bugün
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi8
- dem parti3
- çocuğa tecavüz eden adamın kurşuna dizilmesi5
- gocunun freddy travması6
- dinsiz milliyetçilik2
- ayşen gruda4
- spor yapmak2
- pkk lılara af çıkması5
- victor osimhen8
- adnan oktar vs fethullah gülen3
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- cansever16
- futbol24
- namuslu filmi3
- kışlık domates konservesi yapmak5
- behlül bihter sevişmesinin reyting rekoru kırması5
- 09 ağustos 2026 istanbul da sağanak ve rüzgar uyar2
- okanınçükü2
- anın görüntüsü10
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- türkiye pazar günü yeni bir sabaha uyanacak6
- aym memur emeklilerine seyyanen zam kararı3
- galatasaray ın yine başını alması2
- çinliler4
- okan buruk4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- naif insanlar4
- çirkef galatasaray5
- özgür özel3
- almanya11
- pocoyo daki pato'nun çok yakışıklı olması3
- a9 tv2
- enflasyon hedefinin tutmaması4
- katlanır bisiklet2
- lisede kızlara şiir okuyanlar şimdi ne yapıyor3
- 9 ağustos 2026 gaziantep depremi3
- ülke gündemini umursamamak4
- magnezyum ve colagen kullanmak6
- galatasaray14
- dünyanın 10 da birinin solak olması5
- zorunlu eğitim8
- sabah kahvesi5
- vfb stuttgart7
- bir bayanı kötü adamların elinden kurtarmak5
- italya7
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- fc internazionale milano6
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- günlük tutan erkek10
- borussia dortmund5
arapça "sağlık".
selam. "selime" fiilinden gelen bir masdardır. sözlükte; kurtulmak, selamette olmak, güven, barış, ayıp ve kusurlaradan uzak olmak anlamlarına gelir. islam kelimesi de aynı kökten türemiştir.
allah'ın ismi olarak selam: es-selam şeklindedir ki, esmaül hüsnadandır. yani allah'ın güzel isimlerinden bir isimdir. tıpkı rahman ve rahim gibi değil. er-rahman ve er-rahim gibi.
allah'ın ismi olarak selam: es-selam şeklindedir ki, esmaül hüsnadandır. yani allah'ın güzel isimlerinden bir isimdir. tıpkı rahman ve rahim gibi değil. er-rahman ve er-rahim gibi.
islam dinindeki en büyük ibadetlerden biridir. hatta islam kelimesi dahi bu kelimenin kökünden gelmektedir.
(bkz: selamün aleyküm)
esenlik veren rabbın bir ismi.
aleykümselam.
>selam
<a.slm
yanlış anlaşılan ya da bilinen kelimedir. selam ve selamün aleyküm farklı anlam taşır. buradan duyurulur.
<a.slm
yanlış anlaşılan ya da bilinen kelimedir. selam ve selamün aleyküm farklı anlam taşır. buradan duyurulur.
-selam
+benimle .mlı götlü konuşma.
+benimle .mlı götlü konuşma.
Uçuyor, duran bir anın havasında
Işıktan kuşları bir akşam seherinin;
Gündüzün geceyle buluşan noktasında
Yaklaşıyor musikisi eteklerinin.
Ve sanki ufkuma baştanbaşa gül rengi
Kanatlarını açmada bir altın devir.
Başlıyor ömrün ve ölümün güzelliği,
Söyleyecek şimdi zaferlerini şiir;
Selam, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden
Selam, senelerce,senelerce evvele,
Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
En sevgiliye,en iyiye,en güzele.
Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzredir,
Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar;
Ey hafıza cömert memenden beni emzir,
Zengin renklerini ufkuma dök, ey bahar!
Uzattığımız bu tası dolduracak mı
Yine bol sularla akarak o çeşmeler?
Yoksa , hiç bulunmayacak kadar uzak mı
Dudakları öpüşlerle dolu geceler?
Ey pembe akşamların karasevdaları!
Güzelliklerine doyulmamış zamanlar!
Ergen yastığının ateşten rüyaları!
Ey, saf kalbimizde doğmuş ve ölmüş anlar!...
Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
En güzele, en iyiye, en sevgiliye
Selam, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden,
Selam,senelerce öteye...
ahmet muhip dıranas.
Işıktan kuşları bir akşam seherinin;
Gündüzün geceyle buluşan noktasında
Yaklaşıyor musikisi eteklerinin.
Ve sanki ufkuma baştanbaşa gül rengi
Kanatlarını açmada bir altın devir.
Başlıyor ömrün ve ölümün güzelliği,
Söyleyecek şimdi zaferlerini şiir;
Selam, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden
Selam, senelerce,senelerce evvele,
Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
En sevgiliye,en iyiye,en güzele.
Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzredir,
Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar;
Ey hafıza cömert memenden beni emzir,
Zengin renklerini ufkuma dök, ey bahar!
Uzattığımız bu tası dolduracak mı
Yine bol sularla akarak o çeşmeler?
Yoksa , hiç bulunmayacak kadar uzak mı
Dudakları öpüşlerle dolu geceler?
Ey pembe akşamların karasevdaları!
Güzelliklerine doyulmamış zamanlar!
Ergen yastığının ateşten rüyaları!
Ey, saf kalbimizde doğmuş ve ölmüş anlar!...
Hatırası kalbe ışıklarla dökülen
En güzele, en iyiye, en sevgiliye
Selam, sonsuzluğun aydınlık bahçesinden,
Selam,senelerce öteye...
ahmet muhip dıranas.
hede:selam
hödö:selam
hede:naber
hödö:iyi senden naber
hede:iyi
hede:napiyosun
hödö:hic oturuyorum oyle sen
hede:hic bende
hödö:hmm neyse ben cikiyorum bb
hede :bb
ayrica (bkz: selamnaber)
hödö:selam
hede:naber
hödö:iyi senden naber
hede:iyi
hede:napiyosun
hödö:hic oturuyorum oyle sen
hede:hic bende
hödö:hmm neyse ben cikiyorum bb
hede :bb
ayrica (bkz: selamnaber)
tek başına özellikle sesli harfleri çıkarıldığında cevap vermediğim bir hitap şekli. Selam ve slm yerine selamunaleyküm, merhaba vb kullanılması daha uygundur.
alması farz, vermesi sünnet olan eylemdir. "es selamu aleyküm" cümlesini kullanmanın farz ya da sünnetlik bir durumu bulunmamaktadır. ayrıca es selamu aleyküm cümlesinde allah lafzı "gizli özne" olarak bile geçmemektedir! dolayısıyla "allah'ın selamı üzerinize olsun" anlamı maalesef uydurulmuş bir anlamdır.
cümlenin doğru anlamı: selam yani "bütün korkulardan emîn olma"; aleyküm yani "sizin üzerinize." kavramlarının anlamlarından ve kavramların tarihsel / etimolojik kökenlerinden anlaşılacağı üzere, arapların birbirleriyle karşılaştıkları vakit: "benden sana zarar gelmez, ben dostum, ben senin için güvenliyim, maksadım zarar vermek değil" anlamlarında kullandıkları bir kalıp cümledir.
kur-an'ı kerim'de yer alan nisa suresi 86. ayetin öncesinde, allah yolunda savaş ve barış konusu işlenmiş ve 86. ayete gelindiğinde: "ve-izâ huyyîtum bitahiyyetin fehayyû bi-ahsene minhâ ev ruddûhâk innallâhe kâne alâ kulli şey-in hasîbân" yani:"bir selam aldığınızda daha güzel bir selamla karşılık verin ya da aynıyla iade edin zira allah her şeyin hesabını tutmaktadır." denilmiştir.
ayetin öncesi ve sonrası incelendiğinde ayrıca ayet içinde vurgulanan "allah her şeyin hesabını tutmaktadır" emr-i ilahisi hesaba katıldığında burada kastedilen "selam"ın "barış teklifi" olabileceği ihtimali kuvvetle muhtemeldir! elbette biz bu yorumu müfessir ve mücedditlere bırakalım lakin ayet başlı başına ele alındığında bile ayette kullanılan kavramın "selam" kavramı olmadığı ve "es selamu aleyküm" cümlesinin de ayette yer almadığı, ayette yer alan ve kendi içinde dinamizmi ve işlerliği olan "tahiyyat" kavramının ise anlamından soyutlanarak yalnızca "selam senin üzerine olsun" anlamında kullanmanın ne derece kur-an'ı kerim'e ve akla zıt olduğu ortadadır.
sonuç olarak, karşımızdaki insan "hello", "hay", "merhaba", "selam", "iyi günler", "günaydın", "tünaydın", "iyi akşamlar"... vs diyebilir. bunların tümü "sünnet" uygulamasına giren selamlama çeşitleridir. çünkü sünnet olan "selamlama" faliyetidir.
bu selamlama çeşitlerine karşılık olarak ya aynı kavramlarla ya da daha muteber olanıyla karşılık verilmelidir. ancak "merhaba" diyen birine sırf -gereksiz ve yanlış olduğunu az önce dolaylı yoldan öğrendiğimiz- bir tepki göstermek maksadıyla "aleyküm selam" demek ne dindarlıktır ne de "ameller niyetlere göre olması hasebiyle" farz yerine getirilmiş olur.
lütfen folklör haline dönüştürülmüş olan islamı, aslına rücu ettirelim! allah resulünün yaşamını, onun ne kadar nazik, hassas ve -karşısındaki "putperest" bile olsa- ne denli hoşgörülü olduğunu unutmayalım.
lütfen "gelenekçiyim" gibi komik bahanelerin ardına sığınıp "kaba-softa" görünümlere girmeyelim. "ilim çinde bile olsa alınız" diyen allah resulü "ilmin" insanı ve insanlığı değiştirdiğini ve dolayısıyla geliştirdiğini çok iyi biliyor ve bunu bilerek insanlığı ve hasseten müminleri ilme yönlendiriyordu. az önce kur-an'ı kerim'in ayeti üzerinde yapılan -zerrecik kadar da olsa- ilmi tetkiki bir kez daha gözden geçirip, yanlış anladığımız ayetlerin olabileceğini unutmayalım. inşaallah.
cümlenin doğru anlamı: selam yani "bütün korkulardan emîn olma"; aleyküm yani "sizin üzerinize." kavramlarının anlamlarından ve kavramların tarihsel / etimolojik kökenlerinden anlaşılacağı üzere, arapların birbirleriyle karşılaştıkları vakit: "benden sana zarar gelmez, ben dostum, ben senin için güvenliyim, maksadım zarar vermek değil" anlamlarında kullandıkları bir kalıp cümledir.
kur-an'ı kerim'de yer alan nisa suresi 86. ayetin öncesinde, allah yolunda savaş ve barış konusu işlenmiş ve 86. ayete gelindiğinde: "ve-izâ huyyîtum bitahiyyetin fehayyû bi-ahsene minhâ ev ruddûhâk innallâhe kâne alâ kulli şey-in hasîbân" yani:"bir selam aldığınızda daha güzel bir selamla karşılık verin ya da aynıyla iade edin zira allah her şeyin hesabını tutmaktadır." denilmiştir.
ayetin öncesi ve sonrası incelendiğinde ayrıca ayet içinde vurgulanan "allah her şeyin hesabını tutmaktadır" emr-i ilahisi hesaba katıldığında burada kastedilen "selam"ın "barış teklifi" olabileceği ihtimali kuvvetle muhtemeldir! elbette biz bu yorumu müfessir ve mücedditlere bırakalım lakin ayet başlı başına ele alındığında bile ayette kullanılan kavramın "selam" kavramı olmadığı ve "es selamu aleyküm" cümlesinin de ayette yer almadığı, ayette yer alan ve kendi içinde dinamizmi ve işlerliği olan "tahiyyat" kavramının ise anlamından soyutlanarak yalnızca "selam senin üzerine olsun" anlamında kullanmanın ne derece kur-an'ı kerim'e ve akla zıt olduğu ortadadır.
sonuç olarak, karşımızdaki insan "hello", "hay", "merhaba", "selam", "iyi günler", "günaydın", "tünaydın", "iyi akşamlar"... vs diyebilir. bunların tümü "sünnet" uygulamasına giren selamlama çeşitleridir. çünkü sünnet olan "selamlama" faliyetidir.
bu selamlama çeşitlerine karşılık olarak ya aynı kavramlarla ya da daha muteber olanıyla karşılık verilmelidir. ancak "merhaba" diyen birine sırf -gereksiz ve yanlış olduğunu az önce dolaylı yoldan öğrendiğimiz- bir tepki göstermek maksadıyla "aleyküm selam" demek ne dindarlıktır ne de "ameller niyetlere göre olması hasebiyle" farz yerine getirilmiş olur.
lütfen folklör haline dönüştürülmüş olan islamı, aslına rücu ettirelim! allah resulünün yaşamını, onun ne kadar nazik, hassas ve -karşısındaki "putperest" bile olsa- ne denli hoşgörülü olduğunu unutmayalım.
lütfen "gelenekçiyim" gibi komik bahanelerin ardına sığınıp "kaba-softa" görünümlere girmeyelim. "ilim çinde bile olsa alınız" diyen allah resulü "ilmin" insanı ve insanlığı değiştirdiğini ve dolayısıyla geliştirdiğini çok iyi biliyor ve bunu bilerek insanlığı ve hasseten müminleri ilme yönlendiriyordu. az önce kur-an'ı kerim'in ayeti üzerinde yapılan -zerrecik kadar da olsa- ilmi tetkiki bir kez daha gözden geçirip, yanlış anladığımız ayetlerin olabileceğini unutmayalım. inşaallah.
sıradan bir müslümanın yine sıradan müslümana verdiği halinin islam dininde ibadet olarak sayıldığı ritüel.
şayet parayla alınıp verilen bir şey olsaydı günümüzde hiçbir kulun hiçbir kula vermeyeceği bir kavram olurdu.
zaten artık insanlar menfaatlerine göre selam alıp vermektelerdir ki bunu da bariz bir şekilde hal ve hareketleri ile belli etmektedirler.
zaten artık insanlar menfaatlerine göre selam alıp vermektelerdir ki bunu da bariz bir şekilde hal ve hareketleri ile belli etmektedirler.
selam ; kisilerin birbirlerine sevgi ve hurmet ifadesidir.
karşılığı "aley"dir.
(bkz: cümleten selam)
(bkz: şalom)
arzu ile kayanın neşe ile oyanın göndermesi halinde sevimsiz olan hadise.
sözlüğe ilk girişte, sözlüğün bize ilk tepkisidir. fakat bazı rumuzlarda oldukça ilginç bir cümle ortaya çıktığını söylemeliyim !
"selam gibi geliyor bana, biz de seni bekliyorduk"
"selam gibi geliyor bana, biz de seni bekliyorduk"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar