bugün
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar13
- yağmur yağdıktan sonra oluşan koku4
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- oburluktan ve pornodan uzak durmak3
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- bir bela geliyor6
- velvet15
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- tütün kolonyası2
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- adana5
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- yakışıklı seri katil2
- itü kktc3
- uludağ sözlük evreni8
- distopik film önerisi3
- pkklılara idam gelsin3
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- neredesiniz kızlar2
- sebahattin şirin20
- sözlükte marka olmak11
- cehennem4
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı6
- kedi tekmelemek11
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- bikbik akıllı olsun akıllı3
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- umreye giden arkadaş2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- fenerbahçe4
- bana onu sormayin6
- iremga32
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- alevi kızların alev alev yanması7
- hewal ebo9
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- anın görüntüsü31
- para4
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- çaycı hüseyin3
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- hikayeyi devam ettir2
2013 te gösterime griecek, maggie graceli liam neesonlı, kız kaçırma temasında olma olasılığı yüksek devam filmi.
çekimleri balatta olan film. daha sonra sultan ahmet ve taksimde çekimler olacak aralık sonuna kadar devam edecek.
çekimleri bitmiş olan filmdir. artık 2013'ü bekliyoruz.
gösterim tarihi 20th century fox tarafından 5 ekim 2012'ye alınan ve hikayenin büyük bir bölümünde istanbul'u göreceğimiz filmdir.
elin amerikalısının gelip türkleri döveceği film olacak. gerçekte böyle birşey olabilir mi ? nah olur balat da karagümrükte sıkar biraz.
istanbul'da aksiyon filminin nasıl çekilebileceğine dair bir eğitim belgeseli olacaktır.
türkiye'de çekilmiş en yüksek bütçeli film olma özelliğini taşımaktadır.
istanbul'un güzel bir tanıtımını da yapan film: http://www.sosyotrend.com...hos-geldiniz-taken-2.html
istanbul sahnelerinin en güzelinin filme saklayan yapım. fragmanda sadece ucundan göstermiştir.
yanılmıyorsam x men filimlerinde oynayan bir ablayı da barındıran film.
çoğu kısmı istanbul'da çekilen film.
bildiğin türkiye reklamı, 30 ağustos, 23 nisan da falan bile bu kadar türk bayrağı görmemiştim. camii ye bile türk bayrağı asmışlar, biraz komik olmuş ama film tabii gene çok iyi olacaktır tahminim. ilk filmin tutmasıyla başka bir yönetmen projeye çökmüş, trailerdan bile aynı kişinin çekmediği belli ama olsun o kadar.
cuma günü vizyona girecek film. neeson reis yine kafa göz dalacak, ağzını burnunu kıracak , dağıtacak. adamlar o kadar istanbul reklamı yapmış , biz de ufaktan hatırlatalım.
birincisine bakaraktan çok haz alamadıgım bir film oldu. aksiyon filmi oldugu için bazı saçmalıklar olacaktır elbette ama gözden kaçmayan şudur ki bildigin 3. dünya ülkesi göstermek için elden gelen her bir durum kullanılmış. her kadın kasıtlı olarak kara çarşaflı gösterilmiş. erkeklerin hepsi yaşlı, nargileci, bakımsız, hindistan, pakistan, iran, karşımı bir ülke çıkarıp önümüze koymuşlar. kapalı çarşı sahneleri bir acaip bildigin 3 el bombası atacak şehrin göbeginde, silahlar patlayacak sokak ortasında,hamamlar oteller basılacak polislerin, halkın yani kimsenin çükünde olmayacak. tamam geldin çektin filmi ama kardeşim kendinizi kahramınız ziker atarız diye göstereceksiniz diye bu kadar batırmayın. film keyfimiz var içine sıçmayın konumuna getirtmeyin bazı şeyleri diyerek sözlerime son verip çok hoşlanmadıgım bir yapıtla karşılaştım.
Geçtiğimiz haftasonu 19 milyon $ hasılat yaparak bu haftasonunun galibi olmuştur. Ama filmi izlemedim.
istanbul aşığı olan beni bile istanbul' dan soğutmuş filmdir. Yurt dışında biriyle izlesen utanırsın türküm demeye o derece. Çok özgürlükçü biriyimdir ama skerim böyle sanatı. izin vermeyeceksin bu adamlara eğer böyle çekeceklerse. Olduğundan güzel göster demiyoruz ama olduğu gibi göster. Bu mu lan istanbul?
şimdi diyebilirsiniz ki her yer ortaköy mü yiğido? tamam haklısın da istanbul' da polsi arabası olarak murat 124 bulabilir misin peki? bu filmde 3 4 tane var lan!
şimdi diyebilirsiniz ki her yer ortaköy mü yiğido? tamam haklısın da istanbul' da polsi arabası olarak murat 124 bulabilir misin peki? bu filmde 3 4 tane var lan!
yeni midnight express'imizdir, hayırlı olsun...
öncelikle film olarak da kötüdür. süper ajan artık süperlikte doruk noktasına ulaşmıştır. bundan sonrası spoiler;
--spoiler--
''haritayı çıkar yarı çapı 3 km olacak şekilde çember çiz, bir tane daha çiz... kesişti mi? bir tane daha çiz. kesişti mi. heh tamam oradayız. bomba at.. hah duydum buradayız...'' kısımlarında bildiğin kahkaha attım artık. bu filme iyi film olmuş diyenle zaten sinema filan konuşamam ben o ayrı ama ''film kötü tamam da istanbul' u o kadar kötülememişler yahu'' diyenler var bir de. bak film iyi diyeni anlarım, o zaten sinemadan, sinema dilinden anlamıyor belli ki ama filmin vasat olduğunu, klişelerle dolu olduğunu kabul edip üzerine 'ya istanbul kötülenmemiş ki, adam mecbur mu polis arabası olarak son model araba kullanmaya, bütçesi var oğlum bu işin'' gibi zırvalayanları hiç anlamıyorum. ulan çekimleri 1 seneye yakın süren büyük bütçeli bir amerikan filminin kumanya bütçesi zaten 1 milyon dolar civarındadır. adamlar aynı sahnede bir jeepi harcadılar sorun yok, polis arabasını albea yapmak mı bütçeyi sarsacak. ayrıca iddia ediyorum bu adamların o murat 131' ler için ayırdığı bütçe daha fazladır. çünkü bu adamlar gidip tofas a deseler bize albea verin, filmde patlatacağız tofaş alın 4 5 tane derdi. tüm dünyada bedava reklam sonuçta. ama murat 131' i arasan bulamazsın arkadaşım. yeniden mi sipariş ettiniz yoksa hurdacıdan alıp modifiye mi ettiniz cidden merak içerisindeyim.
daha önce de söyledim. evet bu filmi kültür bakanlığı çekmiyor, dolayısıyla adam istanbul' u tanıtmak zorunda değil ama olmadığı şekliyle niye gösteiyorsun lan? olduğu gibi göster. tamam yönetmenin yaratmak istediği karanlık atmosfere de saygım var o da kabul, tamam ülkenin müslüman ülke olduğunu da kara çarşaf ve ezanla vurguladın, kaldı ki ben ezandan utanmam zaten o da kabul(iyi niyetin sınırlarındayım şu an) ama o polis arabaları için yönetmenin kötü niyetli olmasından başka hiçbir açıklamayı kabul ettiremez kimse bana. istanbul' un suç şehri gibi gösterilmesini, çatılarda bomba ata ata gezebileceğiniz(yani güvenlik sorunu yaşayan bir şehir olduğu) izlenimini yaratmasını filan geçtim hadi onlar zaten altta alta verilmeye çalışılan mesajlar. dolayısıyla bütçe ayırmak zorunda değiller abi diyen bir malla sahnelerin altında yatan mesajları tartışmaya gerek bile görmüyorum ben. direk gözümüze sokulan olayı soruyorum. murat 131 ne lan?
--spoiler--
--spoiler--
''haritayı çıkar yarı çapı 3 km olacak şekilde çember çiz, bir tane daha çiz... kesişti mi? bir tane daha çiz. kesişti mi. heh tamam oradayız. bomba at.. hah duydum buradayız...'' kısımlarında bildiğin kahkaha attım artık. bu filme iyi film olmuş diyenle zaten sinema filan konuşamam ben o ayrı ama ''film kötü tamam da istanbul' u o kadar kötülememişler yahu'' diyenler var bir de. bak film iyi diyeni anlarım, o zaten sinemadan, sinema dilinden anlamıyor belli ki ama filmin vasat olduğunu, klişelerle dolu olduğunu kabul edip üzerine 'ya istanbul kötülenmemiş ki, adam mecbur mu polis arabası olarak son model araba kullanmaya, bütçesi var oğlum bu işin'' gibi zırvalayanları hiç anlamıyorum. ulan çekimleri 1 seneye yakın süren büyük bütçeli bir amerikan filminin kumanya bütçesi zaten 1 milyon dolar civarındadır. adamlar aynı sahnede bir jeepi harcadılar sorun yok, polis arabasını albea yapmak mı bütçeyi sarsacak. ayrıca iddia ediyorum bu adamların o murat 131' ler için ayırdığı bütçe daha fazladır. çünkü bu adamlar gidip tofas a deseler bize albea verin, filmde patlatacağız tofaş alın 4 5 tane derdi. tüm dünyada bedava reklam sonuçta. ama murat 131' i arasan bulamazsın arkadaşım. yeniden mi sipariş ettiniz yoksa hurdacıdan alıp modifiye mi ettiniz cidden merak içerisindeyim.
daha önce de söyledim. evet bu filmi kültür bakanlığı çekmiyor, dolayısıyla adam istanbul' u tanıtmak zorunda değil ama olmadığı şekliyle niye gösteiyorsun lan? olduğu gibi göster. tamam yönetmenin yaratmak istediği karanlık atmosfere de saygım var o da kabul, tamam ülkenin müslüman ülke olduğunu da kara çarşaf ve ezanla vurguladın, kaldı ki ben ezandan utanmam zaten o da kabul(iyi niyetin sınırlarındayım şu an) ama o polis arabaları için yönetmenin kötü niyetli olmasından başka hiçbir açıklamayı kabul ettiremez kimse bana. istanbul' un suç şehri gibi gösterilmesini, çatılarda bomba ata ata gezebileceğiniz(yani güvenlik sorunu yaşayan bir şehir olduğu) izlenimini yaratmasını filan geçtim hadi onlar zaten altta alta verilmeye çalışılan mesajlar. dolayısıyla bütçe ayırmak zorunda değiller abi diyen bir malla sahnelerin altında yatan mesajları tartışmaya gerek bile görmüyorum ben. direk gözümüze sokulan olayı soruyorum. murat 131 ne lan?
--spoiler--
"bu da bize ders olsun"dur. yaaa adamın hollywood'u var ne isterse yapar, isterse vezir yapar seni, isterse yerin dibine geçirir... senin neyin var? ha neyse ki türkiye'de çekilen tek film değil. asıl skyfall nasıl olcak o önemli. yoksa kim napsın taken'ı...
rüyama giren filmdir.
hayır olsun inşallah deyin de anlatmaya başlayayım.
bir dağ yolunda eski bir otobüsle yolculuk ediyorum. kar yağıyor. yolun sol tarafı uçurum. birden otobüsün önü kesiliyor ve kolluk kuvvetleri kimlik kontrolüne başlıyor. o sırada birisi bana soruyor -ne oluyor. film çekiliyor diyorum. -hangi filim. taken(ilki mi ikincisi mi bilmiyorum). askerler beni kovalamaya başlıyor, kaçıyorum, koşuyorum. ta ki bacaklarımda derman kalmayana kadar. tam o sırada derin bir uçurumun kenarına geliyorum. aşağısı görünmüyor. atlıyorum aşağıya. düşerken uçurumun çok yüksek bir duvar olduğunu duvarın yosun tuttuğunu fark ediyorum. tam yere çakılacağım bacaklarım kırılacak kesin öldüm derken zemine az bir mesafe kala yavaşlıyor ve iniyorum. arkamdan geliyorlar. indiğim yer amasya'da istasyon caddesi adıyla bilinen yer (en son 2008 yılında gittim). caddenin sonundaki istasyon köprüsünden karşıya geçip, imaret de denilen sultan 2. beyazıt camisinin bahçe demirlerinden bahçenin içine girmek için hamle yapıyorum. bu sırada aklımdan şunlar geçiyor -onlar burayı bilmezler, bahçe içinden geçersem kestirme olur, izimi kaybettiririm. demir parmaklıklardan bir pencere açılıyor. pencereyi açan kişi birazcık yaşlıca, sokakta yaşayan insanlara benziyor. ağzında yanmayan bir sigara ve sağ elinde yanan bir sigara, beni pencereden içeri buyur ediyor. bahçenin yeşillikleri arasında gözden kayboluyorum. bahçeden geçtikten sonra büyük bir eve giriyorum. evde beni hiç amasya ile alakası olmayan uzaktan tanıdığım birisi karşılıyor, kahve ikram ediyor. sanki neden yorgun olduğumu, neden oraya geldiğimi biliyormuş gibi bir tavırla havadan sudan konuşmaya başlıyor...
sonra uyandım işte. muhtemelen neticem açıkta kalmıştır ama bunların ne anlamı var diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. öyle işte.
hayır olsun inşallah deyin de anlatmaya başlayayım.
bir dağ yolunda eski bir otobüsle yolculuk ediyorum. kar yağıyor. yolun sol tarafı uçurum. birden otobüsün önü kesiliyor ve kolluk kuvvetleri kimlik kontrolüne başlıyor. o sırada birisi bana soruyor -ne oluyor. film çekiliyor diyorum. -hangi filim. taken(ilki mi ikincisi mi bilmiyorum). askerler beni kovalamaya başlıyor, kaçıyorum, koşuyorum. ta ki bacaklarımda derman kalmayana kadar. tam o sırada derin bir uçurumun kenarına geliyorum. aşağısı görünmüyor. atlıyorum aşağıya. düşerken uçurumun çok yüksek bir duvar olduğunu duvarın yosun tuttuğunu fark ediyorum. tam yere çakılacağım bacaklarım kırılacak kesin öldüm derken zemine az bir mesafe kala yavaşlıyor ve iniyorum. arkamdan geliyorlar. indiğim yer amasya'da istasyon caddesi adıyla bilinen yer (en son 2008 yılında gittim). caddenin sonundaki istasyon köprüsünden karşıya geçip, imaret de denilen sultan 2. beyazıt camisinin bahçe demirlerinden bahçenin içine girmek için hamle yapıyorum. bu sırada aklımdan şunlar geçiyor -onlar burayı bilmezler, bahçe içinden geçersem kestirme olur, izimi kaybettiririm. demir parmaklıklardan bir pencere açılıyor. pencereyi açan kişi birazcık yaşlıca, sokakta yaşayan insanlara benziyor. ağzında yanmayan bir sigara ve sağ elinde yanan bir sigara, beni pencereden içeri buyur ediyor. bahçenin yeşillikleri arasında gözden kayboluyorum. bahçeden geçtikten sonra büyük bir eve giriyorum. evde beni hiç amasya ile alakası olmayan uzaktan tanıdığım birisi karşılıyor, kahve ikram ediyor. sanki neden yorgun olduğumu, neden oraya geldiğimi biliyormuş gibi bir tavırla havadan sudan konuşmaya başlıyor...
sonra uyandım işte. muhtemelen neticem açıkta kalmıştır ama bunların ne anlamı var diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. öyle işte.
tipik bir amerikali yaklasimidir . Eger avrupali degilsen, ya da muslumansan sen gerisin. Kahraman amerikali gelir ulkenin a.ina koyar . Istanbul derken sanki sadece fatih'i gosteriyor.Dunyanin en guzel en kozmopolitik sehrinden ne kadar goruntu var? Bu ulkenin kultur bakani sayin gunay turk'u ve muslumani assagilayan boyle bir filmin Turkiye'de yayinlanmasina nasil izin verir.
Yani suriye yapinca posta koyuyoruz, avrupa'ya hatta israil'e. Ama amerika'li olunca suspus. Sayin devlet buyuklerimiz biz mandamiyiz kolonimiyiz . Dedelerimiz niye savasti bizim,
canakkale'de, sakarya'da yemende .
Arz ederim
Yani suriye yapinca posta koyuyoruz, avrupa'ya hatta israil'e. Ama amerika'li olunca suspus. Sayin devlet buyuklerimiz biz mandamiyiz kolonimiyiz . Dedelerimiz niye savasti bizim,
canakkale'de, sakarya'da yemende .
Arz ederim
https://www.youtube.com/watch?v=xBm69HpDwmI 13. saniyede türkiyenin nasıl bir şekilde gösterileceği açıklanan film..
sinirliyim. filmde istanbul sokaklarında gördüğümüz bütün kadınlar kara çarşaflı. peki istanbul'da sokaklarda göreceğimiz kadınlarda çarşaflı oranı kaç. en fazla yüzde 1. e o zaman amaç ne? hem gelip babalar gibi tarihi yarımada'da filmini çekeceksin hem de türkiye'nin imajının amına koyacaksın. çekme o zaman. çekme o karıyın amına koyum çekme.
he film genel olarak izlenebilir o başka.
he film genel olarak izlenebilir o başka.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar