bugün
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle17
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri18
- coca cola zero gerçekten zararlı mı8
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- z kuşağı3
- gece denize girmek20
- içi ve dışı farklı olan insan7
- manifest grubu vs tarkan21
- luks araba almak6
- bugün farklı bi gün değil aslında3
- bir insanın arkasından konuşmak6
- almanya3
- yoran insanların ortak özellikleri2
- dolunayı seyretmek4
- elmas bey birader yazar2
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- mehdiye inanıyor musunuz10
- duygusal olarak var olan bir babaya sahip olmak3
- fenerbahçe5
- islam düşmanlarına bir soru9
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı8
- 29 temmuz 2026 gornik zarbze fenerbahçe maçı5
- turkiye musluman bir ulkedir musluman kalacaktir3
- adem ile havva'nın siyahi olması3
- eren kaşıkçı6
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- yukarı kattan gelen ahh sesi3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri13
- bmw2
- cherry tiggo4
- gelecek partisi4
- everest e çıkıp leğenle aşağı kaymak11
- yeni parti51
- islamcilara sorulmasi gereken sorular3
- ali vefa3
- norveç2
- cennetten düşerken canın yandı mı6
- ona bir şey söyle9
- basit bir insan olmak2
- zengin olmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- at6
- bira diyeti2
- faiz haramdir diyen musluman2
- sözlük uygulamasında gizli hesapların görünmesi5
- faiz haram diyen diyanetin faizden para kazanması2
- hikayeyi devam ettir54
- makine mühendisliği6
- yüzüklerin efendisi güç yüzükleri2
- kız düşürme teknikleri5
yıl: 1997..
kardeşim 5, ben 11 yaşımdayım.. yoksulluğun âlâsını yaşayacağımız günlerin temelinin inceden atıldığı zamanlar. yoksulluk, kanırta kanırta işleniyor beynimize.
evin arkasında teknik lise var, ama kocaman. bahçesinde kaybolursun, öyle büyük. çocuk bünyemizin en büyük eğlencesi. okulun bahçesine gizlice girip, etrafı kurcalamak.
yine böyle kaçak göçek girdiğimiz günlerden birindeyiz. kardeşimde takılmış peşimize, dur diyememişiz. tesadüf o günde okulda, şenlik mi var nedir, var bir şeyler. konuşamalar yapılıyor, sandalyeler, kalabalıklar bir takım bir şeyler..şerbet merbet dağıtılıyor. yanında da tavuklu pilav. açlıktan sırtımıza yapışan midemize muazzam bir şenlik. büyüklere servis edildi. kalanlarda çocuklara verilecek. kocaman kazanın başında bir adam, elinde kocaman bir kepçe, dağıtıyor bir yandan da çocukların yarattğı izdihama dur demeye çalışıyor.
müziğin gürültüsü, çocukların çığlıkları, adamın haykırışı, yakınlardan gelen ebeveyn kahkahaları..
hiçbiri yok kulağımda.. kardeşimin " abi bana da, bana da ver abi" yakarışlarından başka..
dönüp bakamıyorum, kardeşimi görmek istemiyorum, o yalvarışın ona ait olduğunu bilmek istemiyorum. ama sesini çok iyi tanıyorum. yoksulluğun kokusunu ruhumun burnuyla derinden duyuyorum. gururum o tarafa bakmaya izin vermiyor. öyle bir gurur ki, açlığıma rağmen kazanın başına giden çocuklardan bile değilim.. engel olamıyorum.. nasıl olayım, acizim.. kardeşime sus desem, tavuklu pilavın yerine verebileceğim hiçbir şey yok..
kulağımda kardeşimin haykırışları, ilk ve en büyük yeminimi ediyorum.. bir daha asla hiçbir şey karşısında bu kadar aciz duruma düşmeyeceğim.. bir daha asla, yoksulluğun bana bahşettiği gururun engel olacağı durumlara düşmeyeceğim. kaldı ki, daha da yoksul olduk ama o zamanlarda dahil, 26 yıllık hayatım boyunca ne o kadar aciz duruma düştüm, ne de aciziyetlerim o kadar dayanılmaz oldu.. ilk iş deneyimi mi de, o yaz edindim..
o gün bugündür, kardeşim ne isterse alırım.. hiç acımadan, hiç düşünmeden cebimdeki son parayı ona veririm. o bu olayı hatırlamıyor dahi ama, o da az buçuk yoksulluğun çeperinden geçtiği için hiç beni suistimal etmedi.. dese ki, bana bir can lazım, al derim.. benimki..
hayata dair iç burkan bir detay gibi ama, aslında hayatımın tam da ortasında..
kardeşim 5, ben 11 yaşımdayım.. yoksulluğun âlâsını yaşayacağımız günlerin temelinin inceden atıldığı zamanlar. yoksulluk, kanırta kanırta işleniyor beynimize.
evin arkasında teknik lise var, ama kocaman. bahçesinde kaybolursun, öyle büyük. çocuk bünyemizin en büyük eğlencesi. okulun bahçesine gizlice girip, etrafı kurcalamak.
yine böyle kaçak göçek girdiğimiz günlerden birindeyiz. kardeşimde takılmış peşimize, dur diyememişiz. tesadüf o günde okulda, şenlik mi var nedir, var bir şeyler. konuşamalar yapılıyor, sandalyeler, kalabalıklar bir takım bir şeyler..şerbet merbet dağıtılıyor. yanında da tavuklu pilav. açlıktan sırtımıza yapışan midemize muazzam bir şenlik. büyüklere servis edildi. kalanlarda çocuklara verilecek. kocaman kazanın başında bir adam, elinde kocaman bir kepçe, dağıtıyor bir yandan da çocukların yarattğı izdihama dur demeye çalışıyor.
müziğin gürültüsü, çocukların çığlıkları, adamın haykırışı, yakınlardan gelen ebeveyn kahkahaları..
hiçbiri yok kulağımda.. kardeşimin " abi bana da, bana da ver abi" yakarışlarından başka..
dönüp bakamıyorum, kardeşimi görmek istemiyorum, o yalvarışın ona ait olduğunu bilmek istemiyorum. ama sesini çok iyi tanıyorum. yoksulluğun kokusunu ruhumun burnuyla derinden duyuyorum. gururum o tarafa bakmaya izin vermiyor. öyle bir gurur ki, açlığıma rağmen kazanın başına giden çocuklardan bile değilim.. engel olamıyorum.. nasıl olayım, acizim.. kardeşime sus desem, tavuklu pilavın yerine verebileceğim hiçbir şey yok..
kulağımda kardeşimin haykırışları, ilk ve en büyük yeminimi ediyorum.. bir daha asla hiçbir şey karşısında bu kadar aciz duruma düşmeyeceğim.. bir daha asla, yoksulluğun bana bahşettiği gururun engel olacağı durumlara düşmeyeceğim. kaldı ki, daha da yoksul olduk ama o zamanlarda dahil, 26 yıllık hayatım boyunca ne o kadar aciz duruma düştüm, ne de aciziyetlerim o kadar dayanılmaz oldu.. ilk iş deneyimi mi de, o yaz edindim..
o gün bugündür, kardeşim ne isterse alırım.. hiç acımadan, hiç düşünmeden cebimdeki son parayı ona veririm. o bu olayı hatırlamıyor dahi ama, o da az buçuk yoksulluğun çeperinden geçtiği için hiç beni suistimal etmedi.. dese ki, bana bir can lazım, al derim.. benimki..
hayata dair iç burkan bir detay gibi ama, aslında hayatımın tam da ortasında..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar