bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- güney kore34
- kolye20
- meksika5
- en son alınan iltifat7
- erotik şarkılar3
- futbol18
- sevgi vs aşk11
- dinde aşırılık3
- swatch2
- jaws filmindeki sikko balik29
- fenerbahçe8
- 26 ekim 2026 psg lyon maçı2
- depresyon güzelim2
- chatgpt'nin bana yürümesi12
- okan buruk10
- ismail kartal16
- fransa9
- galatasaray10
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- nervio tarzı entry girmek18
- ilk buluşmada sevişenler4
- türkiye11
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- paris2
- victor osimhen11
- mert hakan yandaş5
- lyon2
- cedidacer6
- didem soydan5
- atilla karaoğlan5
- paris saint germain3
- kimsenin sizi sevmemesi4
- arda güler16
- ismet bin ebu lülü vel binici ül meydan'ı ilim4
- atatürk ün hataları15
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar8
- futbol izleyen erkek pasif gaydir5
- yazılımcıların flört edememesi2
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- aç uyumak13
- karı istiyorum3
- para5
- oktay saral13
- sözlükteki fenerbahçeli yazarların rezil olması4
- sel2
- hurdacıdan son gelen kitaplar6
- kuyumcuda sehpadaki tuzlu kurabiyeleri yemek2
- terrifier3
- vajinaya dil atmak3
bu eser 10 adımda tutunamamanın yollarını gösteriyor esasında. bir baş yapıttan ziyade nazarımda bir
rehber olmasının temel sebebi de budur zaten. 21. yüzyıl insanının içine düştüğü cinnet halini karakterlerindeki ruh haliyle ziyadesiyle anlatmıştır. peki biz ne zaman vaz geçtik hayata tutunmaktan? buharın gücüyle çalıştırdığımız treni cuf cuf yola salarken, post modernizm denilen illetin pençesine düştük kanaatimce, atay'da bu trenin içindeki yolcuları anlatır aslında eserinde. ben nerdeyim, adem'le havva'nın yediği haltın acısını neden ben çekiyorum diye sorgulaya sorgulaya zihinlerdeki tanrıyı öldürüp, vicdan da görünmez bir tanrıça yeşertmenin hikayesini yani...
oğuz atay en sade deyişle bu dünyada bir adaletin varlığına inanmıştı. hepimiz gibi umudu vardı, bir yerlerde iyilerin kazandığına dair, muhtemelen uyumadan önce uzay boşluğunda sadece iyilerin kazandığı bir dünya var diye geçiriyordu içinden. fakat çağ en büyük oyununu yaptı ve adaletin yerinin bu kainatta olmadığını ve tanrının bize oyuncak diye onu verdiğini anlattı ona. ve atay dayanamadı, bıraktı sıkı sıkıya tutunduğu ipi. yüreği adaletin yokluğuna dayanamayan bir adamın hayata tutunamayan hikayesi... yolda yürürken yüzünü saniyeyle gördüğümüz kadınların, adamların hikayesi, tutunamayanlar bir çağ yangınının ağıtı.
rehber olmasının temel sebebi de budur zaten. 21. yüzyıl insanının içine düştüğü cinnet halini karakterlerindeki ruh haliyle ziyadesiyle anlatmıştır. peki biz ne zaman vaz geçtik hayata tutunmaktan? buharın gücüyle çalıştırdığımız treni cuf cuf yola salarken, post modernizm denilen illetin pençesine düştük kanaatimce, atay'da bu trenin içindeki yolcuları anlatır aslında eserinde. ben nerdeyim, adem'le havva'nın yediği haltın acısını neden ben çekiyorum diye sorgulaya sorgulaya zihinlerdeki tanrıyı öldürüp, vicdan da görünmez bir tanrıça yeşertmenin hikayesini yani...
oğuz atay en sade deyişle bu dünyada bir adaletin varlığına inanmıştı. hepimiz gibi umudu vardı, bir yerlerde iyilerin kazandığına dair, muhtemelen uyumadan önce uzay boşluğunda sadece iyilerin kazandığı bir dünya var diye geçiriyordu içinden. fakat çağ en büyük oyununu yaptı ve adaletin yerinin bu kainatta olmadığını ve tanrının bize oyuncak diye onu verdiğini anlattı ona. ve atay dayanamadı, bıraktı sıkı sıkıya tutunduğu ipi. yüreği adaletin yokluğuna dayanamayan bir adamın hayata tutunamayan hikayesi... yolda yürürken yüzünü saniyeyle gördüğümüz kadınların, adamların hikayesi, tutunamayanlar bir çağ yangınının ağıtı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar