bugün

/20
gazetecilik ahlakı nedir bilmeyen, bariz biçimde taraflı gazetemsi.
cumhuriyet = vakit
aralarında fark sadece vakit daha fazla renkli sayfaya sahip.
okuyup gaza gelenlerin olduğunu gördükçe ne yapsalar haklılar dediğim kağıt israfı.
böyle başa böyle tarak, böyle g.te böyle y.rr.k!
omurgasızlıkta yeni bir boyut açmışlar.

http://habervaktim.com/ha...imetin_86_yil_donumu.html

söylecek laf bulamadım. iddalarına göre musul ve kerkük lozanla kaybedilmiş, kendi kafalarından olan şeyh said isyanı ile değil. tarihi de çarpıtıp aha öyle değil bakın böyle demeye başladılar. gülsem mi ağlasam mı gidip bürolarını ateşe mi versem* bilemedim.
tetikçilikten başka hiçbir halta yaramayan muhabirlere sahip gazete.

hayata dönüş operasyonu sırasında sesi sedası çıkmamış bu gazetenin muhabirleri yıllar sonra hayata dönüş operasyonunu eleştirir olmuş, operasyonun müsebbiplerinden ali suat ertosun'a girişir olmuş.

o dönem neredeydiniz lan? şimdi mi aklınıza geldi?

iğrençsiniz gerçekten.

adalet bakanlığı ile hsyk arasındaki krizde öne çıktı ya, girişin sahibinizden ötürü.

amacınız üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek.
hayata dönüş operasyonu gibi insanlık dışı bir uygulama akp idaresinde yapıldığında hiçbir şekilde ses çıkarmayacak gazetedir. kendileri ateistlerden, komünistlerden ve sosyalistlerden pek hazzetmemektedirler zira.
işi gücü provokatörlük olan gazete. ali suat ertosun'a sordukları soru ile bunu bir kez daha kanıtlamışlardır.
hsyk üyesi ali ertosun'un hakkındaki iddialara yanıt verdiği basın toplantısında ortalığı karıştırmayı becermiş muhabirin gazetesi. gazete nasıl bir zihniyete sahipse muhabirleri de öyle.
basın toplantısı sessiz sakin sürerken söz alan ibrahim uğur (ya da uğurlu ) adlı vakit muhabiri " Genç hakimlere de Ergenekon sanıklarıyla yemek yemesini tavsiye ediyor musunuz ? " diye saçma sapan, ne için sorulduğu açık bir soru sordu. ali ertosun buna rağmen soruyu cevaplarken korumalar basın mensubu olmadığı gerekçesiyle muhabiri dışarı çıkarmaya çalıştı. ortalık karıştı serdar arseven duruma müdahele etti kargaşa bitti falan filan.
sorun, vakit muhabirleri'nin gittikleri her yerde sorun çıkartmaları. soruyu cevap almak, soru sormak için değil de ortamı germek, karşısındakini zor durumda bırakmak için sormaları. bir türlü düzelmeyeceğe benziyorlar. görüntüler için ;

http://videogaleri.hurriy...deo.aspx?s=5&vid=3600
sadece kışkırtıcı eylem yapan gazetedir.hadi köşe yazarlarını geçtim, çoğu yobaz ve felaket tellalı ama ifade özgürlüğü,bizden bir insan, bu da bir fikir deyip idare ediyoruz. ancak barındırdıkları muhabirleri gerçektende daha önce imzalarını attıkları vukuatlar gibi ali ertosun'un basın toplantısında haysiyetsizlik örneği göstermişlerdir. gazetenin ne mal olduğu muhabirlerinden bellidir zaten. hadi biran değer yargılarınızı bir yana bırakıp, benzer bir ortamda bunlara gidip sorsanız " genç gazetecilere şeriatı tavsiye ediyormusunuz ?". bunlar da hemen sizi ergenekoncu, din düşmanı, karfir vs. ilan ederler.

türkiyede objektif olma derdi taşımayan yegane gazetedir. en azından sinsi değildirler, saflarını açıkça belli ederler,açık açık tüm karşı fikirler düşmanımız, ona göre yazarız derler. haber vermekmiş, incelemeymiş, farklı açılarmış vız gele trıs gide.
Klasik müzik salt kilise müziğiymiş demiş gazetedir.

(Ancak Vakit yazarları çok kesin konuşuyor: Brahms ve Çaykovski gibi müzisyenler, herkesin bildiği gibi, kilise müziği yaparlar... Bestelerinin çoğu, kilise ilâhisidir! Kendilerine tavsiyemiz anlaşıldığı kadarıyla çok derine inmiş müzik tarihi okumalarını bir miktar kenara koyarak biraz da matbaacılık tarihi okumalarıdır. Zira provokasyon amaçlı kullandıkları açık olan gazetelerini bastıkları matbaa bizzat incil'i çoğaltmak için geliştirilmiş bir makinedir.)

kaynak: sol.org.tr
ideolojik görüşlerin taraf olarak yayın ilkeciliği gibi benimsenerek gazetecilik yapılmaya çalışılan gazetelerden bir tanesi. yaptıklarının kesinlikle habercilikle ilgisi yoktur, haberler tamamen kasıtlı ve taraf olmak adına yapılmış, propagandalardır.*

Gazetecilik bu mudur?

Son zamanlarda gazeteciliğin adı paralı yazımcılık yapmak olmuş. haber kaynakları zaten bir şekilde ellerine geçmekte. Yapacakları tek şey objektif elde etmedikleri veriyi dikta edilmiş idealar doğrultusunda başkalarına dikta etmek. (bkz: entelektuel fahiseler)

burda eleştirilen sadece bu gazete değildir elbet. her türlü taraflı yayın yapan gazeteciler, şahısların , kamuoyunun objektif bilgi alıp, bilgiyi yorumlamasını sağlamaktansa , kendi yorumladıkları biligiyi satmak olmuş.

Özellik adı geçen gazete son zamanlarda diline doladğı tek şey, Atatürk inkılaplarıdır. Tabi karşılarında belirgin bir muhatap bulamadıkları içinde gene kendileri tarafından oluşturulmuş grup olan kemalistlere cevap verme ihtiyaçları duymaktadırlar. Kendi yarattıklarından kasıt ise Atatürk inkılap ve görüşlerini bir "izm" yapmak ve bu görüşleri benimseyenlere bu yaftayı yapıştırmak. işin yanlışı ise böyle bir "izm" olmadğı için her kafadan çıkan atatürkle ile bağdaşlaştırılan düşüncenin kemalizm olarak nitelendirilmesi.
Böylelikle akılları sıra daha kolay eleştirebilecekler kendilerinden olmayanları. Özellik düşünme yetneğini çoktan kaybetmiş entellektüel fahişeleri bugunlerder kürt sorunu Atatürk politikalrına bağlamakta. Akılları sıra yaptıkları belirgin eleştirileri belirli başlıklarda anlatmaya çalışayım.

-Kurtuluş savaşı sonrası barış görüşmelerinde avrupalı, islami ve osmanlı kimliğimizden vazgeçmemizi söylemiş ve atatürk ve yardakçılarıda bunu hemen kabul etmiştir. Hatta onlara göre hristiyan bile olabilirmişsiz. Onlara göre laiklik buymuş.
-Musul ve kerkük gene onlara göre atarükün kendi yerini sağlamlaştırmak adına verdiği ödünlerdenmiş.
-içki içmesi filan da işin cabası, cilası onlar için.
Uzar gider bu liste...

Her Atatürkle ile ilgili, kendi varsaydıkları akıllarına göre yaptıkları eleştirler hep bu noktalardan ilermekte. Konu her ne olursa olsun(ekonomik, siyasi, hatta spor, vs.) odak noktası hep cumhuriyetin ilk yıllarına dayandırılır.

Ama cumhuriyetin yarım kalmış bir proje olduğu hep görmezden gelinir. Yarım kalan diyorum çünü Atatrük uygulamaya geçirdiği yönetim anlayışı o zamanlar henüz bir sistem olarak oturmamıştı. Ve kendisini vefatından sonra yanlış anlaşılan bir çok düşünür, lider gibi oluşturduğu politikalar ya kaldırılmış yada yanlış uygunlanmıştır.

Evet,
Cumhuriyet tepeden gelen bir yönetim yani jakoben bir anlayış söz konusu olmuştur. Çünkü politikarlın uyguladnığı coğrafyada henüz bireyler olmuşmamıştı. Nedeni ise bugun savundukları yönetim şeklinin o zamanda ki uygulamarıdan kaynaklanmış hatta ve hatta Osmanlının ekonomik ve siyasal olarak gerilemesinde ki en önemli faktörlerden olmuştur. Ayrıca iligili olarak (bkz: sekülerleşme)

Neden eleştirlerimi Atatürk ile ilgil yaptıkları haberler üzerinden yapmamın nedeni ise en tarafsız olarak inceleyebileceğimiz tek konu budur. Hrant Dink cinayeti üzerinden yapsan onlara göre cinayet bile olduğunu sanmıyorum. Hüseyin üzmez üzerinden yapmsam gene orta bi konu yok. Ergenekon üzerinden yapsam idamın gelmesine kadar gider bu iş..onlara göre..

Burda yazılanarın aynısı türevi olan yeni şafak içinde geçerlidir. Hatta asıl eleştiri noktası kendilerince yaptıkları Atatürk eleştirileri değil. Taraflı gazetelerin yapmış oldukarı haberciliktir.
cinsel istismarcıları bünyesinde barındıran, aynı zamanda hükümet yanlısı, taraflı ve beyin yıkayan provakatif bir yayın kuruluşudur.
üniversitelerin kayıtlarının başladığını yayınladığı haber de başörtülü kız resmi kullanmış gazete. * akılları hayla orada kalmıştır.

http://www.habervaktim.co...it_islemleri_basladi.html
"ramazan da suç oranları düştü" başlıklı haberiyle kafa karıştırmış gazete.
bu başlıkla "suçu inananlar işliyordu da ramazan dolayısıyla ara mı verdi yoksa ramazan sebebiyle suç işleyenler imana mı geldi?" sorusunu dimaklarda uyandırmıştır.
bugün attığı manşet ile selin sorumlusu olarak dalan'ı göstermiş ve " facianın adı dalan " diyerek bir kez daha mide bulandıran insanlıktan çıkan gazetemsi.

bi zihniyet bu kadar mı insanlıktan çıkar, partizan olur, akp yalakalığı yapacam diye tüm ahlaki değerleri ayaklar altına alır inanması güç.

http://gazete.netgazete.c...60lg97beZzWEhW%2b87LeQ%3d
akp'nin, ag'nin ve rte'nin gercek yuzudur.
çok gereksiz bir mizah sayfasına sahip olan gazete.
şeriatçı bir gazete olarak yayın hayatına başlayan fakat iktidar yanlısı müsvetteye dönüşen hede hödö. hüseyin üzmez vakasından sonra hala muhalefete bel altı vurmayı başarabiliyorlar. (bkz: bakmaz kıçının samsağına çıkar dağın yükseğine)
bugün ayıptır söylemesi alışveriş sırasında gördüm bu müsvetteyi, manşetten tsk hakkında asılsız haberler yapmışlar. ne diyelim, rabbim yaratıyorsun bari takip et...
belirlenmiş olan zaman. (tdk)

vakit yakın.. hem de o kadar yakın ki vakti değil artık hesabın kitabın vakti değil artık eski kırgınlıkların..
insanlıkla alakası olmayan şeylerin çıkardığı gazetemsi tuvalet kağıdı.
hem kaliteli hemde ucuz.

edit: yani tuvalet kağıdı olarak.
dünyanın tek troll gazetesi. şahsen bunun başka bir örneğini görmedim. bu ayara yaklaşan bulvar, the sun vs gibi gazeteler var ama onlar sadece kalitesizlikte ve seviyesizlikte bu ayara yaklaşabiliyorlar, ayrıca troll de değiller.
(bkz: ayşe arman a gavur pisliği bulaştı)

nasıl bir iq daki insanlara hitap ettiği muama olan gazetemsi.
türkiye'de finansal kaynakları kısıtlı olmasına rağmen gerçek gazetecilik yapan tek gazete.
vakit kaybıdır.

(bkz: vakit okurken bünyeye çöken maneviyat)
© copyright 2005 - 2026