bugün
- yazarların en sevdiği sözler9
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- kiraz cicegi kolonyasi34
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- yazarların en sevdiği meyve7
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- mantra grubu6
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- 10 temmuz 20265
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- 1000 liralık boxer giymek5
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- kürdistan5
- kuran da namazın olmaması21
- fas11
- fransa8
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- kadın yazarların kavga etmesi11
- smallville dizisinde ki meteor ucubeleri2
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- velvet38
- corona sonrası dünya düzeni4
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- ayakseverlik5
- trump a kafa atmak2
- johnny sinsin araba vurdurması4
- söylemek istenilenler4
- 2026 dünya kupası24
- john glover2
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- futbol21
- tabağında yemek bırakan erkek5
- bonnie tyler5
- saraca finch house25
- düşün ki o bunu okuyor6
- menemen4
- fiat 131 vs peugeot 5043
- kırk yaşında ayağına yatan elli küsürlük yazar9
- canım dilaram2
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
entry'ler (73)
ayaküstü sevişmeler'de, yirmi sekiz şubat sonrası yaşanan acılara ayna tutmuş yazardır. ne çok şey bulduk kendimizden..
'Bir gün akşam olur biz de gideriz
Kalır dudaklarda şarkımız bizim..'
Ağlatan türden bir film.. Senaryosu iyi yönetmeni ölçülü oyuncular sağlam diyorum.
Kalır dudaklarda şarkımız bizim..'
Ağlatan türden bir film.. Senaryosu iyi yönetmeni ölçülü oyuncular sağlam diyorum.
ama hala çok güzel hakkında konuşmak senin.. uzaklarda kalan dostlara.
O bir çay istemişti, trenin içinde
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni.
H. Ergülen
Biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
Ben yalnız kalmıştım, senin içinde
Oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni.
H. Ergülen
Sabahları erken kalkacağız
Sobamızı yakacağız
Saçların güzel olacak tütünümün renginden
Ellerin çay kokacak
Gün doğacak sesinden C.K
Sobamızı yakacağız
Saçların güzel olacak tütünümün renginden
Ellerin çay kokacak
Gün doğacak sesinden C.K
her yere yetişilir
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla.. e.c.
hiçbir şeye geç kalınmaz ama
çocuğum beni bağışla.. e.c.
Mağlup mu desem mahcup mu
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu..
Ahmed Arif
Ama ikisi de değil
Ben garip sen güzel
Dünya umutlu..
Ahmed Arif
'Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur' Turgut Uyar'dan Tomris Uyar'a.. Fakat Tomris Uyar ne kadınmış be.. Üç şaire üç aşk hediye etmiş, üç dostluk, üç yarenlik.. Huzurla yatsınlar.
ahmed arif, leyla erbil'i cok guzel sevmis, hem dost hem asik, caresiz ve namuslu. evlenselerdi bu kitabi okuyamazdik degil mi ama o zaman da baska kitaplar okurduk belki. kimbilir. hayat garip insan garip..
https://www.youtube.com/watch?v=ajCYQL8ouqw- Beatles- Let It Be
yüzyıllar öncesinde, karın hiç dinmeyecekmiş gibi yağdığı doğu vilayetlerinden birinde dinlenen şarkılardan biridir. onlar bırak gitsin derler sen de bırakırsın oluruna.. daha kolaylaşır her şey.. sanki.
yüzyıllar öncesinde, karın hiç dinmeyecekmiş gibi yağdığı doğu vilayetlerinden birinde dinlenen şarkılardan biridir. onlar bırak gitsin derler sen de bırakırsın oluruna.. daha kolaylaşır her şey.. sanki.
mesela, oturduğunuz her yerde masanızdaki ikinci sandalye için 'bu sandalye boş mu' sorularının muhatabı olmak olabilir.
kaleyi görünce vuracakmışsın.
insan verili sartlari cercevesinde yapip etmelerinde ve secimlerinde elbette ozgurdur. oyle olmasaydi 'dileyen inansin dileyen inkar etsin' (kur'an 18/29) veya 'dilediginizi isleyin' (kur'an 41/40) diyerek insana er meydani gosterilir mi?
'siz dönerseniz biz de döneriz' (kur'an 17/8) biz yazilmis kaderlerini yasayan eli kolu bağlı kuklalar degiliz, bizim gayretimiz, bakisimiz belirler allah'in bize bakisini ve yardimini. diger turlu dusunmek despot bir tanriya inanmaktir farkinda olmadan. oysa allah mutlak adaletin ta kendisidir. allah adil bir yaraticiyken niye tum hatalarimizi ona mal ediyoruz, daha mi iyi hissettiriyor bize.
yıldızlarla ilgisi var mı yok mu bilemem ama ayni ayda doganlarin karakterlerinin benzestigi dusuncesine katılıyorum. adı burç olsun ya da olmasin.
'dunya yetmiyor bazen bırakıp gidebilirim.' a.telli
biz insanlar gençken karşımıza sürekli aşk fırsatları çıkacak sanırız, o yüzden görmeyiz önümüzdeki ihtimalleri ve değerlendirmeyiz pek veya kolay harcarız insanların bize verdiği değerleri. murathan mungan düşüncelerimizi özetler şu güzel yazısıyla:
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
bir derdim var bin dermana değişmem- https://www.youtube.com/watch?v=oRiFHPm18j
(şubat- bir derdim var)
cümle kuşlar dile gelir yazım der
gövel turnam şam'a gelir güzüm der
benim yaralarım tuzum tuzum der
bir derdim var bin dermana değişmem
(şubat- bir derdim var)
cümle kuşlar dile gelir yazım der
gövel turnam şam'a gelir güzüm der
benim yaralarım tuzum tuzum der
bir derdim var bin dermana değişmem
Cengiz Özkan - Beni Görüp Yüzün Öte Dönderme- https://www.youtube.com/w...cc&list=RDkV2MevO4qcc
güzel sözleri:
Beni görüp yüzün öte dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen güzelsin ki Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende
güzel sözleri:
Beni görüp yüzün öte dönderme
Yine benim gönlüm sendedir sende
Yıkıp hilal kaşın yere indirme
Yine senin aşkın candadır canda
Şerbet senin dudağında dilinde
Arzumanım kaldı ince belinde
Sen güzelsin ki Türkmen elinde
Günah bende değil sendedir sende
Sensiz çıkıp şu yaylayı yaylamam
Sırrın açıp yad ellere söylemem
Çok günah işledim inkar eylemem
Günah bende değil sendedir sende
daha çok film, daha çok kitap, daha çok kahve ve hep sigara demek olabilir bazıları için.