bugün
- kolye99
- var olmak için ne yaptınız11
- sevgili nedir7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- fil8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver7
- kaplan17
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- elma5
- aslan15
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- amerika birleşik devletleri6
- yağmur yağdığında çırıl çıplak sokağa çıkmak3
- gece 23 30 da son ses müzik çalan komşu3
- zebra7
- nick vermeden bir yazara seslen8
- evi ev yapan şeyler14
- sarı teker kim sorunsalı8
- gece 00 00 da sözlüğün kapısını kilitlemek2
- fatoş seğmen2
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- odanız sade mi olsun yaratıcı mı4
- yağmurlu gecelerde yapılması zevk veren şeyler3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı4
- ankara8
- timsah9
- ona bir şey söyle10
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bileklik19
- futbol18
- asla evlenilmeyecek erkekler2
- papatya5
- fenerbahçe18
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- fransa5
- bugün sözlüğün sakin olması4
- almanya10
- yaşlanınca yalnız kalmamak için evlenmek2
- anadolu çomarları7
- galatasaray19
- queen ravenna'nın kutsal büyücülük kitabı3
- evlenilecek erkeği sanayiye götürmek2
- jeffrey epstein6
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- yalnızlık ömür boyu4
- billie eilish'in memeleri2
- türkiye18
--spoiler--
(...)
perşembe günlerini sevmem. sabah sekizden akşam beşe kadar demek istiyorum. yüz kere bin kere alt alta yazmak istiyorum: perşembe günlerini sevmem. sonunda insanlar anlasın ne demek istediğimi de sormasınlar gerisini. can sıkıcı anılarımdan kurtulmak için daha iyi bir yol bilmiyorum. perşembe günlerini sevmem daha ne istiyorsun benden ? sevmiyorum işte. neyi seviyorum ki ? çiçekleri de iki kiloluk gaz tenekelerinin içine doldurduğum toprakların ortasına sapladım: arsız çiçekler yetiştiriyorum. tenekeler düşmesin diye pencerenin iki kasası arasına çıtalar çaktım: daha da çirkin oldu görünüşleri. çiçeklerle birlikte her soluk alışımızda havayı kirletiyoruz. daha ne istiyorsunuz benden ? kafeste solucan filan beslememi mi bekliyorsunuz ? midem alsaydı onu da yapardım. biliyorum kimseyi kandıramıyorum. siz gene perşembe günü ne olduğunu anlatmamı bekliyorsunuz. bu uzun girişten sonra, dişe dokunur bir, ne bileyim, bir esaslı olay, ya da ruhsal derinliği olan bir gözlem umuyorsunuz. solucanla ilgili acı güldürücülüğüme kapılanlar da olabilir içinizde. bir bilseniz arkasından gelen tatsızlığı. bu nedenle, bana kalırsa, perşembeleri sevmem -usandım gene bir de 'günler' demeye- sözünü, sabrınız olduğu kadar tekrarlayın daha iyi. yoksa siz de ben de pişman olacağız. perşembe günü ile yetinmeyeceğim. daha şimdiden arsız çiçekleri, solucanları soktum araya; perşembelerden hiç bahsetmediğim halde.
bazıları da diyor ki: bize ne senin perşembe günlerini sevmemenden ve ondan sonraki tatsızlıklardan. haklısınız. insanlar acıklı sözler dinlemek istemiyorlar. onları üzmek çok zor: kitabı suratınıza kapatıveriyorlar; sıkışıp kalıyorsunuz sayfaların arasında.
(...)
--spoiler-- * *
(...)
perşembe günlerini sevmem. sabah sekizden akşam beşe kadar demek istiyorum. yüz kere bin kere alt alta yazmak istiyorum: perşembe günlerini sevmem. sonunda insanlar anlasın ne demek istediğimi de sormasınlar gerisini. can sıkıcı anılarımdan kurtulmak için daha iyi bir yol bilmiyorum. perşembe günlerini sevmem daha ne istiyorsun benden ? sevmiyorum işte. neyi seviyorum ki ? çiçekleri de iki kiloluk gaz tenekelerinin içine doldurduğum toprakların ortasına sapladım: arsız çiçekler yetiştiriyorum. tenekeler düşmesin diye pencerenin iki kasası arasına çıtalar çaktım: daha da çirkin oldu görünüşleri. çiçeklerle birlikte her soluk alışımızda havayı kirletiyoruz. daha ne istiyorsunuz benden ? kafeste solucan filan beslememi mi bekliyorsunuz ? midem alsaydı onu da yapardım. biliyorum kimseyi kandıramıyorum. siz gene perşembe günü ne olduğunu anlatmamı bekliyorsunuz. bu uzun girişten sonra, dişe dokunur bir, ne bileyim, bir esaslı olay, ya da ruhsal derinliği olan bir gözlem umuyorsunuz. solucanla ilgili acı güldürücülüğüme kapılanlar da olabilir içinizde. bir bilseniz arkasından gelen tatsızlığı. bu nedenle, bana kalırsa, perşembeleri sevmem -usandım gene bir de 'günler' demeye- sözünü, sabrınız olduğu kadar tekrarlayın daha iyi. yoksa siz de ben de pişman olacağız. perşembe günü ile yetinmeyeceğim. daha şimdiden arsız çiçekleri, solucanları soktum araya; perşembelerden hiç bahsetmediğim halde.
bazıları da diyor ki: bize ne senin perşembe günlerini sevmemenden ve ondan sonraki tatsızlıklardan. haklısınız. insanlar acıklı sözler dinlemek istemiyorlar. onları üzmek çok zor: kitabı suratınıza kapatıveriyorlar; sıkışıp kalıyorsunuz sayfaların arasında.
(...)
--spoiler-- * *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar