bugün

ermenistanın 1915i unutmaya türkiyenin ise hatırlamaya ihtiyacı var diyen agos gazetesinin ılımlı yazarı.

kahreden edit: ilk yazdığımda ılımlı yazarı demişim şimdi yazarıydı oldu. içim kan ağlayarak okudum entrymi. yazık o kadar üzgünüm ki " güvercin tedirginliği yaşıyorum ... ama biliyorum ki bu ülkede güvercinleri öldürmezler " diyen bir insanın ölümüne mani olamadık. bu tür konularda kıyas yapmak pek doğru değil, ama diğer bir kahredici olay olan danıştay saldırısında vakit gazetesinin hakimlerimizi hedef gösterdiğini ilan edip vakit gazetesini kınayanlar, şimdi hrant dinkin yazdığı yazıyı ters anlayıp hakkında dava açan savcılar, suçlu bulan hakimler ve mahkeme önünde gösteri yapan güruh hakkında ne şekilde yazılar yazmalı?
6 ay hapis cezasının ertelenme kararının yargıtay tarafından bozulduğu düşünür. kararın bozulmasından sonra dış basın olayı süpriz olarak nitelemiştir. dış basının kararı süpriz olarak görmesi de insana türkiyeyi hiç mi bilmiyorsunuz dedirtmektedir.
yazdığı makalede geçen bir cümle yüzünden "türklüğe hakaret"le* suçlanan ermeni aydını. "ben türkiye'de büyüdüm. türk'lüğe hakaret etmedim, etmem. o makalede türk'lüğe hakaret yok." demektedir.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=166454
Ermeni asıllı Türk vatandaşı yazardır.
hakkında soruşturma üstüne soruşturma açılan yazar..
ismi zihminde hep bir ses efekti izlenimini uyandırmış kişi.
2005 eylül ayında Türkler için yazdığı " Türk'ten boşalacak zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur " diyen zevat. her seferinde türkleri aşşağılamaktan geri kalmayan kişi.

2012 edit :
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=16610
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=16624
gazetesinin önünde silahlı saldırıya uğrayarak öldürülmüştür.
Agos gazetesi önünde uğradığı silahlı saldırı ile ölmüş ermeni asıllı vatandaşımız, Allah rahmet eylesin...
Ermenice ve Türkçe olarak yayınlanan Agos Gazetesi'nin sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni olan Ermeni asıllı gazeteci.
allah rahmet eylesin.

bir fikre kurşun sıkan tüm zihniyetleri kınıyorum.
ne olursa olsun öldürülmesi hoş görülemeyecek fikir adamı, gazeteci.
sözde milliyetçiliğin, faşizmle karıştırılan milliyetçiliğin, kolayca gaza gelmenin kurbanı olmuş agos gazetesinin genel yayın yönetmeni, etnik kimliği ne olursa olsun içimizden biri.
bravo türkiye, şimdi atatürk'ün dediği gibi anılıyorsun değil mi??
fransa' nın 301' ine karşı çıkarken alkışlara mahzar, türkiye' nin 301' ine karşı çıkarken katli vacip! milliyetçi, şoven anlayışın gözü aydın!
öldürülmesi türkiye'nin sıkıntıya girmesine sebep olacaktır.
hrant dink, ermeni diasporasına soykırımdan daha yumuşak bir kelime kullanmaları yönünde uyarıda bulunmuştur. bu yüzden hiçbirşey göründüğü gibi değildir, bunda da olmayabilir. nitekim, güçlü diasporanın bir gazete yayın yönetmenini kurban edecek kadar imkanı da vardır. belki de agos gazetesini yerine geçirilecek insan nispeten daha sert mizaçlı olacaktır. ben, bu zamanlarda yapılan hiçbir suikastin kişisel bir nefretten hatta hatta bir ırka mensup diye işlenmeyeceği kanısındayım. katilse yüzlerce defa ezberletilmiş, papağan gibi "ermeniydi, ondan öldürdüm" gibi kelimeler kullanacak, bizim saf!! basın da üstüne sos döküp önümüze servis edecektir.
Yeni Çağ gazetesinin 2004 yılı içinde kendisi hakkında yazdığı bir yazıya kertenkele abdullah*'ın öyküsüyle yanıt vermişti Hrant dink.

yazı şu cümlelerle bitiyordu:
"Yıl 2004, Yeniçağ "Ermeniye bak" diye manşet atmış.
Birileri yine kertenkele avına çıkmış besbelli.
Ve ben şimdi - yanlış değerlendirilmesin ürktüğümden ya da sindiğimden değil elbet- kendimi "Kertenkele Abdullah" gibi hissediyorum, iyi mi?
Mazur görün, sürüngenlik işte!"

Yıl 2007... birileri yine kertenkele avına çıkmış besbelli
bu kadar kaliteli güzel aydın bir insanı öldürdünüzya yazıklar olsun!!! suan içim kan aglamakta ne diyecegimi bilemiyorum....böyle insanların kaderi oluyor ne yazık ki erken ölmek,öldürülmek! daha yapacagı, yasayacagı, türk-ermeni ilişkilerinin düzelmesi barış ortamının saglanması adına ugrasacagı,savasacagı kim bilir ne kadar yıl daha vardı? ama serefsizler, hainler izin vermedi... senin degerin bir gün gelecek daha iyi anlasılacak merak etme! rahat uyu hrant dink...
kahrolsun faşizm!!!!
yaşamı da öldürülmesi de nazım hikmetin bakkal karabeti gibi

"

affetmedi bu ermeni vatandaş
kürt dağlarında babasının kesilmesini
fakat seviyor seni çünkü sen de affetmedin
bu karayı sürenleri türk halkının alnına

"

(bkz: akşam gezintisi)
(bkz: nazım hikmet in ermenileri kestik demesi)
Son yazısı: Tıpkı bir güvercin gibiyim(...)Bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz

Dink, Ocak'ta Agos'ta yıynlanan son yazısında aldığı cezadan sonra 2007'nin kendisi için daha zor geçeceğini söylemekteydi.

işte yazının son cümleleri:

Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak.
Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kimbilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım?

Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım.
Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.
Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.

Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.
son yazısı için http://www.hurriyet.com.t...id=3428&oid=1&l=1 insan üzülmeden duramıyor. başına gelecekleri hissetmiş,hissettirmiştir. keşke gitseydin buralardan demekten başka bir şey gelmiyor insanın elinden.
haince bir saldırıya kurban giden, malatya doğumlu, ermeni asıllı gazeteci yazar. birgün gazetesinde yazmış olduğu son köşe yazısı şöyledir:
tarihin cilvesi
önce haberi yineleyeyim: Restorasyonu geçen yıl tamamlanan, ancak açılışı adeta bir bilmeceye dönüşen Van'ın Ahtamar Adası'ndaki Surp Haç Ermeni Kilisesi'nin açılış tarihi üçüncü kez değiştirildi. Geçtiğimiz hafta sonunda Van Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, restorasyonu ve çevre düzenlemesi tamamlanmış olan Ahtamar Kilisesi'nin 11 Nisan'da turizme açılacağı bildirildi. Uluslararası düzeyde konukların katılacağı açılış töreninin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Van Valiliği'nin işbirliğinde düzenleneceği ifade edildi.
On yol önce Ahtamar amele taburu başlığıyla Vanlı yetkililere seslenmiş ve şöyle demiştim:
Turist çekmek için canavar yaratacağınıza, burnunuzun dibinde hazır duran tarihi eserlere özen gösterin. Ne gerek var böylesi yanlış işlere? Van dediğiniz, tarihsel eserler açısından bir derya. Niçin oturup da adam gibi Şu bölgeyi nasıl yapsak restore etsek diye düşünülmez. Ermeniler gelirmiş, varsın onlar da gelsin, görsünler atalarının yaşadığı yerleri, hasret gidersinler ne olur yani? Ve eklemiştim:
Eğer yardım ya da amele lazımsa biz hazırız.
Ey tarih... Ey gelecek!..
Türkiyeli, Ermenistanlı ve hatta Diasporalı gençler gönüllü.
Ahtamar amele taburu' emirlerinize hazır... Bilesiniz.
Gelin, Ahtamarın restorasyonunu salt bir bina restorasyonu olarak bırakmayalım, aynı zamanda yıpranmış ruhlarımızı da restore edelim.
Sonuçta aradan 10 yıl gibi uzun bir süre geçmiş olsa da nihayet Ahtamar'ın restorasyonu tamamlandı. Gönül arzu ederdi ki, restorasyon Türkiye ve Ermenistan ülkelerinin işbirliğinin ajandasına girsin ve birlikte yapılsın. Yazık ki öyle olmadı.
Yine de projeyi üstlenen Cahit Zeydanlı'nın titiz çalışmasını, Ermenistan'dan uzmanlar getirip onların görüşlerine ve tavsiyelerine başvurma çabasını ve projenin uygulama safhasına Türkiye Ermenilerinden mimar Zakarya Mildanoğlu'nu da katmasını zikretmek ve bu değerli ekibe teşekkür etmek gerekiyor.
Yapabileceklerinin en iyisini yaptılar ve mükemmel sayılabilecek bir iş çıkardılar.
Onlar mükemmeli yaptılar ama gelin görün ki bürokratlar ve siyasetçiler de içine ettiler. Bir türlü açılışı gerçekleştiremediler.
ilk etapta 4 Kasım 2006 olarak saptanan açılış tarihini, olumsuz hava koşulları gerekçesiyle 2006'nın Nisan ayına ertelediler. Derken Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç tarafından törenin 24 Nisan'da yapılacağı bildirildi.
Koç'un ilan ettiği açılış tarihine ise tepkiler gecikmedi. Ermeni Patriği Mutafyan Açılış 24 Nisan'da yapıldığı takdirde, kendisi dahil hiçbir Ermeni'nin törene katılmayacağını duyurdu.
Geçtiğimiz hafta konu Meclis'e kadar uzandı. CHP izmir Milletvekili Erdal Karademir açılış tarihinin Ermeni soykırımının yıldönümü olan 24 Nisan'a denkgetirilmesinin, AKP iktidarının politikasının bir sonucu olup olmadığını yazılı bir önergeyle sordu.
Milliyetçi basın ise Ahtamar Kilisesi'nin açılışının 24 Nisan olarak belirlenmesini Van'da intikam açılışı başlığıyla manşete taşıdı.
Ve şimdi de 11 Nisan tarihi açıklandı.
Doğru bir işi bu kadar yanlış mecraya kaydırmak ve de eline yüzüne bulaştırmak ancak bu kadar becerilebilirdi.
Gizlenemez gizli niyet ancak bu kadar sırıtabilirdi.
Tam bir komedi... Tam bir rezalet!
Hükümet "Ermeni sorunu" konusunda hâlâ doğru bir yöntem ve doğru bir yol tutturamadı. Derdi sorun çözmek değil, güreşe soyunmuş pehlivan gibi puan kazanmak. Neyi, nasıl yapıp, arkaya dolanacak da rakibini kündeye oturtacak. Tüm tasası bu.
Hiç ama hiç samimi değil.
Güya Ermeni tarihçileri tarih konuşmaya çağırıyor ama kendi aydınlarını Ermeni soykırımı konusunda muhalif söylemlere sahip oldukları için de yargılamaktan çekinmiyor.
Doğu Anadolu'yu turizme kazandırmak için Ermeni kilisesi'ni de restore ediyor ama bu işten nasıl daha fazla değişik siyasal yararlar sağlarım, dünyaya bunu nasıl pazarlarım? diye de işin tadını kaçırmakta bir sakınca görmüyor.
Ahtamar Kilisesi'nin açılışının 24 Nisan'a kaydırılması işte bu gayrisamimi niyetin nasıl vitrine taşındığının da bir göstergesidir.
Ve şimdi dikkat buyurun!
Milliyetçi cenahın ve hatta Ermeni Patriği'nin bu tarih üzerine koyduğu itiraz, yapılan yanlışın düzeltilmesi için bir fırsat doğuruyorsa da bu kez tarihin cilvesi devreye giriyor.
Takvim-i hakikat, O ki sen bir aymazlık yaptın, üstünü de ben tamamlayayım diyor ve yeni seçilen 11 Nisan tarihinin aslında 24 Nisan'ın ta kendisi olduğunu ortaya koyuyor.
Nitekim 1915'in 11 Nisan'ıyla, bugünün 24 Nisan'ı aynı takvime ve aynı güne denk düşüyor.
Zaten de 24 Nisan Ermeni literatürüne sonradan, yeni takvimle geçmiş bir tarih. O tarihin aslı diğer bir deyişle Ermeni aydınlarının ve önderlerinin toplatılıp bilinmezliğe gönderilişlerinin tarihi aslında 11 Nisan 1915.
Şimdi ortada bir soru var:
24 Nisan'ı önce yeğleyen sona mahzurlu bulan ve şimdi de 11 Nisan'ı belirleyen işgüzarlar bakalım bu açıklamamızdan sonra 11 Nisan'ı da değiştirecek mi?
isteyen soruyu şöyle de sorabilir tabi:
Emin misiniz? Son kararınız mı ?
kendisini öldüren(ler)den kesinlikle daha vatanperver olan merhum gazeteci-yazar.
ermeni soykırımı iddialarını desteklemesi, istiklal marşının bölücülük yaptığını belirtmesi eleştirilebilir. ermeni soykırımı da asılsız bir iddiadır, ancak bir insanın öldürülmesi için yeterli mi bunlar. "polatçılık" oynayan bir çocuğumuz vurdu anlaşılan, şu ana kadar böyle belirtilmekte..
papazı vuran çocuğun ailesinin nasıl bir tepki gösterdiğini biliyoruz, keza alparslan arslan ın ailesinin tepkisi de akıllarımızda. şimdi bu çocuk için farklı bir tepki beklemek olanaksız hale geliyor, tabii bekleyip göreceğiz. insan "komplo mu acaba, ortalığı karıştırmak için" demekten kendini alamıyor. ama tarihimiz bize öyle örnekler gösteriyor ki, komplo beklemek neredeyse iyimserlik oluyor.
adam -haklı veya haksız- ermenileri öldürdüğümüzü ve soykırım uyguladığımızı söylüyordu. biz de "yok öyle birşey" diyorduk, şimdi ne oldu, kim haklı çıktı. olacak iş değil, ama belki de olacak iş bu, biz farklı bir şekilde sorun çözemiyoruz. adamın yanlış davası, yine bizim tarafımızdan haklı olarak görülmesine yol açacak, avrupa dan aynı şekilde üstümüze gelinmesini sağlayacak ve hatta kendi insanımıza bile anlatamayacağız, soykırım uygulamadığımızı. inandırıcılığımız nasıl kalabilir bu durumda, kendi ipini çeken bir millet olarak.
adam evet ermenileri öldürdüğümüzü söylüyordu, sonu farklı kapıları da açıcak olsa, "ben sadece bunu ifade edebilmeyi istiyorum" diyordu ve aynı adam fransa da çıkan saçma sapan kararı protesto etmek için, ifade özgürlüğünü kaldıran "ermeni soykırımı" kararının alınması durumunda önce kendisinin fransa ya gideceğpini ve sırf ifade özgürlüğünü savunmak için görüşlerinin tam tersini söyleceğini ifade etmişti. biz, bize göre haksız olan ancak kendince bu denli mert olan bir adamı öldürdük, yazık, sadece hrant dink e değil ayrıca bize...
çalıştığı gazetenin çıkışında silahlı saldırı sonucu bugün hayatını kaybetmiş olan ermeni asıllı malatya doğumlu gazeteci. saldırıyı düzenleyen kişi 18-19 yaşları arasında bir kişi. avrupa'nın bu haber sonucu sarsılacağı kesin.
yaşaması gerektiği için öldürülmüş ılımlı yazar.

bir diğeri abdi ipekçi

bir diğeri uğur mumcu

yaşamaları türkiyeyi olumlu yönlerden hareketlendiren bu yazarların öldürülmesi ile türkiye de kaos ortamı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
"abdi ipekçi, musa anter, bahriye üçok, muammer aksoy, vedat aydın" ve daha yüzlercesi gibi demokrasi şehitleri arasına katılan gazeteci, yazar.

türkiye'de "demokrasi ve ifade özgürlüğü" adına yaşanması ve söylenmesi gerekenleri özgürce ve en insancıl fikirleriyle ifadeyi etmeyi, sadece türkiye halkları arasında yaşayan ermeniler için değil, tc. vatandaşı olarak görev bilmiş ve bu uğurda özellikle milliyetçiler tarafından hedef gösterilmiş bir gazeteci olarak, türkiye'de düşünen, insandan ve insan haklarından yana olanların, başına gelebilecek "tahammülsüzlüğün" yine bir örneğini "yaşamış" ve bu vahim durumu, sevenlerine acı bir şekilde "yaşatmıştır".

"toplumsal barış" sürecinin öne çıktığı şu hassas günlerde bu konuya emek verenlerden biri olan "hrant dink'in" ölümü "barışa ve demokrasiye" çomak sokmaya çalışan grupların/örgütlerin/kişilerin huzura ve barışa yönelik kanlı emellerin çabasını umarım "halkların kardeşliği" ve "sağduyu" ile boşa çıkartacaktır.
gedikpaşa ermeni yetimhanesi'nde büyüyen ve kendisi gibi Anadolu'dan gelen yoksul çocukların yetiştiği Tuzla Ermeni Çocuk Kampı'nı kuran, 15 eylül 1954'de başlayan hayatı, 19 ocak 2007'de gazetesinin önünde uğradığı haince saldırı sonucu son bulan ermeni asıllı türk vatandaşı.
hakkında tek bir satır bile okumadan onu kötülüyen, öldürülmesini alkışlayan sığ beyinlerin çok üzerinde türkiye aşığı bir adam.
13 şubat 2004 tarihli gazetesindeki yazısından :

--spoiler--
türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, ermeni'nin ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. yeter ki bu mevcudiyetin farkında olunsun
--spoiler--

yorumsuz.
edit: hangi yorumu eksilediniz anlayamadım. yorum olmadığına göre siz bu sözleri eksilediniz.
edit2: tamam yorumumu yapıyorum. kesinlikle sadece bu kısım göz önüne alınmamalı. parçanın bütününü bulup okumak lazım. bu konuda hemfikiriz.
edit3: kesinlikle bir sözü bir parça içinen cımbızla alıp burda yayınladığım için çok yanlış yaptığımın farkındayım. ibret olsun diye silmiyorum. işte değişim güzel bir şey.
Agos gazetesi yayın yönetmeni ve 19.01.2007 tarihi, 15.00 sularında silahlı saldırı sonucu mevta olan Türk ermeni gazeteci.
ermeni meselesinin çivisinin çıktığının göstergesi, dilimizle, icraatlarımızla, insanlığımızla bu meseleyi düzlüğe çıkarmamız gerekirken, aşağılık, dar görüşlü, beyinsiz bazı mahluklarca öldürülmüş ermeni asıllı gazeteci...
adam olmamız için daha bir fırın; soykırım yasası kabulü" çıkması mı gerekiyor?! yeterince kan dökülmüş, yetmedi mi?!
hangi çağda yaşıyoruz, ne hakla, nasıl...?! aklım algı sınırlarını kaybetme aşamasına geldi. ermeniler de, bizler de ayrı bir haltız. yıllarca kardeş gibi yaşadığımız bu insanlara, onların da bize olan öfkesi ve kini düşündükçe çıldırıyor ve üzülüyorum. üç beş çapulcu yaratığın gazıyla geldiğimiz şu yere bakın. biz defansif, ermeniler de ofansif durduğu sürece, hrant dink gibi daha nice şiddet haberi duyulmaya devam edecektir. yazık... çok yazık... tanıyan, tanımayan herkesin başı sağolsun...

(bkz: insan olmayı bilmek)
hrant dink in son yazısı tamamı için:http://www.agos.com.tr/
kalleşçe öldürülen gazeteci. bir çok aydın insan fikir yürütecektir şahsın cinayetinde. ama bir halk olarak ve arkadaşlarla yaptığımız istişareden sonra bunu yapanın pkk olduğu konusunda kesin tespitlerimiz var. on yıl boyunca doğuda teröre son sürat devam etseler bile bu bir günde yaptıkları on kat daha zarar vermiştir türkiye'ye. zaten doğuda verilen mücadelesi tamamen yüzeysel ince ince kıymaya başladılar yine ve zamanlamalarıda bunu göstermektedir tam bakan gül'ün pkk ya yönelik amerika'ya işbirliği garantisi almaya giderken. bizden can almadan bize daha çok zarar verdiklerini devlet büyükleri görüyormu acaba çok merak ediyorum. şimdi avrupa'ya açıklama yapma telaşındaki türkiye pkkyı yine unutacak ve köpekler beslenip büyümeye devam edecektir. bir şey daha ülke ülkücülerin işi derken yine aldanacak ülkücülere nefretlerini kusarken yine hedef şaşıracaklardır. kısacası sinsice düşünülmüş bir plan ve arkadasında büyük ihtimalle pkk var. ama asla çıkıp biz yaptık demiyeceklerdir neden türkiye'yi girdiği bu bataktan kurtarsınlarki.

edit: apo köpeği asılınca ülke bir birine girecekmiş daha ne olacak lan asın gitsin.
Hrant Dink 15 Eylül 1954'te Malatya'da doğdu. Anne-babası 1961 yılında Malatya'dan istanbul'a taşınmalarının ardından boşandı. Hrant ve iki kardeşi ailenin bölünmesinin ardından Gedikpaşa' daki Ermeni Yetimhanesi'ne yerleştirildi.

Liseyi bitirdikten sonra istanbul Üniversitesi Fen Fakültesinde Zooloji eğitimi aldı. Bir süre sonra yetimhanede birlikte büyüdükleri Rakel ile evlendi.
«Türkiye demokratikleştikçe giderek sıkıntılarımız çözülüyor, azalıyor. Başkalarına demokrasiden ne pay düşüyorsa, bize de o kadar düşüyor. Ermeni dünyasının, Ermeni meselesinin gene uluslararası siyasetin bir parçası olarak kullanılmasına izin vermemesi lazım.»
hrant dink'in sözleri... türklüğü karalamakla suçlanan ve yargılanan o aydının sözleri... * *
Bugün bazılarının yaptığı gibi yalancı sevgi gösterilerinde bulunup da kılını kıpırdatmayanlara nazaran ayakta alkışlanması gereken bir aydındı, evet söyledikleri hoşumuza gitmiyordu belki soğuktu ama en azından durduğu yeri biliyorduk..bugünden itibaren artık aramızda Hrant diye biri olmayacak belki ama fikirleri daha ateşli savunucular bulacak acaba öldürenler bunu da düşündüler mi?
Son olarak ailesine sabır diliyorum zira ölüm alışılması zor bir gerçek..
imkb de hersey yolunda giderken ve rekor para girişleri ardarda yaşanırken, hisse senetlerim son 2 günde bugün itibariyle %2-3 primlenmişken * öldürülmesiyle günü karsız kapatmama neden olmuş ermeni yazar kişisi. * *
anadoludaki yetim ermeni cocukları eğitiği tuzla ermeni cocuk kampı daha sonra devlet tarafından el konulmustur.askerliğini cavus olarak yapması gerektiği halde ermeni olmasından ötürü er olarak yapmıstır.

her zaman için düsünce özgürlüğünden yanaydı.fransanın cıkardığı ermeni tehciri yasasını ahmakca ve ahlaksızca bulduğunu belirmişti.301. maddeden yargılandığında (türklüğe hakaret) bu durumun kendisini cok üzdüğünü ve ırkcı konumuna düsürülmesini bir türlü kabul edemediğini söylemişti.ermeni diasporası ile ilişkileride iyi değildi.her ortamda diaspora ermenilerinin miliyetci söylemlerinden rahatsız olduğunu belirti.

19 ocak 2007 de kendisine yapılan süikast ,aynı zamanda türkiyenin geleceğine yapılmıs bir provakasyondur. kendisini mahkemede linc etmeye calısan fasistlere iyi bakılmalı bence.büyük ihtimal katil, o gerzek guruhun içindeki bir 2 ayaklıdır..allah rahmet eylesin.tüm türkiyenin bası sağolsun..
hakkında gözden kaçırılan, ve devletin büyük ayıbı olan husus ise, tehditler aldığını söylediği, ve yazdığı halde muhtemelen 'ermeni bu, boş ver' mantığıyla sevgili emniyet'in hrant dink'e koruma vermemesi gibi, afedersiniz, bir 'mallığa', 'yüzeyselliğe' imza atmasıdır. bir de 'koruma istememişti ki' diyor adamlar hala utanmadan... aferin size...
Şu sözleri beni ağlatmış olan gazetecidir:
"Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak.Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak.Kimbilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım?Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım.Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz.Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce"
şahsiyetine ne kadar çirkeflik ve insalık dışı suçlamalar yapısa da o "nereye gideyim ermenistan hayır başka bi ülke hayır ben vatanımdayım" dedi. türkiye için çalıştı. türküm dedi. yetimhaneler açtı. iyiklerle geçti kısa ömrü. ne soykırmı derlerse desinler. ama türkiye'nin geleceği gerçekten düşündürücü.
hükümet yetkililerinin kendisinden müteveffa diye bahsettiği suikaste kurban gitmiş ermeni asıllı türk vatandaşı, gazeteci. müteveffa diye bahsediliyor ama kendisi katledilmiştir, öldürülmüştür; maktul denmesinde hiç bir sakınca yoktur*...
Agos Gazetesi genel yayın yönetmeni, gazeteci Hrant Dink, gazetenin bulunduğu binaya girerken uğradığı silalı saldırı sonucu öldürüldü. Saldırgan veya saldırganlar olay yerinden kaçtı. Uzun süredir tehditler alan Hrant Dink'e yapılan bu saldırıyı istanbul Indymedia gönüllüleri olarak lanetliyoruz ve halklar arasında kışkırtılmak istenen nefrete karşı bir kez daha haykırıyoruz: "Yaşasın halkların kardeşliği"

Olay yerinde toplanan bir grup "Yaşasın halkların kardeşliği", "Faşizme karşı omuz omuza", "Hrant'lar ölmez" sloganlarını atarak Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. Bu akşam, Saat 20:00'de Taksim Meydanı'ndan Şişli'de bulunan AGOS Gazetesi'ne yürüyüş yapılacağı duyuruldu.

http://istanbul.indymedia.org/

taksim meydanında toplanan halk faşizme lanet okuyarak aydınlık türkiye nin karşısında duran, devrimci ilerici kişilerin kanlarını dökenlerin, döktükleri kanda boğulacaklarını dile getirdi.

(bkz: faşizmi döktüğü kanda boğacağız)
şüphesiz ki çarkları durma noktasına gelen bir takım çevrelerin kanla çalışan çarklarına malzeme yapılan insan.. * birileri kendine malzeme bulamayınca malzemeyi bir şekilde kendileri oluşturuyor.. bilmem anlatabildim mi? tabi olanlarda vatanını seven böyle insanlara oluyor..
azmettiricileri kimlerdir bilinmez ama azmedenlerinin kafatası milleyetçilerinden olması kuvvetle muhtemel bir cinayete kurban gitmiş kaybedilmeyesi türkiyeli! aydın...ama hiç şaşırtmamıştır, aynı zihniyet galeyana gelip kendini kullandırarak sivasta otel yakmış,mumculara da kıymıştı.milliyete, dine yada herhangi bir ideolojiye körükörüne bağlı olan güzide milletimiz daha çook kendini kullandıracaktır bu tarz iğrençliklere. ama nasıl şaşırırızki bize daha ilkokulda öğrettiler bir türk dünyaya bedeldir,türkün türkten başka dostu yokturları...topluma rağmen demokrasi,topluma rağmen medeniyet olamaz..
ne kadar iyi bir ''insan'' olduğu konusunda kimsenin şüphesi olmayan, ülkesi olan türkiye cumhuriyeti için doğru olan herşeyi hakkı ile yapmış ve elinden gelen herşeyi göstermiş, ermeni diasporası ile ülkemiz arasında bir olumlu diyalog oluşturma çabası içinde olan ancak kendini bilmez daha doğrusu kendini ''türk'' zanneden ve ''türk haklı adına'' birşeyler yaptığını zanneden zavallılar tarafından katledilen yüce gazeteci ''ermeni yazar'', aydın, büyük insandır. bunu yapanlar kahrolsun. bu ülke bir gün bunu yapanlardan hesabını elbet soracaktır...
(#1178948)
bakınız milliyetçi olduğunu söyleyen birkaç densiz kendisi için ne demiş. buyrun inceleyin;

http://turkcu.net/forum/viewthread.php?tid=18885
--spoiler--
Ermeni kimliğinin 'Türk'ten kurtuluş yolu gayet basittir. 'Türk'le uğraşmamak. Ermeni kimliğinin yeni cümlelerini arayacağı alan ise artık hazırdır. Gayrı Ermenistan'la uğraşmak. Türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. Yeter ki bu mevcudiyetin farkında olunsun
--spoiler--

bu sözlerinden dolayı türklüğe hakaretten dolayı yargılanmıştır.
degerlendirmesini siz yapın.