bugün
- fokur fokur lubunya kaynaması6
- yanlışlıkla erkek sikmek6
- eşim ateist olsa 10 çocuğum da olsa onu boşarım5
- şu anda ne yapıyorsun19
- 30 lu yaşlar14
- tutunacak tek dalı uludağ sözlük olan tip5
- islam düşmanlarına epstein şoku8
- arap emperyalizmi5
- bursa da navigasyonun yanlış yolu göstermesi5
- hamburger fiyatlarının iyice çığırından çıkması2
- iş verenlerin aç gözlü olması6
- keşke arab olsaydım3
- cristiano ronaldo vs lionel messi5
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta7
- rahmi saltuk4
- sedat pekmez8
- isim verin isim3
- şarkıcıların chp'nin şarkı kullanımını yasaklaması2
- her sıkıntının sonuna eklenecek müthiş cümle3
- 17 haziran 2026 ingiltere hırvatistan maçı2
- alaçatının en kaliteli projesi2
- türklerin anadolu'ya sıkışması4
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın10
- güne iyi başlatan şeyler5
- sözlükte altın günü yapmak12
- erkeklerin kadınsılaşması10
- intihar etmek8
- insanların gözlem yapmaması8
- çirkin saray2
- abur cuburlara gelen olağanüstü zam5
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile5
- 2028 seçimlerinde chp'yi birinci parti yapacağım2
- ona bir şey söyle20
- komplo teorisi aynen2
- gılıştar ın yeteneği2
- çocuğuna yabancı dil kökenli bir isim koyan türk2
- ta ki seni görene kadar3
- çocuğuna kürdistan adını koyan baba2
- metrobüste yer bulmak5
- 18 haziran 20263
- fobileriniz3
- sude sendromu5
- hobileriniz3
- yazılı olmayan sözlük formatı2
- en sevmediğiniz sözler2
- 2026 dünya kupası10
- en sevdiğiniz sözler2
- cristiano ronaldo2
- finlandiya ve isveç'in nato üyeliği3
- yusuf tekin'in peynir hafızası programı2
dağılmış ve dağılmasıyla beni de dağıtmış isveçli death grubu.the burning,eternal death,hell is here,deathrace king ve crowned in terror isimli beş ayrı mükemmel ve posessed 13 adlı bir de dandik olmak üzere altı albümleri var.özellikle deathrace king süper yarıcı ve kırıcı bir albümdür.
crown of thorns ismiyle iki albüm çıkardıktan sonra telif hakkı nedeniyle yoluna the crown ismiyle devam edip dört albüm daha yaparak sahneden inen swedish death/trash türünde kesinlikle dinlediğim en iyi müziği yapan gruptu.
kurcusu ve bateristi, janne saarenpaa bir röportajında müzikten beş kuruş kazanmıyoruz dediğinde kolpa sanmıştım lakin adamlar resmen sponsor bulamadıkları ve parasız kaldıkları için grubu daha fazla devam etttiremiyeceklerini açıkladıkların da şok geçirmiştim.bu işler isveç de bile zormuş meğerse. kaldı ki janne'nin bir metal işçisi olması beni hep güldürmüştür.
söylentilere göre vokalist johan lindsrand hariç yeniden toplanmaları söz konusu olan dinlediğim en sert ve cool gruplardan biriydi the crown.hell is here albümü yapılmış en iyi punk etkileşimli death/trash albümü olarak gösterebileceğim yegane eserdir.
grubun kadrosu için,
crowned in terror albümü hariç diğer tüm çalışmalarında vokalleri, johan lindstrand
crowned in terror albümünde ise at the gates vokali,tomas lindberg
janne saarenpaa - drums
Marko Tervonen - Guitar
Marcus Sunesson - Guitar
Magnus Olsfelt - bass
kurcusu ve bateristi, janne saarenpaa bir röportajında müzikten beş kuruş kazanmıyoruz dediğinde kolpa sanmıştım lakin adamlar resmen sponsor bulamadıkları ve parasız kaldıkları için grubu daha fazla devam etttiremiyeceklerini açıkladıkların da şok geçirmiştim.bu işler isveç de bile zormuş meğerse. kaldı ki janne'nin bir metal işçisi olması beni hep güldürmüştür.
söylentilere göre vokalist johan lindsrand hariç yeniden toplanmaları söz konusu olan dinlediğim en sert ve cool gruplardan biriydi the crown.hell is here albümü yapılmış en iyi punk etkileşimli death/trash albümü olarak gösterebileceğim yegane eserdir.
grubun kadrosu için,
crowned in terror albümü hariç diğer tüm çalışmalarında vokalleri, johan lindstrand
crowned in terror albümünde ise at the gates vokali,tomas lindberg
janne saarenpaa - drums
Marko Tervonen - Guitar
Marcus Sunesson - Guitar
Magnus Olsfelt - bass
doomsday king adlı yeni albümüyle sahalara hızlı bir dönüş yapmış olan kaliteli oluşum. bazılarımızın özlemini dindirmiş oldular, sağolsunlar. bodoslama daldık dinlemeye bakalım neler olmuş?
yeni bir netflix dizisi: https://youtu.be/n8Q0bJ_zO7w
Sırf Matt Smıth için ve daha sonra hikayesinin muhteşem olmasından dolayı izlediğim dizi bir netflix dizisidir ve netflix bu diziye baya güveniyor izlemelisiniz derim.
4 kasım 2016 da da yayına başlayan netflix yapımı dizi.Gerçekten çok güzel 2.Elizabeth ve winston churchill i anlatıyor şuan 1 sezon var ve 10 bölüm herkese tavsiye ederim.iyi seyirler.
fragmandan anladığım kadarıyla retro ve tarih kokan dizi. retroyu sevdiğim için başlarım gibi. konun işlenişi de güzelse kesin başliyciğim, izleyenler bir aydınlatabilirse sevinirim.
müziklerini hans zimmer'in yaptığı muhteşem dizi.
kraliyet ailesi dünyayı değiştiren önemli kararlar verirken, bir yere ziyarete gittiklerinde halk onları muhteşem karşılarken aslında onlar boş bir hayatı yaşıyormuş gibi hareket ediyorlar.
netflix'in en pahalı yapımlarından biri olduğundan, dizinin her bölümü gerçekten film gibi. 2. sezonu da bitti, 3. sezon 2018 yılı sonunda yayınlanacakmış.
kraliyet ailesi dünyayı değiştiren önemli kararlar verirken, bir yere ziyarete gittiklerinde halk onları muhteşem karşılarken aslında onlar boş bir hayatı yaşıyormuş gibi hareket ediyorlar.
netflix'in en pahalı yapımlarından biri olduğundan, dizinin her bölümü gerçekten film gibi. 2. sezonu da bitti, 3. sezon 2018 yılı sonunda yayınlanacakmış.
Bu dizi ile ilgili neredeyse hiç entry girilmemiş olması sözlüğün ayıbıdır.
Sıfır aksiyon ile kendisine bağlamayı başarmıştır. Oyuncuların neredeyse tamamı çok başarılı bir şekilde karakterleri yansıtmış.
II. Elizabeth benim gözümde artık (bkz: claire foy) olarak canlanıyor.
Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ve son olarak;
(bkz: god save the queen)
Sıfır aksiyon ile kendisine bağlamayı başarmıştır. Oyuncuların neredeyse tamamı çok başarılı bir şekilde karakterleri yansıtmış.
II. Elizabeth benim gözümde artık (bkz: claire foy) olarak canlanıyor.
Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ve son olarak;
(bkz: god save the queen)
uzun zamandır tutunabildiğim ilk dizi oldu.
bu arada, altıncı bölümden sonra bana british aksanı yüklendi arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndür.
bu arada, altıncı bölümden sonra bana british aksanı yüklendi arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndür.
claire foy' un kraliçe ıı. elizabeth' i canlandırdığı bir ingiliz dönem dizisidir.
özellikle cinsiyet babında bakılacak olunursa, bir kadının başarabilecekleri açısından da dikkat çeker dizi. fakat bu katı saray kuralları, ( kraliyet ailesinin kurallarının sıkılığı ) da kraliçeye bir dikdatör görüntüsü kazandırmıyor değil. özellikle de prenses margaret' e yaşattıkları bunu kanıtlar nitelikte.
özellikle cinsiyet babında bakılacak olunursa, bir kadının başarabilecekleri açısından da dikkat çeker dizi. fakat bu katı saray kuralları, ( kraliyet ailesinin kurallarının sıkılığı ) da kraliçeye bir dikdatör görüntüsü kazandırmıyor değil. özellikle de prenses margaret' e yaşattıkları bunu kanıtlar nitelikte.
Margaret bok yesin, az bile yapıyor elizabeth.
Tanım: Bir yandan Wikipedia açıp başbakanlardan skandallara kadar araştıracaksanız ve bir taraftan da ingiliz kraliyet ailesi şemasını duvara asıp kronolojik sıralaması ile olayları not alacaksanız fazlasıyla eğitici bir dünya tarihi dizisi.
Aynı yıllara paralel, dünyadaki ideolojiler ve Türkiye’nin durumunu da araştırırsanız ufkunuz genişleyecektir.
Bu arada 2. Sezonda (1964 yılına kadarki dönem) kraliçe Elizabeth’i canlandıran karakter 30 yaşlarından daha genç, ona oldukça benzeyen ve iyi rol yapan biriyken 3. Sezonunda (1965’ten itibaren) kraliçeye bu kadar benzemeyen ve arasında en az 15 yaş fark bulunan yaşlı sayılabilecek bir oyuncu seçmeleri nedeniyle izlemesi fazlasıyla zorlaşmaya başlayan dizi.
Düşünün, arada 1 yıl oynuyor ama karakter 15 yaş yaşlanıp 10 cm boyu uzuyor ve 20 kilo alıyor.
Tanım: Bir yandan Wikipedia açıp başbakanlardan skandallara kadar araştıracaksanız ve bir taraftan da ingiliz kraliyet ailesi şemasını duvara asıp kronolojik sıralaması ile olayları not alacaksanız fazlasıyla eğitici bir dünya tarihi dizisi.
Aynı yıllara paralel, dünyadaki ideolojiler ve Türkiye’nin durumunu da araştırırsanız ufkunuz genişleyecektir.
Bu arada 2. Sezonda (1964 yılına kadarki dönem) kraliçe Elizabeth’i canlandıran karakter 30 yaşlarından daha genç, ona oldukça benzeyen ve iyi rol yapan biriyken 3. Sezonunda (1965’ten itibaren) kraliçeye bu kadar benzemeyen ve arasında en az 15 yaş fark bulunan yaşlı sayılabilecek bir oyuncu seçmeleri nedeniyle izlemesi fazlasıyla zorlaşmaya başlayan dizi.
Düşünün, arada 1 yıl oynuyor ama karakter 15 yaş yaşlanıp 10 cm boyu uzuyor ve 20 kilo alıyor.
15 kasım'da dördüncü sezonu yayınlanacak olan ve ingiliz kraliyet ailesini anlatan netflix dizisi.
dördüncü sezondan aklımda kalan kurşun yarasıyla acı içinde günlerce dolaşan geyik.
1. ve 2. sezonları gayet başarılı, 3. sezonda kişiler değişiyor bu nedenle farklı bir filmmiş havası veriyor ilk başta.
ilk 2 sezonda kraliçeyi oynayan, gerçek kraliçeye göre fazla güzel, ancak olaylar ve karakterler oldukça iyi.
son 2 sezonda da kraliçe halkına, insanlığa karşı gerçektekinden uzak bir biçimde vicdanlı, sorumluluk sahibi gösterilmiş.
ingilizcemi geliştirmek amacıyla izlediğim için dikkatimi çekti, tommy lascelles karakterini canlandıran pip torrens'in diksiyonu çok iyiydi.
ilk 2 sezonda kraliçeyi oynayan, gerçek kraliçeye göre fazla güzel, ancak olaylar ve karakterler oldukça iyi.
son 2 sezonda da kraliçe halkına, insanlığa karşı gerçektekinden uzak bir biçimde vicdanlı, sorumluluk sahibi gösterilmiş.
ingilizcemi geliştirmek amacıyla izlediğim için dikkatimi çekti, tommy lascelles karakterini canlandıran pip torrens'in diksiyonu çok iyiydi.
son sezon hariç hepsini izledim.tek ayar olduğum şey güzelim prenses margaret'ı canlandıran oyuncunun değişimiydi .taş gibi kadın gitmiş yerine etli butlu gün teyzesi gelmiş.
Oyuncular gerçeklerine o kadar çok benziyorlar ki mesela diananın bakışları falan çok etkileyici.
Dianalı sezonu çok beklemiştim ama beklerken tadım kaçtı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar