bugün
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri5
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- zihni göktay7
- günün şiiri20
- deniz göktaş37
- kısa parmaklı erkek3
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- yeni yazarlara öneriler3
- ragnar rockefeller38
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- insanların neden böyle olması6
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- en gıcık olunan insan davranışı9
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- velvet34
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- uysaljakoben4
- evlenilmeyecek kız tipi2
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- humiliation2
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı6
- viski içen erkek seksiliği5
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- true nickli yazar7
- mert hakan yandaş2
- sorumluluk denen yanılsama2
- 15 mayıs 2026 uludağ sözlüğün huzura ermesi6
- cennet mahallesi göttingenli ethem3
- diamond bosphoruss denen yazar2
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- spinoza nın derdi ontolojik değil miydi sorunsalı3
- 3 temmuz 2026 iü rektörü konuşması2
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- hakim savcı ve avukatlar eşittir diyen avukat2
- diamond bosphorus15
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- 1 lira depozito verilecek diye suya zam yapmak2
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız12
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- lahmacunun yanında ne içilir10
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- ona bir şey söyle12
entry'ler (73)
ayaküstü sevişmeler'de, yirmi sekiz şubat sonrası yaşanan acılara ayna tutmuş yazardır. ne çok şey bulduk kendimizden..
'Bir gün akşam olur biz de gideriz
Kalır dudaklarda şarkımız bizim..'
Ağlatan türden bir film.. Senaryosu iyi yönetmeni ölçülü oyuncular sağlam diyorum.
Kalır dudaklarda şarkımız bizim..'
Ağlatan türden bir film.. Senaryosu iyi yönetmeni ölçülü oyuncular sağlam diyorum.
ama hala çok güzel hakkında konuşmak senin.. uzaklarda kalan dostlara.
O bir çay istemişti, trenin içinde
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni.
H. Ergülen
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni.
H. Ergülen
Sabahları erken kalkacağız
Sobamızı yakacağız
Saçların güzel olacak tütünümün renginden
Ellerin çay kokacak
Gün doğacak sesinden C.K
Sobamızı yakacağız
Saçların güzel olacak tütünümün renginden
Ellerin çay kokacak
Gün doğacak sesinden C.K
her yere yetişilir
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla.. e.c.
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla.. e.c.
Mağlup mu desem mahcup mu
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu..
Ahmed Arif
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu..
Ahmed Arif
'Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur' Turgut Uyar'dan Tomris Uyar'a.. Fakat Tomris Uyar ne kadınmış be.. Üç şaire üç aşk hediye etmiş, üç dostluk, üç yarenlik.. Huzurla yatsınlar.
ahmed arif, leyla erbil'i cok guzel sevmis, hem dost hem asik, caresiz ve namuslu. evlenselerdi bu kitabi okuyamazdik degil mi ama o zaman da baska kitaplar okurduk belki. kimbilir. hayat garip insan garip..
https://www.youtube.com/watch?v=ajCYQL8ouqw- Beatles- Let It Be
yüzyıllar öncesinde, karın hiç dinmeyecekmiş gibi yağdığı doğu vilayetlerinden birinde dinlenen şarkılardan biridir. onlar bırak gitsin derler sen de bırakırsın oluruna.. daha kolaylaşır her şey.. sanki.
yüzyıllar öncesinde, karın hiç dinmeyecekmiş gibi yağdığı doğu vilayetlerinden birinde dinlenen şarkılardan biridir. onlar bırak gitsin derler sen de bırakırsın oluruna.. daha kolaylaşır her şey.. sanki.
mesela, oturduğunuz her yerde masanızdaki ikinci sandalye için 'bu sandalye boş mu' sorularının muhatabı olmak olabilir.
kaleyi görünce vuracakmışsın.
insan verili sartlari cercevesinde yapip etmelerinde ve secimlerinde elbette ozgurdur. oyle olmasaydi 'dileyen inansin dileyen inkar etsin' (kur'an 18/29) veya 'dilediginizi isleyin' (kur'an 41/40) diyerek insana er meydani gosterilir mi?
'siz dönerseniz biz de döneriz' (kur'an 17/8) biz yazilmis kaderlerini yasayan eli kolu bağlı kuklalar degiliz, bizim gayretimiz, bakisimiz belirler allah'in bize bakisini ve yardimini. diger turlu dusunmek despot bir tanriya inanmaktir farkinda olmadan. oysa allah mutlak adaletin ta kendisidir. allah adil bir yaraticiyken niye tum hatalarimizi ona mal ediyoruz, daha mi iyi hissettiriyor bize.
yıldızlarla ilgisi var mı yok mu bilemem ama ayni ayda doganlarin karakterlerinin benzestigi dusuncesine katılıyorum. adı burç olsun ya da olmasin.
'dunya yetmiyor bazen bırakıp gidebilirim.' a.telli
biz insanlar gençken karşımıza sürekli aşk fırsatları çıkacak sanırız, o yüzden görmeyiz önümüzdeki ihtimalleri ve değerlendirmeyiz pek veya kolay harcarız insanların bize verdiği değerleri. murathan mungan düşüncelerimizi özetler şu güzel yazısıyla:
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
bir derdim var bin dermana değişmem- https://www.youtube.com/watch?v=oRiFHPm18j
(şubat- bir derdim var)
cümle kuşlar dile gelir yazım der
gövel turnam şam'a gelir güzüm der
benim yaralarım tuzum tuzum der
bir derdim var bin dermana değişmem
(şubat- bir derdim var)
cümle kuşlar dile gelir yazım der
gövel turnam şam'a gelir güzüm der
benim yaralarım tuzum tuzum der
bir derdim var bin dermana değişmem
Cengiz Özkan - Beni Görüp Yüzün Öte Dönderme- https://www.youtube.com/w...cc&list=RDkV2MevO4qcc
güzel sözleri:
Beni görüp yüzün öte dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen güzelsin ki Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende
güzel sözleri:
Beni görüp yüzün öte dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen güzelsin ki Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende
daha çok film, daha çok kitap, daha çok kahve ve hep sigara demek olabilir bazıları için.