ki kardeşime hayır diyemem. bu konuyla ilgili şuradan #14600072 bilgi edinebilirsiniz. edinmeye de bilirsiniz, siz bilirsiniz. ama edinirseniz bir bu kadar daha entry okumak zorunda kalabilirsiniz. neyse, keyif meselesi..
işte kardeşimi o şekil bu şekil istediği okula kaydettirmişiz. okuldaki herkes zengin. zengin değilse de yoksul değiller anasını satayım bizim gibi. yeşilçam filmleri misali, kardeşceğizim ezik olmasın diye, ordan oraya koşturuyorum. çok şımartmışım zamanında, geri dönüşü de yok. hiç para yok dememişim, bir de ergenlik dönemi. zor yani.. neyse efendim bir borcun altına daha girip bilgisayar almışım. bütün arkadaşları msn'de takılıyormuş çünkü. ben nerden bileyim biir boklar yiyeceğini..
günlerden bir gün, iş yerime telefon geldi. komşumuz arıyor. " kadrolu cikarci kardeşin burda, seni istiyor ama ağlamaktan konuşamıyor.." ne oluyor ulan? 15 saniyelik arada bin bir türlü senaryomu yazdım tabi.. bir zaman sonra kardeşim aldı telefonu, salya sümük ağlıyor. salyayı sümüğü görmüyorum ama biliyorum, öyle ağlıyor. ağlarken güzel olanlardandır kardeşim üstelik. " okuldan atıldım" diyor. yazarken kolay evet ama ne o bu kadar kolay söyleyebildi ne de ben bu kadar kolay duyabildim. tutuldum.. bırakın konuşmayı, nefes alamıyorum. öyle bir şey oldum.. neden diyemedim, önemi yoktu.. onu o okula kayıt ettirmek için yaşadığım süreci saniyesi saniyesine hatırladım o sürede.. "eve git, anneme de bir şey söyleme" dedim kapattım.. ağlardı çünkü annem. yüreciği kaldırmazdı. hala öyledir. üzülünce ağlar.
günün geri kalanını zor bitirdim. eve gittim kardeşimin gözleri kan çanağı. annemden kaçamamış, ama anlatmamışta.. annemin bütün umudu benim. biliyorum bin bir türlü şey kurdu kafasında.. ne desem de hem inandırıcı olsa hem de annem üzülmese, bilemedim.. "sonra" dedim.." önce ben bir öğreneyim.."
detayları aldım kardeşimden.. önceki gece msn'den orta okul arkadaşlarını örgütlemiş. okulda buna ters giden bir çocuk varmış. onu dövdürtecek. çocuklar okulu basmış.. diğer öğrenciler karışmış mevzuya. bıçaklar, çakılar.. bir kısmını polis almış götürmüş.. kardeşimin payına da okuldan atılmak düşmüş.. sinirden deliye döndüm lakin olan olmuştu.. ertesi sabah okuluna gittim.. hocayı hiç unutmam, muhsin hoca.. gittim adama dedim ben buyum.. kardeşim şöyle böyle.. adam olayı anlatıyor.. deli gibi de haklı.. " on üç yıllık okul bu. bu zamana kadar en ufak bir olay yaşanmadı burda. polis gelmesi ne demek? ben bu öğrenciye ceza vermezsem ötekileri nasıl durduracağım? okulumun adına leke getirtemem.." falan diyor. haklı yani. ben bir yandan kardeşimi savunuyorum, savunmak değil de, ergen işte diyorum. bu kadarını hesap edememiş.. okuldan atarsanız olmaz bilmem ne.. sonra adam bana bilgisayarından bir fotoğraf gösteriyor. evin içinde ergen liseliler toplanmış. o onun kucağında, sigaralar biralar.. kızlı erkekli bir ortam. kardeşim içlerinde yok, ama "kanka"sı rezalet bir şekilde duruyor fotoğraf karesinde.." işte" diyor muhsin hoca.." seçtiği arkadaşlar bunlar.. msn kullanmak ne demek hem?" diyor.." bu okulda 600 öğrenci var. hepsi birbirine yeter. msn'den arkadaş bulmaya, ya da arkadaşlarla msn'den konuşmaya telefonla mesajlaşmaya gerek yok. saatlerce görüyorlar birbirlerini" vs diyor. bir sürü toplumsal yaradan bahsediyor ama sonuç olarak kardeşimin okulla ilişiğinin kesildiğini anlıyorum ben..
yerimden kalkıyorum, gözlerim dolmuş. ruhumdan yaşlar boşanacak biraz sonra.. "yapmayın" diyorum. sesim alabildiğine çatal.. "atmamalısınız" diyorum..
masasının önünde diz çöküp, ne olur kardeşimi okuldan atmayın diye haykırarak, gözyaşları eşliğinde yalvarmak eylemini gerçekleştiriyorum..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar