bugün
- mehdi saçmalığı ile kandırılan milyonlar12
- umreye gidene ve gelene ne denir7
- uludağ sözlük hacc organizasyonu5
- damarsız tüysüz manisa yaprağı26
- sözlükte iki gündür dönen erkek memesi muhabbeti8
- uludağ sözlük evreni8
- neredesiniz kızlar2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorum fk maçı5
- mehdi nereye inecek sorunsalı10
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- umreye giden arkadaş2
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- trt'nin artık tarafsızlığı da umursamaması3
- sebahattin şirin20
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi12
- bikbik akıllı olsun akıllı3
- distopik film önerisi2
- fenerbahçe4
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz6
- sözlükte marka olmak11
- kedi tekmelemek11
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği7
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- daha 17 dizisi aras vs teoman7
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- alevi kızların alev alev yanması7
- hikayeyi devam ettir2
- iremga32
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız5
- amedsporlu olmanın verdiği gurur2
- çaycı hüseyin3
- demokrasi ahiret diline uygun değildir4
- itü kktc2
- anın görüntüsü31
- amedspor'un erzurumspor'a döşeyeceği boru2
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri8
- pkklılara idam gelsin2
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- kürtçülerin abd sevdası2
- üst kattan gelen ah oh sesleri3
- sibel can'ın uludağ sözlük nicki7
- benkimki5
- pkklı anaları4
- filenin sultanları2
- tarikatsever partiler3
- dönercide kız tavlamak5
- camide rakı içen izmirli kız7
rüyama giren filmdir.
hayır olsun inşallah deyin de anlatmaya başlayayım.
bir dağ yolunda eski bir otobüsle yolculuk ediyorum. kar yağıyor. yolun sol tarafı uçurum. birden otobüsün önü kesiliyor ve kolluk kuvvetleri kimlik kontrolüne başlıyor. o sırada birisi bana soruyor -ne oluyor. film çekiliyor diyorum. -hangi filim. taken(ilki mi ikincisi mi bilmiyorum). askerler beni kovalamaya başlıyor, kaçıyorum, koşuyorum. ta ki bacaklarımda derman kalmayana kadar. tam o sırada derin bir uçurumun kenarına geliyorum. aşağısı görünmüyor. atlıyorum aşağıya. düşerken uçurumun çok yüksek bir duvar olduğunu duvarın yosun tuttuğunu fark ediyorum. tam yere çakılacağım bacaklarım kırılacak kesin öldüm derken zemine az bir mesafe kala yavaşlıyor ve iniyorum. arkamdan geliyorlar. indiğim yer amasya'da istasyon caddesi adıyla bilinen yer (en son 2008 yılında gittim). caddenin sonundaki istasyon köprüsünden karşıya geçip, imaret de denilen sultan 2. beyazıt camisinin bahçe demirlerinden bahçenin içine girmek için hamle yapıyorum. bu sırada aklımdan şunlar geçiyor -onlar burayı bilmezler, bahçe içinden geçersem kestirme olur, izimi kaybettiririm. demir parmaklıklardan bir pencere açılıyor. pencereyi açan kişi birazcık yaşlıca, sokakta yaşayan insanlara benziyor. ağzında yanmayan bir sigara ve sağ elinde yanan bir sigara, beni pencereden içeri buyur ediyor. bahçenin yeşillikleri arasında gözden kayboluyorum. bahçeden geçtikten sonra büyük bir eve giriyorum. evde beni hiç amasya ile alakası olmayan uzaktan tanıdığım birisi karşılıyor, kahve ikram ediyor. sanki neden yorgun olduğumu, neden oraya geldiğimi biliyormuş gibi bir tavırla havadan sudan konuşmaya başlıyor...
sonra uyandım işte. muhtemelen neticem açıkta kalmıştır ama bunların ne anlamı var diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. öyle işte.
hayır olsun inşallah deyin de anlatmaya başlayayım.
bir dağ yolunda eski bir otobüsle yolculuk ediyorum. kar yağıyor. yolun sol tarafı uçurum. birden otobüsün önü kesiliyor ve kolluk kuvvetleri kimlik kontrolüne başlıyor. o sırada birisi bana soruyor -ne oluyor. film çekiliyor diyorum. -hangi filim. taken(ilki mi ikincisi mi bilmiyorum). askerler beni kovalamaya başlıyor, kaçıyorum, koşuyorum. ta ki bacaklarımda derman kalmayana kadar. tam o sırada derin bir uçurumun kenarına geliyorum. aşağısı görünmüyor. atlıyorum aşağıya. düşerken uçurumun çok yüksek bir duvar olduğunu duvarın yosun tuttuğunu fark ediyorum. tam yere çakılacağım bacaklarım kırılacak kesin öldüm derken zemine az bir mesafe kala yavaşlıyor ve iniyorum. arkamdan geliyorlar. indiğim yer amasya'da istasyon caddesi adıyla bilinen yer (en son 2008 yılında gittim). caddenin sonundaki istasyon köprüsünden karşıya geçip, imaret de denilen sultan 2. beyazıt camisinin bahçe demirlerinden bahçenin içine girmek için hamle yapıyorum. bu sırada aklımdan şunlar geçiyor -onlar burayı bilmezler, bahçe içinden geçersem kestirme olur, izimi kaybettiririm. demir parmaklıklardan bir pencere açılıyor. pencereyi açan kişi birazcık yaşlıca, sokakta yaşayan insanlara benziyor. ağzında yanmayan bir sigara ve sağ elinde yanan bir sigara, beni pencereden içeri buyur ediyor. bahçenin yeşillikleri arasında gözden kayboluyorum. bahçeden geçtikten sonra büyük bir eve giriyorum. evde beni hiç amasya ile alakası olmayan uzaktan tanıdığım birisi karşılıyor, kahve ikram ediyor. sanki neden yorgun olduğumu, neden oraya geldiğimi biliyormuş gibi bir tavırla havadan sudan konuşmaya başlıyor...
sonra uyandım işte. muhtemelen neticem açıkta kalmıştır ama bunların ne anlamı var diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. öyle işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar