bugün
- kabak tatlısını sevenler15
- fingirdek sözlük erkeği5
- okan yalabık'ın son hali4
- traveler'ın gizli gey olma ihtimali4
- taksim delisi cenk7
- nervio'nun asıl benzediği ünlü10
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı15
- anın görüntüsü25
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi15
- elmas bey birader'in online olmaması3
- evi arsayı satıp faizle her ay 120 gr altın alıyom6
- pirizade ismed molla balizade kafadumanevi5
- sözlük sevgilisi2
- pazar akşamları3
- sarı tekerin yazar olamaması2
- kasımda aşk başkadır6
- kaz fobisi2
- hambeles2
- göksel'in memeleri4
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- nat rothschild4
- kafanın çok büyük olması8
- gazze de evlenen çiftin düğün fotoğrafı3
- hoşlanılan kızın ayağınızı yalamak istemesi7
- ismet gurbuz 20244
- erecto kral reyiz3
- bir sözlük yazarını kerhaneye götürmek3
- 20043
- 1 doların 50 tl olması3
- nervio'nun gerçek yüzü4
- 8 kasım 2026 alanyaspor trabzonspor maçı3
- nervio34
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- ismet gürbüz sözlüğü nasıl keşfetti6
- en sevilen ibrahim tatlıses sözleri6
- fenerbahçe11
- anelka alex tuncay hooijdonk dörtlüsü6
- barış alper yılmaz4
- boyun ağrısı2
- oğuz tezmen2
- ismed ibni semiz cincihocaevi efendi2
- android için televizyon uygulaması yapılmalı2
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor6
- yalnız çirkin asosyal erkek5
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı4
- kimse beslenmesine dikkat etmiyor2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- duygu özaslan6
- bırak kolumu acıtıyorsun4
- hoca4
Dianalı sezonu çok beklemiştim ama beklerken tadım kaçtı.
Oyuncular gerçeklerine o kadar çok benziyorlar ki mesela diananın bakışları falan çok etkileyici.
son sezon hariç hepsini izledim.tek ayar olduğum şey güzelim prenses margaret'ı canlandıran oyuncunun değişimiydi .taş gibi kadın gitmiş yerine etli butlu gün teyzesi gelmiş.
1. ve 2. sezonları gayet başarılı, 3. sezonda kişiler değişiyor bu nedenle farklı bir filmmiş havası veriyor ilk başta.
ilk 2 sezonda kraliçeyi oynayan, gerçek kraliçeye göre fazla güzel, ancak olaylar ve karakterler oldukça iyi.
son 2 sezonda da kraliçe halkına, insanlığa karşı gerçektekinden uzak bir biçimde vicdanlı, sorumluluk sahibi gösterilmiş.
ingilizcemi geliştirmek amacıyla izlediğim için dikkatimi çekti, tommy lascelles karakterini canlandıran pip torrens'in diksiyonu çok iyiydi.
ilk 2 sezonda kraliçeyi oynayan, gerçek kraliçeye göre fazla güzel, ancak olaylar ve karakterler oldukça iyi.
son 2 sezonda da kraliçe halkına, insanlığa karşı gerçektekinden uzak bir biçimde vicdanlı, sorumluluk sahibi gösterilmiş.
ingilizcemi geliştirmek amacıyla izlediğim için dikkatimi çekti, tommy lascelles karakterini canlandıran pip torrens'in diksiyonu çok iyiydi.
dördüncü sezondan aklımda kalan kurşun yarasıyla acı içinde günlerce dolaşan geyik.
15 kasım'da dördüncü sezonu yayınlanacak olan ve ingiliz kraliyet ailesini anlatan netflix dizisi.
Margaret bok yesin, az bile yapıyor elizabeth.
Tanım: Bir yandan Wikipedia açıp başbakanlardan skandallara kadar araştıracaksanız ve bir taraftan da ingiliz kraliyet ailesi şemasını duvara asıp kronolojik sıralaması ile olayları not alacaksanız fazlasıyla eğitici bir dünya tarihi dizisi.
Aynı yıllara paralel, dünyadaki ideolojiler ve Türkiye’nin durumunu da araştırırsanız ufkunuz genişleyecektir.
Bu arada 2. Sezonda (1964 yılına kadarki dönem) kraliçe Elizabeth’i canlandıran karakter 30 yaşlarından daha genç, ona oldukça benzeyen ve iyi rol yapan biriyken 3. Sezonunda (1965’ten itibaren) kraliçeye bu kadar benzemeyen ve arasında en az 15 yaş fark bulunan yaşlı sayılabilecek bir oyuncu seçmeleri nedeniyle izlemesi fazlasıyla zorlaşmaya başlayan dizi.
Düşünün, arada 1 yıl oynuyor ama karakter 15 yaş yaşlanıp 10 cm boyu uzuyor ve 20 kilo alıyor.
Tanım: Bir yandan Wikipedia açıp başbakanlardan skandallara kadar araştıracaksanız ve bir taraftan da ingiliz kraliyet ailesi şemasını duvara asıp kronolojik sıralaması ile olayları not alacaksanız fazlasıyla eğitici bir dünya tarihi dizisi.
Aynı yıllara paralel, dünyadaki ideolojiler ve Türkiye’nin durumunu da araştırırsanız ufkunuz genişleyecektir.
Bu arada 2. Sezonda (1964 yılına kadarki dönem) kraliçe Elizabeth’i canlandıran karakter 30 yaşlarından daha genç, ona oldukça benzeyen ve iyi rol yapan biriyken 3. Sezonunda (1965’ten itibaren) kraliçeye bu kadar benzemeyen ve arasında en az 15 yaş fark bulunan yaşlı sayılabilecek bir oyuncu seçmeleri nedeniyle izlemesi fazlasıyla zorlaşmaya başlayan dizi.
Düşünün, arada 1 yıl oynuyor ama karakter 15 yaş yaşlanıp 10 cm boyu uzuyor ve 20 kilo alıyor.
claire foy' un kraliçe ıı. elizabeth' i canlandırdığı bir ingiliz dönem dizisidir.
özellikle cinsiyet babında bakılacak olunursa, bir kadının başarabilecekleri açısından da dikkat çeker dizi. fakat bu katı saray kuralları, ( kraliyet ailesinin kurallarının sıkılığı ) da kraliçeye bir dikdatör görüntüsü kazandırmıyor değil. özellikle de prenses margaret' e yaşattıkları bunu kanıtlar nitelikte.
özellikle cinsiyet babında bakılacak olunursa, bir kadının başarabilecekleri açısından da dikkat çeker dizi. fakat bu katı saray kuralları, ( kraliyet ailesinin kurallarının sıkılığı ) da kraliçeye bir dikdatör görüntüsü kazandırmıyor değil. özellikle de prenses margaret' e yaşattıkları bunu kanıtlar nitelikte.
uzun zamandır tutunabildiğim ilk dizi oldu.
bu arada, altıncı bölümden sonra bana british aksanı yüklendi arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndür.
bu arada, altıncı bölümden sonra bana british aksanı yüklendi arkadaşlar, fabrika ayarlarıma döndür.
Bu dizi ile ilgili neredeyse hiç entry girilmemiş olması sözlüğün ayıbıdır.
Sıfır aksiyon ile kendisine bağlamayı başarmıştır. Oyuncuların neredeyse tamamı çok başarılı bir şekilde karakterleri yansıtmış.
II. Elizabeth benim gözümde artık (bkz: claire foy) olarak canlanıyor.
Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ve son olarak;
(bkz: god save the queen)
Sıfır aksiyon ile kendisine bağlamayı başarmıştır. Oyuncuların neredeyse tamamı çok başarılı bir şekilde karakterleri yansıtmış.
II. Elizabeth benim gözümde artık (bkz: claire foy) olarak canlanıyor.
Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
Ve son olarak;
(bkz: god save the queen)
müziklerini hans zimmer'in yaptığı muhteşem dizi.
kraliyet ailesi dünyayı değiştiren önemli kararlar verirken, bir yere ziyarete gittiklerinde halk onları muhteşem karşılarken aslında onlar boş bir hayatı yaşıyormuş gibi hareket ediyorlar.
netflix'in en pahalı yapımlarından biri olduğundan, dizinin her bölümü gerçekten film gibi. 2. sezonu da bitti, 3. sezon 2018 yılı sonunda yayınlanacakmış.
kraliyet ailesi dünyayı değiştiren önemli kararlar verirken, bir yere ziyarete gittiklerinde halk onları muhteşem karşılarken aslında onlar boş bir hayatı yaşıyormuş gibi hareket ediyorlar.
netflix'in en pahalı yapımlarından biri olduğundan, dizinin her bölümü gerçekten film gibi. 2. sezonu da bitti, 3. sezon 2018 yılı sonunda yayınlanacakmış.
fragmandan anladığım kadarıyla retro ve tarih kokan dizi. retroyu sevdiğim için başlarım gibi. konun işlenişi de güzelse kesin başliyciğim, izleyenler bir aydınlatabilirse sevinirim.
4 kasım 2016 da da yayına başlayan netflix yapımı dizi.Gerçekten çok güzel 2.Elizabeth ve winston churchill i anlatıyor şuan 1 sezon var ve 10 bölüm herkese tavsiye ederim.iyi seyirler.
Sırf Matt Smıth için ve daha sonra hikayesinin muhteşem olmasından dolayı izlediğim dizi bir netflix dizisidir ve netflix bu diziye baya güveniyor izlemelisiniz derim.
yeni bir netflix dizisi: https://youtu.be/n8Q0bJ_zO7w
doomsday king adlı yeni albümüyle sahalara hızlı bir dönüş yapmış olan kaliteli oluşum. bazılarımızın özlemini dindirmiş oldular, sağolsunlar. bodoslama daldık dinlemeye bakalım neler olmuş?
crown of thorns ismiyle iki albüm çıkardıktan sonra telif hakkı nedeniyle yoluna the crown ismiyle devam edip dört albüm daha yaparak sahneden inen swedish death/trash türünde kesinlikle dinlediğim en iyi müziği yapan gruptu.
kurcusu ve bateristi, janne saarenpaa bir röportajında müzikten beş kuruş kazanmıyoruz dediğinde kolpa sanmıştım lakin adamlar resmen sponsor bulamadıkları ve parasız kaldıkları için grubu daha fazla devam etttiremiyeceklerini açıkladıkların da şok geçirmiştim.bu işler isveç de bile zormuş meğerse. kaldı ki janne'nin bir metal işçisi olması beni hep güldürmüştür.
söylentilere göre vokalist johan lindsrand hariç yeniden toplanmaları söz konusu olan dinlediğim en sert ve cool gruplardan biriydi the crown.hell is here albümü yapılmış en iyi punk etkileşimli death/trash albümü olarak gösterebileceğim yegane eserdir.
grubun kadrosu için,
crowned in terror albümü hariç diğer tüm çalışmalarında vokalleri, johan lindstrand
crowned in terror albümünde ise at the gates vokali,tomas lindberg
janne saarenpaa - drums
Marko Tervonen - Guitar
Marcus Sunesson - Guitar
Magnus Olsfelt - bass
kurcusu ve bateristi, janne saarenpaa bir röportajında müzikten beş kuruş kazanmıyoruz dediğinde kolpa sanmıştım lakin adamlar resmen sponsor bulamadıkları ve parasız kaldıkları için grubu daha fazla devam etttiremiyeceklerini açıkladıkların da şok geçirmiştim.bu işler isveç de bile zormuş meğerse. kaldı ki janne'nin bir metal işçisi olması beni hep güldürmüştür.
söylentilere göre vokalist johan lindsrand hariç yeniden toplanmaları söz konusu olan dinlediğim en sert ve cool gruplardan biriydi the crown.hell is here albümü yapılmış en iyi punk etkileşimli death/trash albümü olarak gösterebileceğim yegane eserdir.
grubun kadrosu için,
crowned in terror albümü hariç diğer tüm çalışmalarında vokalleri, johan lindstrand
crowned in terror albümünde ise at the gates vokali,tomas lindberg
janne saarenpaa - drums
Marko Tervonen - Guitar
Marcus Sunesson - Guitar
Magnus Olsfelt - bass
dağılmış ve dağılmasıyla beni de dağıtmış isveçli death grubu.the burning,eternal death,hell is here,deathrace king ve crowned in terror isimli beş ayrı mükemmel ve posessed 13 adlı bir de dandik olmak üzere altı albümleri var.özellikle deathrace king süper yarıcı ve kırıcı bir albümdür.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com