bugün
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı29
- tai lung50
- sözlükte cin var mı7
- sözlükte en az sevdiğiniz yazar16
- gece gelen makarna yeme isteği10
- başakşehir'in galatasaray'a hep yatması13
- arkadaşlar neden böylesiniz8
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- claudian clouds15
- kombin atıp erkek düşüren kız yazar4
- kombin atıp kız düşüren erkek yazar7
- demleme usulü makarna5
- eşşek gözlü sözlük yazarı5
- arkadaşlar bir şey dicem7
- lezbiyenlik kul hakkına girmektir8
- büyü yapan sözlük yazarları11
- cinlerin insanlarla ilişkiye girmesi9
- nervio8
- en fazla cinsel suçun işlendiği ülkeler18
- çin de doğmak2
- seviştikten sonra biz şimdi neyiz diyen cin2
- öğretmenlerin 3 aylık tatillerinin bitmesi6
- türk kızları keko erkek mi seviyor12
- gece mezarlıkta cinlere şeker dağıtmak4
- geceye bir şiir bırak6
- sedat pekmez2
- biliyorum ama soylemem4
- paris saint germain4
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- victor osimhen10
- ruhi çenet'in hasidikler videosu5
- mucizelere inanıyor musunuz6
- salça yapan sözlük kızı10
- enayimiknatisii21
- sözlüğe kombin atan erkeğin asıl amacı12
- baba parasıyla artistlik yapmak5
- serdar ali çelikler2
- kendini eleştirebilen insan7
- uludağ sözlüğün dandik olması2
- mounjaro2
- mentali bozuk sevgili3
- dünyayı kimler yönetiyor4
- instagram da bazı fotoğrafların büyümemesi4
- gökten çikolata yağması4
- askerde yaşanılan zorluklar6
- ruhi çenet4
- adana demirspor6
- sözlükte feyk hesabı olan yazarlar4
- ovacık2
- eşşek arıları neden eşşeğe benzemiyor3
dogdugum yerdir,memleketimdir.eger bir gun dogu anadolu turuna cıkacaksanız ugramanız gereken sehirlerin başındadır.vanın yerli halkı cok temiz ve mıssafırperverdir.fakat tıpkı van kedisi gibi vanda yasayan yerli halkında nufusu azalmaktadır *.bir aralar birde van spor vardı 1.ligimizde oda maziye karışmıştır van golu canavarıyla birlikte.bakalım ilerleyen senelerde ne canavarlar gelip gecicek.
Kahvaltısı on numara olan şehir.
yüksekovada terörden kaçıp gelmiş insanlara yüksek fiyatla ev sunan insanların bulunduğu şehir.öncellikle söyliyim hakkariliyim ve yüksekovalıları fazla sevmem ama terörden kaçan insanlara bunu yapmak insanlığa sığmaz.
tabii ki bütün van halkını şuçlamak yanlış ama bunları yapanlar adam falan değil.zorunlu göç olayını en çok sizin anlamanız lazım, deprem olalı 5 yıl olmadı daha.
tabii ki bütün van halkını şuçlamak yanlış ama bunları yapanlar adam falan değil.zorunlu göç olayını en çok sizin anlamanız lazım, deprem olalı 5 yıl olmadı daha.
Doğudaki batı kavramına kesinlikle uyan van denizine kıyısı olan türkiyenin büyük metropollerinden biri ülkemizde gidip görülmesi gerekilen şehirler listesinde hep en başlarda olan güzide bir vatan köşesi.
(bkz: van gölü)
(bkz: van kedisi)
(bkz: van kahvaltısı)
(bkz: van gölü)
(bkz: van kedisi)
(bkz: van kahvaltısı)
yıllarca yaşadığım, en kötü günlerini de gördüğüm ve şu an kesinlikle istanbul'dan, ankara'dan, izmir'den daha tehlikeli olmayan şehirdir. hele ohal'den sonra şehirde neredeyse normal bir hayat yaşandığı söylenebilir.
bunu iddia edecek akla tüküreyim... her dakika bomba patlamamaktadır, şehir içinde en ufak bir çatışma olmamaktadır. hele çarşıya giremeyecek olmak ancak bir yalandan veya komplocu tedirginlikten kaynaklanabilir.
bir daha açık söylemek gerek belki: orada insanlar yaşıyor, bugün daha önceki yıllardan çok da rahat yaşıyorlar. van şu günlerde daha evvel hiç olmadığı kadar huzurlu ve sakin bir yerdir. memleketin en güzel şehirlerinden biri ve parçasıdır. hakkında yalan yanlış atılıp tutulanlara inanmayın!
(bkz: at yalanı skeyim inananı)
bunu iddia edecek akla tüküreyim... her dakika bomba patlamamaktadır, şehir içinde en ufak bir çatışma olmamaktadır. hele çarşıya giremeyecek olmak ancak bir yalandan veya komplocu tedirginlikten kaynaklanabilir.
bir daha açık söylemek gerek belki: orada insanlar yaşıyor, bugün daha önceki yıllardan çok da rahat yaşıyorlar. van şu günlerde daha evvel hiç olmadığı kadar huzurlu ve sakin bir yerdir. memleketin en güzel şehirlerinden biri ve parçasıdır. hakkında yalan yanlış atılıp tutulanlara inanmayın!
(bkz: at yalanı skeyim inananı)
Saray ilçesinde 10 memur kaçırıldı, aynı gün içerisinde gevaş jandarma karakoluna saldırıldı, 2 askerimiz yaralandı.
Doğasının güzelliğine aldanılıp göze şirin görünmemesi gereken şehir. iyi insanlarının da olmasıyla birlikte bolca da hain barındırır.
Doğasının güzelliğine aldanılıp göze şirin görünmemesi gereken şehir. iyi insanlarının da olmasıyla birlikte bolca da hain barındırır.
kahvaltısının çok güzel ve meşhur olduğunu bildiğim ilimiz
hayatimda ilk defa elazigin doğusuna gectim ve bingol, mus, tatvan uzerinden vana gittim. mus ve bingol malesef gelismemis yerler ama van guzel bir sehir. gol sehri guzellestirmis. insanlar da misafirperver ve canayakin. doga yemyeşil, tam hayvancılık yapılacak iklime ve bitki ortusune sahip. halktan konuştuğum bir kisim insan terorden illallah etmis. destekcileri de vardir mutlaka ama ben denk gelmedim. dönüş yolunda bingol elazig karayolunda ilerlerken aractakiler eger pkk yolu keserse sen konusma istanbul Türkçesiyle konuşuyorsun direk memuruz diye kacirirlar bizi dediler. bahsettigim yol doksanlarda 33 erin sehit edildigi yol. yani kisacasi orda sehirler, insanlar ve hayatlar var.
sakarya ve bursa'yı görüp tanıdıktan sonra hakkında fikirlerimin (yani: #1163203) değiştiği memleketim, canım ciğerimdir. şöyle ki... van ve genel olarak çevre bir iki il (buna özellikle hakkari dahil) insanları memleketin pek az yerinde olduğu kadar hoşgörülü, ötekine saygılı, dahası şaka ve espriden anlayan, birbirinin kuyusunu kazma peşinde olmayan ve en önemlisi faşist olmaktan boylu boyunca uzak insanlardır.
görüp tanımadan atıp tutana içten * küfürler ederek ekleyeyim... açık veya kapalı bir kadının, uzun saçlı ve küpeli bir erkeğin, "rafızi" denip gülünen dinsizin barınabildiği, ermeni, kürt, türk, arap, acem, afgan'ın "kimlerden" olduğu sorulmadan ve hatta önemsenmeden yaşayabileceği kaç yer kaldı memlekette?
özetle... anlatılanın tersine, van güzeldir, doğasıyla, insanıyla. hem de çok... gidiniz, görünüz.
görüp tanımadan atıp tutana içten * küfürler ederek ekleyeyim... açık veya kapalı bir kadının, uzun saçlı ve küpeli bir erkeğin, "rafızi" denip gülünen dinsizin barınabildiği, ermeni, kürt, türk, arap, acem, afgan'ın "kimlerden" olduğu sorulmadan ve hatta önemsenmeden yaşayabileceği kaç yer kaldı memlekette?
özetle... anlatılanın tersine, van güzeldir, doğasıyla, insanıyla. hem de çok... gidiniz, görünüz.
yamulmuyorsam ermenice "şehir" anlamına gelen kelime ve 65 plaka koduna sahip ilimiz. ayrıca sağlık araştırması sebebiyle geçtiğimiz günlerde yaklaşık bir hafta kaldığım, fevkaladenin fevkinde olaylara şahit olduğum enteresan şehir. iran sınırının 1,5 saat berisi, son çatışmaların manifestosunun merkezdeki paramparça dükkan camlarından okunabildiği yer.
ilk bomba, araştırma yaptığımız hastanenin mesai bitimine yakın bir zamanda gerçekleşti. doktorlarla görüştükten sonra kendileriyle çıkışa yöneldik ki...kapılar kilitli! durum, fazlasıyla bir korku filmini hatırlattığından, üç buçuk attığımı söylememe gerek yok sanırım. benimle yakından ilgilenen genç bir psikiyatr (adam ilmini okumuş hafız, çat diye anlıyor tabi marazı marazlıyı), acil kapısından "x" girmesinden mütevellit kapıların kilitlendiğini ve beni başka bir çıkıştan dışarı çıkaracağını belirtti. bu sözüne "hastane la bu, x olur tabi, ya ne olacağıdı" şeklinde kamilsel yaklaşsam da, işin rengi sonradan belli oldu: hastaneye getirilen x kişisi, aşiret mensubu biriydi ve vurularak öldürülmüştü. hastane önünde yaklaşık 200 kişi toplanmıştı aşiretten. ameliyathaneye girdğimizde ise tedirgin bir doktor gördüm, yanımdaki doktor "ahmet, kolay gelsin, takma kafana" dedi. buna da anlam veremesem de, ahmetin x'i hayata döndürmekle yükümlü doktor olduğunu, eğer başaramazsa hastane önündeki öfkeli kalabalık tarafından öldüresiye dövüleceğini, buranın "adetinin" bu şekilde işlediğini sonradan öğrendim. bilinenden farklı bir hikaye anlatmadığımın da farkındayım. yalnızca kulaktan kulağa dolaşan, 3. sayfa haberlerinden birinin, gözümün önünde gerçekleşmek üzere olduğuna şahit olmak garipsetti biraz, hepsi bu.
not: gidecekler için;
van gölü kıyısında rakı balık yapmak için elegance lokantası birebir.
akdamar adası'na da muhakkak gidilmeli ve efsanesi öğrenilmeli.
sütçü şakir, ünlü van kahvaltısının yapılabileceği yerlerden yalnızca biri. 3 kişi gittiğinizde kafa başı 10 ytl ödüyorsunuz sadece, tüm gün tutuyor bünyeyi, izzet-i ikramı saymıyorum bile...
hayat 16.00'da duruyor burda, metropollerde alışkın olduğunuz şekilde davranmayın zira saat 17.00'den sonra herhangi bir istikamete araç bulmak neredeyse imkansız.
muradiye ilçesindeki şelaleleri mutlaka görün. karşıdan karşıya geçmek için asma köprü var sadece, adrenalin salgılatma amaçlı bilmemkaç metre yükseklikteki köprüde zıplama gibi şakacı (!) işler yapmayın, arkadaş falan dinlemezler, küfrü basarlar valla.
van kedisi almak istiyorsanız, ankara'dan 300 küsür ytl vermek yerine 100. yıl üniversitesi veterinerlik fakültesi'den alabilirsiniz. aşıları tam, maması da yanınıza verilen bir van kedisi fakülte tarafından yalnızca 40 ytl'ye satılıyor. tabi ki şehir dışına çıkarmak yasak. yapmanız gereken, karton bir kutuya delikler açıp kediyi içine koyarak, miyavlamaması için dua etmek. ses çıkardığı an sçtınız. zira van'dan otobüsle çıkarken 5 farklı jandarma kontrol noktasında kimliklerinize bakılıyor, bagajlarınız açılıyor (silah ve uyuşturucu ticaretinin yoğun olduğu bir yer olmasından kelli); dolayısıyla el konabilir.
not 2: yazıya sosyal içerikli mesaj kaygısıyla başlayıp ayşe arman gibi bitirmem de bambaşkaymış.
ilk bomba, araştırma yaptığımız hastanenin mesai bitimine yakın bir zamanda gerçekleşti. doktorlarla görüştükten sonra kendileriyle çıkışa yöneldik ki...kapılar kilitli! durum, fazlasıyla bir korku filmini hatırlattığından, üç buçuk attığımı söylememe gerek yok sanırım. benimle yakından ilgilenen genç bir psikiyatr (adam ilmini okumuş hafız, çat diye anlıyor tabi marazı marazlıyı), acil kapısından "x" girmesinden mütevellit kapıların kilitlendiğini ve beni başka bir çıkıştan dışarı çıkaracağını belirtti. bu sözüne "hastane la bu, x olur tabi, ya ne olacağıdı" şeklinde kamilsel yaklaşsam da, işin rengi sonradan belli oldu: hastaneye getirilen x kişisi, aşiret mensubu biriydi ve vurularak öldürülmüştü. hastane önünde yaklaşık 200 kişi toplanmıştı aşiretten. ameliyathaneye girdğimizde ise tedirgin bir doktor gördüm, yanımdaki doktor "ahmet, kolay gelsin, takma kafana" dedi. buna da anlam veremesem de, ahmetin x'i hayata döndürmekle yükümlü doktor olduğunu, eğer başaramazsa hastane önündeki öfkeli kalabalık tarafından öldüresiye dövüleceğini, buranın "adetinin" bu şekilde işlediğini sonradan öğrendim. bilinenden farklı bir hikaye anlatmadığımın da farkındayım. yalnızca kulaktan kulağa dolaşan, 3. sayfa haberlerinden birinin, gözümün önünde gerçekleşmek üzere olduğuna şahit olmak garipsetti biraz, hepsi bu.
not: gidecekler için;
van gölü kıyısında rakı balık yapmak için elegance lokantası birebir.
akdamar adası'na da muhakkak gidilmeli ve efsanesi öğrenilmeli.
sütçü şakir, ünlü van kahvaltısının yapılabileceği yerlerden yalnızca biri. 3 kişi gittiğinizde kafa başı 10 ytl ödüyorsunuz sadece, tüm gün tutuyor bünyeyi, izzet-i ikramı saymıyorum bile...
hayat 16.00'da duruyor burda, metropollerde alışkın olduğunuz şekilde davranmayın zira saat 17.00'den sonra herhangi bir istikamete araç bulmak neredeyse imkansız.
muradiye ilçesindeki şelaleleri mutlaka görün. karşıdan karşıya geçmek için asma köprü var sadece, adrenalin salgılatma amaçlı bilmemkaç metre yükseklikteki köprüde zıplama gibi şakacı (!) işler yapmayın, arkadaş falan dinlemezler, küfrü basarlar valla.
van kedisi almak istiyorsanız, ankara'dan 300 küsür ytl vermek yerine 100. yıl üniversitesi veterinerlik fakültesi'den alabilirsiniz. aşıları tam, maması da yanınıza verilen bir van kedisi fakülte tarafından yalnızca 40 ytl'ye satılıyor. tabi ki şehir dışına çıkarmak yasak. yapmanız gereken, karton bir kutuya delikler açıp kediyi içine koyarak, miyavlamaması için dua etmek. ses çıkardığı an sçtınız. zira van'dan otobüsle çıkarken 5 farklı jandarma kontrol noktasında kimliklerinize bakılıyor, bagajlarınız açılıyor (silah ve uyuşturucu ticaretinin yoğun olduğu bir yer olmasından kelli); dolayısıyla el konabilir.
not 2: yazıya sosyal içerikli mesaj kaygısıyla başlayıp ayşe arman gibi bitirmem de bambaşkaymış.
doğma büyüme bursalı olunca, doğal olarak van'da yaşamak, ebemizin bazı uzuvlarını çay tabağında görmemize neden olabiliyor.
dağlar çıplak, tavşan koşsa göreceksin o derece. bir tane mi ağaç olmaz arkadaş! yeşil içinde büyümüş biri olarak dumurun sülalesini yaşatan bir coğrafyası var.
yeşil alan sanırım sadece edremit ve gevaş taraflarında var. bunca çorak arazi yanında cennet gibi geliyor gözünüze edremit.
Van gölü, (van denizi) şehirde göle kimse göl demiyor. göl diyenler de gül diyor...
eski bir belediye başkan adayı, vaadlerinden birinde "ben başkan olursam Van sokaklarını gül suyu ile yıkayacağım" demiş. millette sormus: başkan başkan o kadar gülü nereden bulacaksın?
başkan: eee van gülü...
tertemiz... ancak göle kadınlı erkekli girilmiyor. haremlik selamlık mevcut. kadınların girdiği alanlara perde cekiyorlar...
van'da çarşı yani şehir merkezi olarak geciyor bir tek caddesi var. cumhuriyet caddesi... ben mecburiyet caddesi diyorum. zira başka alternatif yok.
soğuk memleket olduğundan mütevellid, kafe kültürü çok gelişmiş. kapalı mekanlar çay bahcelerine göre daha fazla. üç tane çay bahçesi gördüm sadece.
bahçevan, şelale park, ve kültür sarayı. bunun dışında hep kapalı mekan. bu mekanlarda da 101 oynanıyor. sigara serbest.
kaçak sigara her yerde kolaylıkla satılıyor. "işte kürdün paketi" diye sanat sokağında 2 tl ye prestij satan çocukları görmek mümkün.
balık bendi, muradiye şelalesi, akdamar adası, kale belli başlı görülmeye değer yerleri.
şehir merkezinde iki adet sinema 1 adet tiyatro mevcut.
komşuluk ilişkileri, akşam saatlerinde kapı önünde oturup dedikodu yapmanın ötesine gecemiyor.
kadınları enteresan sekilde saygısız. çocuklu kadına, yada karnı burnunda bir kadına minibüste yer verme yok. yada çocuğunuzu kucağınıza alırsanız bende oturayım dediğinizde sizi suçlu çıkaracak kadar saygısız hemde.
belli başlı aşiretler hakim. gevdanlar (tüm belediyeyi sarmış durumdalar) burukiler (en kavgacı millet) ve kuresinliler belli başlı aşiretleri...
yeni yerleşim birimi olarak (depremden sonra) edremit toki mevcut. 20 bin konut yapılan tokilerde, evleri hasar görenler belli bi kira karşılğı bu evlerde oturuyor. yakıt parası çok yüksek olduğundan boş olan daireler ücretsiz kiraya veriliyor sadece yakıt ı ödesede olur zihniyeti ile.
yeni tokilerde her etapta 1 camii ve 1 okul ve 1 cocuk parkı var.
ağaçlandırma yeni yeni başlamış ama ağacları kökünden söken çocukları görmek mümkün.
erkekleri kadınlar ne kadar saygısız ise o kadar saygılı. bir mekanda garson iki eli karnında "bir emriniz var mı?" diye soruyor. samimiyet ve misafirperverlik güzel.
van kahvaltısı, yaklaşık 25 ceşit kahvaltılık ile servis ediliyor. serpme şeklinde kişi başı fiyat ortamama 10 tl.
yine bursa ile karşılaştırdığımızda hamam kültürü yok.
toplu ulaşımda sadece otobüs var. bilet sistemi yada kart sistemi yok.
ferit melen havaalanı şehir merkezine 10 km uzaklıkta. gün icinde, istanbul, ankara, izmir uçuşları gercekleşiyor.
memur kenti olduğu icin şehir merkezinde kiralar dudak uçuklatan cinsten. örneğin, iti bağlasan durmaz bir daire 600 - 800 tl arası.
doğalgaz henüz sehre yayılmamış.
belediye başkanı hükümet ve bdp arasına sıkışıp kalmış. ne ileri gidebiliyor ne geri adım atabiliyor.
velhasılı kelam, gezmek için 2-3 gün yeterli. ötesi can sıkıntısı.
dağlar çıplak, tavşan koşsa göreceksin o derece. bir tane mi ağaç olmaz arkadaş! yeşil içinde büyümüş biri olarak dumurun sülalesini yaşatan bir coğrafyası var.
yeşil alan sanırım sadece edremit ve gevaş taraflarında var. bunca çorak arazi yanında cennet gibi geliyor gözünüze edremit.
Van gölü, (van denizi) şehirde göle kimse göl demiyor. göl diyenler de gül diyor...
eski bir belediye başkan adayı, vaadlerinden birinde "ben başkan olursam Van sokaklarını gül suyu ile yıkayacağım" demiş. millette sormus: başkan başkan o kadar gülü nereden bulacaksın?
başkan: eee van gülü...
tertemiz... ancak göle kadınlı erkekli girilmiyor. haremlik selamlık mevcut. kadınların girdiği alanlara perde cekiyorlar...
van'da çarşı yani şehir merkezi olarak geciyor bir tek caddesi var. cumhuriyet caddesi... ben mecburiyet caddesi diyorum. zira başka alternatif yok.
soğuk memleket olduğundan mütevellid, kafe kültürü çok gelişmiş. kapalı mekanlar çay bahcelerine göre daha fazla. üç tane çay bahçesi gördüm sadece.
bahçevan, şelale park, ve kültür sarayı. bunun dışında hep kapalı mekan. bu mekanlarda da 101 oynanıyor. sigara serbest.
kaçak sigara her yerde kolaylıkla satılıyor. "işte kürdün paketi" diye sanat sokağında 2 tl ye prestij satan çocukları görmek mümkün.
balık bendi, muradiye şelalesi, akdamar adası, kale belli başlı görülmeye değer yerleri.
şehir merkezinde iki adet sinema 1 adet tiyatro mevcut.
komşuluk ilişkileri, akşam saatlerinde kapı önünde oturup dedikodu yapmanın ötesine gecemiyor.
kadınları enteresan sekilde saygısız. çocuklu kadına, yada karnı burnunda bir kadına minibüste yer verme yok. yada çocuğunuzu kucağınıza alırsanız bende oturayım dediğinizde sizi suçlu çıkaracak kadar saygısız hemde.
belli başlı aşiretler hakim. gevdanlar (tüm belediyeyi sarmış durumdalar) burukiler (en kavgacı millet) ve kuresinliler belli başlı aşiretleri...
yeni yerleşim birimi olarak (depremden sonra) edremit toki mevcut. 20 bin konut yapılan tokilerde, evleri hasar görenler belli bi kira karşılğı bu evlerde oturuyor. yakıt parası çok yüksek olduğundan boş olan daireler ücretsiz kiraya veriliyor sadece yakıt ı ödesede olur zihniyeti ile.
yeni tokilerde her etapta 1 camii ve 1 okul ve 1 cocuk parkı var.
ağaçlandırma yeni yeni başlamış ama ağacları kökünden söken çocukları görmek mümkün.
erkekleri kadınlar ne kadar saygısız ise o kadar saygılı. bir mekanda garson iki eli karnında "bir emriniz var mı?" diye soruyor. samimiyet ve misafirperverlik güzel.
van kahvaltısı, yaklaşık 25 ceşit kahvaltılık ile servis ediliyor. serpme şeklinde kişi başı fiyat ortamama 10 tl.
yine bursa ile karşılaştırdığımızda hamam kültürü yok.
toplu ulaşımda sadece otobüs var. bilet sistemi yada kart sistemi yok.
ferit melen havaalanı şehir merkezine 10 km uzaklıkta. gün icinde, istanbul, ankara, izmir uçuşları gercekleşiyor.
memur kenti olduğu icin şehir merkezinde kiralar dudak uçuklatan cinsten. örneğin, iti bağlasan durmaz bir daire 600 - 800 tl arası.
doğalgaz henüz sehre yayılmamış.
belediye başkanı hükümet ve bdp arasına sıkışıp kalmış. ne ileri gidebiliyor ne geri adım atabiliyor.
velhasılı kelam, gezmek için 2-3 gün yeterli. ötesi can sıkıntısı.
1915'te rus işgali altındayken rus'lardan destek alan ermeni komitaları tarafından vatandaşlarımıza yapılan katliamlar ortada iken hatta bu olay üzerine orada şehit olan vatandaşlarımız için bir şehitliğimiz (bkz: zeve şehitliği) varken tam 95 yıl sonra sanki onları türkler kurtarmamış gibi 2010 nevruz şenliklerinde * işgalci tc kürdistan'dan defol diye pankart açmışlardır. o çocuklardaki milli şuur eksikliği, çoğunun türkçe bilmemesi ve ne mutlu türküm diyene dememeleri, atalarının acılarını bu kadar çabuk unutmaları içler acısıdır.
edit: bırakın ne mutlu türküm diyene demeyi daha işgal kelimesinin nasıl yazılacağını bilmiyor, işkal yazıyorlar. üstelik onları kurtaran türklerin polisine taş atan çocukların serbest bırakılmasını da istiyorlar.
görsel
kalem tutacak ellerin taşlara, silahlara sarıldığı; güneşe bakıp gözlerinde umut olması gereken çocukların, sadece gözlerini açık bırakacak şekilde yüzlerini örtüp molotof kokteyli atıp masumların canını yaktığı; sırtına çantasını takıp okula gideceği yerde; dağa çıktığı yerdir van.
edit: bırakın ne mutlu türküm diyene demeyi daha işgal kelimesinin nasıl yazılacağını bilmiyor, işkal yazıyorlar. üstelik onları kurtaran türklerin polisine taş atan çocukların serbest bırakılmasını da istiyorlar.
görsel
kalem tutacak ellerin taşlara, silahlara sarıldığı; güneşe bakıp gözlerinde umut olması gereken çocukların, sadece gözlerini açık bırakacak şekilde yüzlerini örtüp molotof kokteyli atıp masumların canını yaktığı; sırtına çantasını takıp okula gideceği yerde; dağa çıktığı yerdir van.
"başım üstüne" lafını bolca duyacağınız şehirdir.
Memleketim.
Yapabileceğiniz en güzel kahvaltının sahibi şehir.
Boş çarşısını sıcacık insanların doldurduğu şehir.
Sosyal, çok sosyal bir şehir.
Türkiye'deki en uzun çıkmaza, o çıkmazın sonunda olan en güzel dostlukalrın yaşandığı iskeleye sahip olan şehir.
Yaz günlerinde serinliğiyle yardıma koşan, izlemeye doyum olmayacak güzel gölün sahibi şehir.
Ermeni Kürt ve türk lerin beraberce palaştığı şehir.
Sade bir şehir.
Akdamar kilisesi, Van kalesi, Hoşap kalesi gibi yapılarla tarihten bir parça olan şehir.
Belki de Doğunun en güzeli...
Yapabileceğiniz en güzel kahvaltının sahibi şehir.
Boş çarşısını sıcacık insanların doldurduğu şehir.
Sosyal, çok sosyal bir şehir.
Türkiye'deki en uzun çıkmaza, o çıkmazın sonunda olan en güzel dostlukalrın yaşandığı iskeleye sahip olan şehir.
Yaz günlerinde serinliğiyle yardıma koşan, izlemeye doyum olmayacak güzel gölün sahibi şehir.
Ermeni Kürt ve türk lerin beraberce palaştığı şehir.
Sade bir şehir.
Akdamar kilisesi, Van kalesi, Hoşap kalesi gibi yapılarla tarihten bir parça olan şehir.
Belki de Doğunun en güzeli...
yirmi üç ekim pazar günü öğle vakti kalesinden seyrettiğim şehir.. bir zelzeleyle şehrin en yüksek yerinde, kalesinde tanışmak ve bir şehrin yıkımına şahit olmak korkusu. allah'tan daha büyük hiç bir güç olmadığını, biz insanların nasıl da aciz olduğunu, barınakların, korunakların, milyarlık binaların toz bulutlarıyla beraber yere iniverdiğini, karmaşayı, gözyaşını, çaresizliği gözlerimle gördüğüm şehir.. bizi bağrına basan, bizim yıllarımızı verdiğimiz bize yıllarını veren şehir.. sarsıntıyla arabaların birbirine girdiği, insanların pijamalarıyla sokaklara koştukları, trafik lambalarının çalışmadığı, hayatın aniden kargaşaya döndüğü o kıyamette, sokakta ve karanlıkta kalmış, sığınacak bir yeri kalmamış ben 'türk'e kapılarını sonuna kadar açan, bahçesinde, o şartlar altında bile beni ağırlamak için çırpınan 'kürt ailesi'nin güzelliği, , bir çadır bulalım evlere geçince hemen devlete teslim edelim tekrardan diyen babanın asilliği ve diğer taraftan genellemeler batağında boğulmuş insanlığını kaybetmiş 'canlılar'.. bir şehir sadece haritadaki yerinden dolayı nasıl terörist ilan edilir, insan nasıl ilahi bir afete sevinir..
van.. yakıcı güneşinle, dize vuran karınla, gökler delinmiş gibi yağan yağmurunla.. van, ben senden gittim ama senin acın bende kaldı.. yıkılmış maraşınla, cumhuriyetinle eskisi gibi olmayacağını bilmek.. van gayri derin bir sızıdır içerde.. van artık ademoğlunun acizliğinin resmidir..
van.. yakıcı güneşinle, dize vuran karınla, gökler delinmiş gibi yağan yağmurunla.. van, ben senden gittim ama senin acın bende kaldı.. yıkılmış maraşınla, cumhuriyetinle eskisi gibi olmayacağını bilmek.. van gayri derin bir sızıdır içerde.. van artık ademoğlunun acizliğinin resmidir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar