bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- yeğen4
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- hangi renksiniz17
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- saraca finch house2
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- ismail kartal9
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- online listesinden manita beğenmek7
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- uzak durulası insan modelleri5
- gocu50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- öylesine bir şeyler yaz3
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- tai lung42
- sözlükteki şer çetesi12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- anın görüntüsü24
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- milan skriniar5
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- ragnarın memeleri5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- beşiktaş8
yönetmen: michel hazanavicius
oyuncular: jean dujardin, bérénice bejo, john goodman, james cromwell, penelope ann miller, missi pyle
ödül ; 2011 cannes film festivalinde en iyi erkek oyuncu ( jean dujardin)
filmin konusu ; sesli filmlerin çıkmasıyla beraber kariyeri dibe vuran bir aktör.. hollywood , sene 1927.erişilmez karizmasıyla george valentin hem izleyicilerin hem yapımcıların göz bebeği. ancak sinemada ses kullanılmaya başlayınca bir gecede gözden düşüyor. yanında bitiveren gencecik oyuncu adayı peppy miller'ın gözüyse yükseklerde..
filmde konuşma yer almıyor ve sessiz filmlere saygı niteliğindedir. fragmanı bile bir çok şeyi anlatmakta ve kendisini izletmek için göz kırpmıştır.
jean dujardin de filmdeki performansıyla oscar'a göz kırpmış hatta flört aşamasına geçmiştir.
ve film oscar'a layık görülmüştür.
oyuncular: jean dujardin, bérénice bejo, john goodman, james cromwell, penelope ann miller, missi pyle
ödül ; 2011 cannes film festivalinde en iyi erkek oyuncu ( jean dujardin)
filmin konusu ; sesli filmlerin çıkmasıyla beraber kariyeri dibe vuran bir aktör.. hollywood , sene 1927.erişilmez karizmasıyla george valentin hem izleyicilerin hem yapımcıların göz bebeği. ancak sinemada ses kullanılmaya başlayınca bir gecede gözden düşüyor. yanında bitiveren gencecik oyuncu adayı peppy miller'ın gözüyse yükseklerde..
filmde konuşma yer almıyor ve sessiz filmlere saygı niteliğindedir. fragmanı bile bir çok şeyi anlatmakta ve kendisini izletmek için göz kırpmıştır.
jean dujardin de filmdeki performansıyla oscar'a göz kırpmış hatta flört aşamasına geçmiştir.
ve film oscar'a layık görülmüştür.
bugün gezici film festivali kapsamında 21.00 seansında büyülü fener'de izlediğim; hiç yormayan, "sessiz", oscar adayı, mis gibi film.
dün akşam nete düştü. altyazıyı beklemeden izledim zira az biraz ingilizce yetiyor filmi anlamak için. gerçekten eski bir film izliyormuş havasına giriyorsunuz. güzel film olmuş.. tavsiye ederim.
fena film olmuş efendim.
zaten eski filmleri severek izlerdim sıkıntı yok yani. artist i izlerken o havayı almamak elde değil. gerçekten 1927'de film izliyor gibisiniz. ayrıca jean dujardin var ya, mükemmel ya. oyunculuk budur. izleyin, izlettirin.
zaten eski filmleri severek izlerdim sıkıntı yok yani. artist i izlerken o havayı almamak elde değil. gerçekten 1927'de film izliyor gibisiniz. ayrıca jean dujardin var ya, mükemmel ya. oyunculuk budur. izleyin, izlettirin.
yıl 2012 olmuş sessiz, siyah beyaz bir filmi bu kadar ustaca çekerek izlettirebiliyorsanız oscarı hak etmişsinizdir demektir. film sesli filme karşı çıkan bir sessiz film yıldızını anlatıyor. gurur, aşk, ihtiras, mutlu son vb her şey her mevcut.
10 dalda oscar adayı gösterilmiş fakat bir dal unutulmuş. en iyi hayvan oyuncu dalında köpeğe bir oscar verilmeli filmi unuttum köpeği izlemeye başladım 10 numara rol yapmış.
izledikten sonra insanda tatlı bir tebessüm bırakıyor.
10 dalda oscar adayı gösterilmiş fakat bir dal unutulmuş. en iyi hayvan oyuncu dalında köpeğe bir oscar verilmeli filmi unuttum köpeği izlemeye başladım 10 numara rol yapmış.
izledikten sonra insanda tatlı bir tebessüm bırakıyor.
2012 oscar ödüllerini toplayarak bir rekora imza atacağını umut ve tahmin ediyorum. danslar ve gülüşler harika.
çok çok sağlam bir film. 2010'lu yıllarda 1920'li yıllara zaman makinası ile dönüş gibi bu film. 1,5 saat hiç sıkılmadan sessiz bir filmi izletiyor size. oyunculuk, özellikle de ses olmadığı için jest ve mimikler muhteşem ötesi. yine sessiz olduğu için konu çok hızlı ilerliyor. gereksiz hiç bir diyalog yok, kafa ütüleyen konuşmalar yok. neredeyse sessiz filmler daha iyiymiş, artık tüm filmler sessiz çekilsin dedirtiyor. sinema sektörünün sessiz filmden sesli filme geçiş dönemi ve o döneme alışamayan bir artist ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. sinema adına enfes bir film. henüz tüm aday filmleri izleyemedim ama kesinlikle oscar'ı almalı.
ankara'da gezici film festivalinde tesadüfen izlediğim, sessiz sinema döneminden sesli sinemaya geçişi muhteşem şekilde anlatan, oyunculukların harika olduğu filmdir.
günümüzden 1930 lara aralanan bir kapı gibi.
klasik bir fonda insanların sadece surat ifadelerinden duygularını anlamaya çalıştıklarına şahit oldum.
bu kusursuz eseri farklılık arayanlar adına herkesin izlemesini tavsiye ederim.
klasik bir fonda insanların sadece surat ifadelerinden duygularını anlamaya çalıştıklarına şahit oldum.
bu kusursuz eseri farklılık arayanlar adına herkesin izlemesini tavsiye ederim.
tam imax de izlencek film.
enteresan bir konsepte sahip -2011'de siyah beyaz bir sessiz film çekerek sessiz film dönemini onurlandırmak- olan ve bu konseptin altından başarıyla kalkan hoş bir filmdir. oyunculuklar gayet şekil; başroldeki çift de , john goodman abi, şoför clifton abi gibi yan karakterler de döktürüyor. ayrıca konsept gereği film boyu süren müzik de baymadan insanı filmin sonuna kadar gayet rahat götürüyor. değişik bir tecrübe olarak izlenesi bir filmdir, kaçırmayınız.
--spoiler--
"bang!" *
--spoiler--
--spoiler--
"bang!" *
--spoiler--
fragmanından yola çıkarak mükemmel bir film olduğunu düşünüyorum. pek çok ödüle gebe bir sanat eseri. *
merak edilen filmdir.
3 golden globe kazanmış ve 10 dalda oscar'a aday olmuş; an itibariyle imdb top 250 listesinde 8.4 puanla 137. sırada bulunan film. filmin başrol oyuncuları jean dujardin ve berenice bejo rollerine inanılmaz oturmuşlar ve 1930'ların havasını sonuna kadar yansıtabilmişler. özellikle george valentin rolündeki jean dujardin, sanki bu rol için doğmuş gibi hayat vermiş karakterine. sonuçta; güzel vakit geçirtecek, bitince filmin başından gülümseyerek ayrılmanızı sağlayacak bir film olmuş. yine de 10 tane oscar adaylığını hakedip haketmediği tartışma konusu. açıkçası 10 tane biraz fazla gibi.
ayrıca eklemeden geçemeyeceğim; jean dujardin, bir insanın dişleri düzgün olmasa bile harika bir gülüşe sahip olabileceğinin canlı kanıtı.
ayrıca eklemeden geçemeyeceğim; jean dujardin, bir insanın dişleri düzgün olmasa bile harika bir gülüşe sahip olabileceğinin canlı kanıtı.
bu sene Hugo'dan sonra bize sinema tarihi dersi veren bir başka film. Harika bir film. Evet, klişe bir senaryo olabilir ama klişeler farklı tatlarda kullanıldığında her zaman güzeldir. başroller harika ötesi oyunculuklar çıkarmışlar. köpeği de unutmamak lazım tabi ki * aday olduğu 10 dalda yarısından çoğunu gönül rahatlığıyla verebilirim. * *
sonuç olarak izleyin izlettirin,böyle güzellikler sık gelmez.
--spoiler--
aynı etkiyi verdi sanırım:
BANG!
--spoiler--
sonuç olarak izleyin izlettirin,böyle güzellikler sık gelmez.
--spoiler--
aynı etkiyi verdi sanırım:
BANG!
--spoiler--
the artist isimli film sinema sanatının sessiz dönemine bir saygı duruşu niteliğinde diyalogsuz, sessiz, siyah-beyaz ve saniyede 22 kare ile çekildi.
the help,hugo ve midnight in paris ile birlikte bu senenin en güzel ve farklı filmlerinden beri.hep yapılsın böyle güzel filmler.
açıkçası ben çok beğendim. günümüzde siyah beyaz olup başarılı olarak gördüğüm Control ve the white ribbon'ın yanına rahatlıkla koyarım. üstelik aynı zamanda sessiz, tam da eskiler gibi, nostaljik.
üzerine yazdım ben bu filmin,
(bkz: http://www.kalemsuare.com/2012/02/artist-2011.html)
üzerine yazdım ben bu filmin,
(bkz: http://www.kalemsuare.com/2012/02/artist-2011.html)
pek keyifli, pek akıcı bir film fakat 1920'lerde çok daha cesur konuları ele alan sessiz filmler varken; düşününce bunca ödülü de hak etmiyor fikrimce. bir de jean dujardin cuk oturmuş role.
başroldeki mimiklerin harika oyunculuğu olan şiddetle tavsiye ettiğim film.
siyah beyaz bir film gibi.
sinema aşığı iseniz kesinlikle izleyerek koleksiyonunuza büyük bir değer ekleneceği müthiş bir filmdir , 6 ödül alarak da kendini kanıtlamıştır .
fragmanı izlenmeden gidildiğinde ha şimdi günümüze gelecek, ha şimdi gelecek diye diye bitirilen filmdir. ha bir de film sessiz olduğundan dolayı, perdeden gözünüzü 1 dakika ayırırsanız yarraa yediniz demektir. kopuyor çünkü film.
edit: filme o kadar da bayılmamıştım. 5 tane oscar aldı ya la film. *
edit: filme o kadar da bayılmamıştım. 5 tane oscar aldı ya la film. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar