bugün
- arda güler10
- atatürk ün hataları8
- jaws filmindeki sikko balik16
- yetkisi alınan yetkili8
- iltica20
- haftanın gammazlarında birinci olan user7
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak6
- yemene asker gönderilme meselesi5
- hintliler zenci midir3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı4
- asansörde konuşmama kuralı4
- irana gelin gitmek4
- oktay saral7
- şirketlere çöküp niye para gelmiyor diye ağlamak2
- anthropic'e elvis presley davası2
- yunanistan'ın savunma bütçesini 5 kat artırması3
- sözlüğü kurtaracak tek yazar2
- moralin çok bozuk olması6
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- ritmik cimnastik yarışması2
- evlenmek4
- sözlüğün kralı8
- gammaz çetesini çökerten yazar2
- sabah 05 00 06 00 arası sex2
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- yalnız yaşamak6
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- fetöcü ünlüler3
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- sabahları americano içmeyince gerilen adam2
- insan sevmemek4
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- fon vurgunu49
- betray me7
- doğru don seçimi4
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- aç uyumak10
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- sevgi vs aşk9
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- metamfetamin7
- forma7
- salçalı makarna10
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
yıl: 1997..
kardeşim 5, ben 11 yaşımdayım.. yoksulluğun âlâsını yaşayacağımız günlerin temelinin inceden atıldığı zamanlar. yoksulluk, kanırta kanırta işleniyor beynimize.
evin arkasında teknik lise var, ama kocaman. bahçesinde kaybolursun, öyle büyük. çocuk bünyemizin en büyük eğlencesi. okulun bahçesine gizlice girip, etrafı kurcalamak.
yine böyle kaçak göçek girdiğimiz günlerden birindeyiz. kardeşimde takılmış peşimize, dur diyememişiz. tesadüf o günde okulda, şenlik mi var nedir, var bir şeyler. konuşamalar yapılıyor, sandalyeler, kalabalıklar bir takım bir şeyler..şerbet merbet dağıtılıyor. yanında da tavuklu pilav. açlıktan sırtımıza yapışan midemize muazzam bir şenlik. büyüklere servis edildi. kalanlarda çocuklara verilecek. kocaman kazanın başında bir adam, elinde kocaman bir kepçe, dağıtıyor bir yandan da çocukların yarattğı izdihama dur demeye çalışıyor.
müziğin gürültüsü, çocukların çığlıkları, adamın haykırışı, yakınlardan gelen ebeveyn kahkahaları..
hiçbiri yok kulağımda.. kardeşimin " abi bana da, bana da ver abi" yakarışlarından başka..
dönüp bakamıyorum, kardeşimi görmek istemiyorum, o yalvarışın ona ait olduğunu bilmek istemiyorum. ama sesini çok iyi tanıyorum. yoksulluğun kokusunu ruhumun burnuyla derinden duyuyorum. gururum o tarafa bakmaya izin vermiyor. öyle bir gurur ki, açlığıma rağmen kazanın başına giden çocuklardan bile değilim.. engel olamıyorum.. nasıl olayım, acizim.. kardeşime sus desem, tavuklu pilavın yerine verebileceğim hiçbir şey yok..
kulağımda kardeşimin haykırışları, ilk ve en büyük yeminimi ediyorum.. bir daha asla hiçbir şey karşısında bu kadar aciz duruma düşmeyeceğim.. bir daha asla, yoksulluğun bana bahşettiği gururun engel olacağı durumlara düşmeyeceğim. kaldı ki, daha da yoksul olduk ama o zamanlarda dahil, 26 yıllık hayatım boyunca ne o kadar aciz duruma düştüm, ne de aciziyetlerim o kadar dayanılmaz oldu.. ilk iş deneyimi mi de, o yaz edindim..
o gün bugündür, kardeşim ne isterse alırım.. hiç acımadan, hiç düşünmeden cebimdeki son parayı ona veririm. o bu olayı hatırlamıyor dahi ama, o da az buçuk yoksulluğun çeperinden geçtiği için hiç beni suistimal etmedi.. dese ki, bana bir can lazım, al derim.. benimki..
hayata dair iç burkan bir detay gibi ama, aslında hayatımın tam da ortasında..
kardeşim 5, ben 11 yaşımdayım.. yoksulluğun âlâsını yaşayacağımız günlerin temelinin inceden atıldığı zamanlar. yoksulluk, kanırta kanırta işleniyor beynimize.
evin arkasında teknik lise var, ama kocaman. bahçesinde kaybolursun, öyle büyük. çocuk bünyemizin en büyük eğlencesi. okulun bahçesine gizlice girip, etrafı kurcalamak.
yine böyle kaçak göçek girdiğimiz günlerden birindeyiz. kardeşimde takılmış peşimize, dur diyememişiz. tesadüf o günde okulda, şenlik mi var nedir, var bir şeyler. konuşamalar yapılıyor, sandalyeler, kalabalıklar bir takım bir şeyler..şerbet merbet dağıtılıyor. yanında da tavuklu pilav. açlıktan sırtımıza yapışan midemize muazzam bir şenlik. büyüklere servis edildi. kalanlarda çocuklara verilecek. kocaman kazanın başında bir adam, elinde kocaman bir kepçe, dağıtıyor bir yandan da çocukların yarattğı izdihama dur demeye çalışıyor.
müziğin gürültüsü, çocukların çığlıkları, adamın haykırışı, yakınlardan gelen ebeveyn kahkahaları..
hiçbiri yok kulağımda.. kardeşimin " abi bana da, bana da ver abi" yakarışlarından başka..
dönüp bakamıyorum, kardeşimi görmek istemiyorum, o yalvarışın ona ait olduğunu bilmek istemiyorum. ama sesini çok iyi tanıyorum. yoksulluğun kokusunu ruhumun burnuyla derinden duyuyorum. gururum o tarafa bakmaya izin vermiyor. öyle bir gurur ki, açlığıma rağmen kazanın başına giden çocuklardan bile değilim.. engel olamıyorum.. nasıl olayım, acizim.. kardeşime sus desem, tavuklu pilavın yerine verebileceğim hiçbir şey yok..
kulağımda kardeşimin haykırışları, ilk ve en büyük yeminimi ediyorum.. bir daha asla hiçbir şey karşısında bu kadar aciz duruma düşmeyeceğim.. bir daha asla, yoksulluğun bana bahşettiği gururun engel olacağı durumlara düşmeyeceğim. kaldı ki, daha da yoksul olduk ama o zamanlarda dahil, 26 yıllık hayatım boyunca ne o kadar aciz duruma düştüm, ne de aciziyetlerim o kadar dayanılmaz oldu.. ilk iş deneyimi mi de, o yaz edindim..
o gün bugündür, kardeşim ne isterse alırım.. hiç acımadan, hiç düşünmeden cebimdeki son parayı ona veririm. o bu olayı hatırlamıyor dahi ama, o da az buçuk yoksulluğun çeperinden geçtiği için hiç beni suistimal etmedi.. dese ki, bana bir can lazım, al derim.. benimki..
hayata dair iç burkan bir detay gibi ama, aslında hayatımın tam da ortasında..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar