bugün

/43
dunyanin en mutluluk veren hissi.
büyük mutlulukları izleyen hayalkırıklıkları.
gürüldeyen ateşin sesi yarım kalmış gecenin korkutucu sessizliğiyle fısıldıyordu;
git! git ve bırakma. belki başka, belki farklı. yeniden hayat dolacak belki için.
belki yeniden seveceksin dese de içim korkuyor. kalbim o ürkütücü sese kulak vermese de yanan odunların çıtırtısı küçük zeminler hazırlamaya yetiyor kötü düşüncelere.
yine ses ve sessizlik.
hayatımın esleri oluyor bazen istemeden olsa da bıraktığım zaman elimden sesleri. ruhumun uçurum kenarındaki kalp atışları gibi yoğun ve yorucu, tükeniyor onlar da.
şu an sabahı; öğleden sonrayı, sonrasını, akşamdan gene sabahı düşünmektir; yakın davranmayı bile bazen, becerememektir ve ("The answer is simple...")Matrix -3 paylaşmayı hayal etmek bir yerde; kimbilir öyle ya onun bilmesi yeter.
duyguların en yapıcısı, en gurur vereni, en yücesidir.
birini çok sevdiğinizde, o size bin kere de yalan söylese, yine herkesten çok ona inanmak istersiniz.

(bkz: ezel)
4S kuralı
Seven S.klir,s.ken sevilir demişer
Sevmekle başlar herşey.
sevmek bin defa acı çekip bir kere ölmektir,
aynı zamanda fedakarlık yapıp, hayatını ona teslim etmektir,
ne çocuk olduğunu unutmak, ne de adam olduğunu hissedememek kadar kayboluştur gizeminde,
tatlı ölümün hazırlayıcısı, huzurun ise bekçisidir.
işte sevmek yok oluşun ta kendisidir.
bir tür yaşam motivatörüdür.
nefes almaktır.
öncesinde sevildiğinden emin olman gereken hadise. *
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek... (bkz: can yücel)
Birçok şeyi göze almaktır.**
sevmek;
sevildiğini hissedebilmek,
sevmek;
sende onu, sevdiğini söyleyebilmektir!..

sevmek;
yaşamın her anında onu düşünebilmek,
sevmek;
sahip olunsun olunmasın, sevebilmektir!..

sevmek;
hep beklentisiz olabilmek,
sevmek;
her şeyi ama her şeyi,
karşılıksız verebilmektir!..

sevmek;
çağrılmadan yanına gidebilmek,
sevmek;
çoğu zaman ağlanacak hâle bile gülebilmektir!..

sevmek;
cepteki son metelikle alınmış simidi ikiye bölebilmek,
sevmek;
gerekirse sevilenin uğruna ölebilmektir!..

sevmek;
“delilerle sır boncuğu dizebilmek”
sevmek;
her çirkinlikte bile bir güzellik görebilmektir!..

sevmek;
köroğlu’ nun kır atına binmek,
sevmek;
dünyaya kafa tutabilmektir!..

sevmek;
kâh bulutların üzerinde gezinmek,
sevmek;
kâh yeryüzünde sürünmektir!..

sevmek;
“yetti gayrı” dememek,
sevmek;
yorulmak nedir, usanmak nedir bilmemektir!..

sevmek;
aşkın nârında yanabilmek,
sevmek;
yandıkça “insan” olunduğunun
farkına varabilmektir!..

sevmek;
gerektiğinde nefsine “dur” diyebilmek,
sevmek;
her şeyden önce gururunu yenebilmektir!..

sevmek;
her karara saygı gösterebilmek,
sevmek;
neden ne olursa olsun, kin beslememek,
nefret etmemektir!..

sevmek;
incinsen de, kırılsan da asla küsmemek,
sevmek;
sanki hiçbir şey olmamışçasına,
çarpıp gittiğin kapıdan dönebilmektir!..

sevmek;
konuşmadan anlaşabilmek,
sevmek;
soğuk kış gününde
paylaşabilmektir bir tek gocuğu,

sevmek;
nefes alabilmek,
velhâsılı sevmek;
yaşatabilmektir içindeki çocuğu!..
"Birini sevmek, bunun karşılığında sevilsen bile, sevilen kimseyi ilgilendirmeyen kişisel bir sorundur." Cesare Pavese.
sevmek hayatındaki herkesi bir tarafa koyup onu ayrı tutmaktır.
eğer karşılıksızsa; onu düşünürken mutlu olup, yanında olduğunu görmeyince hüzünlenmektir.
eğer karşılıklıysa; elini tutabilmek,onunla aynı dili konuşabildiğin için kendini şanslı hissetmektir.
ve eğer benim gibi deliyseniz; sadece ismini bildiğiniz sınıf arkadaşınızı paylaşım sitelerindeki yaklaşık 62bin küsür tane CANAN profilini tektek tarayıp günlerce çekeceğiniz uykusuzluğa rağmen onu bulduktan sonra "arkadaş olarak ekle" kısmına basamayıp sadece profil resmine bakarak "ah be!! seviyorum ulan" diyebilmektir.
söylemesi kolay bulması zor inanması güçtür.
Yari gördüğünde heyecanlanmaktır ,daha ilk gün gibi.
babasız, işsiz, okulsuz, parasız, başkalarınca konmuş kuralsız, sevgisiz, sevgilisiz yıllarca yaşayabilmiş, jeanne d'arc modeli bir insanken, ömründe ilk kez hayattan ve getireceklerinden, aynı anda hem umutlanmak hem de korkmaktır; sonrasında korkunun ecele faydasının olmayacağının bilincine vararak.
yapmayın. bi insanı kendinizden çok sevmeyin. bi insanı çok fazla sevmeyin. o insanı bu sevginizle töhmet altında bırakmayın. haksızlık ediyorsunuz. beni çok seven insanlar, sevmeyin. benden nefret eden beni çok sevenden çok daha az zararlı. bi bunaltmayın amına koyim. sevmek, karşılık beklemek demek değil. sevmek, beklenti değil. sevmek, gösteriş değil. birini çok sevdiğinizi o birine alenen söylemeyin. içinizde yaşayın. zan altında bırakmayın.

bre amına kodumun insanoğlu, mal mısınız lan siz? yalnızlıktan niye bu kadar korkuyorsunuz? bi insanı sevince o insan illa sizinle birlikte olmak zorunda mı? sevgi bunaltmak değildir ulan, sevgi beklemektir kavuşma ihtimali barındıran. sizin sevgi anlayışınızı sikiyim. çıkar ilişkilerine dayalı bencil aşklarınızı sikiyim. bana sırf sevgili uğruna hayallerimden vazgeçmemi dayatan toplum baskısını sikiyim. bencilsiniz, insanlığın yüzkarasısınız.

''sevgi neydi? sevgi emekti.''

bu da yanlış anlaşıldı. neye emek? ne için emek? elde etmek için mi, yoksa haketmek için mi? sadece sevmek sevgiyi haketmek miydi? sevmiyorum ulan.
"birini sevmeye koyulmak başlı başına bir iş, bir girişimdir. güç ister, yürek ister, körlük ister. hatta başlangıçta öyle bir an vardır ki uçurumun üstünden sıçramak ister, düşünmeye kalkarsan aşamazsın onu." *
sapsız iki tarafı keskin bir bıçak olarak tanımlanabilir.
şöyle:iki kişi tutarsa kolay kolay denge bozulmaz ama biri bırakırsa en ufak sarsıntıda kanatır...
sevmek karşılıklı olan birşeydir aşkla karıştırılmaması gerekir aşk karşılık beklemez.
Örn:ilk görüşte aşk vardır ama ilk görüşte sevgi diye bir şey yoktur...
sevmek yaradılış gayelerinden en güçlüsü...
© copyright 2005 - 2026