bugün
- bedelini ödeyen yazarlar17
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- arkadaşlar ne yesek9
- sözlükte kız taklidi yapmak17
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan4
- redbull5
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- filistin37
- adana lezzet festivali5
- allah beni izmir'e dönmeye mecbur bırakmasın3
- fon kurdum para yatırır mısınız8
- ayağı kesip camdan dışarı atmak3
- kalpteki boşluk hissi4
- bu kalp seni unutur mu5
- yazarların tavana bakarken düşündüğü şeyler5
- sözlük kızlarının tantunici7
- güzelsen koy resmini görelim6
- hayat yaşamaya değer mi5
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi5
- seksten önce dua etmek10
- herkese iyi geceler renkli rüyalar5
- israil'i allah cezalandıracak9
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi11
- tarhana çorbası12
- izmir8
- izmir tulum4
- antipanik'e bir şey söyle22
- silvermist'e iki şey söyle20
- nöbetteyim sözlük3
- gocu'yu özlemek4
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- antipanik sizce biraz antipatik mi8
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- sözlük kızalarının takosu5
- özelden şeftalisini atan yazar14
- uludağ sözlük yazarlarının kalpleri3
- sapık şarkı sözleri10
- havai fişek2
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel9
- fıstık vs fındık3
- biraya patlayan şeker katıp ölmeyi beklemek3
- manifest erkeği3
- tanısanız çok seveceğiniz yazarlar listesi3
- porno entelektüelliği8
- yakışıklı olgun erkekler6
- sözlük kızlarının kombinleri15
- karton toplayan çocuk3
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
(bkz: recep ivedik 3/#7272032)
tamam.kaliteli film.güzel film.ama cem yılmaz sinema sektörüne zarar veriyor.sık sık film çekerek hem kendisi sıradanlaşıyor hem de sinema sektörü değersizleşiyor. böyle olunca da cem yılmaz'ın işleri recep ivedik'le kıyaslanıyor.
arog ve gora'ya göre çok berbat bir film. bir kaç iyi oyunculuk olmasa izlenmeye değmez. reklam işine de gereğinden fazla bulanmış bir film ayrıca.
semih saygıner bilardoda topları nasıl ince görüyorsa, cem yılmaz da esprilerini öyle ince yapıyor.
demet evgar a bir kez daha aşık etmiş film.
bi türlü izlemek nasip olmayan bundan sonrada izlemek nasip olsada inat edip izlemeyeceğim cem yılmaz filmi.
little water ve azgın amerikan asilzadesi.
verdiğim paraya beni pişman ettiren film.
(bkz: yahşi çin)
dvd'si beklenen film, abartmasin kac ay gecti. ayrica gayet de guzel, komik film. kimseye kulak asmayin, onyarginizi yikin, bir izleyin.
akşam seansına gittiğinizde çok güldüğünüz film. öyle oldu en azından. hani böyle adamın ağzına bakarsanız espri yapacak diye gülemezsiniz. sonuçta cem yılmaz'a da gülmeyenler olabilir. bunun sebebi de güldürememe değil gülememedir veya gülmemedir. bi insana neler neler yapsanız da kaslar çalışmıyorsa gülmez efendim.
merakla beklenen dvd si sonunda yarından itibaren raflarda olacak. ama baya gecikti dvd olarak gelmesi.
dvdsinin piyasaya sürelmesi itibariyle, dvdripleri bir virüs gibi internet aleminde dolanmaya başladığı cem yılmaz filmi.
edit: sahte amerikan rüya aleminin sözde medeniyetine verilen ayarlar mest eder insanı.
edit: sahte amerikan rüya aleminin sözde medeniyetine verilen ayarlar mest eder insanı.
cem yımaz, ozan güven, zafer algöz ve demet evgar gibi oyuncuların başrollerde oynadığı 2010 yapımı western-komedi türlerindeki türk filmidir.
--spoiler--
ben filmi vasat üstü buldum. komedi türü içerisinde bakıldığında çok iyi bir film değil belki ama bu filmde emek harcandığı belli. yani belki büyük bir mantık hatasıyla osmanlıdan washington'a giderken vahşi batıya çıkarak yolculuğa başlamaları gibi ya da film içerisinde bulunan zilyon tane küfür sahnesinin olması gibi şeyleri bir kenara bırakırsak, onca kıyafet, onca karakter, onca mekan, onca görsel güzellik ve zafer algöz filmi benim açımdan beğenilir kıldı.
komedi unsuru olarak sayıca çok sahne yoktu ama karakter olarak kasabanın şerifi lloyd'u canlandıran zafer algöz müthiş bir performans sergilemiş. hem genel oyunculuk anlamında hem de komedi açısından filmin en büyük artısı bana göre. onun olduğu hiçbir sahne'De somurtmadım. kayseri şivesini de çok güzel kullandığını da belirteyim. her ne kadar amerikan şerifi de olsa yakışmış bu şive.
film'De aynı zamanda amerikaya da bayağı bir giydirilmiş. mesela düşman işgalinden kurtuluş sahnesi! ama keşke bu yapılırken şu amerikan başkanını daha iyi bir oyuncu canlandırsaydı. o sahne'Deki diyalog da çok absürd (ve sanki baştan savma) olmuş zaten.
filmin eksilerinin başında daha önce söylediğim üzere filmin en büyük mantık hatası olan vahşi batıdan başkente gitme mevzusu geliyor. onun dışında esprilerin ve komik sahnelerin gora ve hatta arog filmlerini aratması, cem yılmaz'ın doğuştan bağlanmışlar gibi her filminde olduğu gibi aynı oyuncuları (zafer algöz hariç. ondan memnunuz) oynatması, kırkpınar güreşleri'nin (fourty rivers oil wrestling championship! - bu arada edirne doğumlu olduğumdan bu sahne güzel gelmişti) olduğu sahnedeki dans olayı film'DE yer alan eksi yönler. en azından benim hatırladıklarım ve dikkat ettiklerim bunlar.
zafer algözlü sahneler haricinde en çok kızılderililer ve bizimkilerin beraber olduğu sahnelerde güldüm. şefin "daşşak!!" geçtiği sahne komikti mesela. türk önyargısı hakkındaki göndermeler ve ti'ye almalar da komikti. mesela aziz bey ile suzan hanım arasındaki konuşma'da, silahşör ablamızın tütün yasağı hakkındaki şikayeti üzerine aziz beyin "yuh! 4.murat! 17.yy. bırakın bu önyargıları!" ve kocaların çok eşli olmasından bahseden suzana "4 kadınmış bizde 7 kocalı hürmüz var kimse ondan bahsetmiyor" demesi beni bayağı güldürdü. herhalde bunlar yabancıların önyargısı ve cahilliğine yapılan en iyi göndermelerdi.
--spoiler--
çok fazla gülme beklentisi içerisine girmeden izlemenizi tavsiye ederim. bu şekilde izlerseniz, türkiye'DEki belki de ilk western filmine değişik bir gözle bakarak zevk alabilirsiniz.
"bir silah ne kadar temiz olabilir ki?"
--spoiler--
ben filmi vasat üstü buldum. komedi türü içerisinde bakıldığında çok iyi bir film değil belki ama bu filmde emek harcandığı belli. yani belki büyük bir mantık hatasıyla osmanlıdan washington'a giderken vahşi batıya çıkarak yolculuğa başlamaları gibi ya da film içerisinde bulunan zilyon tane küfür sahnesinin olması gibi şeyleri bir kenara bırakırsak, onca kıyafet, onca karakter, onca mekan, onca görsel güzellik ve zafer algöz filmi benim açımdan beğenilir kıldı.
komedi unsuru olarak sayıca çok sahne yoktu ama karakter olarak kasabanın şerifi lloyd'u canlandıran zafer algöz müthiş bir performans sergilemiş. hem genel oyunculuk anlamında hem de komedi açısından filmin en büyük artısı bana göre. onun olduğu hiçbir sahne'De somurtmadım. kayseri şivesini de çok güzel kullandığını da belirteyim. her ne kadar amerikan şerifi de olsa yakışmış bu şive.
film'De aynı zamanda amerikaya da bayağı bir giydirilmiş. mesela düşman işgalinden kurtuluş sahnesi! ama keşke bu yapılırken şu amerikan başkanını daha iyi bir oyuncu canlandırsaydı. o sahne'Deki diyalog da çok absürd (ve sanki baştan savma) olmuş zaten.
filmin eksilerinin başında daha önce söylediğim üzere filmin en büyük mantık hatası olan vahşi batıdan başkente gitme mevzusu geliyor. onun dışında esprilerin ve komik sahnelerin gora ve hatta arog filmlerini aratması, cem yılmaz'ın doğuştan bağlanmışlar gibi her filminde olduğu gibi aynı oyuncuları (zafer algöz hariç. ondan memnunuz) oynatması, kırkpınar güreşleri'nin (fourty rivers oil wrestling championship! - bu arada edirne doğumlu olduğumdan bu sahne güzel gelmişti) olduğu sahnedeki dans olayı film'DE yer alan eksi yönler. en azından benim hatırladıklarım ve dikkat ettiklerim bunlar.
zafer algözlü sahneler haricinde en çok kızılderililer ve bizimkilerin beraber olduğu sahnelerde güldüm. şefin "daşşak!!" geçtiği sahne komikti mesela. türk önyargısı hakkındaki göndermeler ve ti'ye almalar da komikti. mesela aziz bey ile suzan hanım arasındaki konuşma'da, silahşör ablamızın tütün yasağı hakkındaki şikayeti üzerine aziz beyin "yuh! 4.murat! 17.yy. bırakın bu önyargıları!" ve kocaların çok eşli olmasından bahseden suzana "4 kadınmış bizde 7 kocalı hürmüz var kimse ondan bahsetmiyor" demesi beni bayağı güldürdü. herhalde bunlar yabancıların önyargısı ve cahilliğine yapılan en iyi göndermelerdi.
--spoiler--
çok fazla gülme beklentisi içerisine girmeden izlemenizi tavsiye ederim. bu şekilde izlerseniz, türkiye'DEki belki de ilk western filmine değişik bir gözle bakarak zevk alabilirsiniz.
"bir silah ne kadar temiz olabilir ki?"
sanırım en güzel sahnesi, cem yılmaz'ın otu çekip ''alayınızın amına gorum ulan'' dediği sahnedir.
zafer algöz'ün harika bir ali şen performansı sergilediği filmdir.
(bkz: babanın düşmanlarını sikeyim)
(bkz: babanın düşmanlarını sikeyim)
sinemada izleyemeyenler pek birşey kaybetmemişler. cem yılmaz gibi birinin kalitesine pek yakışmayan, vasatın altında bir film.
cem yılmaz'ın barış çubuğu tüttürdüğü sahnede, kafasının güzel olmasından mütevellit üzerine gelen deli cesareti ile söyledikleri kopamaktadır.
cem yılmaz'a yakışmayacak derecede kötü olan film.bizde samatyalıyız ulan diyerek kentucky'lilere gider yaptığı sahne bir samatyalı olarak beni koparan sahnedir.
efendim filme kötü diyenler filmden bir sihir bekleyenlerdir. yani film başlayacak hayvanlar gibi gülecek evine gidip uyuyacak sonra arkadaşlarına hayvan gibi güldüm hacı muhabbetleri ile can yakacak bu arkadaşımızın derdi bu ama film derdi salt güldürmekten ziyade bir mizah içeriyor yani hep gülmüyorsunuz ama bazı göndermeler sayesinde o mizahı adeta hissediyorsunuz cem yılmaz'ın zekasını, mizah kalitesini görebiliyorsunuz film komik ve güzel değildi diyen seyirci o belaltı şeyler ve hayvan gibi güldüğün yerler seni o koltuğa oturtmak için diğer espiriler ise sadece anlayabilenleredir bunu bilesin. hala komik değil, mizah yoktu ben beğenmedim diyorsan senin bilgine ,kültürüne, mizah anlayışıma sağlam eleştirim olacaktır . senin ve senin gibi tiplerden birisi bir gün atom egoyan'ın ararat filmini izledikten sonra hocaya dedi ki;
+hocam filmde aslında pek de bir şey yokmuş
hoca durur mu yapıştırır cevabı *
-o senin kültür ve bilgi geçmişinle alakalı (background)
dedi. yani böyle şeyler söylerken iki kez düşünün. diyeceğim şudur ki çok hoş bir filmdir.
+hocam filmde aslında pek de bir şey yokmuş
hoca durur mu yapıştırır cevabı *
-o senin kültür ve bilgi geçmişinle alakalı (background)
dedi. yani böyle şeyler söylerken iki kez düşünün. diyeceğim şudur ki çok hoş bir filmdir.
gora-arog modunda yahşi doğu şeklinde devam edeceğini düşündüğüm film
filmden çok bişey anladım diyemem gora ve arog zaten kurguydu(bilimi de vardı)
ama bu filmde sadece o çizmeyi kitlerken anlatılan bir öykü var ve o öykü de çok basit olmuş
ve en sonunda da alıcıysan anlatiiim diyerek yahşi doğuya giriş yapılmıştır kanımca.
filmden çok bişey anladım diyemem gora ve arog zaten kurguydu(bilimi de vardı)
ama bu filmde sadece o çizmeyi kitlerken anlatılan bir öykü var ve o öykü de çok basit olmuş
ve en sonunda da alıcıysan anlatiiim diyerek yahşi doğuya giriş yapılmıştır kanımca.
dvd'sinin piyasaya sürülmesiyle birlikte yeniden dillerde olan filmdir.
kfc'nin babasının olduğu sahne koparmıştır.
film ne çok iyi ne çok kötü. arkadaş ortamında şu yahşi batı'yı izleyelim diyesi gelmiyor insanın. daha zekice espriler bekliyor insan cem yılmaz filminden.
film ne çok iyi ne çok kötü. arkadaş ortamında şu yahşi batı'yı izleyelim diyesi gelmiyor insanın. daha zekice espriler bekliyor insan cem yılmaz filminden.
2 saatlik cola turka reklamı. cem yılmaz'ın diğer filmlerine nazaran kötü, bir çok espri kendini tekrar etmiş (çak esprisi vs.) ama bazı zekice espriler de yok değil. (atın şeyine kelebek konması gibi) ama kahkaha atmak istiyorsanız attırmıyor, bu bir gerçek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar