bugün
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- motorine 8 24 tl zam gelmesi10
- devlet bahçeli7
- filenin sultanları yarı finalde6
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- kolları façalı bir kıza aşık olmak4
- habire1221
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- 3 eylül 2026 türkiye almanya voleybol maçı6
- ellerim bos gonlum hos31
- bir bela geliyor8
- sarapci koala'nın radikalkemalist'e aktroll demesi3
- uçan adam sabri'ye ne oldu4
- suşiyi sadece kadınların çok sevmesi5
- ebgh'nin sözlüğün en orijinal yazarı olması3
- halkın umudu kılıçdaroğlu3
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- arif kocabıyık16
- kedilerin ruh hastası olması4
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- sarapci koala64
- youtube daki bot trafiğini kim yönetiyor2
- petek dinçöz2
- lahmacun9
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var2
- seri katilin tarziyla cinayet isleyen dedektif3
- trakyalı yazarlar6
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
- kaan sezyum7
- zeynep sude oktay2
- boşnak olmak ister miydiniz5
- ay diyen erkek9
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak4
- basmane tren garı7
- endonezyalı kızlar2
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu11
- silvermist9
- müdavimi olunan bir barın ölmesi2
- mazota zam geldi3
- turiste dondurmayı 7 sterline satan esnaf2
- miss world 20264
- kamos3
- tuzlu kahve dizisi10
- duran adama ne oldu2
- ismet gürbüz9
- memduh bashgan4
- seri eksiciyi tenhada yakalamak5
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın8
- ben sizin anonim11
benim gibi bir siyahların kullandığı kelimedir. (bkz: whats up mennnnnnn)
iç anadoluca:
noörüyon?
noörüyon?
ne var muğa goduum? anlamındada kullanılır. *
(bkz: so far so good)
* ingilizcede n'aber anlamına gelen tümce
* amerikanın en popüler bira firması anheuser-busch budweiser'ın 1999'dan 2002'ye kadarki reklam kampanyasının ismi.
* 4 non blondes' rock grubunun linda perry tarafından yazılmış 1992 çıkışlı "bigger, better, faster, more!" isimli albümündeki rock şarkı.
* amerika'da massachusetts eyaletinde boston'da whats up magazine adı altında 1997 de yayınlanmaya başlanan yerel gazete.
* amerikanın en popüler bira firması anheuser-busch budweiser'ın 1999'dan 2002'ye kadarki reklam kampanyasının ismi.
* 4 non blondes' rock grubunun linda perry tarafından yazılmış 1992 çıkışlı "bigger, better, faster, more!" isimli albümündeki rock şarkı.
* amerika'da massachusetts eyaletinde boston'da whats up magazine adı altında 1997 de yayınlanmaya başlanan yerel gazete.
genelde turklerin tesekkurler iyiyim, sen nasilsin gibisinden cevap verdikleri, soru sandiklari laftir. amerikalilar bunu selamlasma bicimi olarak kullanmaktadir. whats up diyen birine iki sekilde cevap verebilirsiniz. ya sizde whats up? dersiniz, ya da not much. im doing good, how are you? gibisinden cevaplar sizi tasak oglanina cevirmelerine neden olabilir. whats up? bircok farkli sekilde soylenir ve yazilir.
(bkz: whassup)
(bkz: sup)
(bkz: what up)
(bkz: whot up)
evet telaffuzlari da farklidir.
(bkz: whassup)
(bkz: sup)
(bkz: what up)
(bkz: whot up)
evet telaffuzlari da farklidir.
gta 4 te little jacob ın ağzına tam oturan cümle ...
(bkz: what s up rasta)
(bkz: what s up rasta)
gavurların en uyuz en mal kullandıgı ifadedir. bi de bizimkiler özenmiyor mu?!
(bkz: r-truth)
Özlem tekin'in kesinlikle harika coverladığı 4 non blondes şarkısı.
https://www.youtube.com/watch?v=ktJ4qonPpkE
https://www.youtube.com/watch?v=ktJ4qonPpkE
bu coverini daha cok sevdigim mukemmel sarki.
https://www.youtube.com/watch?v=tHqFWYYOUAM
https://www.youtube.com/watch?v=tHqFWYYOUAM
(bkz: baba naber ya)
Günlük hem espri hem soru olsun diye kullandığım yabancı bir terim.
yıl 2013 olmuş daha yeni kullanmaya başlayan insanların bile olduğu bir yazışma programıdır.
ing. naptın yarram.
4 non blondes şarkısı. sense8 dizisinde çalıyordu ve çok güzeldi, özellikle de güzel gülüşlü riley ablamızın izlanda manzarasına karşı dinleyip eşlik ettiği sahne sanırım şarkıya yeni bir boyut kazandırmıştır. lakin bana öyle geliyor ki gençlikten yetişkinliğe doğru atılan adımda hissedilen boşluğa düşen herkesin bu şarkıda kendine dair bulacak bir şeyi vardır. bir kez kulak verilebilir.
Türkçesi için (bkz: naber)
sosyal medya uygulaması sana çoktur (!) aslında "naber" anlamına gelmektedir.
4 non blondes klasiklerinden, bigger, better, faster, more! albümünün 1992 çıkışlı, sözlerini linda perry'nin kaleme aldığı efsanevi bir rock şarkısı ve benim de belki de ilk 10'umdaki şarkılardan biri. şu an yazarken bile kulaklarımda uğulduyor bu şarkı. sözleri benim için yadsınamayacak kadar harika. ne zaman kendimi kötü hissetsem, ne zaman başımı alıp gidesim gelse, ne zaman yılsam bu şarkı beni onarır, gevşeyen vidalarımı sıkar, ses çıkaran parçalarımı yağlar, susmak bilmeyen zihnimin açlığını giderip uyutur.
"and so i cry sometimes
when i'm lying in bed just to get it all out
what's in my head
and i, i am feeling a little peculiar
and so i wake in the morning
and i step outside
and i take a deep breath and i get real high
and i scream from the top of my lungs
what's going on?"
bu söylediklerimi gerçekleştiren de tam olarak bu kısım. bolca dinlediğim zamanlardan kaynaklı olabileceğini düşündüğüm bir his, bir an çağrışımı da var bu şarkının bana özel olarak. sanki hep meltemler estiren denizin, yaz akşamlarını keyifle dolduran esintilerini hissedermişim tenimde. sanki hep o ilkyazmış, her şey yolundaymış gibi hissederim. zamandan soyutlanır ve kendimi öylece tenimdeki esintiyle savrulurmuş gibi bir hayal içinde bulurum. nikbin bir havaya sokar ruhumu dış mekandan muaf tutarak. içimdeki vaveylalara yol arkadaşı olur. kısaca bana beni, içimdeki beni, buldurur, içimi gördürür. ve nerede mutlu olacaksam beni akıntısına katar ve oralara sürükler içindeki çakıllarıyla. ve yeniden doğuş başlar hüzünle karışık coşumun içinden yeniden çağlayana dek...
and i say, hey yeah yeah, hey yeah yeah
i said hey, what's going on?
"and so i cry sometimes
when i'm lying in bed just to get it all out
what's in my head
and i, i am feeling a little peculiar
and so i wake in the morning
and i step outside
and i take a deep breath and i get real high
and i scream from the top of my lungs
what's going on?"
bu söylediklerimi gerçekleştiren de tam olarak bu kısım. bolca dinlediğim zamanlardan kaynaklı olabileceğini düşündüğüm bir his, bir an çağrışımı da var bu şarkının bana özel olarak. sanki hep meltemler estiren denizin, yaz akşamlarını keyifle dolduran esintilerini hissedermişim tenimde. sanki hep o ilkyazmış, her şey yolundaymış gibi hissederim. zamandan soyutlanır ve kendimi öylece tenimdeki esintiyle savrulurmuş gibi bir hayal içinde bulurum. nikbin bir havaya sokar ruhumu dış mekandan muaf tutarak. içimdeki vaveylalara yol arkadaşı olur. kısaca bana beni, içimdeki beni, buldurur, içimi gördürür. ve nerede mutlu olacaksam beni akıntısına katar ve oralara sürükler içindeki çakıllarıyla. ve yeniden doğuş başlar hüzünle karışık coşumun içinden yeniden çağlayana dek...
and i say, hey yeah yeah, hey yeah yeah
i said hey, what's going on?
ingilizce nörüyon demektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar