bugün

bu gün. cumanın habercisi.

Heaaa bu günlerden ne perşembe, günlerden perşembe olduda noldu Cuma değilsin mübarek olasın çarşamba değilsin orta olasın haftasonu hiç değilsin ama üzülme Salı kadar kişiliksiz değilsin hiç değilse arkan sağlam bi kere Cuma...

O değil de yemek yiyorum ben bazen günde bir falan o böyle alışmamışım ya çok şey oluyor insan, 3öğün yiyen varmış öyle bşyler duymuştum bi ara midem kalkmıştı, ha şimdi ben bunları neden anlatıyorum? Muhtemelen %99 normal olmadığım için %1'i bende bilmiyorum ama yinede bi umut olsun içimde diye o %1'i saklıyorum cüzdanımın bi köşesinde bulunsun, erkek adamız sonuçta cüzdanında biraz umut olmadan dışarı çıkılmıyor bu devirde, maç izlemeye git kahve içi var, kız ark.ı yemeğe götürü var, erkek ark.la halı sahası var, gay ark.ı olan bile var ya! Erkek ortamı diyorsun arana alıyorsun, selamlaşıp kafa tokuşturduğu adamın yıllar sonra gay olduğunu öğrendi bizim bi arkadaş yıkıldı çocuk, kafasının o kısmındaki saçları kazıdı bi gece, ''abi dur yapma!'' diye elinden zor aldık makinayı banyoda duşun altında bileklerini falan kesmeye kalktı Allah'tan ''su soğuk'' dedi çıktı sonra.

o değilde bu kolayı bırakmam lazım benim en son 3gün önce içme suyu içtim ondan mıdır nedir beyinde kurumalar baş göstermeye başladı geçen baktım sağ lob kabuk bağlamış hep sözel zekama ''zoval'' geliyordu az daha, dedim biraz bekleyim kendinden düşer heralde soyunca kanıyor çünkü, beyin kanamasından ölen bi ark.ım var benim onuda sonra anlatacağım size hadi öptüm bb.
haftanın dördüncü günü. cumaya bağlanan gün olduğu için bu günün gecesinde kılınacak olan yatsı namazının ezanı okunmadan önce sela da verilir.
Haftanın dördüncü günüdür.
Nazilli'nin pazarıdır. Yaz kış taze sebze meyve, kaliteli peynir, süt ürünleri doludur. Çok ucuzdur, taa Aydın'dan hatta Denizli'den alışverişe gelirler. Köylüler sabah topladıklarını iki saat sonra pazarda satarlar. Bolluktan kırılır, ürünler yollara saçılır.

Normalde semt pazarlarını gezmek beni ifrit eder ama Nazilli pazarını gezmek görsel ve tatsal bir şölendir.
uykusuz dergisinin çıktığı komikli gündür.
cuma' ya hazırlanılan gün.
memleketim.
boklu işkembe.
eski adı vona olan cittaslow ünvanına sahip ordu merkeze yakın sahil ilçesidir.
peşembe iki alanda kullanılan bir kelimedir birincisi pazartesi, salı, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi, pazar gibi bir gün ismidir diğer kullanım alanı ise güzeller güzeli cennetten bir bahçe olan ordu'nun bir ilçesidir.
43 tane köye sahip olan ordu ilçesi. yaklaşık 10 bine yakın nüfusa sahiptir.
akla kurtlar vadisini getiren gündür. her perşembe 8 yıldır polat'ın bitmeyecek mücadelesini izledik,izliyoruz .mk.
işler güçler sayesinde anlam kazanan gün.
--spoiler--
(...)
perşembe günlerini sevmem. sabah sekizden akşam beşe kadar demek istiyorum. yüz kere bin kere alt alta yazmak istiyorum: perşembe günlerini sevmem. sonunda insanlar anlasın ne demek istediğimi de sormasınlar gerisini. can sıkıcı anılarımdan kurtulmak için daha iyi bir yol bilmiyorum. perşembe günlerini sevmem daha ne istiyorsun benden ? sevmiyorum işte. neyi seviyorum ki ? çiçekleri de iki kiloluk gaz tenekelerinin içine doldurduğum toprakların ortasına sapladım: arsız çiçekler yetiştiriyorum. tenekeler düşmesin diye pencerenin iki kasası arasına çıtalar çaktım: daha da çirkin oldu görünüşleri. çiçeklerle birlikte her soluk alışımızda havayı kirletiyoruz. daha ne istiyorsunuz benden ? kafeste solucan filan beslememi mi bekliyorsunuz ? midem alsaydı onu da yapardım. biliyorum kimseyi kandıramıyorum. siz gene perşembe günü ne olduğunu anlatmamı bekliyorsunuz. bu uzun girişten sonra, dişe dokunur bir, ne bileyim, bir esaslı olay, ya da ruhsal derinliği olan bir gözlem umuyorsunuz. solucanla ilgili acı güldürücülüğüme kapılanlar da olabilir içinizde. bir bilseniz arkasından gelen tatsızlığı. bu nedenle, bana kalırsa, perşembeleri sevmem -usandım gene bir de 'günler' demeye- sözünü, sabrınız olduğu kadar tekrarlayın daha iyi. yoksa siz de ben de pişman olacağız. perşembe günü ile yetinmeyeceğim. daha şimdiden arsız çiçekleri, solucanları soktum araya; perşembelerden hiç bahsetmediğim halde.

bazıları da diyor ki: bize ne senin perşembe günlerini sevmemenden ve ondan sonraki tatsızlıklardan. haklısınız. insanlar acıklı sözler dinlemek istemiyorlar. onları üzmek çok zor: kitabı suratınıza kapatıveriyorlar; sıkışıp kalıyorsunuz sayfaların arasında.
(...)
--spoiler-- * *
perişan olan gündür.
klasikleri olan normal bir gündür akşam işler güçlerin olması ve kurtlar vadisinin olmamasının mutluluğu.
farsça;
penç : beşinci
şenbe: gün

beşinci gün. demektir.
zonguldak'ın çaycuma ilçesine bağlı bir belde.
çarşambadan sonra gelen haftanın dördüncü günüdür. Ancak Farsçadan gelen bu kelimenin Türkçesi beşinci gün dür. beşinci gün denmesinin sebebi ise bir çok takvimde (biz hariç) haftanın ilk günü pazartesi değil pazardır. biz kelimeyi buradan almışız ama haftanın ilk günü değişince böyle saçma bir durum çıkmış ortaya.
haftanın en keyifli günü olan cuma gününün mutluluğunu yaşamaya inceden başladığımız gün olduğundan, perşembe de çok kıyak bir günümüzür.
harflerinden adımın çıktığı gündür. (bkz: adım çıkıyor valla)
türkiyenin televizyon başına kitlendiği gündür. kimi kurtlar vadisi kimi fatmagülün suçu ne izlerken acaba birileri insanların perşembe günleri televizyona kitlenmeleriyle dışarılarda birşeylemi oluyor hissi veren gün.
ordunu küçük ve bir o kadar da şirin ilçesidir.. ama küçük baya küçük yalan yok.. g.tüm kadar işte.. ayrıca da (bkz: küçük olunca aynı zamanda şirin olmak)
müslümanın arefesidir...
farsçada beşinci gün anlamında "penç-şembe" kelimelerinden gelmekteymiş.
© copyright 2005 - 2026