bugün
- kolye18
- 2026 kasım ayı nasıl geçecek4
- nervio tarzı entry girmek18
- para3
- keçiboynuzu pekmezi4
- usual bey birader bay biraderdir2
- enjeksiyon yapan hemşirenin yüzüne yüzüne osurmak3
- jaws filmindeki sikko balik24
- sözlüğü kurtaracak tek yazar8
- 42 numara ayaklı kızın yaşama amacı6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı28
- duşa giriyorum kimi düşüneyim8
- arda güler16
- atatürk ün hataları15
- komşusuna sütyen içinde not bırakan kız4
- yunanistan4
- kıza aşık oldum uyuyamıyorum2
- protein2
- eve çağıran kızın ot da getir demesi5
- oktay saral11
- sözlükteki yazarların beni kız zannetmesi11
- yetkisi alınan yetkili10
- doğubank8
- behzat ç.5
- sağlıklı yaşamak2
- haftanın gammazlarında birinci olan user9
- her gün acaba bugün ne saçmalık yaşayacağım demek2
- sevgiliyle araya mesafe koymak4
- yediğimiz yemekleri midede dışkı olarak taşımak4
- orta çağda gece yolculuğu yapmak7
- muhafazakar tatil seçenekleri6
- kalp krizi3
- 2026 ekim ayı3
- ülken için savaşır mısın6
- yemene asker gönderilme meselesi9
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- estonya3
- japonya2
- konyalıları sevmemek2
- ilk buluşmada poposuna tokat attıran ateist kız2
- saatten anlayan yazarlar bi bakabilir mi5
- sözlüğün kralı10
- sevda türküsev3
- finlandiya2
- insan sevmemek7
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı6
- iltica20
- 28 ekim 20262
- simiago erkek mi kadın mı5
- faik öztrak2
yıl: 1997..
kardeşim 5, ben 11 yaşımdayım.. yoksulluğun âlâsını yaşayacağımız günlerin temelinin inceden atıldığı zamanlar. yoksulluk, kanırta kanırta işleniyor beynimize.
evin arkasında teknik lise var, ama kocaman. bahçesinde kaybolursun, öyle büyük. çocuk bünyemizin en büyük eğlencesi. okulun bahçesine gizlice girip, etrafı kurcalamak.
yine böyle kaçak göçek girdiğimiz günlerden birindeyiz. kardeşimde takılmış peşimize, dur diyememişiz. tesadüf o günde okulda, şenlik mi var nedir, var bir şeyler. konuşamalar yapılıyor, sandalyeler, kalabalıklar bir takım bir şeyler..şerbet merbet dağıtılıyor. yanında da tavuklu pilav. açlıktan sırtımıza yapışan midemize muazzam bir şenlik. büyüklere servis edildi. kalanlarda çocuklara verilecek. kocaman kazanın başında bir adam, elinde kocaman bir kepçe, dağıtıyor bir yandan da çocukların yarattğı izdihama dur demeye çalışıyor.
müziğin gürültüsü, çocukların çığlıkları, adamın haykırışı, yakınlardan gelen ebeveyn kahkahaları..
hiçbiri yok kulağımda.. kardeşimin " abi bana da, bana da ver abi" yakarışlarından başka..
dönüp bakamıyorum, kardeşimi görmek istemiyorum, o yalvarışın ona ait olduğunu bilmek istemiyorum. ama sesini çok iyi tanıyorum. yoksulluğun kokusunu ruhumun burnuyla derinden duyuyorum. gururum o tarafa bakmaya izin vermiyor. öyle bir gurur ki, açlığıma rağmen kazanın başına giden çocuklardan bile değilim.. engel olamıyorum.. nasıl olayım, acizim.. kardeşime sus desem, tavuklu pilavın yerine verebileceğim hiçbir şey yok..
kulağımda kardeşimin haykırışları, ilk ve en büyük yeminimi ediyorum.. bir daha asla hiçbir şey karşısında bu kadar aciz duruma düşmeyeceğim.. bir daha asla, yoksulluğun bana bahşettiği gururun engel olacağı durumlara düşmeyeceğim. kaldı ki, daha da yoksul olduk ama o zamanlarda dahil, 26 yıllık hayatım boyunca ne o kadar aciz duruma düştüm, ne de aciziyetlerim o kadar dayanılmaz oldu.. ilk iş deneyimi mi de, o yaz edindim..
o gün bugündür, kardeşim ne isterse alırım.. hiç acımadan, hiç düşünmeden cebimdeki son parayı ona veririm. o bu olayı hatırlamıyor dahi ama, o da az buçuk yoksulluğun çeperinden geçtiği için hiç beni suistimal etmedi.. dese ki, bana bir can lazım, al derim.. benimki..
hayata dair iç burkan bir detay gibi ama, aslında hayatımın tam da ortasında..
kardeşim 5, ben 11 yaşımdayım.. yoksulluğun âlâsını yaşayacağımız günlerin temelinin inceden atıldığı zamanlar. yoksulluk, kanırta kanırta işleniyor beynimize.
evin arkasında teknik lise var, ama kocaman. bahçesinde kaybolursun, öyle büyük. çocuk bünyemizin en büyük eğlencesi. okulun bahçesine gizlice girip, etrafı kurcalamak.
yine böyle kaçak göçek girdiğimiz günlerden birindeyiz. kardeşimde takılmış peşimize, dur diyememişiz. tesadüf o günde okulda, şenlik mi var nedir, var bir şeyler. konuşamalar yapılıyor, sandalyeler, kalabalıklar bir takım bir şeyler..şerbet merbet dağıtılıyor. yanında da tavuklu pilav. açlıktan sırtımıza yapışan midemize muazzam bir şenlik. büyüklere servis edildi. kalanlarda çocuklara verilecek. kocaman kazanın başında bir adam, elinde kocaman bir kepçe, dağıtıyor bir yandan da çocukların yarattğı izdihama dur demeye çalışıyor.
müziğin gürültüsü, çocukların çığlıkları, adamın haykırışı, yakınlardan gelen ebeveyn kahkahaları..
hiçbiri yok kulağımda.. kardeşimin " abi bana da, bana da ver abi" yakarışlarından başka..
dönüp bakamıyorum, kardeşimi görmek istemiyorum, o yalvarışın ona ait olduğunu bilmek istemiyorum. ama sesini çok iyi tanıyorum. yoksulluğun kokusunu ruhumun burnuyla derinden duyuyorum. gururum o tarafa bakmaya izin vermiyor. öyle bir gurur ki, açlığıma rağmen kazanın başına giden çocuklardan bile değilim.. engel olamıyorum.. nasıl olayım, acizim.. kardeşime sus desem, tavuklu pilavın yerine verebileceğim hiçbir şey yok..
kulağımda kardeşimin haykırışları, ilk ve en büyük yeminimi ediyorum.. bir daha asla hiçbir şey karşısında bu kadar aciz duruma düşmeyeceğim.. bir daha asla, yoksulluğun bana bahşettiği gururun engel olacağı durumlara düşmeyeceğim. kaldı ki, daha da yoksul olduk ama o zamanlarda dahil, 26 yıllık hayatım boyunca ne o kadar aciz duruma düştüm, ne de aciziyetlerim o kadar dayanılmaz oldu.. ilk iş deneyimi mi de, o yaz edindim..
o gün bugündür, kardeşim ne isterse alırım.. hiç acımadan, hiç düşünmeden cebimdeki son parayı ona veririm. o bu olayı hatırlamıyor dahi ama, o da az buçuk yoksulluğun çeperinden geçtiği için hiç beni suistimal etmedi.. dese ki, bana bir can lazım, al derim.. benimki..
hayata dair iç burkan bir detay gibi ama, aslında hayatımın tam da ortasında..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar