bugün
- güney kore34
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- jaws filmindeki sikko balik29
- okan buruk10
- ismail kartal16
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- ilk buluşmada sevişenler4
- fenerbahçe7
- sevgi vs aşk10
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- en son alınan iltifat6
- erotik şarkılar2
- kolye18
- nervio tarzı entry girmek18
- mert hakan yandaş5
- victor osimhen11
- kuyumcuda sehpadaki tuzlu kurabiyeleri yemek2
- cedidacer6
- didem soydan5
- kimsenin sizi sevmemesi4
- atilla karaoğlan5
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- karı istiyorum3
- galatasaray9
- terrifier3
- dinde aşırılık2
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- para5
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- futbol16
- arda güler16
- vajinaya dil atmak3
- aç uyumak13
- atatürk ün hataları15
- süper lig6
- avustralya2
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- oktay saral13
- gay taklidi yapıp kızlarla takılmak5
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- rövaşata denince akla gelen kişiler4
- yere düşen sırt kaşıyıcı2
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar2
- meme gifleri atan sözlük yetkilisi6
- fransa8
- fenerbahçelilerin ağlak olması3
- özelden alet atmak4
- archie brown3
çiçeklerden papatyayı, insanlardan Selim'i severim.
bu kitabın incelemesini ve çözümlemesini arıyorum, bulan bilen beri gelsin.
oğuz atay' ın sözü fazlasıyla edilen büyük eseri. hakan günday' ın " az" kitabı okunduktan sonra daha da büyük merak uyandıran yapıt.
bu eser 10 adımda tutunamamanın yollarını gösteriyor esasında. bir baş yapıttan ziyade nazarımda bir
rehber olmasının temel sebebi de budur zaten. 21. yüzyıl insanının içine düştüğü cinnet halini karakterlerindeki ruh haliyle ziyadesiyle anlatmıştır. peki biz ne zaman vaz geçtik hayata tutunmaktan? buharın gücüyle çalıştırdığımız treni cuf cuf yola salarken, post modernizm denilen illetin pençesine düştük kanaatimce, atay'da bu trenin içindeki yolcuları anlatır aslında eserinde. ben nerdeyim, adem'le havva'nın yediği haltın acısını neden ben çekiyorum diye sorgulaya sorgulaya zihinlerdeki tanrıyı öldürüp, vicdan da görünmez bir tanrıça yeşertmenin hikayesini yani...
oğuz atay en sade deyişle bu dünyada bir adaletin varlığına inanmıştı. hepimiz gibi umudu vardı, bir yerlerde iyilerin kazandığına dair, muhtemelen uyumadan önce uzay boşluğunda sadece iyilerin kazandığı bir dünya var diye geçiriyordu içinden. fakat çağ en büyük oyununu yaptı ve adaletin yerinin bu kainatta olmadığını ve tanrının bize oyuncak diye onu verdiğini anlattı ona. ve atay dayanamadı, bıraktı sıkı sıkıya tutunduğu ipi. yüreği adaletin yokluğuna dayanamayan bir adamın hayata tutunamayan hikayesi... yolda yürürken yüzünü saniyeyle gördüğümüz kadınların, adamların hikayesi, tutunamayanlar bir çağ yangınının ağıtı.
rehber olmasının temel sebebi de budur zaten. 21. yüzyıl insanının içine düştüğü cinnet halini karakterlerindeki ruh haliyle ziyadesiyle anlatmıştır. peki biz ne zaman vaz geçtik hayata tutunmaktan? buharın gücüyle çalıştırdığımız treni cuf cuf yola salarken, post modernizm denilen illetin pençesine düştük kanaatimce, atay'da bu trenin içindeki yolcuları anlatır aslında eserinde. ben nerdeyim, adem'le havva'nın yediği haltın acısını neden ben çekiyorum diye sorgulaya sorgulaya zihinlerdeki tanrıyı öldürüp, vicdan da görünmez bir tanrıça yeşertmenin hikayesini yani...
oğuz atay en sade deyişle bu dünyada bir adaletin varlığına inanmıştı. hepimiz gibi umudu vardı, bir yerlerde iyilerin kazandığına dair, muhtemelen uyumadan önce uzay boşluğunda sadece iyilerin kazandığı bir dünya var diye geçiriyordu içinden. fakat çağ en büyük oyununu yaptı ve adaletin yerinin bu kainatta olmadığını ve tanrının bize oyuncak diye onu verdiğini anlattı ona. ve atay dayanamadı, bıraktı sıkı sıkıya tutunduğu ipi. yüreği adaletin yokluğuna dayanamayan bir adamın hayata tutunamayan hikayesi... yolda yürürken yüzünü saniyeyle gördüğümüz kadınların, adamların hikayesi, tutunamayanlar bir çağ yangınının ağıtı.
kafasında hep bir soru işaretiyle gezen durumu vahim olan kardeşimizdir.
Değeri ölümünden sonra anlaşılan Oğuz Atay'ın yegane eseri. insanların gizli saklı yaptığı şeyleri o kadar gerçekçi bir şekilde ve yüze vurarak anlatıyor ki... Bütün pisliklerimizi... Ve işte buna bayılmak... Tutunamayanlar, benliğimin içinde kaybolmama neden olan, ruhumu duvardan duvara çarpıp içimdeki hisleri birer birer yere döken kitap... O üslubu tatmadan, o kurguda kaybolmadan, onun hissettiklerini hissetmeden yitip gitmeyin...
"Yıllardır bir genç kız yanıma yaklaştığı zaman, ona söyleyeceğim acı ve alaylı sözler hakkında o kadar hayal kurdum ki, siz bütün bunların ağırlığına dayanamazsınız." Tutunamayanlar'dan...
"Yıllardır bir genç kız yanıma yaklaştığı zaman, ona söyleyeceğim acı ve alaylı sözler hakkında o kadar hayal kurdum ki, siz bütün bunların ağırlığına dayanamazsınız." Tutunamayanlar'dan...
mükemmel bir eserdir ama son zamanlarda paylaşım sitelerinde abartılmış, bıktırılmıştır
(bkz: -bas gaza olric bas gaza)
(bkz: -bas gaza olric bas gaza)
oğuz atay a ait eser. lys öncesi kişinin adı gibi ezberlemesi gereken yazar ve eseridir.
Oğuz Atay Abimize Ait 36 lira Etiket Fiyatına Sahip Kitaptır.
"belki dün rüya görüyordu, belki bugün rüya görüyor, belki yarın rüya görecek. Belki dün yaşıyordu, belki bugün yaşıyor, belki hep yaşayacak."
düşerler.
- insan nedir bilir misin olric..?
- nedir efendimiz?
- insan, ağaçları kesip onlardan kağıt yapan sonra da o kağıtlara 'ağaçları koruyunuz' yazandır.
- nedir efendimiz?
- insan, ağaçları kesip onlardan kağıt yapan sonra da o kağıtlara 'ağaçları koruyunuz' yazandır.
(bkz: olric/#12621270)
bu kitabı iyiki 3-4 sene önce okumuşum. okumamış olsaydım; şu durumda ömür boyu okumamış olacaktım.
olric ibnesini başımıza bela edendir.
kötü ruh haliyle okuduğunuzda bunalıma gireceğinizi söyledikleri kitap. okumadım ama okumalıyım sanırım.
(bkz: okuyom ben ya)
(bkz: okuyom ben ya)
entellektüel geçinen yavşakların son oyun malzemesi. okuyorum ,son 100 sayfa, o da bugün yarın biter. bitsede kurtulsam diyorum o kadar.
facebook ergenleri ve aslında hep ergen kalmış yetişkin görünümlü kütükler yüzünden okuduğuma okuyacağıma pişman olduğum eser. oğuz atay'ı anlayabildiğini zannetmek bu da yetmez gibi onu olric ile özetlemek kadar aptalca bir davranış daha var mıdır diye sorgulamak gerek. alternatif olric diyalogları için;
(bkz: olric iftara ne kadar kaldı)
(bkz: olric namazı kıldın mı)
(bkz: olric allah belanı versin)
(bkz: olric iftara ne kadar kaldı)
(bkz: olric namazı kıldın mı)
(bkz: olric allah belanı versin)
olric adlı hayali kahramanı kendine türk diyen kansız ergenlerin diline düşmüştür. "tutunamayanlar" deseniz "puhahah neye tutunamamış" diye abuk espri yapmaya hazır geleceğimizdir bunlar. türk edebiyatına yapılan bu işkence bakalım ne zamana dek sürecek...
Okuyamadığım yegane kitap. Okuyamıyorum. Okunmuyor..
psikolojik bunalımdan çıkan bazı insanların ne yapsalarda tekrar hayata ayak uyduramamasıdır. bir nevi hayata tutunamamasıdır.
fazla abartılmış bir romandır. sanıldığı kadar da orjinal değildir. nihal atsız'ın ruh adam kitabı ile fazla olmasa da benzerlikler taşır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar