bugün
- bik bik 220
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- msn kullanan efsane nesil4
- teomancalmasur23
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi3
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın25
- herzevekil13
- gay olduğunu saklayan erkek5
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği6
- ayak yalamak için 591 km gitmek7
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik3
- türk solu16
- kadınların tayt ile toto gösterme çabası2
- an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı2
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız2
- aşırı mutluluk veren sıradan olaylar2
- kadınların yok bir şey demesi2
- akademisyen egosu2
- noodle6
- islam2
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler2
- türkiyede evlenmeyenlerin sayısı 20 milyon olması4
- nervio14
- en yakın erkek kankaya sakso çekmek5
- balkona israil bayrağı asmak4
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- ismetin ciddi sıkıntıları olması9
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- mi6'nın takibe aldığı sözlük yazarları3
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız15
- ayağı güzel kızlar nereli sorunsalı6
- deri tayt giyen kız osurunca hava nasıl çıkıyor4
- sibel can'ın nutellalı memeleri9
- ayak istiyorum ayak bulun bana ayak6
- psikolog4
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı4
- olmaz olsun öyle yetkili4
- jeffrey epstein12
- bir erkeğin en mutlu olduğu an5
- tanga giyen kişi osurursa ıslık sesi mi çıkıyor4
- rafael leao6
- street fighter2
- ankara allah'ın belası bir yerdir4
- ak partiyi savunan dayılar10
- wada 35 yaşında4
- mekan sınırsız mıdır5
- humbaracı ismed bin gürbüz paşa6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor19
Dünyaya tahammül edemeyip hayatına son veren güzel kadın. Hayatını inceleyen Nilgün Marmara'ya ilham kaynağı olmuştur intiharı. Sırça fanusunu anlattığı tek romanı aslında kendi hayatıdır.
Birden derdimin ne olduğunu anladım. Hiç deneyimim yoktu. Başımdan hiç aşk macerası geçmemişken, hiç çocuk doğurmamışken, ölen birini bile görmemişken, yaşam hakkında nasıl yazabilirdim?
Sylvia Plath - Sırça Fanus
Sylvia Plath - Sırça Fanus
Woody allen'ın annie hall filminde 'üniversiteli kız zihniyetinin romantik olarak algıladığı kadın yazar' olarak tanımladığı kadın şair.
i know the bottom, she says
i know it with my great taproot:
it is what you fear
i do not fear it, i have been there.
i know it with my great taproot:
it is what you fear
i do not fear it, i have been there.
kendisine shakespeare okuyup, aşkla sevişen ted'in sonra nasıl bir orospu çocukluğuyla evine gelen misafirle bile sylvia'yı aldattığını,sürekli ondan şiirler yazmasını isteyip baskı kurduğunu, ama hala sylvia'nın ondan asla ayrılmadığı ve ted'in de onu terk etmemesini istediğini,ekseriyette bir de ondan 2 çocuk yapıp hala mutlu olmak istemesini ancak ve ancak manik depresife ve 9 yasında kaybettiği babasının eksikliğine koyabiliriz. hayatında 3 defa intihar girişiminde bulunmuş, mükemmeliyetçi bir ailede büyüyüp, cambridge gibi bir üniversiteden mezun olduktan sonra,aslında her zaman o rüyasında gördüğü diğer yarısını aradığını ve mutlu bir aileye sahip olmak isterken; aşkın,saplantının ve depresyonun pençesinden kurtulamayan bir kadın.kocasının sadakatsızlıgını bile kendi keybetme korkularına baglayıp, bir şeyden çok korkarsanız, onun gerçekleşmesini sağlarsınız diyip, bundan bile suçluluk duyan birisi.düşünüyorum da sylvia plath acaba envai çeşit antidepresanları kullansaydı günümüzde, yine de intihar eder miydi?
derin hüzünler ve mutsuzluklar yaşayan insanların nasıl hayata baglandığını ve ölmeyi dilemeklerini ya da girişimde bulunmadıklarını merak ediyorum. sylvia dayanamadı ve ölümü seçti.
bir çok hisseden gibi.
derin hüzünler ve mutsuzluklar yaşayan insanların nasıl hayata baglandığını ve ölmeyi dilemeklerini ya da girişimde bulunmadıklarını merak ediyorum. sylvia dayanamadı ve ölümü seçti.
bir çok hisseden gibi.
hayatının herhangi bir döneminde şair/yazar olmak istemiş hatun kişilerinin idolü olmuş şaire. bunda şiirlerinden ziyade sürdüğü yaşamın ve intiharının etkisi olduğunu düşünüyorum.
babasıyla sürekli sorunlar yaşamış, aralarındaki iletişimsizlik kendisini intihara sürüklemiştir. baba imgesini de şiirlerinde sıklıkla görürüz zaten. eşi ted hughesle yaşadığı problemler derken zaten manik depresif teşhisi konmuş plath, hayatına çocukları evdeyken mutfaktaki fırına kafasını sokarak son vermiştir. şu da 1950lerde geçirdiği ruhsal çöküntüden önce son güncesi:
“Bir öykü oku: Düşün. Yapabilirsin. Dahası, yapmalısın, uyku sırasında sürekli kaçmamalısın – ayrıntıları unutmamalısın – sorunları umursamazlık etmemelisin – kendinle dünya arasında ve bütün parlak zekalı neşeli kızlar arasında duvar çekmemelisin – : lütfen düşün – kurtul bundan. inan, sınırlı benliğinden daha yüce yararlı bir güce: Tanrım, tanrım, tanrım: Neredesin? Seni istiyorum, ihtiyacım var: Sana ve sevgiye ve insanlığa inanmaya. Böyle kaçmamalısın. Düşünmelisin.”
ayrıca şu dizeleri blogumun en görünür köşesindedir:
The blood jet is poetry,
There is no stopping it.
You hand me two children, two roses.
babasıyla sürekli sorunlar yaşamış, aralarındaki iletişimsizlik kendisini intihara sürüklemiştir. baba imgesini de şiirlerinde sıklıkla görürüz zaten. eşi ted hughesle yaşadığı problemler derken zaten manik depresif teşhisi konmuş plath, hayatına çocukları evdeyken mutfaktaki fırına kafasını sokarak son vermiştir. şu da 1950lerde geçirdiği ruhsal çöküntüden önce son güncesi:
“Bir öykü oku: Düşün. Yapabilirsin. Dahası, yapmalısın, uyku sırasında sürekli kaçmamalısın – ayrıntıları unutmamalısın – sorunları umursamazlık etmemelisin – kendinle dünya arasında ve bütün parlak zekalı neşeli kızlar arasında duvar çekmemelisin – : lütfen düşün – kurtul bundan. inan, sınırlı benliğinden daha yüce yararlı bir güce: Tanrım, tanrım, tanrım: Neredesin? Seni istiyorum, ihtiyacım var: Sana ve sevgiye ve insanlığa inanmaya. Böyle kaçmamalısın. Düşünmelisin.”
ayrıca şu dizeleri blogumun en görünür köşesindedir:
The blood jet is poetry,
There is no stopping it.
You hand me two children, two roses.
gwyneth paltrow' a benzerliğiyle dikkat çeken, zaten adını taşıyan filmde kendisini aynı ingiliz aktrisin canlandırdığı, yüreğe darbe indiren güçlü ve hüzünlü mısraların sahibi, ingiliz şair.
Kendisiyle kendimi çokça benzettiğim 20.yüzyılın en iyi yazar, şairlerindendir. Bu bakımdan nickimde de bizzat kendi ismini kullanmışımdır. Hayatı boyunca manik-depresifliklr uğraşmış ve yaşamının her 10yılında bir intihara kalkışmış, sanıyorum ki 3. denemesinde bu eylemini başarmıştır. Ölmeden önce uyuyan çocuklarına kurabiye pişirip onların odasının kapısını bantla kapattıktan sonra mutfak fırınının gazıyla intihar etmiştir.
Eserleri
şiir;
The Colossus (1960)
Ariel (1965)
Crossing the Water (1971)
Winter Trees (1972)
The Collected Poems (1981)
Düz yazı;
The Bell Jar (1963)
Letters Home (1975)
Johnny Panic and the Bible of Dreams (1977)
The Journals of Sylvia Plath (1982)
The Magic Mirror (1989)
The Unabridged Journals of Sylvia Plath
Çocuk kitapları;
The Red Book (1976)
The It-Doesn't-Matter-Suit (1996)
Collected Children's Stories (ingiltere, 2001)
Mrs. Cherry's Kitchen (2001)' dır.
Ayrıca hayatını anlatan (bkz: slyvia) isminde bir filmi vardır.
Eserleri
şiir;
The Colossus (1960)
Ariel (1965)
Crossing the Water (1971)
Winter Trees (1972)
The Collected Poems (1981)
Düz yazı;
The Bell Jar (1963)
Letters Home (1975)
Johnny Panic and the Bible of Dreams (1977)
The Journals of Sylvia Plath (1982)
The Magic Mirror (1989)
The Unabridged Journals of Sylvia Plath
Çocuk kitapları;
The Red Book (1976)
The It-Doesn't-Matter-Suit (1996)
Collected Children's Stories (ingiltere, 2001)
Mrs. Cherry's Kitchen (2001)' dır.
Ayrıca hayatını anlatan (bkz: slyvia) isminde bir filmi vardır.
nerde dengesiz, sapıtık, manyak bi kız tanıdıysam hepsinin ortak noktası olmuş dişi kişi.
"Eğer iki karşıt şeyi aynı anda istemek nörotiklikse ben tepeden tırnağa nörotikim. Yaşamımın geri kalan kısmını karşıt şeylerin birinden öbürüne uçmakla geçireceğim".. -Sylvia Plath-
"ve ölür gibi görünür, böylece dönüşür
pus berraklığa şafak denizinde
yarı inanmaya doğru"
pus berraklığa şafak denizinde
yarı inanmaya doğru"
"bütün olası şekillerde öldürmeliydim kendimi o zaman
şimdi bu peçeler var, titrekçe ışıldarlar perdeler gibi"
şimdi bu peçeler var, titrekçe ışıldarlar perdeler gibi"
"gümüştenim ve hatasızım
önyargısızım
gördüğümü anında yutarım
olduğum gibiyim
sevgiyle ya da sevgisizlikle puslanmadım"
önyargısızım
gördüğümü anında yutarım
olduğum gibiyim
sevgiyle ya da sevgisizlikle puslanmadım"
"Garip, boğucu bir yazdı." diye başlar yazmış olduğu tek romanı Sırça Fanus. Aslında sadece buradan bile yola çıkarak Sylvia Plath'ın kişiliği hakkında az çok fikir sahibi olabilirsiniz. Hayatı daima zordu, 8 yaşında babasını kaybetmesi, annesini suçlaması, annesinin kendisi için yaptığı fedakarlıkların altında ezilmesi. Çok hırslıdır, başarı ve saygınlık onun için daima önemlidir. "En iyi" olma takıntısı vardı. Genel depresif hali tüm yazılarına ve şiirlerine hayat vermiştir.
Ne söylersem, sanki onu sığlaştırıp, yüzeyselleştirecekmişim gibi hissettiğim tek şair belki de. Çünkü o kadar derin ki...
Sırça Fanus'un ilk Türkçe basımı 1987 yılında yapılmış. Akabinde baskısı durmuş ve kitabı uzun sürelerce bulamamıştım.
Kasım 2013'de Kırmızı Kedi Kitap kitabın 50. yılına özel baskısı ile bizler ile yeniden buluşturdu.
Bunu Günlükler ve Ariel ve Seçme Şiirler izlemiştir. Kırmızı Kedi Kitap'a da bu aracılıkla teşekkür etmiş olalım.
Ne söylersem, sanki onu sığlaştırıp, yüzeyselleştirecekmişim gibi hissettiğim tek şair belki de. Çünkü o kadar derin ki...
Sırça Fanus'un ilk Türkçe basımı 1987 yılında yapılmış. Akabinde baskısı durmuş ve kitabı uzun sürelerce bulamamıştım.
Kasım 2013'de Kırmızı Kedi Kitap kitabın 50. yılına özel baskısı ile bizler ile yeniden buluşturdu.
Bunu Günlükler ve Ariel ve Seçme Şiirler izlemiştir. Kırmızı Kedi Kitap'a da bu aracılıkla teşekkür etmiş olalım.
"insanlar büyüyecek, gözlerimizin önünde değişime uğrayacak zamanı buluyorlar."
sevdiğim bir şair.
Bir kadın kadar kindarsın, fakat o denli ürkek değilsin der bir sözünde.
Bir kadın kadar kindarsın, fakat o denli ürkek değilsin der bir sözünde.
Umarsızlığa kapılıp avuntu gereksinimi uğruna onurumu hiçe saymamalıyım; içkide saklanmamalı,tuhaf adamlarla kendimi incitmemeliyim; güçsüz olmamalı,başkalarına için için nasıl kanadığımı, nasıl gün gün damlayıp biriktiğini, pıhtılaştığını söylememeliyim
Hala gencim.Yirmi üç buçuk yaş bile yaşamaya yeniden başlamak için geç değildir
.
Sylvia Plath
Sylvia Plath
"tıpkı, çok eski bir ayinde söylendiği gibi; sevilecek tek şey, korkunun kendisidir. korkunun sevgisi bilgeliğin başlangıcıdır."
"o karanlık adamsın tastamam
seni gömdüklerinde on yaşındaydım
yirmisindeyken ölmeye çalıştım
ve geri dönmeye, geriye, sana dönmeye
yapabilir diye düşündüm kemikler bile"
seni gömdüklerinde on yaşındaydım
yirmisindeyken ölmeye çalıştım
ve geri dönmeye, geriye, sana dönmeye
yapabilir diye düşündüm kemikler bile"
"bir güneş batışıdır kan
hayranım ona
dirseklerime kadar kan içindeyim, kırmızı ve viyaklayan
hala sızar bana doğru, tükenmiş değildir kan
öyle büyülü ki
mühürleyip kapatmam gereken
sıcak bir pınardır ve doldurmalıyım"
hayranım ona
dirseklerime kadar kan içindeyim, kırmızı ve viyaklayan
hala sızar bana doğru, tükenmiş değildir kan
öyle büyülü ki
mühürleyip kapatmam gereken
sıcak bir pınardır ve doldurmalıyım"
" bana fikrimi sormadan beni var eden bu doğayı ve tanrıyı yok edemediğim için sadece kendimi yok ediyorum."
arkadaşı jillian becker, son günlerini bbc'ye anlatmış...
http://www.bbc.co.uk/turk...130211_sylvia_plath.shtml
http://www.bbc.co.uk/turk...130211_sylvia_plath.shtml
Bok gibi sözleri sırf ingilizce diye bize satmaya çalışanları göstermiştir.
Tabi daha çok kendini satma çabasıdır o.
Tabi daha çok kendini satma çabasıdır o.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar