bugün
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- sıfır atık vakfı11
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- cop318
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi8
- samed ağırbaş7
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- bilerek ponziye dahil olmak5
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- fusya semsiyeli yabanci24
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- aslan dövmenin aslında zor olmaması3
- illüminati filmleri2
- saddam hüseyin12
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek3
- yazarların pazar günü planları5
- anın fotoğrafı17
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı6
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- evlenmeyecek olmak4
- doğu ege adaları2
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- türk düşmanı piçler6
- evlilik3
- evrene enerji gönderen müslüman6
- ilk buluşmada evden kek getiren kız2
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- kürdü sevin23
- okan buruk10
- köy2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- çöp konteynerine girip ağlamak2
- claudian clouds33
- 0 0 713
- koç burcu erkeği kabalığı2
- müslüman vikingler3
- futbolun barbarca bir oyun olması4
dağılmış ve dağılmasıyla beni de dağıtmış isveçli death grubu.the burning,eternal death,hell is here,deathrace king ve crowned in terror isimli beş ayrı mükemmel ve posessed 13 adlı bir de dandik olmak üzere altı albümleri var.özellikle deathrace king süper yarıcı ve kırıcı bir albümdür.
crown of thorns ismiyle iki albüm çıkardıktan sonra telif hakkı nedeniyle yoluna the crown ismiyle devam edip dört albüm daha yaparak sahneden inen swedish death/trash türünde kesinlikle dinlediğim en iyi müziği yapan gruptu.
kurcusu ve bateristi, janne saarenpaa bir röportajında müzikten beş kuruş kazanmıyoruz dediğinde kolpa sanmıştım lakin adamlar resmen sponsor bulamadıkları ve parasız kaldıkları için grubu daha fazla devam etttiremiyeceklerini açıkladıkların da şok geçirmiştim.bu işler isveç de bile zormuş meğerse. kaldı ki janne'nin bir metal işçisi olması beni hep güldürmüştür.
söylentilere göre vokalist johan lindsrand hariç yeniden toplanmaları söz konusu olan dinlediğim en sert ve cool gruplardan biriydi the crown.hell is here albümü yapılmış en iyi punk etkileşimli death/trash albümü olarak gösterebileceğim yegane eserdir.
grubun kadrosu için,
crowned in terror albümü hariç diğer tüm çalışmalarında vokalleri, johan lindstrand
crowned in terror albümünde ise at the gates vokali,tomas lindberg
janne saarenpaa - drums
Marko Tervonen - Guitar
Marcus Sunesson - Guitar
Magnus Olsfelt - bass
kurcusu ve bateristi, janne saarenpaa bir röportajında müzikten beş kuruş kazanmıyoruz dediğinde kolpa sanmıştım lakin adamlar resmen sponsor bulamadıkları ve parasız kaldıkları için grubu daha fazla devam etttiremiyeceklerini açıkladıkların da şok geçirmiştim.bu işler isveç de bile zormuş meğerse. kaldı ki janne'nin bir metal işçisi olması beni hep güldürmüştür.
söylentilere göre vokalist johan lindsrand hariç yeniden toplanmaları söz konusu olan dinlediğim en sert ve cool gruplardan biriydi the crown.hell is here albümü yapılmış en iyi punk etkileşimli death/trash albümü olarak gösterebileceğim yegane eserdir.
grubun kadrosu için,
crowned in terror albümü hariç diğer tüm çalışmalarında vokalleri, johan lindstrand
crowned in terror albümünde ise at the gates vokali,tomas lindberg
janne saarenpaa - drums
Marko Tervonen - Guitar
Marcus Sunesson - Guitar
Magnus Olsfelt - bass
doomsday king adlı yeni albümüyle sahalara hızlı bir dönüş yapmış olan kaliteli oluşum. bazılarımızın özlemini dindirmiş oldular, sağolsunlar. bodoslama daldık dinlemeye bakalım neler olmuş?
yeni bir netflix dizisi: https://youtu.be/n8Q0bJ_zO7w
Sırf Matt Smıth için ve daha sonra hikayesinin muhteşem olmasından dolayı izlediğim dizi bir netflix dizisidir ve netflix bu diziye baya güveniyor izlemelisiniz derim.
4 kasım 2016 da da yayına başlayan netflix yapımı dizi.Gerçekten çok güzel 2.Elizabeth ve winston churchill i anlatıyor şuan 1 sezon var ve 10 bölüm herkese tavsiye ederim.iyi seyirler.
fragmandan anladığım kadarıyla retro ve tarih kokan dizi. retroyu sevdiğim için başlarım gibi. konun işlenişi de güzelse kesin başliyciğim, izleyenler bir aydınlatabilirse sevinirim.
müziklerini hans zimmer'in yaptığı muhteşem dizi.
kraliyet ailesi dünyayı değiştiren önemli kararlar verirken, bir yere ziyarete gittiklerinde halk onları muhteşem karşılarken aslında onlar boş bir hayatı yaşıyormuş gibi hareket ediyorlar.
netflix'in en pahalı yapımlarından biri olduğundan, dizinin her bölümü gerçekten film gibi. 2. sezonu da bitti, 3. sezon 2018 yılı sonunda yayınlanacakmış.
kraliyet ailesi dünyayı değiştiren önemli kararlar verirken, bir yere ziyarete gittiklerinde halk onları muhteşem karşılarken aslında onlar boş bir hayatı yaşıyormuş gibi hareket ediyorlar.
netflix'in en pahalı yapımlarından biri olduğundan, dizinin her bölümü gerçekten film gibi. 2. sezonu da bitti, 3. sezon 2018 yılı sonunda yayınlanacakmış.
Bu dizi ile ilgili neredeyse hiç entry girilmemiş olması sözlüğün ayıbıdır.
Sıfır aksiyon ile kendisine bağlamayı başarmıştır. Oyuncuların neredeyse tamamı çok başarılı bir şekilde karakterleri yansıtmış.
II. Elizabeth benim gözümde artık (bkz: claire foy) olarak canlanıyor.
Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ve son olarak;
(bkz: god save the queen)
Sıfır aksiyon ile kendisine bağlamayı başarmıştır. Oyuncuların neredeyse tamamı çok başarılı bir şekilde karakterleri yansıtmış.
II. Elizabeth benim gözümde artık (bkz: claire foy) olarak canlanıyor.
Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ve son olarak;
(bkz: god save the queen)
uzun zamandır tutunabildiğim ilk dizi oldu.
bu arada, altıncı bölümden sonra bana british aksanı yüklendi arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndür.
bu arada, altıncı bölümden sonra bana british aksanı yüklendi arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndür.
claire foy' un kraliçe ıı. elizabeth' i canlandırdığı bir ingiliz dönem dizisidir.
özellikle cinsiyet babında bakılacak olunursa, bir kadının başarabilecekleri açısından da dikkat çeker dizi. fakat bu katı saray kuralları, ( kraliyet ailesinin kurallarının sıkılığı ) da kraliçeye bir dikdatör görüntüsü kazandırmıyor değil. özellikle de prenses margaret' e yaşattıkları bunu kanıtlar nitelikte.
özellikle cinsiyet babında bakılacak olunursa, bir kadının başarabilecekleri açısından da dikkat çeker dizi. fakat bu katı saray kuralları, ( kraliyet ailesinin kurallarının sıkılığı ) da kraliçeye bir dikdatör görüntüsü kazandırmıyor değil. özellikle de prenses margaret' e yaşattıkları bunu kanıtlar nitelikte.
Margaret bok yesin, az bile yapıyor elizabeth.
Tanım: Bir yandan Wikipedia açıp başbakanlardan skandallara kadar araştıracaksanız ve bir taraftan da ingiliz kraliyet ailesi şemasını duvara asıp kronolojik sıralaması ile olayları not alacaksanız fazlasıyla eğitici bir dünya tarihi dizisi.
Aynı yıllara paralel, dünyadaki ideolojiler ve Türkiye’nin durumunu da araştırırsanız ufkunuz genişleyecektir.
Bu arada 2. Sezonda (1964 yılına kadarki dönem) kraliçe Elizabeth’i canlandıran karakter 30 yaşlarından daha genç, ona oldukça benzeyen ve iyi rol yapan biriyken 3. Sezonunda (1965’ten itibaren) kraliçeye bu kadar benzemeyen ve arasında en az 15 yaş fark bulunan yaşlı sayılabilecek bir oyuncu seçmeleri nedeniyle izlemesi fazlasıyla zorlaşmaya başlayan dizi.
Düşünün, arada 1 yıl oynuyor ama karakter 15 yaş yaşlanıp 10 cm boyu uzuyor ve 20 kilo alıyor.
Tanım: Bir yandan Wikipedia açıp başbakanlardan skandallara kadar araştıracaksanız ve bir taraftan da ingiliz kraliyet ailesi şemasını duvara asıp kronolojik sıralaması ile olayları not alacaksanız fazlasıyla eğitici bir dünya tarihi dizisi.
Aynı yıllara paralel, dünyadaki ideolojiler ve Türkiye’nin durumunu da araştırırsanız ufkunuz genişleyecektir.
Bu arada 2. Sezonda (1964 yılına kadarki dönem) kraliçe Elizabeth’i canlandıran karakter 30 yaşlarından daha genç, ona oldukça benzeyen ve iyi rol yapan biriyken 3. Sezonunda (1965’ten itibaren) kraliçeye bu kadar benzemeyen ve arasında en az 15 yaş fark bulunan yaşlı sayılabilecek bir oyuncu seçmeleri nedeniyle izlemesi fazlasıyla zorlaşmaya başlayan dizi.
Düşünün, arada 1 yıl oynuyor ama karakter 15 yaş yaşlanıp 10 cm boyu uzuyor ve 20 kilo alıyor.
15 kasım'da dördüncü sezonu yayınlanacak olan ve ingiliz kraliyet ailesini anlatan netflix dizisi.
dördüncü sezondan aklımda kalan kurşun yarasıyla acı içinde günlerce dolaşan geyik.
1. ve 2. sezonları gayet başarılı, 3. sezonda kişiler değişiyor bu nedenle farklı bir filmmiş havası veriyor ilk başta.
ilk 2 sezonda kraliçeyi oynayan, gerçek kraliçeye göre fazla güzel, ancak olaylar ve karakterler oldukça iyi.
son 2 sezonda da kraliçe halkına, insanlığa karşı gerçektekinden uzak bir biçimde vicdanlı, sorumluluk sahibi gösterilmiş.
ingilizcemi geliştirmek amacıyla izlediğim için dikkatimi çekti, tommy lascelles karakterini canlandıran pip torrens'in diksiyonu çok iyiydi.
ilk 2 sezonda kraliçeyi oynayan, gerçek kraliçeye göre fazla güzel, ancak olaylar ve karakterler oldukça iyi.
son 2 sezonda da kraliçe halkına, insanlığa karşı gerçektekinden uzak bir biçimde vicdanlı, sorumluluk sahibi gösterilmiş.
ingilizcemi geliştirmek amacıyla izlediğim için dikkatimi çekti, tommy lascelles karakterini canlandıran pip torrens'in diksiyonu çok iyiydi.
son sezon hariç hepsini izledim.tek ayar olduğum şey güzelim prenses margaret'ı canlandıran oyuncunun değişimiydi .taş gibi kadın gitmiş yerine etli butlu gün teyzesi gelmiş.
Oyuncular gerçeklerine o kadar çok benziyorlar ki mesela diananın bakışları falan çok etkileyici.
Dianalı sezonu çok beklemiştim ama beklerken tadım kaçtı.
Gündemdeki Haberler