bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- from gold from dust32
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- pudra kokusu6
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- saat12
- bu saatte uyumama sebebi3
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- kolye143
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- tavuklu pilav8
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı4
- fırın sütlaç8
- crystal palace8
- akepe dönemi15
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- beşiktaş18
- kelebek3
- futbol20
- la loba21
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- izmirin en güzel semtleri10
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- ayaklara fısıldayan adam5
- avrupa11
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- true'nun çaylak olması5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ioçk'nın ifşası4
- ben geldim naneler12
- nickin yanında yaş da yazsın16
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- nervio'nun ayakları16
- denenecek çok şey var4
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
Nereden nereye?” diye sormuyorsunuzdur umarım. Çünkü Nişanyan, Şirince köyünde yaptığı ve restore ettiği yapıların imara uygun olmadığı gerekçesiyle 2014’ten beri cezaevinde bulunuyor.
Hatırlatmanın bu kadarı bile insanı acı acı gülümsetiyor değil mi? Nişanyan, Türkiye gibi (önümdeki değerlendirme ‘2015 sonu itibariyle’ diyor) mevcut 19 milyon yapının yüzde 6 7’sinin ‘ruhsatsız’ olduğu bir ülkede, doğru hesaplamışsam -islam Peygamberi Muhammed’e hakaret ettiği gerekçesiyle verilen 13.5 ay hapis cezası dışında- 12 yıla yakın onanmış hapis cezasını çekmek için cezaevinde. Dört yıl yedi aylık bir cezanın da yolda olduğu söyleniyor.
Nasıl bir iştir bu böyle? Nişanyan’ın istanbul başta olmak üzere büyük şehirlerinden başlayarak milyonlarca yapının çoğunluğunun ruhsatsız olduğu bir ülkede, bir köyde inşa ve restore ettiği üç beş yapıdan dolayı –biraz daha gayretle- müebbet cezasına çarptırılmasına az kalmış.
Besbelli ki bu iş ‘imar yasası’, ‘SiT alanı’, ‘imar ruhsatı’ gibi mevzuata işaret edilerek anlaşılacak bir şey değil. Bütün bu gayri kanuni ‘imar faaliyeti’ -Ataköy’de Maslak’ta filan değil- 1995’te yerleştiği bir köyde cereyan ediyor. Üstelik Nişanyan, kalkıp da Şirince’yi ‘ucube’lerle donatmamış; tam tersine köydeki geleneksel mimari dokuyu korumaya ve canlandırmaya çalışmış. “Yüzlercesi gibi yok olmaya yüz tutmuş eski bir Rum köyünü yaşatmakla kalmamış, köyü ihya etmiş, dünyaya, ülkemize ve turizme bir değer kazandırmış, Şirincelilere ekmek kapısı açmıştır.” Bu konuyu uzatmaya gerek yok sanırım; görenler biliyor, göremeyenler de görenlerden dinliyordur mutlaka…
Nişanyan, Ali Nesin ile birlikte köyden 1 kilometre uzakta bir ‘matematik köyü’ de kurmuştur. Yapıların ‘ucube’ olduğunu sanmayın; tamamı bağışlarla karşılanan yapıların dökümü şöyledir: 40 yataklı dört koğuş, 50 kişilik bir derslik, hamam usulü kubbeli iki banyo, bir yemekhane, bir anfi. Niçin? Ülkeden ve dünyadan gelen misafir hocalar ders versin diye. Ali Nesin, matematik köyünün kuruluşunu bakın nasıl anlatıyor: “Anlaşılmayan şu ki kaçak inşaata bayıldığımızdan kaçak inşaat yapmadık, izin vermedikleri için mecbur kaldık. Kamu yararıyla bürokrasi arasında kamu yararını seçtik. Bu köyün büyümesi için ben evimi bile sattım. Halk bu projeye hep destek verdi. Bu köye gelen öğrenciler ve veliler hep memnun ayrıldı. Ancak bu projeyi geliştirmek ve ayakta tutmak için TÜBiTAK yardım etmemek için elinden gelini yaptı.”
Ve işte sonuç: Nişanyan 17 yıla yakın hapis cezasını çekmek için cezaevinde…
Devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor
Erdoğan (başbakan) Zeytinburnu’ndaki kulelerden (tamamlanıp olay olmasından önce) niçin haberdar olmadığını şöyle açıklıyordu: “Benim bu yapılardan haberim olması mümkün değil. O tarafa gitmemiştim. Gökdelenler yükselince gördüm. Yapılan her binadan benim haberimin olması mümkün değil. Yıldızları da sayamam ki…”
Ama bakın, devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor… Şirince köyüne 1 kilometre uzaklıktaki matematik köyünün ‘ruhsatsız’ inşa edildiğini hemen o dakika öğrenip kapısına mühürü vuruyor.
Son olarak bir soru: Sadece Şirince ile hatırlamadığımız, ülkenin önemli düşünürlerinden birisi olarak da aklımızda olan Nişanyan’ı tıkıldığı dört duvar içinde unutacak mıyız? KÜRŞAT BUMiN
Hatırlatmanın bu kadarı bile insanı acı acı gülümsetiyor değil mi? Nişanyan, Türkiye gibi (önümdeki değerlendirme ‘2015 sonu itibariyle’ diyor) mevcut 19 milyon yapının yüzde 6 7’sinin ‘ruhsatsız’ olduğu bir ülkede, doğru hesaplamışsam -islam Peygamberi Muhammed’e hakaret ettiği gerekçesiyle verilen 13.5 ay hapis cezası dışında- 12 yıla yakın onanmış hapis cezasını çekmek için cezaevinde. Dört yıl yedi aylık bir cezanın da yolda olduğu söyleniyor.
Nasıl bir iştir bu böyle? Nişanyan’ın istanbul başta olmak üzere büyük şehirlerinden başlayarak milyonlarca yapının çoğunluğunun ruhsatsız olduğu bir ülkede, bir köyde inşa ve restore ettiği üç beş yapıdan dolayı –biraz daha gayretle- müebbet cezasına çarptırılmasına az kalmış.
Besbelli ki bu iş ‘imar yasası’, ‘SiT alanı’, ‘imar ruhsatı’ gibi mevzuata işaret edilerek anlaşılacak bir şey değil. Bütün bu gayri kanuni ‘imar faaliyeti’ -Ataköy’de Maslak’ta filan değil- 1995’te yerleştiği bir köyde cereyan ediyor. Üstelik Nişanyan, kalkıp da Şirince’yi ‘ucube’lerle donatmamış; tam tersine köydeki geleneksel mimari dokuyu korumaya ve canlandırmaya çalışmış. “Yüzlercesi gibi yok olmaya yüz tutmuş eski bir Rum köyünü yaşatmakla kalmamış, köyü ihya etmiş, dünyaya, ülkemize ve turizme bir değer kazandırmış, Şirincelilere ekmek kapısı açmıştır.” Bu konuyu uzatmaya gerek yok sanırım; görenler biliyor, göremeyenler de görenlerden dinliyordur mutlaka…
Nişanyan, Ali Nesin ile birlikte köyden 1 kilometre uzakta bir ‘matematik köyü’ de kurmuştur. Yapıların ‘ucube’ olduğunu sanmayın; tamamı bağışlarla karşılanan yapıların dökümü şöyledir: 40 yataklı dört koğuş, 50 kişilik bir derslik, hamam usulü kubbeli iki banyo, bir yemekhane, bir anfi. Niçin? Ülkeden ve dünyadan gelen misafir hocalar ders versin diye. Ali Nesin, matematik köyünün kuruluşunu bakın nasıl anlatıyor: “Anlaşılmayan şu ki kaçak inşaata bayıldığımızdan kaçak inşaat yapmadık, izin vermedikleri için mecbur kaldık. Kamu yararıyla bürokrasi arasında kamu yararını seçtik. Bu köyün büyümesi için ben evimi bile sattım. Halk bu projeye hep destek verdi. Bu köye gelen öğrenciler ve veliler hep memnun ayrıldı. Ancak bu projeyi geliştirmek ve ayakta tutmak için TÜBiTAK yardım etmemek için elinden gelini yaptı.”
Ve işte sonuç: Nişanyan 17 yıla yakın hapis cezasını çekmek için cezaevinde…
Devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor
Erdoğan (başbakan) Zeytinburnu’ndaki kulelerden (tamamlanıp olay olmasından önce) niçin haberdar olmadığını şöyle açıklıyordu: “Benim bu yapılardan haberim olması mümkün değil. O tarafa gitmemiştim. Gökdelenler yükselince gördüm. Yapılan her binadan benim haberimin olması mümkün değil. Yıldızları da sayamam ki…”
Ama bakın, devlet isteyince Şirince’nin yıldızlarını bile sayabiliyor… Şirince köyüne 1 kilometre uzaklıktaki matematik köyünün ‘ruhsatsız’ inşa edildiğini hemen o dakika öğrenip kapısına mühürü vuruyor.
Son olarak bir soru: Sadece Şirince ile hatırlamadığımız, ülkenin önemli düşünürlerinden birisi olarak da aklımızda olan Nişanyan’ı tıkıldığı dört duvar içinde unutacak mıyız? KÜRŞAT BUMiN
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar