bugün
- bir insana akpliliği üzerinden saldırmak28
- kezo erkeklerin ortak özellikleri15
- kangal sucuk 1000 lira10
- mason greenwood56
- fetö nün siyasi ayağı8
- bir sözlük kızıyla saatlerce sevişmek5
- spor yapan sözlük erkeği7
- 15 temmuzda çalışan yazarlar11
- mel mel abinin kapak fotosundaki kravat2
- ayakkabı dolabı2
- kadınlar neden bu kadar şirin ve bıcırık sorusu7
- baykuşhamid2
- habire götten zarto2
- 4 yıldır emekli hayatı yaşamak5
- kız yeğen sahibi olmak2
- benim aslında kim olmam5
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı27
- sözlük yazarları sorunlarıyla nasıl başa çıkıyor6
- kentsel dönüşümün asıl amacı4
- 15 temmuz 2016 darbe girişimi9
- nurcuların biraz şey olduğu gerçeği2
- süleyman soylu7
- emekliye zam var mı alooo4
- güzel kızım diyen erkek4
- tanga rahatlığı2
- burçlara inanan erkek4
- yolsuzluk yok usulsüzlük var3
- sevdiği kadının ayaklarını kasığında ısıtan adam7
- sözlükte kavga olacak hissi5
- iran abd ateşkesi bozuldu2
- sözlükte takılan patronlar3
- nescafe xpress2
- sözlükteki azılı ruh hastalarının aynı kişi olması7
- 15 temmuz'un okullarda anlatılması5
- tai lung5
- istanbul havalimanına halk lokantası istiyoruz2
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız30
- dudağı öpülmelik sözlük hatunu aranıyor ilanı3
- ispanya milli futbol takımı3
- arjantin milli futbol takımı9
- birtakım fotoğraflar17
- şirin trakya kasabasından istanbul'a yerleşmek3
- muhammed yakut7
- sözlük kadınıyla evlenir miydiniz5
- seri gizli artı oy veren melek3
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi15
- baba ile bir mesele konuşmak2
- spor salonuna fotoğraf çekilmek için gitmek3
- gilded lily'nin mutfağı13
- yumurta sperme koşar mı3
entry'ler (73)
ayaküstü sevişmeler'de, yirmi sekiz şubat sonrası yaşanan acılara ayna tutmuş yazardır. ne çok şey bulduk kendimizden..
'Bir gün akşam olur biz de gideriz
Kalır dudaklarda şarkımız bizim..'
Ağlatan türden bir film.. Senaryosu iyi yönetmeni ölçülü oyuncular sağlam diyorum.
Kalır dudaklarda şarkımız bizim..'
Ağlatan türden bir film.. Senaryosu iyi yönetmeni ölçülü oyuncular sağlam diyorum.
ama hala çok güzel hakkında konuşmak senin.. uzaklarda kalan dostlara.
O bir çay istemişti, trenin içinde
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni.
H. Ergülen
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni.
H. Ergülen
Sabahları erken kalkacağız
Sobamızı yakacağız
Saçların güzel olacak tütünümün renginden
Ellerin çay kokacak
Gün doğacak sesinden C.K
Sobamızı yakacağız
Saçların güzel olacak tütünümün renginden
Ellerin çay kokacak
Gün doğacak sesinden C.K
her yere yetişilir
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla.. e.c.
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla.. e.c.
Mağlup mu desem mahcup mu
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu..
Ahmed Arif
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu..
Ahmed Arif
'Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur' Turgut Uyar'dan Tomris Uyar'a.. Fakat Tomris Uyar ne kadınmış be.. Üç şaire üç aşk hediye etmiş, üç dostluk, üç yarenlik.. Huzurla yatsınlar.
ahmed arif, leyla erbil'i cok guzel sevmis, hem dost hem asik, caresiz ve namuslu. evlenselerdi bu kitabi okuyamazdik degil mi ama o zaman da baska kitaplar okurduk belki. kimbilir. hayat garip insan garip..
https://www.youtube.com/watch?v=ajCYQL8ouqw- Beatles- Let It Be
yüzyıllar öncesinde, karın hiç dinmeyecekmiş gibi yağdığı doğu vilayetlerinden birinde dinlenen şarkılardan biridir. onlar bırak gitsin derler sen de bırakırsın oluruna.. daha kolaylaşır her şey.. sanki.
yüzyıllar öncesinde, karın hiç dinmeyecekmiş gibi yağdığı doğu vilayetlerinden birinde dinlenen şarkılardan biridir. onlar bırak gitsin derler sen de bırakırsın oluruna.. daha kolaylaşır her şey.. sanki.
mesela, oturduğunuz her yerde masanızdaki ikinci sandalye için 'bu sandalye boş mu' sorularının muhatabı olmak olabilir.
kaleyi görünce vuracakmışsın.
insan verili sartlari cercevesinde yapip etmelerinde ve secimlerinde elbette ozgurdur. oyle olmasaydi 'dileyen inansin dileyen inkar etsin' (kur'an 18/29) veya 'dilediginizi isleyin' (kur'an 41/40) diyerek insana er meydani gosterilir mi?
'siz dönerseniz biz de döneriz' (kur'an 17/8) biz yazilmis kaderlerini yasayan eli kolu bağlı kuklalar degiliz, bizim gayretimiz, bakisimiz belirler allah'in bize bakisini ve yardimini. diger turlu dusunmek despot bir tanriya inanmaktir farkinda olmadan. oysa allah mutlak adaletin ta kendisidir. allah adil bir yaraticiyken niye tum hatalarimizi ona mal ediyoruz, daha mi iyi hissettiriyor bize.
yıldızlarla ilgisi var mı yok mu bilemem ama ayni ayda doganlarin karakterlerinin benzestigi dusuncesine katılıyorum. adı burç olsun ya da olmasin.
'dunya yetmiyor bazen bırakıp gidebilirim.' a.telli
biz insanlar gençken karşımıza sürekli aşk fırsatları çıkacak sanırız, o yüzden görmeyiz önümüzdeki ihtimalleri ve değerlendirmeyiz pek veya kolay harcarız insanların bize verdiği değerleri. murathan mungan düşüncelerimizi özetler şu güzel yazısıyla:
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
bir derdim var bin dermana değişmem- https://www.youtube.com/watch?v=oRiFHPm18j
(şubat- bir derdim var)
cümle kuşlar dile gelir yazım der
gövel turnam şam'a gelir güzüm der
benim yaralarım tuzum tuzum der
bir derdim var bin dermana değişmem
(şubat- bir derdim var)
cümle kuşlar dile gelir yazım der
gövel turnam şam'a gelir güzüm der
benim yaralarım tuzum tuzum der
bir derdim var bin dermana değişmem
Cengiz Özkan - Beni Görüp Yüzün Öte Dönderme- https://www.youtube.com/w...cc&list=RDkV2MevO4qcc
güzel sözleri:
Beni görüp yüzün öte dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen güzelsin ki Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende
güzel sözleri:
Beni görüp yüzün öte dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen güzelsin ki Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende
daha çok film, daha çok kitap, daha çok kahve ve hep sigara demek olabilir bazıları için.