bugün
- mastürbasyon yapmayı unutmayın11
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu14
- yeni parti24
- seri gizli artı oy veren melek8
- sedat peker'e küfür etmek6
- din olmadan ahlak temellendirilemez10
- true vs yagmurcu12
- lamine yamal için sevgilisini terk eden kız5
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- güzel olmak vs tatlı olmak4
- diamond bosphorus10
- lionel messi vs lamine yamal3
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi6
- kola ile sigara icmek4
- zafer partisi neden düştü8
- cumhuriyet halk partisi10
- kemalizmin gericilik olması7
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- gül gibi efendi erkek10
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- g'i l d'e d l'i l y14
- süper lig'e gelen yeni kurallar4
- kız kardeşimi tandırda yaktılar3
- ahmet sezer bey birader birader bey2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- muslettin amca11
- recep tayyip erdoğan10
- beyaz ekmek yiyen vatan hainleri11
- escorta giden erkek8
- devlet fraksiyonlarıyla solcuların ayrılması lazım2
- uludağ itiraf4
- bu koyden olsam ne olacak4
- chp dönemi bitti5
- ben geldim kerkenezler18
- ardaya yüzmeye gitmek5
- askeri hastanesi olmayan nato ülkesi3
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız13
- bir escortu etkilemek mümkün müdür sorusu4
- evlilik güzeldir dizisi2
- velvet36
- dişçiye gitmek9
- bayandan nasıl istenir5
- habire1233
- lamine yamal3
- sevilen kadının bu bir emirdir bip beni demesi5
- tenhalarda kendimizden geçemedik2
- türkiye de amerikan futbolu oynamak3
- üvey anneannem oğlunu abukat oğlum diye severdi4
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması5
- sözlükten bir kızla sevişmek4
(bkz: şevanyanput)
cahildir efenim, türklerin orta asya'yı araştırmak istemesini çekememektedir efenim! sanane türklerin ortaya asya'yı araştırmasından denilir! türk halkının özgürlük mücadelesine kurtuluş savaşına iftira atar!
türk halkı - güneş dil teorsis dahil kendi kültürüne katkı sağlamak istemiştir, bunun dışındakiler seni ilgilendirmez cahil!
kendini kavanoza kapatmış diye duyduyduk bir ara, yine mi çıkmış piyasaya?
Türkiye'de antimilitarist geçinip Ermenistan'da ermeni askerlerle samimi pozlar veren şahıs.
burada küfür etmek istemiyorum ama siz sülalesine küfür etmişim gibi düşünün.
inatçi keçidir, hapsede girdi gerçi orada da gardiyanlara hapishane müdürüne falan takılıyormuş.
nedendir bilinmez teke tekte yusuf halaçoğlundan yediği ayarlarla aklımda kalmış enteresan kişilik.
türk milletine hakaret etmiştir.
görsel
sonrada neden ermeniler öldürülüyor diye soruyorlar. ben de size soruyorum neden ?
görsel
sonrada neden ermeniler öldürülüyor diye soruyorlar. ben de size soruyorum neden ?
atatürk'e saydırarak şirince'de kurduğu turistlik tesisi güvence altına almak istedi. ama ters tepti, ters tepince akp'ye saydırmaya başladı ve içeri atıldı. adamın olayı bu. etyen mahçupyan'ın başarısız versiyonu.
aşağılık ermeni bozuntusu
atatürkü eleştirdi yetmedi
peygamberi eleştirdi yetmedi
bu ruh hastası moruk doymayan bir kindar.
atatürkü eleştirdi yetmedi
peygamberi eleştirdi yetmedi
bu ruh hastası moruk doymayan bir kindar.
Sevan Nişanyan "sorularıalayım" sitesinde cevaplamış. Herşeyi bilen, entelektüel havasından taviz vermeden. Bir arkadaş: "Hocam peki dinler insan uydurması, yaratıcı yok. O zaman neden buraya geldik, burada ne yapıyoruz" kabilinden sorular sormuş. Cevap gerçekten entelektüelce olmuş. "Felsefe oku, sosyoloji oku, tarih oku" diye buyuruyor hazreti entelektüel. Senelerdir okuyorum bu sorunun cevabı tamamen teolojiye çıkıyor yahut nihilizme boğulur gidersin. Konuyu teolojiye boğmadan Mehmet Pişkin'e ve "bu dünyaya ait değilim" konusuna getirmeli. Mehmet Pişkin'in intihar notundan şunu anlıyorsun. iyi eğitimli, maddi geliri yüksek, psikolojik sorunları olmayan, sosyal yönden sıkıntı çekmeyen gayet normal birisi. Hayatı boyunca naif olmaya çalışmış. Demek kitap okumak çare olamıyor bazen. Sevan hayatını kahraman olmaya adadığı için bunu anlaması çok zor.
Karizma, Kahraman, Kibir. 3 K kuralı da diyebiliriz.
Karizma, Kahraman, Kibir. 3 K kuralı da diyebiliriz.
rasim ozaman kütahyalı namı diğer rok'un ermeni versiyonu.
Odtü lü bir grup feminist "odtü den defol" deyince "odtü ye sike sike geleceğim" diyen ermeni.
sözlüğünü çok kullandığım kişi.
kendisini gram sevmem ama etimolojik sözlük konusunda o sözlüğü geçen yok. acayip işe yarıyor.
kendisini gram sevmem ama etimolojik sözlük konusunda o sözlüğü geçen yok. acayip işe yarıyor.
sevimsiz bir insandır. net.
Nişanyan sözlüğün kurucusu sanırım.
katli vaciptir.
Palavracı herif. Ermeni piçi. Bu adamı ciddiye alanlara acıyorum. Bir de ermeni piçini türkçe uzmanı sayanlar var. Komik veletler sizi.
Adam ermeni hatta piçlik vasfına da haiz olabilir ama kelimelerin soyağacı isimli etimolojik sözlük yazarı.
Kendisine ermeni ırkçılığından dolayı pek saygım olmasa da bilimini takdir ederim.
Bizim kadar dilini ve tarihini yabancılardan öğrenen başka bir millet acaba var mıdır?
Kendisine ermeni ırkçılığından dolayı pek saygım olmasa da bilimini takdir ederim.
Bizim kadar dilini ve tarihini yabancılardan öğrenen başka bir millet acaba var mıdır?
Elinden geldiği kadar sahtekarlık yapan birisidir.
Nereden nereye?” diye sormuyorsunuzdur umarım. Çünkü Nişanyan, Şirince köyünde yaptığı ve restore ettiği yapıların imara uygun olmadığı gerekçesiyle 2014’ten beri cezaevinde bulunuyor.
Hatırlatmanın bu kadarı bile insanı acı acı gülümsetiyor değil mi? Nişanyan, Türkiye gibi (önümdeki değerlendirme ‘2015 sonu itibariyle’ diyor) mevcut 19 milyon yapının yüzde 6 7’sinin ‘ruhsatsız’ olduğu bir ülkede, doğru hesaplamışsam -islam Peygamberi Muhammed’e hakaret ettiği gerekçesiyle verilen 13.5 ay hapis cezası dışında- 12 yıla yakın onanmış hapis cezasını çekmek için cezaevinde. Dört yıl yedi aylık bir cezanın da yolda olduğu söyleniyor.
Nasıl bir iştir bu böyle? Nişanyan’ın istanbul başta olmak üzere büyük şehirlerinden başlayarak milyonlarca yapının çoğunluğunun ruhsatsız olduğu bir ülkede, bir köyde inşa ve restore ettiği üç beş yapıdan dolayı –biraz daha gayretle- müebbet cezasına çarptırılmasına az kalmış.
Besbelli ki bu iş ‘imar yasası’, ‘SiT alanı’, ‘imar ruhsatı’ gibi mevzuata işaret edilerek anlaşılacak bir şey değil. Bütün bu gayri kanuni ‘imar faaliyeti’ -Ataköy’de Maslak’ta filan değil- 1995’te yerleştiği bir köyde cereyan ediyor. Üstelik Nişanyan, kalkıp da Şirince’yi ‘ucube’lerle donatmamış; tam tersine köydeki geleneksel mimari dokuyu korumaya ve canlandırmaya çalışmış. “Yüzlercesi gibi yok olmaya yüz tutmuş eski bir Rum köyünü yaşatmakla kalmamış, köyü ihya etmiş, dünyaya, ülkemize ve turizme bir değer kazandırmış, Şirincelilere ekmek kapısı açmıştır.” Bu konuyu uzatmaya gerek yok sanırım; görenler biliyor, göremeyenler de görenlerden dinliyordur mutlaka…
Nişanyan, Ali Nesin ile birlikte köyden 1 kilometre uzakta bir ‘matematik köyü’ de kurmuştur. Yapıların ‘ucube’ olduğunu sanmayın; tamamı bağışlarla karşılanan yapıların dökümü şöyledir: 40 yataklı dört koğuş, 50 kişilik bir derslik, hamam usulü kubbeli iki banyo, bir yemekhane, bir anfi. Niçin? Ülkeden ve dünyadan gelen misafir hocalar ders versin diye. Ali Nesin, matematik köyünün kuruluşunu bakın nasıl anlatıyor: “Anlaşılmayan şu ki kaçak inşaata bayıldığımızdan kaçak inşaat yapmadık, izin vermedikleri için mecbur kaldık. Kamu yararıyla bürokrasi arasında kamu yararını seçtik. Bu köyün büyümesi için ben evimi bile sattım. Halk bu projeye hep destek verdi. Bu köye gelen öğrenciler ve veliler hep memnun ayrıldı. Ancak bu projeyi geliştirmek ve ayakta tutmak için TÜBiTAK yardım etmemek için elinden gelini yaptı.”
Ve işte sonuç: Nişanyan 17 yıla yakın hapis cezasını çekmek için cezaevinde…
Devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor
Erdoğan (başbakan) Zeytinburnu’ndaki kulelerden (tamamlanıp olay olmasından önce) niçin haberdar olmadığını şöyle açıklıyordu: “Benim bu yapılardan haberim olması mümkün değil. O tarafa gitmemiştim. Gökdelenler yükselince gördüm. Yapılan her binadan benim haberimin olması mümkün değil. Yıldızları da sayamam ki…”
Ama bakın, devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor… Şirince köyüne 1 kilometre uzaklıktaki matematik köyünün ‘ruhsatsız’ inşa edildiğini hemen o dakika öğrenip kapısına mühürü vuruyor.
Son olarak bir soru: Sadece Şirince ile hatırlamadığımız, ülkenin önemli düşünürlerinden birisi olarak da aklımızda olan Nişanyan’ı tıkıldığı dört duvar içinde unutacak mıyız? KÜRŞAT BUMiN
Hatırlatmanın bu kadarı bile insanı acı acı gülümsetiyor değil mi? Nişanyan, Türkiye gibi (önümdeki değerlendirme ‘2015 sonu itibariyle’ diyor) mevcut 19 milyon yapının yüzde 6 7’sinin ‘ruhsatsız’ olduğu bir ülkede, doğru hesaplamışsam -islam Peygamberi Muhammed’e hakaret ettiği gerekçesiyle verilen 13.5 ay hapis cezası dışında- 12 yıla yakın onanmış hapis cezasını çekmek için cezaevinde. Dört yıl yedi aylık bir cezanın da yolda olduğu söyleniyor.
Nasıl bir iştir bu böyle? Nişanyan’ın istanbul başta olmak üzere büyük şehirlerinden başlayarak milyonlarca yapının çoğunluğunun ruhsatsız olduğu bir ülkede, bir köyde inşa ve restore ettiği üç beş yapıdan dolayı –biraz daha gayretle- müebbet cezasına çarptırılmasına az kalmış.
Besbelli ki bu iş ‘imar yasası’, ‘SiT alanı’, ‘imar ruhsatı’ gibi mevzuata işaret edilerek anlaşılacak bir şey değil. Bütün bu gayri kanuni ‘imar faaliyeti’ -Ataköy’de Maslak’ta filan değil- 1995’te yerleştiği bir köyde cereyan ediyor. Üstelik Nişanyan, kalkıp da Şirince’yi ‘ucube’lerle donatmamış; tam tersine köydeki geleneksel mimari dokuyu korumaya ve canlandırmaya çalışmış. “Yüzlercesi gibi yok olmaya yüz tutmuş eski bir Rum köyünü yaşatmakla kalmamış, köyü ihya etmiş, dünyaya, ülkemize ve turizme bir değer kazandırmış, Şirincelilere ekmek kapısı açmıştır.” Bu konuyu uzatmaya gerek yok sanırım; görenler biliyor, göremeyenler de görenlerden dinliyordur mutlaka…
Nişanyan, Ali Nesin ile birlikte köyden 1 kilometre uzakta bir ‘matematik köyü’ de kurmuştur. Yapıların ‘ucube’ olduğunu sanmayın; tamamı bağışlarla karşılanan yapıların dökümü şöyledir: 40 yataklı dört koğuş, 50 kişilik bir derslik, hamam usulü kubbeli iki banyo, bir yemekhane, bir anfi. Niçin? Ülkeden ve dünyadan gelen misafir hocalar ders versin diye. Ali Nesin, matematik köyünün kuruluşunu bakın nasıl anlatıyor: “Anlaşılmayan şu ki kaçak inşaata bayıldığımızdan kaçak inşaat yapmadık, izin vermedikleri için mecbur kaldık. Kamu yararıyla bürokrasi arasında kamu yararını seçtik. Bu köyün büyümesi için ben evimi bile sattım. Halk bu projeye hep destek verdi. Bu köye gelen öğrenciler ve veliler hep memnun ayrıldı. Ancak bu projeyi geliştirmek ve ayakta tutmak için TÜBiTAK yardım etmemek için elinden gelini yaptı.”
Ve işte sonuç: Nişanyan 17 yıla yakın hapis cezasını çekmek için cezaevinde…
Devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor
Erdoğan (başbakan) Zeytinburnu’ndaki kulelerden (tamamlanıp olay olmasından önce) niçin haberdar olmadığını şöyle açıklıyordu: “Benim bu yapılardan haberim olması mümkün değil. O tarafa gitmemiştim. Gökdelenler yükselince gördüm. Yapılan her binadan benim haberimin olması mümkün değil. Yıldızları da sayamam ki…”
Ama bakın, devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor… Şirince köyüne 1 kilometre uzaklıktaki matematik köyünün ‘ruhsatsız’ inşa edildiğini hemen o dakika öğrenip kapısına mühürü vuruyor.
Son olarak bir soru: Sadece Şirince ile hatırlamadığımız, ülkenin önemli düşünürlerinden birisi olarak da aklımızda olan Nişanyan’ı tıkıldığı dört duvar içinde unutacak mıyız? KÜRŞAT BUMiN
suçu, MiLYARLARCA doları cebine indirip, ortanca hanımı ile gül dağıtan bir adamla kıyaslanırsa devede kulak kadar kalan adam.
ayrıca kurduğu matematik köyü'nde bazı vakıflardaki gibi çoluk çocuğa tecavüz vakaları olmadığına eminim.
ayrıca kurduğu matematik köyü'nde bazı vakıflardaki gibi çoluk çocuğa tecavüz vakaları olmadığına eminim.
türkiye'de demokratik hak ve özgürlüklerin, sadece hükümetle iyi geçinenlere tanındığı lüks bir hak olduğunun göstergesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar